Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
"İnsan hakları alanında temayüz" edenler.
19 Temmuz 2012, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

“İnsan hakları alanında temayüz” edenler…

Kurul üyeliklerine…seçilecek adaylar… bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren en geç otuz gün içinde başvurur veya… teklif edilir. Kurul üyeliklerine ilk seçimler en geç 23/9/2012 tarihine kadar gerçekleştirilir.” (Geçici md. 1/2).

Yasa, 30 Haziran’da yürürlüğe girdiğine göre, adaylar herhalde belli olmaya başlamıştır. Başvuru ölçütü, “insan hakları alanında temayüz” etmiş olmak. Toplam 11 üyenin 7’si Bakanlar Kurulu, 2’si CB, 1’i YÖK, 1’i de Barolar tarafından atanacak ve seçilecek.

Kısacası, Türkiye İnsan Hakları Kurumu (TİHK) üyeleri, Yürütme organınca belirlenecek. Bunun anlamı şu: İnsan hakları ihlâlleri, çoğunlukla Yürütme ve hiyerarşik sorumluluğu altında bulunan idareden kaynaklanır. Bu nedenle Kurum, insan haklarını koruma ve geliştirme işlevini, kural olarak kendisini belirleyen organa karşı yerine getirecek!

Kurul’un oluşumunda sorun olarak dikkat çeken üç önemli nokta:

-“temayüz etmek”: Başkalarına göre üstün duruma gelme, sivrilme, seçkinleşme (TDK, Türkçe Sözlük).

-“kapalı devre”: temayüz ettiği(ni) düşünülen ve/ya düşünen adaylar, hükümet ve CB tarafından, saydamlık ilkesinden uzak bir şekilde atanacak.

-“dışlananlar”: belirleme sürecinde insan hakları alanında uzmanlaşmış dernek ve vakıflar ile, halkın seçtiği TBMM, tamamen dışlanmış bulunuyor. Böylece, üyelerin belirlenmesinde, uzmanlık, demokratik ve saydam süreçler, devre dışı bırakılmış oluyor.

“Milletvekillerine çağrı”

Bu, konuyla ilgili son yazımın (03.02.2011) başlığı ve şöyle bitiyordu:

Anayasa’nın yenilenmesi, gündemin ilk sırasını tuttuğuna göre, yerindelik bakımından da, İH yapılanmasında Anayasa belirleyici olmalı. Aksi halde, ‘yasaya uygun bir anayasa’ süreci yaşanmaz mı? Yapılması gereken, bu konunun doğrudan Anayasa’da düzenlenmesi; tıpkı son değişiklikte ombudsmanın düzenlendiği gibi… Eğer Anayasa’da yeniden ele alınacaksa, şimdi yasa neden oylanıyor? Yok eğer, son şekli bu olacaksa, reddi, kabulünden çok daha yararlı olur. Çünkü, bu yasayla kurulacak bir birim, Türkiye’de çağdaş anlamda İH’nın ilerletilmesine katkıdan çok, hükümetlerin İH’nı ihlâl politika ve uygulamalarını meşrulaştırma işlevi görür. Lütfen hayır deyin!”

6332 sayılı yasa: TİHK

12 Haziran seçimleri sonrası yeni anayasa çalışmaları fiilen başladığı sırada, TİHK yasa tasarısı yeniden gündeme getirildi.

6328 sy.lı Kamu Denetçiliği Kanunu (KDK)(R.G.: 29 haz.) ve 6332 sy.lı Türkiye İnsan Hakları Kurumu Kanunu (R.G. : 30 haz.), yürürlüğe girdi.

KDK, 2010 anayasa değişikliği gereği hazırlandı. İdarenin denetiminde hedefi, “insan haklarına dayalı adalet anlayışı” şeklinde belirlemiş. Başdenetçi, TBMM tarafından seçilecek… Bu bakımdan, TİHK yasasına göre demokratik.

Oysa TİHK, görev alanı olarak Kamu Denetçiliğinden daha geniş ve genel bir kuruluş. Hazırlık sırasında, iki yıl önce de, ilgili kuruluş ve uzmanların görüşlerine “sözde” başvurulmuştu. Hatta bu amaçla, öneri metin iletenler de oldu… Bu kez de, görüş alınıyor gibi yapıldı. TBMM İHİK, UNESCO İnsan Hakları İhtisas Komitesi’nden taslak bile istedi. Fakat, TBMM’nin hızına kimse yetişemedi. Dahası: İH İhtisas Komitesi tarafından hazırlanan metnin UNESCO Milli Komisyonu sitesine konulmasına bile izin verilmedi. Gerekçe: eleştirel öğeler içermesi…

Bakanlar Kurulu hangi yasayı yürütür?”

6332 sayılı Yasa, sözel olarak Türkiye’nin taraf olduğu konuyla ilgili uluslararası düzenlemelere yabancı bir bağlamı yansıtıyor. Fakat düşündürücü olan, aynı konuya ilişkin yasaları yadsıma: İnsan Hakları Danışma Kurulu (İHDK) dahil, insan hakları birimlerini düzenleyen 4643 (ve 3056) sayılı Yasalar. 4643 sy.lı Yasa ile öngörülen İH İnceleme ve araştırma heyetlerinin neden kurulmadığı veya İHDK’nın neden çalıştırılmadığı, sanki yasamanın tamamen dışında bir sorun.

Oysa muhatap, yeni Yasanın da öncüsü: “Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür”. Ne var ki, 4643 sy.lı Yasayı Bakanlar Kurulu, 8 yıldır yürütmüyor. Peki, 6332 sy.lı yasayı yürütecek mi?

İlkini neden yürütmedi? Yürütme adına TBMM üyesine verilen yanıta göre neden, “Kurul üyeleri arasındaki görüş ayrılıkları” (4.1.2012). Şu halde, yeni Kurul için, “insan hakları alanında temayüz etmiş”, ama aynı zamanda benzer görüşlü kişiler bulunacak…

Tutarlılık mı, çelişki mi?

İnsan hakları ihlallerinin giderek yaygınlaştığı ve Türkiye’nin çoğulcu toplum yapısından uzaklaştırılmaya çalışıldığı bir ortamda, İH Kurumu, insan haklarına saygılı bir devlet hedefine katkı sağlar mı? Yoksa, iktidar açısından ihlalleri meşrulaştırma aracı olarak kullanılma riski mi daha çok? Sorulara yanıt için, önce, “insan hakları alanında temayüz etmiş” 11 zevatı tanımak gerek…

(Birgün)

[Bu yazı 1685 kez okundu]
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[26 Aralık 2016] Parlamentarizm kalkıyor, ama başkanlık gelmiyor. ... [2 Ağustos 2016] Adil yargılama neden önemli? ... [2 Mayıs 2016] Anayasa'ya aykırı anayasa değişikliği ... [10 Şubat 2016] Yerli ve milli anayasa çelişkisi ... [28 Ocak 2016] 'Türkiye'de çevre adaleti' Avrupa Parlamentosu'nda. ... [31 Aralık 2015] 'Demokratik özerklik' talebi, Anayasa ihlali mi? (Güç bizim, kural ise sizin.) ... [30 Aralık 2015] Sivil toplum örgütleri Anayasa sınavında. ... [17 Aralık 2015] Anayasa konusunda muhalefete düşen görev ... [3 Aralık 2015] Tahir Elçi, 'hukuksuzluk' kurbanı. ... [19 Kasım 2015] 'Yeni Anayasa' deme hakkınız yok, eğer; ... [12 Kasım 2015] Anayasa bahane, başkanlık şahane... ... [5 Kasım 2015] Sivil toplumun demokratik gücü... ... [15 Ekim 2015] "Ankara Katliamı"na hukuki yaklaşım ... [8 Ekim 2015] "Muhalefet lideri" Davutoğlu'nu dinlerken ... [3 Eylül 2015] Kutsanan yaşam ise barış, ölüm ise savaş ... [13 Ağustos 2015] Seçim yolunda anayasa dışı tuzaklar ... [30 Temmuz 2015] Müstafi hükümet ve kamu düzeni... ... [2 Temmuz 2015] AKP ve 'Havuz'u: 'Savaşa evet, koalisyona hayır!' ... [30 Haziran 2015] Seçmen freni: Yasama ittifakı için azınlık hükümeti ... [28 Mayıs 2015] Anayasa Mahkemesi seçimlerle ilgili karar vermeli ... [21 Mayıs 2015] Yüksek Seçim Kurulu (YSK): Karar seçenekleri... ... [7 Mayıs 2015] 'Eski Türkiye'/AKP-Saray ittifakı: 'Yeni Türkiye' ... [17 Mart 2015] Parlamenter rejimi işler kılmak için... ... [29 Ocak 2015] Partiler, seçim ve 'yeni' anayasa sınavına ne kadar hazır? ... [15 Ocak 2015] Bizdeki İslâm: Korkan mı, korkutan mı? ... [8 Ocak 2015] 3. büyük korku: Hukuk ... [25 Aralık 2014] Güvensizlik ve istikrarsızlık sarmalında ba(ğ)zı yasalar ... [11 Aralık 2014] İnsan hakları mı, mezhep mi? ... [4 Aralık 2014] İktidarın iki büyük korkusu: ... ... [6 Kasım 2014] Yargılamada makul süre: Amaç ve araç çelişkisi ... [30 Ekim 2014] Anayasa'ya aykırı yasa önerisi... ... [2 Ekim 2014] Özgürlükten kaçışın 10. yılı... ... [11 Eylül 2014] 'Anayasa oyunu'na gelinmeye! ... [4 Eylül 2014] "Eski" hükümetle "yeni" Türkiye ... [21 Ağustos 2014] Resmi Gazete engeli: "Seçilme" itirafı ... [7 Ağustos 2014] CB seçimleri: Yanlış ve doğrular ... [31 Temmuz 2014] 'Yeni' Türkiye'de insan hakları... ... [17 Temmuz 2014] Ama hangi anayasa ... [10 Temmuz 2014] Ne vesayet, ne de siyaset makamı ... [7 Temmuz 2014] Halk, neyi oylayacak? ... [26 Haziran 2014] Silivri'yi 'darbeciler' mi inşa etti? ... [20 Haziran 2014] Tekli zorlama ve toplu onarım ikilemi ... [12 Haziran 2014] '.En çok ihlal kararı verilen ülke' ... [5 Haziran 2014] AYM, toplu özgürlükler sınavında ... [29 Mayıs 2014] 'Başkanlık Kaldıracı', 'Demokrasi Şalı' demek... ... [22 Mayıs 2014] Düzenleme/Denetleme ve Yaptırım ... [8 Mayıs 2014] CB seçimi: Yarışma-çatışma ikilemi ... [24 Nisan 2014] "Konusu suç teşkil eden emir." ... [17 Nisan 2014] MİT devleti inşasında AYM sınavı ... [10 Nisan 2014] Halk iradesine saygısızlık... ... [27 Mart 2014] Tek parti değil, koalisyon... ... [20 Mart 2014] 'Torba politikası' tutar mı? ... [6 Mart 2014] Anayasa'ya aykırı 'demokratikleşme' ... [27 Şubat 2014] Hukuk yoksa, çete var.. ... [13 Şubat 2014] Anayasa'ya "Açık Aykırılık" ... [6 Şubat 2014] 'Rüşvetle Mücadele Komisyonu' ... [30 Ocak 2014] Tunus, Türkiye'yi esinleyebilir mi? ... [23 Ocak 2014] ". Din ile siyasetin bir arada yürümediği" ... [16 Ocak 2014] Suçlu sayılmama ilkesini de karartan suçlular ... [2 Ocak 2014] 2014: "Hukukla tanışma" yılı olabilecek mi? ... [27 Aralık 2013] Yargıçlar, demokrasi aktörü olabilecek mi? ... [20 Aralık 2013] Anayasa, yargıçları da bağlar... ... [12 Aralık 2013] İnsan Hakları Dünya Mahkemesi ve Türkiye ... [5 Aralık 2013] Mısır, Tunus ve Türkiye ... [21 Kasım 2013] "Hamaney Kürdistan'da." ... [14 Kasım 2013] Muhafaza-kar(lı)lık ve sınırlar ... [31 Ekim 2013] Yeni bir anayasa değişikliği desteklenmeli mi? ... [24 Ekim 2013] 'AB İlerleme Raporu' yansız mı? ... [22 Ağustos 2013] Demokrasi yoluyla hizmet... ... [8 Ağustos 2013] Yönetimin adı ne? ... [21 Haziran 2013] Fişleyen, "Milli İrade" mi? ... [11 Nisan 2013] Oligarşi mi, anayasal monarşi mi? ... [29 Mart 2013] 'Barış sürecinde' siyaset ve hukuk ... [15 Mart 2013] YA AVRUPA OLMASAYDI? ... [7 Mart 2013] 4. Yargı paketi ve hukuk güvenliği ... [1 Mart 2013] "TEK" SEVENLER ÜLKESİNDE " YARGI BİRLİĞİ" ... [21 Şubat 2013] Yanlışlar zincirinde: Yetkisiz AKP, etkisiz CHP ... [14 Şubat 2013] İki 'ucu açık': Avrupa ve Anayasa ... [1 Şubat 2013] İHAM önündeki Türkiye (Birinci mi, sonuncu mu?) ... [3 Ocak 2013] 2013 neden önemli? ... [1 Kasım 2012] Anayasal krizi mi, demokrasi eksiği mi? ... [27 Eylül 2012] Bireysel başvuru etkili olabilir mi? ... [27 Temmuz 2012] Yaz gündemi ve özgürlükler ... [12 Temmuz 2012] "Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi"nde hak ihlalleri... ... [5 Temmuz 2012] DGM-ÖYM-BACM : sayısal çoğunluğu kalıcı kılma araçları mı? ... [28 Haziran 2012] Havacılık hizmetlerinde grev yasağı, Anayasa'ya aykırı ... [22 Haziran 2012] AKP/AYM: Putin-Medvedev ... [9 Mart 2012] DENGE VE DENETLEME SİSTEMİ DE NE DEMEK? ... [1 Mart 2012] "28 ŞUBAT"A HAYIR, AMA YETMEZ...! ... [27 Ocak 2012] Anayasa tipolojisinde Türkiye... (Anayasa zamanı ve mekânı.) ... [3 Kasım 2011] İnsan (enkazda), fikri (hapiste)... ...
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™