Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
SURİYE POLİTİKASININ MUHASEBESİ (2): Evdeki hesap çarşıya uymayınca
30 Ağustos 2012, Sedat ERGİN
, Sedat ERGİN

TÜRKİYE’nin Suriye’deki kriz karşısında izlediği tutumu tahlil etmeye devam edelim.

Dünkü yazımızda, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriye Cumhurbaşkanı Beşar Esad’la yakın ilişkisini kullanarak önce muhatabını demokrasiye geçmesi için ikna çabasına yöneldiğini, sonuç alamayınca da Şam’daki Baas rejimiyle bütün köprüleri attığını anlatmıştık.

Ankara’nın, geçen yıl ağustos ayında, yani bundan tam bir yıl önce meydana gelen bu keskin çizgi değişikliği sonrasında aldığı tutumun eleştiri çeken başlıklarını şöyle değerlendirebiliriz:

(4) ÖZGÜVEN,  ACELE YARGILARLA  BİRLEŞİNCE

Ankara’nın Suriye politikasına dönük yaygın eleştirilerin başında, Esad’a tavır alındıktan sonraki süreçte Baas rejimine karşı başlayan direniş hareketinin kısa zamanda sonuç alacağı gibi bir beklentiyle hareket edilmiş olması geliyor. Geçen yıl Kuzey Afrika’da önce ocak ayında Tunus’ta, hemen ardından şubatta Mısır’da ve (NATO müdahalesinin de desteğiyle) ekim ayında Libya’da baskıcı tek adam rejimlerinin birbiri ardına çökmesi, bütün bölgede hissedilen bir “değişim enerjisi” ve bunun tetiklediği bir “itme gücü” yarattı. Bu hareketliliğin aynı ivmeyle Suriye’deki rejimi de devireceği beklentisi, geçen yıl sonuna doğru Ankara’ya hâkim olan havayı yansıtıyordu.

Başbakan Erdoğan’ın Mısır’daki gösterilerin kritik bir yoğunluk noktasında yaptığı çıkışlarla belli bir etki icra etmiş olması, ayrıca Arap Baharı rüzgârlarıyla birlikte Türkiye’nin “rol modeli” olarak uluslararası politikada ön plana çıkması da bir başka faktör oldu. Bu gelişmelerin yarattığı yüksek düzeydeki özgüven duygusunun, Ankara’nın Suriye’deki krize bakışındaki “ruh hali”nde etkili olduğu söylenebilir. Ancak Beşar Esad’ın kısa zamanda devrileceği konusundaki heyecanlı ve iyimser beklentilerin karşılıksız kaldığını bugün tecrübeyle öğrenmiş bulunuyoruz.

(5) GELECEĞİ  ÖNGÖRMEDE  EKSİKLİK

Bu noktada şu soruya yanıt aramamız gerekiyor: Suriye’deki iç savaşın uzayabileceği ve ülkenin kuzeyindeki Kürt bölgesinin özerkleşmesine, belki de ileride kopmasına yol açabilecek bir çözülmeye kadar gidebileceği Ankara’nın zihinsel egzersizlerinde ne kadar yer tuttu? Soruyu biraz daha açalım:

Bugün karşımızda duran kaotik tablo -göç dalgası hariç- öngörülebildi mi?

ABD 2002 yılında Irak’a müdahale için Ankara’nın kapısını çaldığında, böyle bir müdahalenin Irak’ta, bölgede ve Türkiye’de ne gibi sonuçlara yol açabileceği konusunda çok detaylı çalışmalar yapılmıştı. O dönemde yürütülen tahminlerin büyük bir bölümü sonradan doğru çıkmış, Ankara’nın muhtemel süreçleri çok önceden isabetli bir şekilde okuyabildiği görülmüştür.

Gelgelelim, Türkiye’nin muhalefetin yanına geçmesinin ardından Suriye’de bugün karşılaşmakta olduğumuz -PKK’nın müttefiki olan PYD’nin kuzeydeki hâkimiyeti de dahil olmak üzere- büyük belirsizliğin geçen yıl öngörülebildiğini söyleyebilmek güçtür.

Dışişleri Bakanlığı, bu çalışmaları üretebilecek birikim ve tecrübeye sahiptir. Bütün mesele, bu birikimin ne ölçüde seferber edilebildiği ve ayrıca karar alma
süreçlerine yansıtılıp yansıtılamadığıdır.

(6) ANKARA’NIN  SURİYE VİZYONUNDA  BOŞLUK

Ankara cephesindeki bir diğer boşluk, Suriye gibi farklı etnik, dinsel ve mezhepsel aidiyetlerin iç içe geçtiği karmaşık ve zor bir toplumsal yapıda Esad rejiminin devrilmesi sonrasında nasıl bir ülke ve yönetim modelinin tasavvur edildiğinin net bir şekilde ortaya konamamış olmasıdır. Yapılan açıklamalarda her seferinde yalnızca genel bir demokrasi vurgusu ön plana çıkmıştır.

Ancak bu doğru hedef, ülkedeki farklılıkların hangi güvencelerle nasıl bir arada tutulacağına ilişkin bir yönetsel model çerçevesi sunmuyor. Bu çerçevenin ana hatları, ancak oldukça gecikmeli bir şekilde Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun bu ayın başındaki Erbil ziyareti sırasında Irak Kürt Bölgesi Başkanı Mesud Barzani ile birlikte yayımladıkları ortak bildiride karşımıza çıkmıştır. Bildiriye göre, “Yeni Suriye’de bütün etnik, dini, mezhepsel kimliklere saygı duyulmalı, bunların hakları garanti edilmeli ve korunmalıdır.”

Bu pozisyon, daha önce net bir şekilde ortaya konabilmiş olsaydı, muhtemelen AK Parti hükümetinin Suriye’de Sünni dayanışması içinde mezhepsel saiklerle hareket ettiği yolundaki algının belirmesi de önlenebilirdi.

Bu durumda yarın “Hükümet Suriye’de gerçekten mezhepçilik mi yapıyor?” sorusuna yanıt arayabiliriz.

(Hürriyet)

[Bu yazı 1549 kez okundu]
Sedat ERGİN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[16 Temmuz 2013] Biber gazı atılırken doktor hazır bulunsun ... [2 Temmuz 2013] AİHM kararları 12 Eylül yasasını geçersiz kıldı ... [3 Mayıs 2013] Tarihin akışı uçurumun kenarından nasıl döndü? ... [23 Nisan 2013] AİHM içtihatları ışığında Fazıl Say kararı ... [18 Nisan 2013] Tazminat komisyonu İtalya'da yürümedi, ya Türkiye'de? ... [16 Nisan 2013] AİHM'ye başvuru hakkı engelleniyor mu? ... [9 Nisan 2013] Kerry gezisinin dökümü ... [30 Mart 2013] 2023 için insani gelişme hedefleri gerekiyor ... [15 Mart 2013] DÖRDÜNCÜ YARGI PAKETİ (II) Tasarının TBMM'de iyileştirilmesi gerekiyor ... [9 Şubat 2013] Ergin Saygun ve vicdanların paslanması ... [1 Şubat 2013] Oramiral Güner istifası ile ne mesaj verdi? ... [25 Ocak 2013] Avukat tutuklamanın ufukta beliren maliyeti ... [3 Ocak 2013] Erdoğan hangi vesayeti kastediyor? ... [26 Aralık 2012] Yargısız infazlar ve çekimser demokrasi ... [8 Aralık 2012] Erdoğan'ın AİHM karşısındaki zor tercihi ... [5 Aralık 2012] AİHM kararı ışığında Başdenetçi tartışması ... [27 Kasım 2012] AİHM'deki Türk yargıç: 'Durumumuz parlak değil' ... [21 Kasım 2012] Erdoğan Obama'ya da kafa tutuyor ... [16 Ekim 2012] Yargıda daha çok reform bekleniyor ... [12 Ekim 2012] AB İLERLEME RAPORU ... [5 Eylül 2012] Yargıtay Başkanı'nın gözünden otoriterleşme ... [4 Eylül 2012] Suriye konusundaki büyük yalnızlığımız ... [22 Ağustos 2012] Erdoğan ve tarihe adil bakabilmek ... [31 Temmuz 2012] Ortadoğu'nun siyasi coğrafyası çözülürken ... [13 Temmuz 2012] Erdoğan ve Alevilerin horlanması meselesi ... [7 Temmuz 2012] YARGI REFORMU (3): Özgürlüğe yeni güvence Özgürlükler Hâkimi ... [6 Temmuz 2012] YARGI REFORMU (2): DGM'lerden ÖYM'lere ÖYM'lerden TMM'lere ... [5 Temmuz 2012] Yargı reformu-1: Özel yetkili mahkemelerin en büyük başarısı nedir? ... [23 Haziran 2012] Bağımsız insan hakları kurumu bir hayalmiş ... [21 Haziran 2012] Vatandaşa işkence sokağa taşınca ... [20 Haziran 2012] Dağlıca baskınının düşündürdükleri ... [14 Haziran 2012] HSYK'dan savcı açıklaması ... [9 Haziran 2012] Erdoğan'dan özel yetkili mahkemelere yeni bakış ... [30 Mayıs 2012] Amerika da basın özgürlüğü sorunlu diyor ... [18 Mayıs 2012] Uludere faciası ve erdemli devlet olmak ... [27 Nisan 2012] Hükümetin yargı reformundaki iradesine ne oldu? ... [10 Nisan 2012] Balyoz'da nasıl delil atlanır? ... [6 Nisan 2012] Haşim Kılıç ne demek istedi? ... [31 Mart 2012] Avrupa'nın eleştirel bakışı kuvvetleniyor ... [17 Mart 2012] Letonya'daki bir katliamdan Madımak yangınına ... [15 Mart 2012] Türk usulü demokraside "filibuster" olur mu? ... [10 Mart 2012] Basının eleştiri hakkı ne kadar geniş? ... [7 Mart 2012] Ortaokulların kapısı imam hatiplere açılıyor ... [28 Şubat 2012] AB ile diyalogda Nuray Mert meselesi ... [21 Şubat 2012] Avrupa'dan yargı reformuna hem destek hem eleştiri ... [18 Şubat 2012] AİHM'nin Tuncay Özkan kararının muhasebesi ... [17 Şubat 2012] Hükümetin son krize habersiz yakalanması olağan mı? ... [9 Şubat 2012] Önce eğitimin kalitesine bakalım ... [27 Ocak 2012] Yargı Reformu ... [12 Ocak 2012] Avrupa'dan hâkim ve savcılara ağır eleştiriler ... [10 Ocak 2012] Başbuğ nerede yargılanmalı? ... [4 Ocak 2012] Uludere faciasında istihbarat soruları ... [22 Aralık 2011] Gırtlak kanseri bir mahkûmun ölümü ... [8 Aralık 2011] Şike yasası krizinin anatomisi ... [3 Aralık 2011] Avrupa'ya verilen sözler ne zaman tutulacak? ... [19 Kasım 2011] Ankara'da Suriye'ye dönük iki askeri senaryo ... [12 Kasım 2011] Genç değil, Meclis kürsüsü yara aldı ... [9 Kasım 2011] Ekonomide G20'deyiz insani gelişmede 92'nci ... [14 Ekim 2011] AB'ye göre basın özgürlüğü ihlalleri ciddi ... [14 Eylül 2011] HSYK Başkanvekili'nden mesaj var ... [10 Eylül 2011] HSYK şikâyetler karşısında adil mi? ... [9 Eylül 2011] Deniz Feneri'nde hatayı kim yaptı? ... [6 Eylül 2011] Hükümet tutukluluk süresinde kendisini bağladı ... [1 Eylül 2011] Adalet duygusu neden zedeleniyor? ... [24 Ağustos 2011] Libya dersleri ... [6 Ağustos 2011] ABD ve İngiltere'den Balyoz'a katılmak ... [3 Ağustos 2011] Balyoz'da ucu açık bir sürece doğru ... [29 Temmuz 2011] Yolsuzlukla mücadelede dünya liginde neredeyiz? ... [21 Temmuz 2011] Öcalan'ın oyun planı ... [17 Temmuz 2011] Türk yargısı hiç böyle eleştirilmemişti ... [12 Temmuz 2011] Rota yeniden AB'ye mi çevriliyor? ... [8 Temmuz 2011] Yemin kriziyle bölgesel güç olunabilir mi? ... [7 Temmuz 2011] Yeni kabinede dikkat çeken yönelişler ... [28 Haziran 2011] Adalet duygusu kaybolunca ... [7 Haziran 2011] Basın özgürlüğünde sıkıntılı bir döneme doğru ... [28 Mayıs 2011] Kasetler konusunda muhtelif teoriler ... [10 Mayıs 2011] AB'den tutuklu gazetecilere mesaj ... [4 Mayıs 2011] Yargıtay'da önemli bir içtihat değişikliği ... [3 Mayıs 2011] Özel yetkili mahkemelere barolardan önemli çıkış ... [27 Nisan 2011] Kopartılan yalnızca heykelin kafası mı? ... [14 Nisan 2011] Sosyalist olmanın ağır bedeli ... [9 Nisan 2011] Savcılar lehte delilleri tutabilir mi? ... [5 Nisan 2011] TBMM tarihi bir hata yapmak üzere ... [31 Mart 2011] Ergenekon'da envanter çıkartmak ... [30 Mart 2011] Bireysel başvuru hakkına veda mı? ... [9 Mart 2011] Şener ve Şık hangi delillerle tutuklandı? ... [16 Şubat 2011] Balyoz davasında tutuklama kriterleri ... [2 Şubat 2011] Amerikan modeli Erdoğan'ı mutsuz edebilir ... [22 Ocak 2011] Balyoz'da adli emanet bilmecesi ... [7 Ocak 2011] Yargıtay Başkanı: 'Bize haksızlık yaptınız' ... [13 Kasım 2010] Türkiye'nin yolsuzluk karnesi tekerrürden mi ibarettir ...
Sedat ERGİN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™