Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Suriye'deki 'büyük resim'
25 Temmuz 2012, Semih İDİZ
, Semih İDİZ

Hükümetin “ilkesel duruş” söylemiyle bezeyerek Suriye’de uyguladığı tek boyutlu Sünni yanlısı siyaset nedeniyle o ülkeyle ilgili “büyük resim” Türkiye’de yeterince algılanamadı.
AKP iktidarının söyleminin etkisindeki kamuoyumuzda, Suriye’de bir tarafta laik ve dinsiz bir lider ile acımasız yönetimi, diğer taraftaysa ezilen ve öldürülen Müslüman kitleler olduğuna dair bir izlenim doğdu.
Bu arada, rejim yanlısı Aleviler bir yana, örneğin Suriye nüfusunun yüzde 10’unun Hıristiyanlardan oluştuğunu bilmeyen, bu nedenle de geçtiğimiz günlerde öldürülen Savunma Bakanı Davut Rajha’nın Hıristiyan olmasına şaşıran insanlara rastlıyoruz.
Fakat o ülkede büyüyen yangının Türkiye’yi giderek daha fazla ilgilendirmesiyle, “Suriye gerçeğini” daha iyi anlamaya başladık. Ortaya çıkan görüntü ise şimdi bazı çevrelerde alarm zillerinin çalmasına neden oluyor.

‘Toprak bütünlüğüne’ vurgu
Bu açıdan en önemli gelişme, kuşkusuz, Suriye’deki Kürtlerin beklenmedik ve önemli ölçüde kansız hamlelerle Türk sınırı boyunca özerk bir bölge oluşturmaya doğru hızla ilerlemeleridir.
“Kuzey Irak,” şimdi de “Kuzey Suriye” derken, Türkiye’nin öngöremediği ve kontrol edemediği koşulların bağımsız bir “Büyük Kürdistan”a ebelik etmeye başladığına dair endişe milliyetçi çevrelerde hızla yayılıyor.
Bu nedenle, Başbakan Erdoğan’ın Moskova’da “Suriye’nin toprak bütünlüğüne” yaptığı vurgunun Ankara tarafından bundan böyle daha fazla telaffuz edileceğini tahmin etmek güç değil. Oysa bugüne kadar ki Esad karşıtı hükümet söyleminde bu husus şimdi iddia edildiği kadar çok dillendirilmedi.
Daha çok, “eli kanlı diktatör gitmeli” şeklinde özetlenebilecek tek düze bir söyleme tanık olduk. Baas rejimini Sünni çoğunluğa karşı koruyucu olarak gören Alevilerin ve Hıristiyanların endişeleri ise büyük ölçüde yok sayıldı.
Irak’ın işgali ile tarihi bir fırsatı yakalayıp bunu iyi değerlendiren Kürtlere, Suriye’deki rejimin yıkılmasıyla bir tarihi fırsatın daha doğacağı da önemli ölçüde göz ardı edildi.
Ancak Suriye ile ilgili “büyük resim” artık netleştiğine göre ciddi bazı olasılıklara işaret etmek gerekiyor.

Irak’taki saldırılar ve Suriye
Saddam döneminde azınlıktaki Sünnilerin çoğunluktaki Şiileri baskıyla yönettiği Irak, aslında azınlıktaki Alevilerin çoğunluktaki Sünnileri baskıyla yönettiği Suriye için “bir ayna görevi” de yapıyor.
Bu arada Kürtlerin de iki ülkede her zaman ortada kalıp her halükarda ezildikleri unutulmamalı. Özetle, mezhep ve etnik açıdan bölünmüş olan Irak’ta yaşananlar Suriye’de yaşanacakların haberciliğini yapıyor.
Irak’ın çeşitli kentlerinde önceki gün gerçekleştirilen ve 100’ün üzerinde insanın ölümüne neden olan tahrik amaçlı saldırılar da bu açıdan dikkat çekiyor. Arkasında El Kaide veya benzeri bir örgütün bulunduğu sanılan bu saldırıların Suriye’de de yaşanacağına kesin gözüyle bakılıyor.
Şam’daki Savunma Bakanlığı’na karşı düzenlenen ve rejiminin kilit dört isminin öldürüldüğü saldırının kim tarafından yapıldığı da zaten açıklık kazanmadı. Sorumluluğu “Özgür Suriye Ordusu” kadar, kendisine “Liwa al Islam” diyen ve daha önce duyulmamış olan bir İslami örgüt de üstlendi.
Bu arada birçok gözlemci, Irak’taki bu saldırıların Suriye’deki Sünni ayaklanmasından bağımsız olarak görülemeyeceğini söylüyor. Suriye’deki diğer ciddi olasılıklar arasında, Irak’ta görülen Arap-Kürt çekişmesi paralelinde gelişmelerin yaşanması ve iç savaşın Türk sınırı boyunca farklı boyutlar kazanması da var.
Bu arada “ortak düşmana” karşı gelişmesi beklenen ve Suriye nüfusunun dörtte birini temsil eden Alevi-Hıristiyan işbirliğinin, dışarıdan gelecek destekten de yararlanarak, Suriye’nin parçalanmasını hızlandırması da ciddi bir olasılık.
Öte yandan Ankara’nın, Suriye’nin kuzeyindeki PKK yanlısı Kürtlere karşı yapacağı olası askeri operasyonların, Kuzey Irak ile gelişen ilişkileri bozmanın ötesinde, bu karmaşık ortamda Türkiye’yi ne tür bölgesel maceralara sürükleyeceği de belli değil.
Özetle Suriye’deki “büyük resim” Türkiye açısından hiç de iç açıcı değil. Asıl sorunlarımız ise Esad sonrasında başlayacak.

(Milliyet)

[Bu yazı 1177 kez okundu]
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™