Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Beytüşşebap Kaymakamı Beytüşşebap'ı anlatıyor
4 Eylül 2012, Yılmaz ÖZDİL
, Yılmaz ÖZDİL

Beytüşşebap’a atandım...
 

Önce Diyarbakır’a geldim.

Şırnak’a gidebilmem için Cizre’ye, oradan başka bir araçla Şırnak’a gitmem gerektiğini öğrendim. Karayoluyla gitmekten vazgeçtim. Diyarbakır kolordu’da üç-dört gün helikopter bekledim. Sonunda Sikorsky’yle hareket ettim.

1.5 saat uçup, tümen’in pistine indim. Valilik binasına gittim. Vali beni kabul etti. Asla normal kaymakam gibi davranmamam gerektiğini, köy ziyaretleri yapmamamı, çünkü, devletin kırsalı tamamen terk ettiğini, il ve ilçe merkezinde tutunulmaya çalışıldığını söyledi. Kısacası, dost bilinen aşiretlerin dışındaki köyler, yollar PKK’nın hâkimiyetine bırakılmıştı.

*

Beytüşşebap’a giden helikoptere bindim. 50 dakikalık uçuştan sonra, yüksek dağlarla çevrili askeri birliğe indim. Komutan beni karşıladı, çay kahve ikramından sonra, bugünlerde ilçeye baskın yapılacağını, duyum aldıklarını söyledi. Merak ediyorsam, dürbünle görebileceğimi anlattı. Gerçekten de, baktım, karşımızdaki dağlarda hareketli insan grupları görülüyordu. Komutan da, Vali gibi, ilçe’den kesinlikle ayrılmamamı, köylere gitmememi salık verdi.

*

Şırnak’tan gelirken, Besta denilen bölgeyi geçip, 30 kilometre sonra hayli bozuk asfalttan Uludere’ye varılır, asfalt biter, ham toprak yol başlar. Beytüşşebap’a kadar 60 kilometrenin bir tarafı sarp ve dik yamaçlı, öbür tarafı derin uçurumdur. Sürekli mayın döşeniyor. Aslında, bu yolu en az birkaç noktada her gün kesip, kimlik kontrolü yapıyorlar. Bu durum bilindiği için, hiçbir kamu görevlisi karayolunu kullanmıyor. Erzak kamyonları talan ediliyor.

*

Terör örgütü, korku salmış, halkın nazarında itibar kazanmış... Tanıştığım insanlar, aman kaymakam bey sakın şurdan aşağı inme, şurayı geçeyim deme gibi uyarılarda bulunuyor. Bunların bir kısmı samimi, bir kısmı kamu görevlilerinde korku, yılgınlık yaratmak için söyleniyor.

*

Buralarda ticaret yapmak isteyen, örgütten icazet almak zorunda... Vergi adı altında para toplanıyor. Eylemler, vatandaşa bire beş katılarak anlatıyor. Örgütün, istemediği adamı derhal  görevden aldıracağına, istediği adamı vali, hatta bakan bile yapabileceğine, psikolojik olarak inandırılıyor.

*

İlçede, asaleten atanmış neredeyse bir memur bile yok. Buraya atananların hepsi, ya kurumları tarafından cezalandırılmak maksadıyla gönderilmiş ya da torpilleri olmayan sahipsiz insanlar... Kırgınlık, küskünlük, bezginliklerinden ötürü, yöre halkına verebilecekleri hiçbir şey yok. Bazı kamu görevlileri ise buralara hiç uğramazlar, onlar imtiyazlıdır.

*

Geçici köy korucularının mücadeleye büyük katkısı var. Ancak, devlet istemeden de olsa, feodal sistemi, aşiretleri güçlendirdi. Korucular, kendi meslekleri olan hayvancılığı tamamen bırakmış vaziyette... Unvanlarının önündeki ‘geçici’ kelimesinden rahatsız oluyorlar, durumumuz, geleceğimiz belirsiz diyorlar. Korucu yapılanların özenle seçilmesi gerekiyor.

*

PKK, küçük çocukları kaçırarak veya ikna ederek, intikam duygusu aşılayan, araziyi avucunun içi gibi bilen kişilerden oluşuyor. Örgüte katılan, çaresiz bırakılıyor, ne aile, ne arkadaş ilişkisi kalıyor, geri dönüş yolları kapatılıyor. Dağdaki ağır şartlarda yıllarca yaşamaktansa, çılgınca emirlere itaat edip, ölümün kurtuluş olduğunun farkındalar.

*

Bizimkiler ise sivil yaşamlarında iş veya meslek sahibiyken, zorunlu olarak askere alınan 18-20 yaşındaki gençler... Henüz askere alınmadan önce, televizyondaki şehit haberleriyle psikolojileri sarsılan, üstelik, ailelerinin endişelerini hisseden gencecik delikanlılar.

*

PKK, yıllardır aynı noktalarda üsleniyor. Operasyon yapacağımız zaman, birliklerimizde hareketlilik yaşanıyor, korucular toplanıyor. Sağır sultan bile duyuyor! Zirvelerden seyrediyorlar. Bizimkiler hedef bölgeye vardığında, orda kimse kalmıyor. Bizimkiler geri dönüp, daha birliğin kapısından bile girmeden, onlar eski mevzilerine yerleşiyor.

*

Bir seferinde, ele geçirilen örgüt mensubunun üstünden çıkan not defterinde okumuştum. Karakolumuz bir ay boyunca, 24 saat izlenmiş, giren çıkan araçların plakası, nöbetçi-devriye saatleri en ince ayrıntılarına kadar yazılmış, ne yaptığımızı, ne yapacağımızı ezbere biliyorlar.

*

Halbuki, PKK’nın dağ kadrosu 3 bini geçmez, farz edelim 4 bin olsun, 11 bölgeye dağılmış durumdalar, kabaca her şehre 350 terörist düşer... Bunlara karşı, 22-25 yaşında, 5 bin veya 7 bin kişilik özel birlik oluşturulmalıdır. Gerilla harbi’yle eğitilmelidir. Eşlerine her türlü ekonomik güvence, çocuklarına en üst seviyede eğitim sağlanmalıdır. Operasyon yetkisine sahip, tek bir komutana bağlanmalıdır. Emirlerinde, helikopter, uçak olmalıdır. Her mangada doktor bulunmalıdır. Asla sabit durmayıp, gece gündüz hareket halinde olmalıdır. Ne zaman, nerede oldukları asla bilinmemelidir...

Av durumundan çıkıp, avcı konumuna geçmelidir.

*

Şehit cenazelerinde atılan nutukların, kanları yerde kalmayacak türünden anlamsız lafların, herhangi bi etkisi yok artık... Ne şehit sayısında azalma var, ne atılan nutuklarda!

*

Derken...

*

Saat 21 sularında, yoğun silah sesleriyle irkildim. Eşimi ve kızımı arka odalardan birine, mermi isabet etmeyecek şekilde yatırdım. Kapım çalındı... Elinde fener tutan polis, ilçeye saldırıldığını, en alt kattaki kalorifer dairesine inmemiz gerektiğini söyledi. Eşim sığınakta bulunanları teskin etmeye çalışırken, şahsıma verilen Kalaşnikof’la dışarı çıktım.

*

Lojman duvarında siper almış polislerin yanına gittim. Gecenin karanlığında kimin kime ateş ettiği belli değildi. Ben dahil herkes, bilinçsizce, içgüdüyle hareket ediyordu. Her insan korkar. İnsani duygudur. Ancak, yüreğimde hissettiğim korku değildi, derin bir sızıydı... Taa Çin sınırlarından Avrupa’nın içlerine ilerleyen millet, çapulcu karşısında acze mi düşmüştü?

*

Evet, Beytüşşebap Kaymakamı’nın sözleri bunlar...

*

Ancak, şu anki Beytüşşebap Kaymakamı’nın değil... 1993-95 arasında Beytüşşebap Kaymakamı olan Mesut Taner Genç’in, 2008’de piyasaya çıkardığı “Ateş Hattında-Beytüşşebap Kaymakamı’nın PKK ile Mücadele Günlüğü” isimli kitabından!

*

Anlatmış kaymakam...

Daha ne anlatayım.

(Hürriyet)

[Bu yazı 1590 kez okundu]
Yılmaz ÖZDİL

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [177]
[6 Ekim 2015] Bismillah ... [8 Ocak 2015] İyi olacak hastanın imam ayağına gelir ... [27 Aralık 2014] Recep: Düşünüyorum o halde varım Tayyip: Düşünüyorum o halde vahim ... [10 Aralık 2014] Al sana Osmanlı! ... [15 Eylül 2013] Vurun kahpeye (2013 versiyonu) ... [7 Eylül 2013] Olimpiyat ... [31 Ağustos 2013] Durmak yok Şam'a devam ... [22 Ağustos 2013] Değerli yalnızlık ... [16 Temmuz 2013] Ayva yaprağı ... [21 Haziran 2013] Para'lel bilanço ... [8 Haziran 2013] Gençlik ayıldı imam bayıldı ... [17 Mayıs 2013] Bir ilk ... [27 Nisan 2013] Muz ... [23 Nisan 2013] 23 Nisan ... [6 Nisan 2013] Durmak yok dolmuşa devam ... [30 Mart 2013] Vardiya Bizde ... [21 Mart 2013] Roketli lav füzesi bombası fırlatıldı ... [20 Mart 2013] İmralı'ya muhabbet Silivri'ye müebbet ... [9 Mart 2013] Umudumuz Karayılan! ... [5 Mart 2013] Para'mparça ... [28 Şubat 2013] Mustafa Kemal'le İsmet kafatasıyla voleybol oynardı ... [26 Şubat 2013] Şu çılgın vicdansızlar ... [24 Şubat 2013] Masa'llar diyarı ... [22 Şubat 2013] İdil'im... mutlu yıllar ... [21 Şubat 2013] Sıkıysa git, yiyorsa gel ... [16 Şubat 2013] Sorulmayan soru ... [15 Şubat 2013] BDP işi bozuyor ... [14 Şubat 2013] İmralı'ya kim gitsin? ... [8 Şubat 2013] Özgürlükçü anayasa ... [3 Şubat 2013] Hiçişleri ... [2 Şubat 2013] Ulusa serzeniş ... [30 Ocak 2013] Ulusalcı ... [25 Ocak 2013] Casuslarımızı tanıyalım! ... [16 Ocak 2013] Benden selam söyle yeni chp'ye! ... [12 Ocak 2013] Sakine'yi kim vurdu? ... [3 Ocak 2013] Sayın Apo Anzak oldu! ... [28 Aralık 2012] Best of 2012 (part one) ... [27 Aralık 2012] cadill'ak ... [26 Aralık 2012] Böcek ... [25 Aralık 2012] Nato'ya istiklal madalyası takmak lazım ... [22 Aralık 2012] Şirince basın çirkince yayın ... [8 Aralık 2012] Bizanslı hanımlar başımızda Hürrem'i görmektense Mahidevran'ı tercih ederiz demişlerdir... ... [5 Aralık 2012] Hırsızlar imparatoru ... [1 Aralık 2012] 16/9 ... [27 Kasım 2012] Haremdekiler padişahların dünya ahret bacısıydı ... [24 Kasım 2012] patriotobüs ... [21 Kasım 2012] Eyy Obama gör bunları ... [20 Kasım 2012] Türkiye sayın'la gurur duyuyor! ... [16 Kasım 2012] İdam cezasına değil, adalete ihtiyaç var ... [13 Kasım 2012] Size selamları var ... [7 Kasım 2012] TSK sanık PKK tanık ... [24 Ekim 2012] Yas'ak ... [16 Ekim 2012] Baro'metre ... [6 Ekim 2012] Sekiz kere kaza mı olur? ... [23 Eylül 2012] Baba yarısı... ... [21 Eylül 2012] Şam'piyon ... [11 Eylül 2012] Satranç şah mühim-mat! ... [31 Ağustos 2012] 31 Ağustos ... [30 Ağustos 2012] Hata'y ... [28 Ağustos 2012] Sayın TCDD... ... [25 Ağustos 2012] Ne ördün filan... ... [23 Ağustos 2012] 2010 hurmalar 2012 tırmalar ... [18 Ağustos 2012] Aşk ... [17 Ağustos 2012] Çiğli'k yapayım biraz... ... [8 Ağustos 2012] Askerlik gibi hükümet de... Olimpiyat'ma yeri değildir canım kardeşim ... [7 Ağustos 2012] $ehit ... [4 Ağustos 2012] Beyzbol sopası ... [13 Temmuz 2012] Uçak böyle düştü ... [10 Temmuz 2012] kapesese ... [8 Temmuz 2012] İzmir çetesi ... [6 Temmuz 2012] Stratejik Derinlik ... [29 Haziran 2012] Peri masalının en güzel perisi ... [26 Haziran 2012] Gereken yapılacak ... [23 Haziran 2012] Vize'leaks ... [21 Haziran 2012] Şarapnel ... [20 Haziran 2012] 8 şehit, 19 UFO ... [19 Haziran 2012] İstanbullular için güzergâh önerisi: Anca gidersiniz ... [17 Haziran 2012] Tsunami ... [9 Haziran 2012] Partili daha iyi... ... [2 Haziran 2012] Vaaziyet ... [18 Mayıs 2012] Erhan ... [10 Mayıs 2012] Tebrik ederim paşarılar dilerim ... [9 Mayıs 2012] President ... [6 Mayıs 2012] Kozmik nikâh azzz sonra... ... [5 Mayıs 2012] Cumhuriyet Halt Partisi ... [4 Mayıs 2012] Psikolojik sütlaç ... [2 Mayıs 2012] 1 Mayıs filan... ... [26 Nisan 2012] Cami icra'atı ... [25 Nisan 2012] Mustafa Kemal camiyi ahır yaptı, öyle mi? ... [17 Nisan 2012] Ben yokken... ... [29 Mart 2012] Pantolon uymadı gömlek verelim ... [25 Mart 2012] Tuvalu ... [21 Mart 2012] Tahta kundak ... [20 Mart 2012] Vatandaşa SİT'tir dediler Bakan'a site inşa ettiler ... [17 Mart 2012] Afganistan ... [15 Mart 2012] Cura ... [9 Mart 2012] Sivas...Spor ... [7 Mart 2012] Toki yanı... İmara açık tarla vasfında cennette arsa ... [2 Mart 2012] 4+4+4 ... [25 Şubat 2012] Futbolcu: 0 Müftü: 132 ... [22 Şubat 2012] Vatana millete zararlı çocuk! ... [21 Şubat 2012] Holivut'un fethi ... [17 Şubat 2012] Cemaat ... [14 Şubat 2012] MİTçileri sigaya çekmeye kalkışan Savcı Sarıkaya görevden alındı ... [9 Şubat 2012] Dnidar ... [8 Şubat 2012] Şu çılgın tinerciler ... [3 Şubat 2012] Dindar gençlik ve spor bayramı ... [31 Ocak 2012] Dünya Güzeli ... [24 Ocak 2012] Hayırlı sabah'lar ... [19 Ocak 2012] Yasin Hayal'di gerçek oldu ... [13 Ocak 2012] Lan'gır lungur ... [10 Ocak 2012] Düşişleri ... [30 Aralık 2011] Noel Baba ... [22 Aralık 2011] Mustafa ... [21 Aralık 2011] French kiss ... [14 Aralık 2011] İster gül ister ağla ... [9 Aralık 2011] Evde tek başına ... [6 Aralık 2011] AZİZim sen kimsin NESİN? ... [3 Aralık 2011] Al sana arşiv ... [2 Aralık 2011] İşi yokuş'a sürmeyin... ... [30 Kasım 2011] İki gün sonra son dakka! ... [27 Kasım 2011] İzmir'de nooluyor? ... [25 Kasım 2011] Ders'im ... [5 Kasım 2011] N'i Ç'in? ... [4 Kasım 2011] Kömürizm ... [29 Ekim 2011] 29 Ekim ... [25 Ekim 2011] Üç oda bi tabut ... [13 Ekim 2011] Sen kalem ol ben de kâğıt yaz birader imzalayayım ... [5 Ekim 2011] Alman vakıfları ... [25 Eylül 2011] Bu işin vebali war ... [24 Eylül 2011] Zavallı dolar ... [16 Eylül 2011] Mit'oloji ... [10 Eylül 2011] 10'urumuzu çiğnetmeyiz ... [6 Eylül 2011] Ceddin deden ... [27 Ağustos 2011] Top'lum ... [25 Ağustos 2011] Mübarek gün... Batman'da molotof Bodrum'da mojito ... [24 Ağustos 2011] Med cezir ... [19 Ağustos 2011] Şehitler ölür ... [13 Ağustos 2011] Kaya gibiyiz ... [10 Ağustos 2011] Reina kapısında promil üfletmeye benzemez ... [3 Ağustos 2011] Mevzubahis karpuzsa... Gerisi teferruattır ... [29 Temmuz 2011] Benim neslim... ... [24 Temmuz 2011] Bodrum ... [21 Temmuz 2011] Hakan Şükür'den mebus oluyorsa... Emenike'den turizm bakanı olur ... [20 Temmuz 2011] Tem'muz cumhuriyeti ... [1 Temmuz 2011] İcra'atın içinden ... [30 Haziran 2011] Açılış kapan'ış ... [28 Haziran 2011] y'emin misiniz? ... [22 Haziran 2011] Stockholm ... [11 Haziran 2011] Bir gün kala... ... [8 Haziran 2011] Tencere ... [1 Haziran 2011] Or'ganizasyon ... [13 Mayıs 2011] Hayaldi gerçek oldu başörtüsü sorunu çözüldü! ... [11 Mayıs 2011] Zong'uldak ... [10 Mayıs 2011] Oy pusu'lası ... [24 Nisan 2011] Öyle bir geçer zaman ki ... [20 Nisan 2011] Tablo ... [19 Nisan 2011] Çılgın proce ... [13 Nisan 2011] Mebuslarımızı tanıyalım ... [5 Nisan 2011] Danı 'şık ... [3 Nisan 2011] Üvey ... [31 Mart 2011] Bu dört beyaz bünyeye zararlı: Un, tuz, şeker bi de Zekeriya ... [30 Mart 2011] Nato kafa nato mermer ... [23 Mart 2011] Maskeli balo ... [18 Mart 2011] Parkalı darbuka giyiverdi takunya ... [16 Şubat 2011] Büyüklere masallar. ... [10 Şubat 2011] Kâğıttan kaplan ... [5 Şubat 2011] OSTİMsah gözyaşları ... [2 Şubat 2011] Hatırl'atış. ... [21 Ocak 2011] İleri demokrasi ... [10 Ocak 2011] Kanuni ... [7 Ocak 2011] ODTÜ ... [1 Ocak 2011] Yılbaşı ... [22 Aralık 2010] Açılım'ken iyiydi. Şimdi niye kaçılım? ... [8 Aralık 2010] Velev ki mont! ... [24 Kasım 2010] Daniel ... [23 Kasım 2010] Füzeyle kalkan zararla oturur ...
Yılmaz ÖZDİL
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™