Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Arkanda böyle bir hukukçu olunca!
20 Temmuz 2012, Mehmet Y. YILMAZ
, Mehmet Y. YILMAZ

DENİZ Feneri e.V. davasında “çıkar amaçlı örgüt kurmak” ve “dolandırıcılık” suçlamaları hakkında verilen takipsizlik kararı kesinleşti.
 

Görevden alınan savcılar, soruşturmayı “örgüt ve dolandırıcılık” suçlaması üzerinden yürütüyorlardı. HSYK’nın eski savcıları görevden alma kararından sonra soruşturmayı devralan savcılar ise bu kanaatte değillerdi. Şikâyetçi avukatlarının yaptığı itiraz mahkeme tarafından reddedildi.
Böylece sanıkların rahat bir nefes alabileceklerini söyleyebiliriz. Çünkü daha ağır bir cezaya çarptırılmaları olasılığı ortadan kalktı, şimdi daha hafif bir ceza istemiyle yargılanabilecekler.
Tabii yargılanmaları mümkün olursa!
Çünkü davaya hangi mahkemenin bakacağı hâlâ belli değil, görevli mahkemenin hangisi olacağına karar verme süreci Yargıtay’a kadar uzayabilir.
Bir de bakmışsınız zaman da aşılıvermiş! Türkiye’de görmediğimiz bir durum değil bu.
İşin ilginç yönü, aynı suçu yargılayan Alman mahkemesi, Almanya’daki sanıkları mahkûm ederken suçu “yüz yılın dolandırıcılığı” olarak nitelemiş, “asıl faillerin” Türkiye’de olduğunu belirterek, bu davanın sanıklarını işaret etmişti!
Demek ki aynı durum, orada farklı, burada farklı görülüyor.
Tabii bir olasılık da Almanya’daki sanıkların avukatlarının buradaki sanıkların avukatları kadar bilgili ve güçlü olamamaları olabilir.
Biliyorsunuz burada öyle yetkilere ve bilgilere sahip bir hukuk insanı var ki istediği davada savcı, istediği davada avukatlık yapabiliyor, hatta bazen canı isterse hâkim bile olabiliyor!
Arkanda böyle bir hukukçu varsa, insan neden korkar ki zaten!

Beyoğlu sokakları

BEYOĞLU’nda Asmalımescit’te sokaklardaki masaların belediye ekiplerince toplanmasının üzerinden bir yıl geçtiğini ve belediyenin, bir düzenleme ile masa konulmasına yeniden izin vereceğini açıkladığı halde bunu yapmadığını yazmıştım.
Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan aradı ve masalar kaldırılırken verdikleri sözü tuttuklarını söyledi. Birlikte sokakları dolaşmayı da önerdi ama vaktim olmadığı için bunu yapamadık. Bugünlerde bu konuda ayrıntılı bir basın açıklaması yapacaklarını da söyledi.
Beyoğlu Belediyesi’nin, sadece Asmalımescit’te değil, Beyoğlu’nun diğer sokaklarında da dışarıya masa konulması uygulamasına devam ettiğini belirtti. İhlal edilemez fiziksel sınırlar oluşturmak şartıyla, işletmelerin parsel sınırlarında bina alanının dışında kalan yerlerin açık alan uzantısı olarak kullanıldığını söyledi.
İlk fırsatta Beyoğlu’na giderek sokakları dolaşacağım. Arkadaşlarımdan aldığım bilgiler, eskisi gibi neredeyse tüm sokağın masalarla dolu olmadığını ama açık alanlarda masaların geçişe engel olmayacak şekilde kullanılabildiğini gösteriyor.
Durumu bilgilerinize sunarım.

Bu uyarıyı yapmak zorundayım

RTÜK’ün girişimleriyle okullara seçmeli olarak “medya okuryazarlığı dersi” konuldu.
Olumlu bir girişimdir diye düşünüyorum. Gazete, dergi, kitap okuma alışkanlığı küçük yaşlarda başlar ve bu ders sayesinde evlerinde böyle bir alışkanlık ile tanışmayan çocukların da bu alışkanlığı geliştirmeleri mümkün olabilir.
RTÜK bu amaçla tanıtım reklamları da hazırlamış, velileri bilgilendiriyor ve çocuklarının bu dersi seçmeleri için onları teşvik ediyor.
Geçen gün radyoda bu reklam spotunu dinlerken, velileri ve çocukları bir de ben uyarayım istedim.
Reklamın bir yerinde çocukların “eleştirel düşünme alışkanlıklarını geliştirmeleri” için bu dersi seçmeleri gerektiği de söyleniyor.
“Aman çocukları uyarayım” diye düşünmeme neden olan şey bu.
Bizim memlekette “eleştirel düşünce” alışkanlığı pek makbul bir şey sayılmaz.
Okulda bunu yaparsanız öğretmen kulağınızı çeker, uslanmayıp yapmaya devam ederseniz, müdür velinizi okula çağırır, uyarır.
Üniversitede bunu yapmaya kalkarsanız, üniversite güvenlik görevlilerinden dayak yer, bir de üstüne disiplin kuruluna verilirsiniz, üniversiteden atılmak bile söz konusu olabilir.
İşe girdiğinizde bunu yapmaya kalkarsanız, amirleriniz en hafifinden size “ukala” derler ki özel sektördeyseniz işten çıkarılmanız bile mümkündür. Kamuda çalışıyorsanız, haritadan yer beğenir, her sene bir ev taşırsınız.
“Eleştirel düşünceyi” fazla abartırsanız sonu hapishane bile olabilir ki bizim memleketimizde sırf bu nedenle bütün gençliklerini hapiste geçirenlerin sayısı az değildir.
Bu topraklarda eleştirel düşünseniz bile bunu kendinize saklamanız gerekir, çıkıp ortalık yerde söylerseniz, kahvehanede dayak yemeniz bile olasıdır.
Onun için aman diyeyim, derslerdeki bu özelliği fazla abartmayın. Dinleyin, kulağınızın arkasına atın.
Devlet böyle der ama yarın dediğini yaptığınız için başınıza nelerin geleceğini kimseler bilemez, uyarmış olayım.

(Hürriyet)

[Bu yazı 1493 kez okundu]
Mehmet Y. YILMAZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [63]
[17 Nisan 2014] Başbakan Başsavcı Başyargıç! ... [21 Şubat 2014] Alaturka Baas rejimine bir adım daha! ... [31 Ağustos 2013] Nasıl bir kalp bıraktın, bilir misin ardında? ... [25 Haziran 2013] Yüzleri kızarmadan asla anlatamazlar ... [24 Haziran 2013] Halkı ikiye bölme suçu! ... [8 Haziran 2013] Kişi başı terörist sayısında dünya birincisiyiz! ... [6 Mayıs 2013] 'Hukuk' siyasetin elinde 'guguk' olunca ... [15 Nisan 2013] Paket paket adalet! ... [9 Nisan 2013] Hainleri Belirleme Enstitüsü! ... [20 Mart 2013] Ergenekon'un kolları nereye kadar uzanıyor? ... [11 Mart 2013] Gerçekten anayasa hukuku okumuş olabilir mi? ... [26 Şubat 2013] Bir torba dava daha mı geliyor? ... [25 Şubat 2013] Paket paket adalet! ... [15 Şubat 2013] Bu memlekette 'kâğıt' asla kaybolmaz ... [15 Ocak 2013] MİT bu ihbarları neden bugüne kadar sakladı? ... [7 Ocak 2013] Gördük ki yer yerinden oynamıyor! ... [2 Ocak 2013] Siyasi irade yoksa çözüm de olmaz ... [28 Aralık 2012] Gulyabanilerden sarmısakla mı korunacağız? ... [20 Kasım 2012] Erdoğan'a bu soruyu sorarlar mı? ... [15 Kasım 2012] Örtülü ödenekte rekor artış ... [24 Ekim 2012] Allah müstahakını versin ... [23 Ekim 2012] Başbakan özür dilemelidir ... [16 Ekim 2012] 'Fire' değil özgür irade! ... [12 Ekim 2012] Filmin eğrisi doğrusuna denk gelmiş ... [21 Eylül 2012] İktidar ve muhalefete birer sorum var ... [15 Eylül 2012] Bırakın da aranızdan biraz rüzgâr geçsin ... [11 Eylül 2012] Bağımsız yargımızın 'vesikalık' bir fotoğrafı ... [31 Ağustos 2012] Dışişleri Bakanlığı TBMM'nin amiri mi? ... [27 Ağustos 2012] Milletin vekilinden saklanan nedir? ... [22 Ağustos 2012] Amaç gerçeği öğrenmekse ... [16 Ağustos 2012] Bu günahın hesabını veremezsiniz ... [14 Ağustos 2012] Kaç Mehmet ölse yeterli olurdu? ... [31 Temmuz 2012] Mutlak iktidar mutlaka bozar ... [16 Temmuz 2012] Onlar beğenmiyorsa her şey yasak! ... [13 Temmuz 2012] İstanbul yıkıldıktan sonra! ... [9 Temmuz 2012] Şu tutanakları açıklasanız da öğrensek ... [28 Haziran 2012] Türkiye'nin Dobuları ... [25 Haziran 2012] 'Sakin ve etkili güç politikası' ne demek? ... [22 Haziran 2012] PKK'ya silah bıraktırmak için yönteminiz nedir? ... [4 Haziran 2012] Herkesin her gün işlediği 'suç'! ... [1 Haziran 2012] Acaba bugün aklına ne gelecek? ... [15 Mayıs 2012] Bakan 'cilasız teftişe' çıkmalı ... [11 Mayıs 2012] Yeni 'dekoderimiz' Hüseyin Çelik oldu ... [26 Nisan 2012] Dünü bırakın bugünden söz edin ... [17 Nisan 2012] 'Aydınlık için bir dakika karanlık' meselesi ... [6 Nisan 2012] Dış politika ideolojik körlük ile malul ... [29 Mart 2012] Davayla ilgisi olmayan bir soru ... [20 Mart 2012] Adalette standart sorununu da unutmayalım ... [19 Mart 2012] Erbakan'ın serveti Akbil ve Deniz Feneri ... [7 Mart 2012] Bedeli küçücük çocuklara ödettirmeyin ... [14 Şubat 2012] 'Hukuk da bir yere kadar' anlayışı! ... [27 Ocak 2012] Başbakan 'kuzey'i neden bu kadar çok istiyor? ... [22 Aralık 2011] Bir demokraside böyle bir suç olmaz ... [7 Aralık 2011] Bu davayı hep birlikte izleyelim ... [1 Aralık 2011] Devlet yapamayınca çeteler devreye girer ... [25 Ekim 2011] Etnik kökenlerimizin ne önemi var? ... [6 Ekim 2011] Yargı saygı duyulmayı hak etmeli ... [1 Eylül 2011] Sap ile saman karıştırma uzmanları ... [30 Ağustos 2011] Yaşasın Adalet Bakanlığı! ... [5 Ağustos 2011] Bir, iki, üç de yetmez. Dört, beş, altı olsun! ... [23 Mayıs 2011] Bir karar verseniz iyi olacak ... [4 Mayıs 2011] 10 milyar dolar da benden olsun! ... [20 Nisan 2011] Bu sorunu yüzde 10 barajı yarattı! ...
Mehmet Y. YILMAZ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™