Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Çete duruşmada!
4 Temmuz 2012, Melih AŞIK
, Melih AŞIK

Aziz Başkan kurtuldu.. Daha doğrusu özgürlüğüne kavuştu...
Diğer Aziz Başkan, yani İzmir Belediye Başkranı Aziz Kocaoğlu yarın yargıç önüne çıkıyor..
Hakkında 379 yıl hapis talep ediliyor...
Ancak iddianın dayanakları anlaşılmadığı gibi Başkan ve yardımcılarının neden Özel Yetkili Mahkemede yargılandığını da kimse anlamıyor.
Çete lideri diye suçlanan Aziz Başkan dışarda... Emrindeki 8 bürokrat (yain örgüt üyeleri) bir yıldan fazladır hapiste..
Neresinden baksanız bir hukuk garabeti.. Hatta skandalı...
* * *
Aziz Kocaoğlu’nun neden ÖYM’de yargılandığını Cumhurbaşkanı Gül dahi anlamamış... Bu konularda çok dikkatli olmasına rağmen tedbiri elden bırakıyor Gül... Türkiye-AB Karma Parlamento Komisyonu üyelerini kabulde bakın aynen neler söylüyor:
“Yargıda uygulamalar büyük sorun. İzmir Belediyesi’ne bakın. Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen uyuşturucu ticareti, ekonomik çıkar amaçlı suç örgütü bir de terör suçu deyip ÖYM’ye sokuyorlar. Daha suçun var olup olmadığı belli olmadan her şeyi buraya sokuyorlar. Sonuç olarak bir belediye başkanını, incelemeden, suçun vasfını belirlemeden buraya sokuyorlar, büyük bir operasyona dönüştürüyorlar. Halbuki burada cebir-şiddet yok.”
Eski Yargıtay Başkanı Sami Selçuk, Vatan’da Mine Şenocaklı’ya diyor ki:
“Bu mahkemeler kaldığı sürece Türkiye’de hiç kimse özgür değildir.”

 

 

Özel Yetkili Mahkemelerin (ÖYM) nasıl birer mahkeme olduğunu bu mahkemelerin gadrine uğramış meslektaşımız Müyesser Yıldız Hürriyet’e verdiği röportajda özetledi:
“Polis savcı olmuş, savcı hâkim. Hâkimin ne iş yaptığını çözemedim.”

 

Şehirdeki patlayıcı
İstanbul’da Esentepe - Gayrettepe bölgesinde garip sarsıntılar olduğunu, Has Mimarlık şirketinin sorusu üzerine Büyükşehir Belediyesi’nin:
“Dinamitle temel yeri açılıyor” yanıtını verdiğini yazmıştık.
Bu ne iştir sorumuza İstanbul Valiliği yanıt vermedi.
Prof. Ali Kahriman daha sorumlu davrandı, bizleri bu konuda aydınlattı.
Okan Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Ali Kahriman aynı zamanda “Türkiye Patlayıcı Mühendisliği Derneği”nin kurucusu... Bir patlayıcı uzmanı... Bize dedi ki:
“Türkiye’de bir süredir yeraltındaki çalışmalarda dinamit kullanılıyor. Örneğin Kadıköy - Kartal metrosunun inşaatında da dinamit kullanıldı.Tabii bu iş son derece ölçülü yapılmak zorunda. Eğer bilimsel kurallara uygun yapılırsa bir tehlikesi yoktur. Aynı zamanda patlamadan etkilenecek konut ve işyeri sahipleri önceden uyarılmalıdır.”
Prof. Ali Kahriman, dinamit kullanımıyla uzun süreli çalışmaların kısaltıldığını, maliyetten tasarruf sağlandığını anlatıyor, kentsel dönüşüm için yapılacak yıkımlarda da patlayıcı kullanılmasını öneriyor.
Bir mühendis dostumuz, dinamit kullanmadan önce çevre binaların sağlamlığının ölçülmesi gerektiğini ekliyor bu görüşlere...
Esentepe’ye dönersek... Ne çevre binalar kontrol edildi, ne bölgedeki vatandaşlar uyarıldı.
İstanbul Valiliği patlayıcı izni verirken bu önlemleri şart koşmalıydı. Anlaşılıyor ki gereken sorumluluğu göstermediler.
Valilik patlamadan önce  vatandaşları uyarmadığı gibi patlamadan sonra doğan merakları gidermek için açıklama yapma zahmetine de girmiyor... Vatandaşı adamdan saymıyorlar mı?

 

Esad
Suriye Devlet Başkanı Esad’la röportaja gidecek 3 gazeteci yoldan döndürüldü. Dördüncüsü; Cumhuriyet Ankara Temsilcisi Utku Çakırözer güzel bir röportaj yapıp döndü. Uçağımız için “Keşke düşürmeseydik” diyen Esad röportajın bir yerinde şöyle diyor:
“Ben kişisel olarak koltuğu düşünmüş olsaydım Amerikan telkin ve talimatlarını yerine getirirdim. Petro-dolarların peşinde koşardım ve kendi ilkelerim ve kendi ulusal tutumumdan vazgeçerdim. Ama en önemlisi ülkemde füze kalkanı kurmasına izin verirdim...”
Eski bir Osmanlı eyaleti olan küçük ve fakir Suriye’den bu lafı işitmemeliydik...

 

Yeni yargı paketi tutuklamalar için “kesin kanıt kriteri” getirmiş.
İktidar böylece
“Şu an içerde bulunanların bir kısmı kesin olmayan kanıtlarla oraya konuldular” kabulünde bulunuyor.
Haldun Ertem

 

 

Engelli
2005 yılında çıkarılan yasayla tüm kamusal alanlar ve şehiriçi toplu taşım araçlarının engellilerin erişimine uygun hale getirilmesi için 7 yıl süre tanınmıştı.
Bu sürenin dolmasına sayılı günler kala TBMM’de verilen bir önerge ile 7 yıllık süre 10 yıla uzatıldı.
Süre uzatma teklifi muhalefet partilerinin hayır oyu vermelerine rağmen iktidar partisi milletvekillerinin oyları ile kabul edildi.
Bu düzenleme dokuz milyon engellilerin en az 3 yıl daha evlerine hapsedilmesi anlamına geliyor...
Eşit Haklar İçin İzleme Derneği, Cumhurbaşkanı Gül’ü bu yasayı veto etmeye çağırıyor.
Sayın Gül, bir kere de iktidara değil halka gülün canım...

 

Sanayi Bakanı Nihat Ergün, “Memlekette işler iyi” demiş.
Biz de kendisine, “Senin memleket neresi hemşehrim” diyoruz.
Fahrettin Fidan

 

Voley
Cüneyt Arcayürek usta yazıyor:
“Süper lige çıkan Kasımpaşa futbol takımını makamında kabul etmeye vakit ayırabilen RTE; Londra Olimpiyatları’na katılmamızı sağlayarak bir ilke imza atan, kadın ulusal voleybol ve basketbol takımlarımızdan günlerdir üç beş satırlık başarı, kutlama mesajını çok görüyor.
Atatürk’ün kızları olmakla övündükleri için olsa gerek!”
Dün federasyonları arayarak son durumu sorduk.. Basketbola kutlama mesajı gelmiş, dünya üçüncüsü olan kız voleybol takımına gelmemişti.

(Milliyet)

[Bu yazı 1399 kez okundu]
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™