Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Basın özgür değilse, kimse özgür değil
16 Temmuz 2012, Kadri GÜRSEL
, Kadri GÜRSEL

Anekdotu geçen cuma akşamı Habertürk TV’deki “Basın Kulübü” programına konuk olan Turgut Kazan anlattı... AB Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış gazetecilerle bir sohbeti sırasında, 12 Haziran 2011 Genel Seçimleri için seçim bölgesi olan Kadıköy’de kampanya yaparken, bir tanecik vatandaşın bile çıkıp kendisine “hapisteki gazeteciler meselesi”ni hatırlatmamış olduğundan memnuniyetle bahsetmiş... Yani demek istemiş ki AB Bakanı, “hapisteki gazeteciler” konusunu kafaya takanlar sadece bir kısım gazeteci...
Hapiste şu kadar gazetecinin olması halkın umurunda değil yani.
“Hapisteki gazeteciler”, Türkiye’deki basın özgürlüğü açığının en vahim göstergesi olduğuna göre, Bakan Bağış’ı pek tatmin eden bu kayıtsızlık aslında halkın, bu ülkede “basın özgürlüğü”nün olmaması karşısındaki vurdumduymazlığıdır.
Çünkü halk basın özgürlüğünü kendi özgürlüğü olarak görmüyor. Halka göre basın özgürlüğü, gazetecilerin kendileri için kullandıkları bir özgürlük... Kısacası, “gazeteci özgürlüğü”.
Bu iktidarın seçmeni ve genel olarak halk, basın özgürlüğünün kendi temel özgürlüğü olduğu gerçeğini kavrayamıyor.
Medya ise bu gerçeği okuruna ve izleyicisine anlatmakta kifayetsiz; ya da anlatmanın hayati öneminden bihaber. Meselemiz budur.
Söz konusu şuur açığı sayesinde bu AKP iktidarı, yeni anayasaya basın özgürlüğünü 82 Anayasası’nın bile gerisine götürebilecek maddeler sokuşturmaya yeltenebiliyor.
Haber geçen cuma Milliyet’in sürmanşetindeydi.
AKP’nin istediği değişiklik gerçekleşirse, mevcut anayasadaki “milli güvenlik”, “kamu düzeni” ve “genel ahlak” gibi son derece muğlak kavramlar yeni anayasada da basın özgürlüğünün sınırlanmasının gerekçesi yapılabilecek.
Bunlara ilaveten, “cinsellik” gibi her türlü aşırı muhafazakâr yoruma sonuna kadar açık bir kavram, “çocukları korumak” gerekçesiyle, bir yayın yasaklama nedeni olarak ilk kez bu öneriler marifetiyle anayasaya sokulmak isteniyor.
Basımevi açmada izin alma koşulu ve mali teminat getirilemeyeceği gibi, mevcut anayasada yer alan güvenceler kaldırılıyor...
82 Anayasası’ndaki “Basın araçlarının müsadere edilemeyeceği” hükmü de AKP’nin önerisinde yer almıyor.
Bu anayasal güvencelerin kaldırılması ne demektir biliyor musunuz?
İktidar istediği yeni yayına izin verecek, istemediğine vermeyecek demektir.
Matbaalara ve diğer yayın araçlarına “suç aleti” olarak el konulabileceği bir dönemin eşiğindeyiz demektir.
12 Eylülcülerinkini de geçen bu cüretin bir nedeni AKP otoriterliği ise, tekrar edelim, öteki nedeni de halkın, basın özgürlüğü kavramını içselleştirmemiş olmasından ötürü, bu yasakçı ve baskıcı metne tepkisiz kalacağının öngörülmesidir.
Basın özgürlüğünün, aslında toplumdaki her bir bireyin bilgilenme, mukayese etme, tercih oluşturma ve karar verme özgürlüğü olduğunun bilincine varamamış bir toplum ekseriyeti, kendisine yine bir “deli gömleği” giydirilmek istendiğini de anlamayacaktır.
Yaşadığımız şu son olaylar, hangi partinin seçmeni olunursa olunsun, tüm toplumun gerçekleri bütün veçheleriyle öğrenip, kanaatini buna göre serbestçe oluşturabilme hakkının tecellisi için basın özgürlüğünün ekmek ve su kadar vazgeçilmez kabul edilmesi gerektiğini bize göstermedi mi?
Şu “RF-4 olayı” mesela... Ülke Ortadoğu’da maceralara ve hatta savaşa sürüklendiğinde AKP’ye oy verenler bunun olumsuz etkilerinden vareste tutulmayacaklarına göre vaka hakkındaki tüm gerçekleri bilmek herkesin olduğu gibi onların da hakkı.
Oysa uçak vakasında iktidar medyasının sadece iktidarın hikâyesini anlattığı, çelişkili açıklamaları kurcalayan gazetecilerin ise vatanperverliklerinin sorgulandığı bir ülke burası.
İktidar ücretli kesimin kıdem tazminatını iç etmek üzere. Tehlikenin farkında mısınız? İktidar medyasını takip ediyorsanız farkında değilsiniz.
İstanbul’da yaşıyorsanız, şehir halkına seçmen farkı gözetilmeksizin çektirilen köprü ve trafik zulmünü sorguluyorsunuz... Bu cefaya mahkumiyetiniz mukadder miydi gerçekten? Takip ettiğiniz medya bunu yeterince ve bütün arka planıyla sorgulayabiliyor mu? Yoksa seyrettiğiniz o televizyonlar başka bir ülkenin gerçeğinden mi yayın yapıyor?
Yasal Kürt partisi BDP’nin, son seçimde yüzde 62 oy aldığı Diyarbakır’da önceki gün düzenlemek istediği mitinge Valilik izin vermedi ama BDP de kararından vazgeçmedi. Neticede, başında milletvekilleri ve belediye başkanları olmak üzere İstasyon Meydanı’na yürümek isteyen korteje polis cop, gaz ve tazyikli suyla saldırdı; Türkiye’nin en politize ve en hassas kenti bütün gün boyunca bir “Kürt Tahriri” atmosferini soludu.
Önceki gün ülkenin çalkantılar içindeki bir kısmı diğer kısmından duygu ve zihin ikliminde biraz daha uzaklaştı. Siz bunun ne kadarından haberdar oldunuz? Medya Diyarbakır’daki cop, gaz ve tazyikli suya “dış haber” muamelesi yaparken, sosyal medyayı takip etmediyseniz hiçe yakın kadarını bildiniz.
Son söz: Özgür basının kendisi için taşıdığı önemi kavrayamayan bir toplum, kendi seçtiği iktidar üzerindeki denetim gücünü de yitirir ve sonunda onun yanlış kararlarının tutsağı olur; bedelini de bir gün mutlaka öder.

(Milliyet)

[Bu yazı 1334 kez okundu]
Kadri GÜRSEL

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [44]
[1 Eylül 2013] Katile 'katil' deyin, beladan da uzak durun ... [24 Haziran 2013] 'AKP'nin Yükselişi ve Düşüşü' ... [31 Aralık 2012] Devletin ve milletin arkasına saklanmayın ... [24 Aralık 2012] Meşru gücünün sınırlarında ... [6 Eylül 2012] Haber adem, Türkiye badem ... [3 Eylül 2012] 'Son'a kadar Davutoğlu'yla ... [30 Ağustos 2012] Bir ülke işte böyle parçalanır ... [27 Ağustos 2012] PKK'nın stratejik derinliği ... [9 Temmuz 2012] Laik Türkler daha iyisini hak edebilir ... [2 Temmuz 2012] Kürt taleplerine, Türklerin cevabı ... [28 Haziran 2012] Milletin meselesi, nasıl 'milli mesele' olur? ... [14 Haziran 2012] Seçmeli Kürtçe: Çok az, çok geç ... [28 Mayıs 2012] Başkanlık sistemi zararlı ve tehlikeli ... [27 Mayıs 2012] Zombiler karşısında gergin ve endişeli ... [17 Mayıs 2012] Cemaat Fener'i ele geçirmek istemiyor ... [6 Mayıs 2012] Video komplosu: Kim kazandı, kim kaybetti? ... [29 Nisan 2012] Olmayan demokrasi ihraç edilemez ... [26 Nisan 2012] Ankara'nın tek ortağı Barzani ... [25 Mart 2012] Emzik planı ... [19 Mart 2012] Türkiye'nin imajını bozanlar kimlerdir? ... [15 Mart 2012] O gazeteciler dışarıda, gazetecilik hâlâ hapiste ... [8 Ocak 2012] İran için vakit çok geç (Davutoğlu için de...) ... [22 Aralık 2011] 'Soykırım Yasası'na AB kalkanı ... [1 Aralık 2011] Böyle özür dilenmez ... [20 Kasım 2011] Türkiye-İsrail Yeniden düşünmek -1- ... [13 Kasım 2011] Kürt cinini şişeye tıkmak ... [3 Kasım 2011] ABD Irak'tan çekilirken... ... [15 Eylül 2011] Savaştan söz etmenin dayanılmaz hafifliği ... [11 Eylül 2011] Gazze 'milli dava' değildir ... [11 Ağustos 2011] Hakikaten, polisin dağda ne işi var? ... [4 Ağustos 2011] Askerin 'dönüş bileti' yok mu sanıyorsunuz? ... [17 Temmuz 2011] Anlamsız savaş, popülist siyaset ... [7 Temmuz 2011] 'Üç Büyükler' düzenine operasyon ... [26 Haziran 2011] Meclis, 17 yıllık hatasını telafi etmeli ... [23 Haziran 2011] 'Sıfır sorun': Halep oradaysa arşın burada ... [19 Haziran 2011] Alevi'yse ne var bunda? ... [6 Haziran 2011] 'Müslüman demokrasi' palavrasının sonu ... [26 Mayıs 2011] Seks kasetleri: Nereden biliyorsun? ... [23 Mayıs 2011] Demokrasi için, 'gücü azaltılmış Erdoğan' ... [21 Nisan 2011] 'Yüzde 10' barajı, istikrarın düşmanı ... [11 Nisan 2011] Arap baharı, Kürt yazı ... [3 Nisan 2011] Türkiye Cemaat'e büyük geldi ... [28 Şubat 2011] Müslüman demokrasi iş başında ... [31 Ocak 2011] 'Mısır İslam Cumhuriyeti' ...
Kadri GÜRSEL
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™