Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Biz gazetecilere yuh olsun!
14 Ağustos 2012, Cüneyt ÜLSEVER
, Cüneyt ÜLSEVER

Başbakan Dış İşleri Bakanı’nın Myanmar gezisini eleştirmesi üzerine Cüneyt Özdemir’e

   “Şimdi çıkmış birileri yazıyor, ‘Hadi Emine Erdoğan’ı anladım da, Dışişleri Bakanının ne işi var?’ diyorlar Ben buradan o medya patronuna yazıklar olsun diyorum; o adamları köşe yazarı olarak nasıl tutuyorsunuz? Bu tür hedefi aşkı heyecanı olmayan insanlara eline kalem vermişsin köşe teslim etmişsin. Bu milletin dertleriyle dertlenen kalemler değildir bunlar”,diye yüklenirken esasında Aydın Doğan’a diskur çekiyor.
   12 yıl ekmeğini yediğim, bir gün olsun kalbimi kırmayan Aydın Doğan bu ağır sözler karşısında muhakkak ki çok üzülmüştür. Kendisini yine iki arada bir derede hissedecek.
                                                                     ***
   Aydın Doğan dört bir taraftan mali kıskaca alındığında, her dönemin yalakası 2-3 adamının verdiği gazla “muhalif gazetecileri” gazetesinden uzaklaştırarak Erdoğan’ın hışmından kurtulacağını sandı. Hükümete yakın gazetecileri bizzat evlerinde ziyaret ederek yardım istedi. Ortağı olduğu “Trump Towers” ın açılışını Başbakan’la yan yana yapınca da sulh olduklarını sandı.   
   Başbakan’ı az çok tanıyan bir kişi olarak Başbakan’ın sevmediği ilk köşe yazarının işine son verirken bu işin sonunun gelmeyeceğini Aydın Doğan’a anlatabilmeyi çok isterdim. Zira en büyük enerjisini kin ve intikamdan alan Başbakan’ın Aydın Doğan hakkındaki görüşlerini çok iyi bilirim.
   İş artık o raddeye geldi ki Başbakan muhaliflikle alakası olmayan Cüneyt Özdemir’in bir yazısına bile katlanamadı. Biliyor ki bazı gazete patronlarını çoktan yıldırdı.
   Ustalık döneminde aleyhine bir tek söz söylenmesine bile tahammül etmeyecek.
   Ortadoğu’da battıkça bunu açıkça yazan gazetecilerin patronlarına daha sert emirler verecek!
                                                                     ***
   Başbakan edep derecesini düşürdükçe beni üzen patronlar olmuyor. Mal onların, istediklerini yaparlar. Nasıl ki serbest iradeleri ile insanları işe alıyorlar, “serbest iradeleri” ile işten de atabilirler.
   Beni artık korku ruhlarını tamamen teslim almış meslektaşlarım üzüyor.
   Başbakan açıkça bize sövüyor. Bakıyorum onlarda tıs yok!
   Bu yılın mayıs ayında AKP’nin İstanbul İl Kongresi’nde Başbakan aynen:
   “Daha düne kadar, üniformalılar sizi arayıp, yazdıklarınızdan, söylediklerinizden dolayı sizi azarlıyordu. Bunları bu tasmalarından kurtaran biz olduk”, sözleri ile gazetecileri “köpek” yerine koyarken de gazeteciler sus pus olmuştu. “Tasma takmak” sözü ile kast edilen gazetecilerden dördü bizzat Kongre’de idiler. Onlar bile hakareti ne hikmetse söz birliği etmişçesine duymazdan geldiler.
   Sonradan anladım ki; Başbakan “bunları bu tasmalarından kurtaran biz olduk...” derken yine de nazik davranmış. Sözünü “yeni tasmaları biz taktık” sözleri ile bitirseydi, bazılarımız için bu söz cuk otururdu. Zira onlar nasıl ki 28 Şubat’tın muktedirleri “karşısında hazır ola geçip, selam çakıp, aldığı emir doğrultusunda köşe yazısı yazıyordu”, şimdi de bugünün muktedirleri “karşısında hazır ola geçip, selam çakıp, aldığı emir doğrultusunda köşe yazısı yazıyorlar.”
                                                                     ***
   Asker “öleceksem savaşmam”, diyemez. Balıkçı “ıslanacaksam balık tutmam”, diyemez. Yılların köşe yazarları da “ekmek teknemden olacaksam akıl ve vicdanımın sesini dinlemem”, diyemez.
   Derse -maalesef Türk basınında bugün bu tip köşe yazarları yüksek sayıda-, o zaman şimdi yaptığı gibi yediği silleyi sineye çekmeye mecbur kalır.
   Bırakın aramızda dayanışmayı, şamarı yiyen Cüneyt Özdemir bile verdiği cevapta ancak “Başbakan’ın kötü bir huyu var. Eleştirilmeye hiç gelemiyor”, diyebiliyorsa zaten bize toptan yuh olsun!
                                                                     ***
   Aydın Doğan’dan 12 yıl “gözünün üstünde kaşın var”, sözünü bile duymadım. Çalışanlarına nasıl sahip çıktığına dar bir sürü menkıbe dinledim. Kendisinden bir ricam var:
   “Lütfen, diğerlerine yaptığınızı, bu Cüneyt’e yapmayınız. Bu sefer Başbakan’ı dinlemeyiniz!”
(Yurt Gazetesi)

 

[Bu yazı 1365 kez okundu]
Cüneyt ÜLSEVER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [54]
[30 Eylül 2014] RTE IŞİD konusunda "mış" gibi yapıyor! ... [9 Eylül 2014] Köprüden önce son çıkış: Haziran 2015! ... [4 Eylül 2014] Yeni Türkiye'nin İlerleme Raporu ... [21 Ağustos 2014] İstihbarat oyunları: Merkel RTE'ye ne mesaj veriyor? ... [24 Temmuz 2014] Her mağrur bir gün mağduriyeti tadacaktır! ... [26 Eylül 2013] Anormalin normalleşmesi ... [22 Ağustos 2013] Yenildik ama boyun eğmedik! ... [6 Ağustos 2013] Ergenekon davası ışığında yakın tarihimiz ... [16 Temmuz 2013] Ahmet Davutoğlu'nun monşer düşmanlığı! ... [2 Temmuz 2013] 'Laiklikte ısrarlı olmayan demokrasi' teorisi çöktü! ... [25 Haziran 2013] Bir yükseliş ve çöküş hikayesi! ... [23 Nisan 2013] Bu nasıl barış? ... [18 Nisan 2013] Sivil vesayetin resmini yapan yargıç! ... [15 Nisan 2013] Barış için tek yol genel aftır! ... [11 Nisan 2013] Zırva tevil götürmez! ... [9 Nisan 2013] Hazır 63 akilli adam yakalamışken! ... [2 Nisan 2013] PKK ne ister? ... [19 Mart 2013] Bilim ile din aynı kaba sığmaz! ... [1 Mart 2013] Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ... [21 Şubat 2013] Turist Ömer uzayda! BDP Karadeniz'de ... [2 Şubat 2013] Çelişkiler yumağı bir başbakan ... [25 Ocak 2013] İntikam! ... [6 Ocak 2013] Mertlik ne yana düşer asker, gurur ne yana ... [20 Kasım 2012] HSYK töhmet altında kalmıştır ... [16 Kasım 2012] Ne dediğini bilmeyen başkan adayı! ... [1 Kasım 2012] Türkiye fetret* dönemine girdi! ... [30 Ekim 2012] CUMHURUN GÜCÜ NE VALİ TANIR, NE PADİŞAH! ... [23 Ekim 2012] DEVLET YALAN SÖYLER Mİ? ... [18 Ekim 2012] Cumhurbaşkanı vesayetine mi gidiyoruz? ... [4 Ekim 2012] Tansu Çiller: Daha önceleri neredeydiniz? ... [25 Eylül 2012] BALYOZ DAVASI VE WIKILEAKS BELGELERİ ... [6 Eylül 2012] Çapsızlığı baş tacı etmiş ülke! ... [24 Ağustos 2012] Davutoğlu politikalarına vahim bir örnek ... [10 Ağustos 2012] Nefret üzerinden yapılan siyaset hüsrana uğramaya mahkûmdur ... [31 Temmuz 2012] SORULAN SORU GERİ ALINAMAZ ... [27 Temmuz 2012] Bir Ahmet Davutoğlu analizi ... [24 Temmuz 2012] Ortadoğu'da vaziyet-i umumiye ... [20 Temmuz 2012] CHP'nin ev ödevi: Değişirken devam etmek ... [5 Temmuz 2012] Türkiye'de en etkin muhalefet: Fenerbahçe! ... [4 Temmuz 2012] AHMET DAVUTOĞLU'NA BASİT BİR SORU ... [29 Haziran 2012] Rusya Yeni Osmanlı'ya kürtaj yaptı ... [14 Haziran 2012] Belki haddini aşan bir yazı ... [6 Haziran 2012] Gündem yaratmanın dayanılmaz ağırlığı ... [4 Haziran 2012] Seçimli otokrasi ... [30 Mayıs 2012] Başbakan basına sövüyor, bizimkiler oralı değil ... [1 Nisan 2012] "Dostun bir fiskesi pareler beni" ... [20 Mart 2012] Üç aşamalı Suriye politikası ... [13 Mart 2012] Abant'ta Anayasa konuşuldu ama hukuk unutuldu! ... [16 Şubat 2011] Odatv baskınının düşündürdükleri ... [1 Şubat 2011] Endişeli muhafazakârlar ... [3 Ocak 2011] Bir Türk bir Kürt'ü severse! ... [2 Aralık 2010] Wikiat! (Bildiklerim aklıma takılanlardır) ... [23 Kasım 2010] Tahran'a pirince giderken Lizbon'da. ... [24 Ekim 2010] Adaletin bu mu Adalet Bakanı? ...
Cüneyt ÜLSEVER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™