Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Yaz gündemi ve özgürlükler
27 Temmuz 2012, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

Acaba 2012 yazını belirleyen nedir? Anayasa olması beklenirdi. Ama değil. Nedeni, AKP’nin iktidarı pekiştiren önceki adımları “kazanım” olarak algılayıp, bunları daha uzağa taşıma isteği. Buna karşılık, özgürlükler konusunda isteksiz ve ikircikli tutumu. İfade özgürlüğü üzerine hazırladığı rapor, bunun kanıtı. “Sınırlı özgürlük” anlayışı sorgulandığında, karşılaştırma yapılan metin, İHAS md. 10 olabiliyor; yani, tam 62 yıl önce yazılan ve taraf devletlere seçenekler sunan madde. Yoksa, devlet, Avrupa Sözleşmesindeki sınırlama nedenlerinin tümünü bir “torba” şeklinde alacak anlamında değil. Şu benzeşme anlamlı: Tam 30 yıl önce, 1982 metnini yazanlar, eleştiriler karşısında, “İHAS’ta da var”, diyorlardı…

İfade özgürlüğü bakımından; AKP’lilerin sergilediği bu anlayışla, Hükümet tarafından yürütülen politika arasında koşutluk var. Bu çerçevede, şu üçlü ayrışma giderek derinleşiyor:

- Alevilere karşı Sünniler,

- Kürtlere karşı Türkler,

- Muhaliflere karşı iktidar sahipleri

 


-Dinsel yayılma ve hakimiyet: Tek Parti döneminde cami faaliyetlerinin kayıtlanmasını, siyasete malzeme yapmak için sürekli mağduriyet öğesi olarak kullananlar, Alevilere, “dinsel özgürlüğü” tanımama kararlılığını sürdürüyor. Diyanet İşleri Başkanı, bütün üniversitelere cami inşaatı kampanyasını başlatırken, TBMM Başkanı, cemevine hayır demek için Diyanet İşlerini referans alabiliyor. Çamlıca tepesine cami inşaatı duyurusu (sahibi,  tarzı ve zamanı) ise, kent ve planlama hukuku ilkeleri “sıfırlayabiliyor”.

 

-Ne açılım, ne demokrasi: DTP’den sonra partileri hukuken  kapatma işleminde bir “mola”dan söz edilebilir.  Ne var ki, BDP’lilere yönelik siyasal-yargısal ve idari söylem ve uygulama, kapatmadan daha ağır sonuçlar doğuran yaptırımlar zinciri görünümü veriyor.  Silivri’deki 13 Temmuz duruşması, KCK davasının siyasal rengini, bir kez daha gözler önüne serdi. 14 Temmuz Diyarbakır çatışmaları, İstanbul 1 Mayıslarını hatırlatmıyor değildi. KCK davası süreci gibi, “Diyarbakır’da Kürtçe verilen 19 parka iptal” (Radikal, 22 Temmuz) de, sadece  yargı kararıyla açıklanamaz…

-Çünkü, AKP, herhangi bir mevzuatta (yönetmelik, tüzük, yasa, anayasa) ihtiyaç duyduğu zaman ( kişi, parti ve partizanlar lehine) dilediği değişikliği yapmayı meşru ve mubah görüyor. Bu nedenle, “yargı kararı veya bağımsızlığı”, inandırıcı veya geçerli bir savunma değil. TÜBİTAK’tan TÜBA düzenlemesine, 2010 Anayasa değişikliğinden “3.yargı paketi”ne kadar, düzenleme nedeni ve amaç ilişkisi bakımından paralellik açık.

İşte bu politika, “tarafları kayırma ve muhalifleri sindirme” bağlamında, -Kürt veya Alevi gibi belli toplumsal kesimlerle sınırlı kalmayıp- bütün ülkeyi kapsamına alıyor ve kalıcı iktidar hedefini yansıtıyor.  Bu süreçte, olağanüstü mahkemeler, etkili bir  yargısal araç işlevi görmekte…

“Ustalık dönemi AKP’si”, bu hedeflerini pekiştirme yolunda 2012 yazında yol almaya devam ediyor. Ramazan ayının yazın ortasına rastlaması, bunun için vesile oluştursa da, Suriye’deki olaylar, hesapları alt-üst edebilir:

- Körfez savaşı sırasında (‘90’ların başı), yöneticilerimiz emperyal güçlere yaslanmak istedi, tutmadı…

- Irak savaşında (2000’ler başı), benzer hesap, yine tutmadı…

- Suriye iç savaşı (2010’lar başı): Yöneticiler, bu kez kendilerini emperyal güç olarak görmeye başladı. Bir yandan, Suriye’de yönetime karşı mücadele eden muhalif güçleri ne pahasına olursa olsun desteklerken, ülke içinde muhalif olarak algıladığı kesimleri bastırma politikasını sürdürdü. Ne var ki, Suriye’de desteklediği gruplardan biri (Kürtler ve bölgesi) ile Türkiye’de bastırmaya çalıştığı gruplardan birini (Kürtler ve bölgesi), örtülü bir ittifak eşiğine taşımış oldu…

Bu durum, 2012 yazını ısıtacak olan ulusal ve sınır-ötesi eksende bir sorun olarak iktidarı sarsıcı  etkiler yaratsa da; her ne olursa olsun, kendini kalıcı kılma taktiklerini geliştirmeye devam edecek … 

 

 

 

 

 

Özgürlükler için izin…

Kısacası, ülkenin durumu özgürlükler açısından içaçıcı değil. Ben ise, yine de özgürlükler adına izin istiyorum. Neden ve nasıl?

- Özgürlükler Hukuku (6. Bası), yıllar önce tükenmişti. Başta İmge’den gelmek üzere güncelleme istek ve önerileri karşısında korsan bası ve çoğaltmalar, üzerimde artık ertelenemez bir baskı yarattı. Onuncu yılında güncelleme zorluklarını göze almanın seçeneği yoktu…

-Gerçi, “Hangi Türkiye?”nin devamı olan “Hangi İnsan Hakları?” ve “Hangi Anayasa?”  son okumalar için masada. Ama yoğun emek, Özgürlükler Hukuku için harcanacak…

 

- Bu amaçla, Ağustos ayında sizlerden izin istiyorum. Eylül başında görüşebilmek umuduyla, dinlendirici tatil dileklerimle, daha özgür nice yaz(ı)lara…

(Birgün)

[Bu yazı 1745 kez okundu]
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[26 Aralık 2016] Parlamentarizm kalkıyor, ama başkanlık gelmiyor. ... [2 Ağustos 2016] Adil yargılama neden önemli? ... [2 Mayıs 2016] Anayasa'ya aykırı anayasa değişikliği ... [10 Şubat 2016] Yerli ve milli anayasa çelişkisi ... [28 Ocak 2016] 'Türkiye'de çevre adaleti' Avrupa Parlamentosu'nda. ... [31 Aralık 2015] 'Demokratik özerklik' talebi, Anayasa ihlali mi? (Güç bizim, kural ise sizin.) ... [30 Aralık 2015] Sivil toplum örgütleri Anayasa sınavında. ... [17 Aralık 2015] Anayasa konusunda muhalefete düşen görev ... [3 Aralık 2015] Tahir Elçi, 'hukuksuzluk' kurbanı. ... [19 Kasım 2015] 'Yeni Anayasa' deme hakkınız yok, eğer; ... [12 Kasım 2015] Anayasa bahane, başkanlık şahane... ... [5 Kasım 2015] Sivil toplumun demokratik gücü... ... [15 Ekim 2015] "Ankara Katliamı"na hukuki yaklaşım ... [8 Ekim 2015] "Muhalefet lideri" Davutoğlu'nu dinlerken ... [3 Eylül 2015] Kutsanan yaşam ise barış, ölüm ise savaş ... [13 Ağustos 2015] Seçim yolunda anayasa dışı tuzaklar ... [30 Temmuz 2015] Müstafi hükümet ve kamu düzeni... ... [2 Temmuz 2015] AKP ve 'Havuz'u: 'Savaşa evet, koalisyona hayır!' ... [30 Haziran 2015] Seçmen freni: Yasama ittifakı için azınlık hükümeti ... [28 Mayıs 2015] Anayasa Mahkemesi seçimlerle ilgili karar vermeli ... [21 Mayıs 2015] Yüksek Seçim Kurulu (YSK): Karar seçenekleri... ... [7 Mayıs 2015] 'Eski Türkiye'/AKP-Saray ittifakı: 'Yeni Türkiye' ... [17 Mart 2015] Parlamenter rejimi işler kılmak için... ... [29 Ocak 2015] Partiler, seçim ve 'yeni' anayasa sınavına ne kadar hazır? ... [15 Ocak 2015] Bizdeki İslâm: Korkan mı, korkutan mı? ... [8 Ocak 2015] 3. büyük korku: Hukuk ... [25 Aralık 2014] Güvensizlik ve istikrarsızlık sarmalında ba(ğ)zı yasalar ... [11 Aralık 2014] İnsan hakları mı, mezhep mi? ... [4 Aralık 2014] İktidarın iki büyük korkusu: ... ... [6 Kasım 2014] Yargılamada makul süre: Amaç ve araç çelişkisi ... [30 Ekim 2014] Anayasa'ya aykırı yasa önerisi... ... [2 Ekim 2014] Özgürlükten kaçışın 10. yılı... ... [11 Eylül 2014] 'Anayasa oyunu'na gelinmeye! ... [4 Eylül 2014] "Eski" hükümetle "yeni" Türkiye ... [21 Ağustos 2014] Resmi Gazete engeli: "Seçilme" itirafı ... [7 Ağustos 2014] CB seçimleri: Yanlış ve doğrular ... [31 Temmuz 2014] 'Yeni' Türkiye'de insan hakları... ... [17 Temmuz 2014] Ama hangi anayasa ... [10 Temmuz 2014] Ne vesayet, ne de siyaset makamı ... [7 Temmuz 2014] Halk, neyi oylayacak? ... [26 Haziran 2014] Silivri'yi 'darbeciler' mi inşa etti? ... [20 Haziran 2014] Tekli zorlama ve toplu onarım ikilemi ... [12 Haziran 2014] '.En çok ihlal kararı verilen ülke' ... [5 Haziran 2014] AYM, toplu özgürlükler sınavında ... [29 Mayıs 2014] 'Başkanlık Kaldıracı', 'Demokrasi Şalı' demek... ... [22 Mayıs 2014] Düzenleme/Denetleme ve Yaptırım ... [8 Mayıs 2014] CB seçimi: Yarışma-çatışma ikilemi ... [24 Nisan 2014] "Konusu suç teşkil eden emir." ... [17 Nisan 2014] MİT devleti inşasında AYM sınavı ... [10 Nisan 2014] Halk iradesine saygısızlık... ... [27 Mart 2014] Tek parti değil, koalisyon... ... [20 Mart 2014] 'Torba politikası' tutar mı? ... [6 Mart 2014] Anayasa'ya aykırı 'demokratikleşme' ... [27 Şubat 2014] Hukuk yoksa, çete var.. ... [13 Şubat 2014] Anayasa'ya "Açık Aykırılık" ... [6 Şubat 2014] 'Rüşvetle Mücadele Komisyonu' ... [30 Ocak 2014] Tunus, Türkiye'yi esinleyebilir mi? ... [23 Ocak 2014] ". Din ile siyasetin bir arada yürümediği" ... [16 Ocak 2014] Suçlu sayılmama ilkesini de karartan suçlular ... [2 Ocak 2014] 2014: "Hukukla tanışma" yılı olabilecek mi? ... [27 Aralık 2013] Yargıçlar, demokrasi aktörü olabilecek mi? ... [20 Aralık 2013] Anayasa, yargıçları da bağlar... ... [12 Aralık 2013] İnsan Hakları Dünya Mahkemesi ve Türkiye ... [5 Aralık 2013] Mısır, Tunus ve Türkiye ... [21 Kasım 2013] "Hamaney Kürdistan'da." ... [14 Kasım 2013] Muhafaza-kar(lı)lık ve sınırlar ... [31 Ekim 2013] Yeni bir anayasa değişikliği desteklenmeli mi? ... [24 Ekim 2013] 'AB İlerleme Raporu' yansız mı? ... [22 Ağustos 2013] Demokrasi yoluyla hizmet... ... [8 Ağustos 2013] Yönetimin adı ne? ... [21 Haziran 2013] Fişleyen, "Milli İrade" mi? ... [11 Nisan 2013] Oligarşi mi, anayasal monarşi mi? ... [29 Mart 2013] 'Barış sürecinde' siyaset ve hukuk ... [15 Mart 2013] YA AVRUPA OLMASAYDI? ... [7 Mart 2013] 4. Yargı paketi ve hukuk güvenliği ... [1 Mart 2013] "TEK" SEVENLER ÜLKESİNDE " YARGI BİRLİĞİ" ... [21 Şubat 2013] Yanlışlar zincirinde: Yetkisiz AKP, etkisiz CHP ... [14 Şubat 2013] İki 'ucu açık': Avrupa ve Anayasa ... [1 Şubat 2013] İHAM önündeki Türkiye (Birinci mi, sonuncu mu?) ... [3 Ocak 2013] 2013 neden önemli? ... [1 Kasım 2012] Anayasal krizi mi, demokrasi eksiği mi? ... [27 Eylül 2012] Bireysel başvuru etkili olabilir mi? ... [19 Temmuz 2012] "İnsan hakları alanında temayüz" edenler. ... [12 Temmuz 2012] "Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi"nde hak ihlalleri... ... [5 Temmuz 2012] DGM-ÖYM-BACM : sayısal çoğunluğu kalıcı kılma araçları mı? ... [28 Haziran 2012] Havacılık hizmetlerinde grev yasağı, Anayasa'ya aykırı ... [22 Haziran 2012] AKP/AYM: Putin-Medvedev ... [9 Mart 2012] DENGE VE DENETLEME SİSTEMİ DE NE DEMEK? ... [1 Mart 2012] "28 ŞUBAT"A HAYIR, AMA YETMEZ...! ... [27 Ocak 2012] Anayasa tipolojisinde Türkiye... (Anayasa zamanı ve mekânı.) ... [3 Kasım 2011] İnsan (enkazda), fikri (hapiste)... ...
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™