Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Aşk
18 Ağustos 2012, Yılmaz ÖZDİL
, Yılmaz ÖZDİL

Dedesi, Bağdat kadısı, babası, padişah tarafından atanan Heyet-i Ayan azası’ydı.
 

Çamlıca’da, uşaklı bahçıvanlı, muhteşem bi köşkte yaşayan, oturmasını kalkmasını, ecnebi lisanları bilen, yakışıklı bi delikanlıydı. Yüksek tahsil için İskoçya’ya gönderildi. Ve, Londra’da bi partide gördü onu... Güzeller güzeli İngiliz genç kadın, şahane gülümsüyor, etrafına ışık saçıyordu. Vuruldu, âşık oldu. Gözler her şeyi anlatır derler ya, belli ki, hisleri karşılıksız değildi. Zaten, zarif bi kaç kısa cümleden oluşan sohbet sırasında işareti almış, genç kadının her gün Hyde Park’ta at gezintisi yaptığını öğrenmişti. Sabahın köründe, soluğu Hyde Park’ta aldı.
Aaa ne tesadüf filan... Birlikte at bindiler, yemek yediler, muhabbeti ilerlettiler. Rüya gibiydi. Rüya gibiydi ama, uyanması da vardı... Tahsilini tamamlamıştı, yurda dönmesi gerekiyordu. Kalsa, olmaz, bıraksa, hiç olmaz. Pat diye, benimle evlenip Türkiye’ye
gelir misin dedi. Genç kadın sevinç çığlığı attı, coşkuyla boynuna atlayıverdi. Sonra... Az geri çekildi, oturdu, boynu büküldü, hayatta en çok istediğim şey bu ama, maalesef imkânsız, Jack var dedi.

Jack de kim yahu?

Genç kadının ailesi tiyatrocuydu, ordan oraya turneyle dolaşan kumpanyaları vardı. Babası ölünce, annesi
bi adamla Avustralya’ya kaçmış, kızını anneannesine bırakmıştı. Anneanne, n’aapsın, torununu acilen başgöz etmiş, talihsizlik işte, savaşa giden damat, kimbilir nerde mıhlanmış,
geri dönmemiş, ardında,
henüz 16 yaşında hamile bi
dul bırakmıştı. Jack, oğluydu.

Delikanlı dinledi, dinledi, önce sıkı sıkı sarıldı, sonra, hiç sorun değil, oğlumuzla gideriz dedi.

Orient Express...
Ver elini İstanbul.
Delikanlı hiç sorun değil demişti ama, sorun büyüktü. Esir şehrin insanlarıydı İstanbul... Mustafa Kemal Bandırma’ya binerken,
İngiliz gelinin, İngiliz
işgalindeki kâbusu başlıyordu.

Dedim ya, işgal yıllarıydı, herkes herkese şüpheyle bakıp, memleketi satanları mimlerken... Faytona binip, köşke geldiler. Aman da efendim hoş gelmişiniz sefalar getirmişiniz diye kucaklaşma beklenirken, bismillah, nerden bulup getirdin bu gâvuru dedi, delikanlının ailesi! Memleket İngiliz süngüsü altında inim
inim inlerken, İngiliz gelin olacak iş değildi yani.

Aşklarına sığınıp, göğüs gerdiler. Sevdiği adam uğruna, kara çarşafa bile girdi İngiliz gelin, Müslüman oldu, Nadide adını aldı. Kaderin cilvesi mi desek, ne desek... Mustafa Kemal Bandırma’ya binerken İstanbul’a inen bu genç kadının nüfus kâğıdına, doğum yeri olarak Bandırma yazıldı... Çünkü, nüfus memuru doğum yerinin Londra olduğunu gördü, Londra Mondra olmaz, olsa olsa Bandırma’dır diye kaydetti!

Memleket kurtuldu, cumhuriyet kuruldu. Hariciye’ye giren delikanlı, Lozan’da İsmet İnönü’nün özel kalem müdürü oldu. Şak, kanun çıktı, hariciyecilerin eşi ecnebi olamaz... İnönü, pek beğendiği delikanlıya kıyamadı, boşan, birlikte yaşa, mesleğine devam et dedi. Delikanlı, bu teklifi hakaret olarak kabul etti. Benim için ailesini, memleketini, dinini terk eden eşime bunu yapamam, mesleğimden vazgeçerim, aşkımdan asla dedi.

Bastı istifayı, ıvır zıvır işler yaparak, evini geçindirmeye çalıştı. O zamanlar memur değilsen, ayvayı yiyordun. Ayvayı yedi. Hayatları kaydı. Önce eldeki avuçtaki bitti, sonra gümüşler satıldı, ardından köşk gitti... Dımdızlak kaldılar. Kiraya çıktılar. Tükene tükene, gecekonduya kadar düştüler. Çocukları olmuştu. Saracak bez yoktu. Çarşafları yırttılar. Bi eli yağda bi eli balda doğup büyüyen delikanlı, eşinin hiç sızlanmadan dimdik duruşunu gördükçe, yeniden yeniden âşık oluyordu ama, kahrından alkole dadanmıştı. Çalışamaz hale geliyor, daha çok sefalete sürükleniyorlardı. Hayatlarında eksilmeyen tek kavram, mutluluktu. Mutluydular.

İngiliz anne, adı gibi, hakikaten nadide’ydi... O kör kuruşa muhtaç hallerinde bile, hastaneden atılmış iki çocuklu bi kadına evini açtı, sokakta dilenen bi nineye kendi yatağını verdi, aylarca baktı, yıkadı, pakladı, komşuların fısır fısır dedikodusuna aldırmadan, kaçak olarak yaşayan, dara düşmüş bi Fransız’ı sofrasına oturttu, çocuklarına kuru
ekmeği paylaşmayı öğretti.

Bi gün... İngiltere Elçiliği’nden görevliler geldi, nasıl duydularsa duymuşlar, çocuklarını al, İngiltere’ye dön, eğitimlerini üstlenelim, sosyal güvencen olsun dediler Nadide’ye... Kapıdan kovdu! Eşim Türk, çocuklarım Türk, burada babalarının yanında yaşayacaklar, ben de onların yanında öleceğim, benim
için hayatını feda eden eşimi, paraya değişmem dedi.

İki millet, iki devlet, iki din arasında perişan olmuşlardı ama, aşkları sapasağlamdı.

Üstelik... Cumhuriyet de sapasağlamdı. O dönemin Cumhuriyet’i, şimdiki gibi sadece parası olanlara değil, gariban ailelerin çocuklarına da fırsat eşitliği sağlıyor, okumaya niyetleri varsa, okutuyor, üniversiteyse üniversite, konservatuvarsa konservatuvar, yeteneğin önünü açıyordu.

Delikanlı, delikanlı gibi yaşadı, öldü. Nadide zatürreeden vefat etti, hayatının en çetin günlerini yaşadığı İstanbul’da, kızının evinde... En çok kızına güvenir, en çok küçük oğlunu severdi.
Bu koca yürekli kadının küllerinden doğan kızı, Yıldız...
Oğlu, Müşfik Kenter’di.

Boşuna dememişler, işini yapacaksan aşk’la yap diye...

Ve, merak ederim,
tiyatroda sahneye koymak
için abuk sabuk senaryolar aranır hep niye?

(Hürriyet)

[Bu yazı 1705 kez okundu]
Yılmaz ÖZDİL

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [177]
[6 Ekim 2015] Bismillah ... [8 Ocak 2015] İyi olacak hastanın imam ayağına gelir ... [27 Aralık 2014] Recep: Düşünüyorum o halde varım Tayyip: Düşünüyorum o halde vahim ... [10 Aralık 2014] Al sana Osmanlı! ... [15 Eylül 2013] Vurun kahpeye (2013 versiyonu) ... [7 Eylül 2013] Olimpiyat ... [31 Ağustos 2013] Durmak yok Şam'a devam ... [22 Ağustos 2013] Değerli yalnızlık ... [16 Temmuz 2013] Ayva yaprağı ... [21 Haziran 2013] Para'lel bilanço ... [8 Haziran 2013] Gençlik ayıldı imam bayıldı ... [17 Mayıs 2013] Bir ilk ... [27 Nisan 2013] Muz ... [23 Nisan 2013] 23 Nisan ... [6 Nisan 2013] Durmak yok dolmuşa devam ... [30 Mart 2013] Vardiya Bizde ... [21 Mart 2013] Roketli lav füzesi bombası fırlatıldı ... [20 Mart 2013] İmralı'ya muhabbet Silivri'ye müebbet ... [9 Mart 2013] Umudumuz Karayılan! ... [5 Mart 2013] Para'mparça ... [28 Şubat 2013] Mustafa Kemal'le İsmet kafatasıyla voleybol oynardı ... [26 Şubat 2013] Şu çılgın vicdansızlar ... [24 Şubat 2013] Masa'llar diyarı ... [22 Şubat 2013] İdil'im... mutlu yıllar ... [21 Şubat 2013] Sıkıysa git, yiyorsa gel ... [16 Şubat 2013] Sorulmayan soru ... [15 Şubat 2013] BDP işi bozuyor ... [14 Şubat 2013] İmralı'ya kim gitsin? ... [8 Şubat 2013] Özgürlükçü anayasa ... [3 Şubat 2013] Hiçişleri ... [2 Şubat 2013] Ulusa serzeniş ... [30 Ocak 2013] Ulusalcı ... [25 Ocak 2013] Casuslarımızı tanıyalım! ... [16 Ocak 2013] Benden selam söyle yeni chp'ye! ... [12 Ocak 2013] Sakine'yi kim vurdu? ... [3 Ocak 2013] Sayın Apo Anzak oldu! ... [28 Aralık 2012] Best of 2012 (part one) ... [27 Aralık 2012] cadill'ak ... [26 Aralık 2012] Böcek ... [25 Aralık 2012] Nato'ya istiklal madalyası takmak lazım ... [22 Aralık 2012] Şirince basın çirkince yayın ... [8 Aralık 2012] Bizanslı hanımlar başımızda Hürrem'i görmektense Mahidevran'ı tercih ederiz demişlerdir... ... [5 Aralık 2012] Hırsızlar imparatoru ... [1 Aralık 2012] 16/9 ... [27 Kasım 2012] Haremdekiler padişahların dünya ahret bacısıydı ... [24 Kasım 2012] patriotobüs ... [21 Kasım 2012] Eyy Obama gör bunları ... [20 Kasım 2012] Türkiye sayın'la gurur duyuyor! ... [16 Kasım 2012] İdam cezasına değil, adalete ihtiyaç var ... [13 Kasım 2012] Size selamları var ... [7 Kasım 2012] TSK sanık PKK tanık ... [24 Ekim 2012] Yas'ak ... [16 Ekim 2012] Baro'metre ... [6 Ekim 2012] Sekiz kere kaza mı olur? ... [23 Eylül 2012] Baba yarısı... ... [21 Eylül 2012] Şam'piyon ... [11 Eylül 2012] Satranç şah mühim-mat! ... [4 Eylül 2012] Beytüşşebap Kaymakamı Beytüşşebap'ı anlatıyor ... [31 Ağustos 2012] 31 Ağustos ... [30 Ağustos 2012] Hata'y ... [28 Ağustos 2012] Sayın TCDD... ... [25 Ağustos 2012] Ne ördün filan... ... [23 Ağustos 2012] 2010 hurmalar 2012 tırmalar ... [17 Ağustos 2012] Çiğli'k yapayım biraz... ... [8 Ağustos 2012] Askerlik gibi hükümet de... Olimpiyat'ma yeri değildir canım kardeşim ... [7 Ağustos 2012] $ehit ... [4 Ağustos 2012] Beyzbol sopası ... [13 Temmuz 2012] Uçak böyle düştü ... [10 Temmuz 2012] kapesese ... [8 Temmuz 2012] İzmir çetesi ... [6 Temmuz 2012] Stratejik Derinlik ... [29 Haziran 2012] Peri masalının en güzel perisi ... [26 Haziran 2012] Gereken yapılacak ... [23 Haziran 2012] Vize'leaks ... [21 Haziran 2012] Şarapnel ... [20 Haziran 2012] 8 şehit, 19 UFO ... [19 Haziran 2012] İstanbullular için güzergâh önerisi: Anca gidersiniz ... [17 Haziran 2012] Tsunami ... [9 Haziran 2012] Partili daha iyi... ... [2 Haziran 2012] Vaaziyet ... [18 Mayıs 2012] Erhan ... [10 Mayıs 2012] Tebrik ederim paşarılar dilerim ... [9 Mayıs 2012] President ... [6 Mayıs 2012] Kozmik nikâh azzz sonra... ... [5 Mayıs 2012] Cumhuriyet Halt Partisi ... [4 Mayıs 2012] Psikolojik sütlaç ... [2 Mayıs 2012] 1 Mayıs filan... ... [26 Nisan 2012] Cami icra'atı ... [25 Nisan 2012] Mustafa Kemal camiyi ahır yaptı, öyle mi? ... [17 Nisan 2012] Ben yokken... ... [29 Mart 2012] Pantolon uymadı gömlek verelim ... [25 Mart 2012] Tuvalu ... [21 Mart 2012] Tahta kundak ... [20 Mart 2012] Vatandaşa SİT'tir dediler Bakan'a site inşa ettiler ... [17 Mart 2012] Afganistan ... [15 Mart 2012] Cura ... [9 Mart 2012] Sivas...Spor ... [7 Mart 2012] Toki yanı... İmara açık tarla vasfında cennette arsa ... [2 Mart 2012] 4+4+4 ... [25 Şubat 2012] Futbolcu: 0 Müftü: 132 ... [22 Şubat 2012] Vatana millete zararlı çocuk! ... [21 Şubat 2012] Holivut'un fethi ... [17 Şubat 2012] Cemaat ... [14 Şubat 2012] MİTçileri sigaya çekmeye kalkışan Savcı Sarıkaya görevden alındı ... [9 Şubat 2012] Dnidar ... [8 Şubat 2012] Şu çılgın tinerciler ... [3 Şubat 2012] Dindar gençlik ve spor bayramı ... [31 Ocak 2012] Dünya Güzeli ... [24 Ocak 2012] Hayırlı sabah'lar ... [19 Ocak 2012] Yasin Hayal'di gerçek oldu ... [13 Ocak 2012] Lan'gır lungur ... [10 Ocak 2012] Düşişleri ... [30 Aralık 2011] Noel Baba ... [22 Aralık 2011] Mustafa ... [21 Aralık 2011] French kiss ... [14 Aralık 2011] İster gül ister ağla ... [9 Aralık 2011] Evde tek başına ... [6 Aralık 2011] AZİZim sen kimsin NESİN? ... [3 Aralık 2011] Al sana arşiv ... [2 Aralık 2011] İşi yokuş'a sürmeyin... ... [30 Kasım 2011] İki gün sonra son dakka! ... [27 Kasım 2011] İzmir'de nooluyor? ... [25 Kasım 2011] Ders'im ... [5 Kasım 2011] N'i Ç'in? ... [4 Kasım 2011] Kömürizm ... [29 Ekim 2011] 29 Ekim ... [25 Ekim 2011] Üç oda bi tabut ... [13 Ekim 2011] Sen kalem ol ben de kâğıt yaz birader imzalayayım ... [5 Ekim 2011] Alman vakıfları ... [25 Eylül 2011] Bu işin vebali war ... [24 Eylül 2011] Zavallı dolar ... [16 Eylül 2011] Mit'oloji ... [10 Eylül 2011] 10'urumuzu çiğnetmeyiz ... [6 Eylül 2011] Ceddin deden ... [27 Ağustos 2011] Top'lum ... [25 Ağustos 2011] Mübarek gün... Batman'da molotof Bodrum'da mojito ... [24 Ağustos 2011] Med cezir ... [19 Ağustos 2011] Şehitler ölür ... [13 Ağustos 2011] Kaya gibiyiz ... [10 Ağustos 2011] Reina kapısında promil üfletmeye benzemez ... [3 Ağustos 2011] Mevzubahis karpuzsa... Gerisi teferruattır ... [29 Temmuz 2011] Benim neslim... ... [24 Temmuz 2011] Bodrum ... [21 Temmuz 2011] Hakan Şükür'den mebus oluyorsa... Emenike'den turizm bakanı olur ... [20 Temmuz 2011] Tem'muz cumhuriyeti ... [1 Temmuz 2011] İcra'atın içinden ... [30 Haziran 2011] Açılış kapan'ış ... [28 Haziran 2011] y'emin misiniz? ... [22 Haziran 2011] Stockholm ... [11 Haziran 2011] Bir gün kala... ... [8 Haziran 2011] Tencere ... [1 Haziran 2011] Or'ganizasyon ... [13 Mayıs 2011] Hayaldi gerçek oldu başörtüsü sorunu çözüldü! ... [11 Mayıs 2011] Zong'uldak ... [10 Mayıs 2011] Oy pusu'lası ... [24 Nisan 2011] Öyle bir geçer zaman ki ... [20 Nisan 2011] Tablo ... [19 Nisan 2011] Çılgın proce ... [13 Nisan 2011] Mebuslarımızı tanıyalım ... [5 Nisan 2011] Danı 'şık ... [3 Nisan 2011] Üvey ... [31 Mart 2011] Bu dört beyaz bünyeye zararlı: Un, tuz, şeker bi de Zekeriya ... [30 Mart 2011] Nato kafa nato mermer ... [23 Mart 2011] Maskeli balo ... [18 Mart 2011] Parkalı darbuka giyiverdi takunya ... [16 Şubat 2011] Büyüklere masallar. ... [10 Şubat 2011] Kâğıttan kaplan ... [5 Şubat 2011] OSTİMsah gözyaşları ... [2 Şubat 2011] Hatırl'atış. ... [21 Ocak 2011] İleri demokrasi ... [10 Ocak 2011] Kanuni ... [7 Ocak 2011] ODTÜ ... [1 Ocak 2011] Yılbaşı ... [22 Aralık 2010] Açılım'ken iyiydi. Şimdi niye kaçılım? ... [8 Aralık 2010] Velev ki mont! ... [24 Kasım 2010] Daniel ... [23 Kasım 2010] Füzeyle kalkan zararla oturur ...
Yılmaz ÖZDİL
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™