Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Şu tutanakları açıklasanız da öğrensek
9 Temmuz 2012, Mehmet Y. YILMAZ
, Mehmet Y. YILMAZ

DIŞİŞLERİ Bakanı Ahmet Davutoğlu, “Suriye politikası aydınlar için turnusol kâğıdı” dedikten sonra hükümetin Suriye politikasını eleştirenlere veryansın etti. Aydınlara “Geceleri rahat uyuyor musunuz” diye sordu. “Aydın” diye tanımladığı insanlar arasına ben de giriyor muyum, bir fikrim yok. Ama yine de üzerime alındım, çünkü hükümetin Suriye politikasını ben de eleştirdim.
 


Ve soruyu yanıtlayayım: Ben rahat uyuyorum, özellikle de Suriye konusunda.

Suriye diktatörünün babasını da sevmezdim, kendisini de. Baas ideolojisi de bana yabancı.

Önceki Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer
’in Suriye diktatörü Hafız Esad’ın cenazesine gitmesini de eleştirmiştim, bu hükümetin başbakanının onun oğluyla aile dostu olmasını da eleştirdim. Şimdi de Suriye diktatörünün ayakta kalması için destek olanları da eleştiriyorum. Hükümetin, bu konudaki tavrını da samimi bulmuyorum. Bunu daha önce de yazım.

“Samimiyetsizlik”, soykırım suçu işlediği için uluslararası mahkemenin tutuklama kararı bile çıkarttığı Sudan diktatörüne bu hükümetin verdiği destekte ortaya çıkıyor. Ya da Bahreyn’de muhalefetin ezilmesine sessiz kalmalarında!

Onun için ben aynı soruyu Davutoğlu’na soracağım: Gerçekten rahat uyuyor musunuz?

Geçmişte Suriye’ye 60 kere gittiniz. Ortak hükümet toplantıları yaptınız, sınırları kaldırmaya az kalmıştı.

Bütün bu süre içinde bir tek kez Suriye diktatörünü uyardınız mı? “Şu işkence merkezlerini kapat artık” dediniz mi? “Bu yol çıkmaz, memleketinin insanlarına eziyet etmeyi bırak, muhalefeti susturmaktan vazgeç, bir an önce demokratik reformları yap” dediniz mi?

Bunu şimdi değil, aranızdan su sızmazken yaptınız mı?

Yaptıysanız, görüşme tutanaklarını açıklasanız da biz de öğrensek, Dışişleri Bakanımız geceleri rahat uyuyor mu, uyumuyor mu?

Biraz ucuzculuk yapıyorum

ESKİ TOKİ Genel Müdürü ve günümüzün Çevre ve Şehircilik Bakanı Erdoğan Bayraktar, Samsun Canik’teki selde TOKİ’nin binalarında hayatını kaybedenlerle ilgili eleştirileri şöyle yanıtlıyor:

Hakikaten bir suçlu varsa kasta inzam etmenin dışında ihmal ve teknik bir suç varsa cezamızı tabii ki çekmemiz lazım. Doğrusu budur ama illa da suçlu aramak ayrı şey, suçlu aramamak lazım. Zaten suçlu kendi kendine ortaya çıkar. Nerede bir can kaybı, hata varsa hepsinden sorumluyuz. Ben suçlu aramıyorum ki ortada can meselesi var. Burada onu bunu suçlamak ucuz bir şey, ucuzculuk. Niye suçlu arayayım, ben suçlu görürsem söylerim, ihmalim, hatam, suçum varsa onu söylerim zaten.”

Bayraktar’ın bu sözlerini okuyunca şunu düşündüm: Bakan Bey de TOKİ’nin çok hatalı bir iş yaptığının farkında ama bunu bir türlü itiraf edemiyor!

Çünkü bir yandan “Suçlu varsa cezasını çekmeli” diyor, hemen ardından “Suçlu da aramamak lazım” diyor, suçlu arayanları “ucuzculuk” ile suçluyor. Bütün bunların hepsinin mantıklı bir cümleler dizininde yer alması, bana Bakan’ın durumu kurtarmaya çalıştığını düşündürtüyor.

Hep aynı şeyi yazıyorum galiba ama burada Türk kamu yönetiminin bir önemli hastalığını daha görüyoruz. Hükümetler değişiyor, siyasi görüşler değişiyor, kamu yöneticisinin olaylar karşısında sorumluluğu üstlenmemek ve laf çevirmek yönündeki alışkanlığı hiç değişmiyor.

Mesele çok basit! İki derenin arasına getirip binaları kondurma fikri kimden çıktı?

Taha Akyol geçen gün çok net şekilde Samsun’a yıllar içinde düşen yağış miktarını yazdı. TOKİ yöneticileri de bu bilgilere sahipti de “Yağışlar giderek azalıyor, artık burada sel olmaz” diye mi düşündüler? Yoksa bunlara bakmak hiç akıllarına gelmedi mi?

Soruşturmayı yürütecek bakanlığın başında, bu binalar yapıldığı sırada o kurumun başında olan kişinin varlığı soruşturmanın sağlıklı yapılmayacağı düşüncesini uyandırıyor.

Bakan Bey acaba soruşturma sonuçlanana kadar görevinden ayrılmayı düşünmez mi?

Haftanın şarkısı Manga’dan: Cevapsız Sorular!

BU hafta “pazartesi sorularımıza” eşlik etmek üzere seçtiğim şarkı Manga’dan. “Cevapsız Sorular” isimli bu gerçekten çok güzel şarkıyı youtube’da bulabilirsiniz.

Şarkı şöyle başlıyor: “Birden Ay ışığını kesti / Bir de sen çok değiştin / Yaşananlar hiç yaşanmamış gibi / Söylenenler hiç söylenmemiş gibi.”

Siz şarkıyı dinlerken ben de kendi “cevapsız sorularımı” tekrarlayayım. KPSS sorularını çalan organize suç örgütü neden hâlâ yakalanamadı? Başbakan, MİT Müsteşarı ve Emniyet Genel Müdürü’nü bizzat görevlendirdi ama bu kurumların gücü bu çeteyi ortaya çıkarmaya yetmedi.

Bu da yetmezmiş gibi şimdi bir de son KPSS’deki soruların, bir dershanenin dağıttığı deneme sınavı kitabından aynen aktarılmış olduğu iddiası var. Dershanenin internet sitesine girdiğimde bu soruların bulunduğu deneme sınavına ulaşabilmem mümkün olmadı. Bir yetkili çıkıp iki kitapçığı karşılaştırarak bu iddiayı yanıtlasa iyi olacak.

Sora sora dilimde tüy bitmesine neden olan KPSS sınavı soruma bir de bu eklenmesin lütfen.

Bülent Arınç’a suikast iddiası ne oldu? Dün Hürriyet’te arkadaşımız Nurettin Kurt’un haberi, bu iddiayla ilgili olarak ifadesi alınan bir albayın emekli olduğunu anlatıyordu.

Öyle görünüyor ki soruların yanıtları gelene kadar ben de emekli olacağım. Bülent Arınç’a suikast iddiası yoksa o günlerin gündemini etkilemek için uydurulmuş bir palavra mıydı? Yoksa hükümetin o yıllardaki asker rahatsızlığının paranoya boyutuna ulaştığının bir göstergesi miydi?

Suudi Arabistan Kralı’nın hediyeleri nerede? Suudi Arabistan Kralı, gittiği ülkelerin devlet yöneticilerinin eşlerine de pahalı mücevherler hediye ediyor. Kral
Türkiye ziyaretinde de mutlaka böyle bir armağan getirmiş olmalı. Ama Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık’tan bu konuda bugüne kadar tatmin edici bir açıklama alamadık. Bu hediyeler süresi içinde beyan edildi mi? Süresi içinde beyan edildiyse beyannamenin bir kopyasını görebilir miyiz? Beyan edilen hediyeler, kanunda yazdığı gibi “ilgilinin kurumuna” devredildi mi? Bununla ilgili bir kayıt varsa, bir yetkili bunları neden açıklamıyor?

Yoksa devletimizin en üst yöneticileri, kendilerini kanunların üzerinde mi görüyor?

(Hürriyet)

[Bu yazı 1693 kez okundu]
Mehmet Y. YILMAZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [63]
[17 Nisan 2014] Başbakan Başsavcı Başyargıç! ... [21 Şubat 2014] Alaturka Baas rejimine bir adım daha! ... [31 Ağustos 2013] Nasıl bir kalp bıraktın, bilir misin ardında? ... [25 Haziran 2013] Yüzleri kızarmadan asla anlatamazlar ... [24 Haziran 2013] Halkı ikiye bölme suçu! ... [8 Haziran 2013] Kişi başı terörist sayısında dünya birincisiyiz! ... [6 Mayıs 2013] 'Hukuk' siyasetin elinde 'guguk' olunca ... [15 Nisan 2013] Paket paket adalet! ... [9 Nisan 2013] Hainleri Belirleme Enstitüsü! ... [20 Mart 2013] Ergenekon'un kolları nereye kadar uzanıyor? ... [11 Mart 2013] Gerçekten anayasa hukuku okumuş olabilir mi? ... [26 Şubat 2013] Bir torba dava daha mı geliyor? ... [25 Şubat 2013] Paket paket adalet! ... [15 Şubat 2013] Bu memlekette 'kâğıt' asla kaybolmaz ... [15 Ocak 2013] MİT bu ihbarları neden bugüne kadar sakladı? ... [7 Ocak 2013] Gördük ki yer yerinden oynamıyor! ... [2 Ocak 2013] Siyasi irade yoksa çözüm de olmaz ... [28 Aralık 2012] Gulyabanilerden sarmısakla mı korunacağız? ... [20 Kasım 2012] Erdoğan'a bu soruyu sorarlar mı? ... [15 Kasım 2012] Örtülü ödenekte rekor artış ... [24 Ekim 2012] Allah müstahakını versin ... [23 Ekim 2012] Başbakan özür dilemelidir ... [16 Ekim 2012] 'Fire' değil özgür irade! ... [12 Ekim 2012] Filmin eğrisi doğrusuna denk gelmiş ... [21 Eylül 2012] İktidar ve muhalefete birer sorum var ... [15 Eylül 2012] Bırakın da aranızdan biraz rüzgâr geçsin ... [11 Eylül 2012] Bağımsız yargımızın 'vesikalık' bir fotoğrafı ... [31 Ağustos 2012] Dışişleri Bakanlığı TBMM'nin amiri mi? ... [27 Ağustos 2012] Milletin vekilinden saklanan nedir? ... [22 Ağustos 2012] Amaç gerçeği öğrenmekse ... [16 Ağustos 2012] Bu günahın hesabını veremezsiniz ... [14 Ağustos 2012] Kaç Mehmet ölse yeterli olurdu? ... [31 Temmuz 2012] Mutlak iktidar mutlaka bozar ... [20 Temmuz 2012] Arkanda böyle bir hukukçu olunca! ... [16 Temmuz 2012] Onlar beğenmiyorsa her şey yasak! ... [13 Temmuz 2012] İstanbul yıkıldıktan sonra! ... [28 Haziran 2012] Türkiye'nin Dobuları ... [25 Haziran 2012] 'Sakin ve etkili güç politikası' ne demek? ... [22 Haziran 2012] PKK'ya silah bıraktırmak için yönteminiz nedir? ... [4 Haziran 2012] Herkesin her gün işlediği 'suç'! ... [1 Haziran 2012] Acaba bugün aklına ne gelecek? ... [15 Mayıs 2012] Bakan 'cilasız teftişe' çıkmalı ... [11 Mayıs 2012] Yeni 'dekoderimiz' Hüseyin Çelik oldu ... [26 Nisan 2012] Dünü bırakın bugünden söz edin ... [17 Nisan 2012] 'Aydınlık için bir dakika karanlık' meselesi ... [6 Nisan 2012] Dış politika ideolojik körlük ile malul ... [29 Mart 2012] Davayla ilgisi olmayan bir soru ... [20 Mart 2012] Adalette standart sorununu da unutmayalım ... [19 Mart 2012] Erbakan'ın serveti Akbil ve Deniz Feneri ... [7 Mart 2012] Bedeli küçücük çocuklara ödettirmeyin ... [14 Şubat 2012] 'Hukuk da bir yere kadar' anlayışı! ... [27 Ocak 2012] Başbakan 'kuzey'i neden bu kadar çok istiyor? ... [22 Aralık 2011] Bir demokraside böyle bir suç olmaz ... [7 Aralık 2011] Bu davayı hep birlikte izleyelim ... [1 Aralık 2011] Devlet yapamayınca çeteler devreye girer ... [25 Ekim 2011] Etnik kökenlerimizin ne önemi var? ... [6 Ekim 2011] Yargı saygı duyulmayı hak etmeli ... [1 Eylül 2011] Sap ile saman karıştırma uzmanları ... [30 Ağustos 2011] Yaşasın Adalet Bakanlığı! ... [5 Ağustos 2011] Bir, iki, üç de yetmez. Dört, beş, altı olsun! ... [23 Mayıs 2011] Bir karar verseniz iyi olacak ... [4 Mayıs 2011] 10 milyar dolar da benden olsun! ... [20 Nisan 2011] Bu sorunu yüzde 10 barajı yarattı! ...
Mehmet Y. YILMAZ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™