Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
İDO konusunda yapılmış 10 ciddi yanlış...
3 Temmuz 2012, Bülent SOYLAN
, Bülent SOYLAN

İDO konusunda yapılmış 10 ciddi yanlış hakkında tarihe not

1.İDO’nun özelleştirilmesi kararı yanlıştı.
Bu yanlışın tartışılması için İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi CHP Grubu adına Bülent Soylan’ın hazırladığı, altında 100’ün üzerinde CHP Meclis Üyesinin imzası bulunan sekiz sayfalık genel görüşme önergesi oturumu idare eden AKP’li Meclis Başkan Vekili tarafından uzun bulunarak okunmasına dahi gerek görülmedi. Başkan Vekili önergeyi özetlemek adına ilk yarım sayfalık “giriş” kısmını okuduktan sonra görüşülüp görüşülmeyeceği konusunu Genel Kurul’un oyuna sundu.
Önergede ne yazılı olduğu dahi okunmadan AKP’li meclis üyelerinin oylarıyla bu genel görüşme önergesi reddedildi.
(Bu olay İBB Meclis tutanaklarında kayıtlıdır, metni merak edenler bunu bizden isteyebilirler.)

2.İDO’nun satışı hakkında hiçbir kuruma danışılmamış, görüşü alınmamıştır.
İBB Başkanı Sayın Topbaş’a İDO’nun satılması konusunda Büyükşehir Belediye Meclisi’nde CHP’li üyeler Serdar Bayraktar ve Hakkı Sağlam tarafından yazılı olarak sorulan soru ve buna verilen yazılı cevap şöyledir:
“…
Soru:
“İDO’nun satış süreci başlangıcından evvel sendika, oda, siyasi partiler ve diğer kurumlardan kimlerden görüş ve öneri alınmıştır?”
Cevap:
“Şirketin özelleştirme süreci ile ilgili olarak herhangi kurum/kuruluştan görüş ya da öneri alınması söz konusu değildir. 4046 Sayılı Kanun’un 46. Maddesine göre belediyelerde özelleştirme işlemlerinin, yetkili karar organları tarafından belirlenerek yürütülmeleri gerekir. ..İDO hisseleri, İstanbul Büyükşehir Belediye Meclisi’nin 18.9.2009 tarih ve 1461 sayılı kararı ile özelleştirme kapsam ve programına alınmış…”
(Bu cevap yazısı İBB Başkanı Kadir Topbaş adı açıldıktan sonra yerine 16.5.2011 tarihi atılarak Başkan Vekili tarafından imzalanarak gönderilmiştir. Cevap yazısının tamamı İBB arşivlerinde ve bizde mevcuttur)
3.İDO’nun satış gerekçesini İBB Başkanı Sayın Topbaş “A Haber” televizyonunda yayınlanan programda “Yükünü daha fazla taşıyamazdık… ciddi maliyetler getiriyordu” şeklinde açıklamaktadır. Oysa Sayın Başkan 26.7.2009 tarihinde Sabah Gazetesi’nde yer alan demecinde şöyle diyordu: “Şirketlerin gücünü, başarısını ve kalitesini biliyoruz. Değerlendirme yapıyoruz. İstediğimiz bedeli bulmadığımız takdirde İDO ve İGDAŞ'ı satmayız. İyi bir fiyat verilmediği takdirde vermeyiz.''
İDO’nun özelleştirme öncesi ve sonrasındaki genel müdürü Ahmet Aksoy’un bu konuda basında yer alan demeci de aynı şekildedir: “İDO hizmet üreten, karlı, başarılı, alanında marka olan ve marka değeri yükselmekte olan bir şirket.”
4.İDO, satış sürecine girdiği günlerde bile İBB “elden çıkarma” ekonomisi gütmemiş, aksine büyüme eğilimi göstermiştir.
Nitekim satış ihalesi 11 gün sonra yapılacak iken, son teklif alma gününden sadece iki gün önce İDO, İBB’ninbir ihalesine katılarak Yakuplu’da 76.302 m2 arazinin 30 yıllık kullanım hakkını almıştır.
Aynı İDO, sözde maddi yükünün daha fazla taşınamadığı için bakalım son yıllarda yeni yatırımlara girme konusunda ne kadar istekli olmuş:

-Kasım 2008'de, DAMEN tarafından Çin'de inşaa edilen Double-Ended tipi Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman hızlı feribotları İDO filosuna katıldı.
 -Aralık 2008'de, İstanbullular'ın seçtiği Model 4 vapurlarından ilki olan Fatih vapuru hizmete alınmıştır.
 -Mart 2009'da, Model 4 vapurlarından ikincisi olan Kadıköy vapuru hizmete girmiştir.
 -Mayıs 2009'da, Model 4 vapurlarından üçüncüsü olan Beyoğlu vapuru hizmete girmiştir.
Kısaca söylersek; 2007 Martından itibaren 15 yeni gemiyi daha filoya katmıştır.
Sayın Genel Müdür başarıyı ve genişlemeyi şöyle anlatıyor:
 “Ro-Ro projesi ile kamyonların İstanbul'a girmeden Ambarlı çıkışından direkt denizyolu ile Bursa'ya taşınması öngörülüyor. Bu proje ile amaç, İstanbul'un köprü trafiğine alternatif ulaşım yollarını genişletmek. Bağlantı yolları, depo alanları gerekiyor. Bu bize 300 milyon Euro maliyet getirecek. Bu kapsamda 4 gemi yapılacak ve günde 4 bin araç taşıyacağız. (16 Aralık 2007-Star)
 Sayın Topbaş’ın o dönemlerdeki bir demeci de şöyle:
 “Denizde, çok daha hızlı sefer yapacak gemiler getireceğiz’ dedik.
Bu, ‘eski gemiler satılacak’ şeklinde anlaşıldı. ‘Eski gemileri satacağız’ demedik. Bir anket yaptık, vatandaşın isteğine göre 5 gemi siparişi verdik. Bu rakamı 20’ye çıkaracağız.” (25 Nisan 2008-Milliyet)

5.İDO’nun özel sektöre satışı İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin “deniz taşımacılığında üstlendiği yük”ü hafifletmemiş, aksine artırmıştır.
Çünkü İDO satılırken, içindeki nisbeten yaşlı ve Sayın Başkan’ın deyimi ile aralarında “jilet olmaktan kurtarılanların” da bulunduğu “külfet olabilecek” vapurlar İDO’dan ayrılmış ve şimdi belediyenin malı olan Şehir Hatları A.Ş eliyle işletilmeye başlanmıştır.
Bir işletmenin genç ve randımanı yüksek vapurlarının satılıp verimi düşmüş eski vapurlarla işletmeciliğin sürdürülmesi olayı belediye bütçesindeki yükün “hafifletilmesi” değil, tam aksine “ağırlaştırılması”dır.

6.Belediyeler, ellerindeki vapurlarını satmak zorunda kalsa bile belde halkının ulaşım işini özel sektörün kar hevesine bırakamaz. Ancak İDO’nun satışı ile birlikte bu sorumluluk gözardı edilmiştir.
Şöyle ki:
-İBB, kendisine bir külfet yüklemediği, aksine karlı olduğu yukarıdaki kendi beyanlarıyla sabit olan İDO işletmesini elden çıkarmakla halka sunduğu kamu hizmetini daraltmış, onları amacı tabii ki para kazanmak olan yerli ve yabancı ortaklığında kurulmuş bir yatırımcı şirkete “müşteri” haline getirmiştir.
-Bu özelleştirmenin hem “yabancılaştırma”, hem “ticarileştirme” ve hem de “tekelleştirme”sonucu verdiği açıktır. Bu nedenledir ki, başta İstanbul, Yalova, Bursa halkı olmak üzere bu “hizmetten” yararlanması gereken milyonlarca yurttaş; bu gün piyasada tamamen ticari esaslarda alışverişi yapılan hiçbir mal ya da hizmete “sen bu malı ya da hizmeti neden pahalı satıyorsun” diye itiraz etmezken İDO’nun işletmecilik anlayışına ve fiyatlarına ateş püskürmektedir.
Halkın hatta AKP’li Bursa Büyükşehir Belediyesi’nin, Bursa Sanayi ve Ticaret Odası’nın, Taksiciler Derneğinin, siyasi partilerin yani “kamu”nuntepki ve arayışları, resmi otoriter bu yanlışı görmezden gelse de, ortadaki “tekel” gerçeği ve tekelci uygulamalarla karşı karşıya kalmalarındandır.

7.İstanbul Büyükşehir Belediyesi, bazı deniz araçlarının sahibi değildir ama onların uygulayabilecekleri “tarife”nintartışmasız sahibi ve tek sorumlusudur. Belde sınırları içinde başlayıp biten yolcu taşımacılıklarında; taksi, dolmuş, minibüs, deniz motoru ve benzeri hiçbir araç sahibi, o belde belediyesin onaylamadığı bir ücret tarifesini uygulayamaz. Yani hiçbir işletme “araç benim, istediğim gibi taşırım, beğenmeyen binmesin” diyemez.
Mevzuatımızda “tarifenin patronu” Büyükşehir Belediye Başkanıdır.
Belediyeler bu görevlerini kısa adı UKOME olan kurum eliyle yaparlar.
Bu “tarife izni veren kurum”un başkanı Büyükşehir Belediye Başkanı veya onun adına görev yapan vekilidir.
“liberal piyasa ekonomisi” rejiminde dahi bu tarifenin kamu eline bırakılmasının nedeni, halkın ve özellikle korunması gereken alt gelir guruplarının mağdur olmamasıdır. Bu nedenle tarifelerdeki her artış talep ve kararının mutlaka yakıt fiyatı, enflasyon gibi makul nedenlere ve bir hesaplamaya dayanması gerekir.

İDO ihalesinin üzerinden henüz 7 ay, satışın kesinleşmesinin üzerinden ancak 5 ay geçmişken alıcı ortaklar İstanbul Büyükşehir Belediyesine büyük bir zammı onaylatmışlardır. “Yoğun saatler” adı altında, özellikle de asıl korunacak olan “çalışan”ların işe gidiş ve geliş saatlerinde yapılan ve son olarak Belediye Başkanı Kadir Topbaşın doğrudan veya vekili eliyle verdiği onayı ile yürürlüğe giren; otomobilde % 30,7 Jeepte %130, minibüste %41, kamyonda %81,8 gibi böylesi yüksek zamlar o dönemde yüzde 5-6’yı aşmayan enflasyon ve yakıt fiyat farkı karşısında acaba hangi matematiğe ya da hesaba dayanmaktadır?
Bunun hesabını her zaman ve her ortamda tekrar tekrar sormak halkın hakkı, her sorulduğunda vermek de İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının bu halka olan borcudur.
Ancak Sayın Başkan yukarıda sözü edilen televizyon programında kendisine sorulması üzerine: tarifelerin her zaman serbestçe belirlendiği gibi bir algı yaratarak en azından İstanbul için kendi tarife sorumluluğunu göz ardı etmiş  “Artık özel sektör kendi tarifesini uyguluyor…” demiş ve bu tarifeyi “İETT zarar ediyor ama özel sektör zarar etmek istemez” diyerek savunmuştur.

8. Devlet, tarifeyi düzenlemekten de öte, halkın deniz yolunu kullanarak daha ucuza seyahat edebilmesi için toplu taşımacılık yapanlara ve dolayısıylaİDO’ya ÖTV’siz ucuz yakıt vermekte iken, bunu alan İDO’nun halktan giderek yüksek bilet ücretleri talep ederek “teşvikli yakıtın” kullanımı sırasında kendisini serbest piyasacı hissetmesi, bu teşvikin veriliş amacına ters düşmektedir. Hükümet bu teşvikin amacıyla tersdüşen mevcut uygulamayı göz önünde tutarak yeni bir değerlendirme yapmalı, özellikle fiyatını takip etmediği dış hatlardaki yakıt teşviki kararını gözden geçirmelidir. Aksi halde, halkın ekmeği için buğday üretene vermediğiniz teşviki kendisini serbest piyasa şartlarında hatta tekelci gören bir işletmeye vererek haksızlık etmiş olursunuz. O zaman bu haksız teşvikin adı doğrudan “kamu zararı” olur.

9.Konu, 815 Sayılı Kabotaj Kanunu’nun 2. Maddesinin “seyrüsefer ve nakliyat icra etmek suretleriyle ticaret hakkı Türkiye tebaasına münhasırdır.” Hükmü karşısında değerlendirildiğinde İDO’nun yabancı ortaklı olarak işletmecilik yapması mümkün görülmemektedir.
Kabotaj Kanunu dikkatle incelendiğinde, görülecektir ki bir geminin sahipliliği ile onun işletmeciliğini iki ayrı maddede ve ayrı ayrı düzenlemiştir.
Aradaki ayrım bazı yüksek mahkeme kararlarında da vurgulanmıştır.
Bu konu İDO özelleştirilmesinin basında tartışıldığı ilk günlerde bizzat bu satışla görevli uzmanlarca bir “sakınca” olarak görülmüş, ancak “kabotaj konusu alıcının sorunudur” denmiştir.
Bu “sorun”un aşılıp aşılmadığı, aşıldıysa nasıl aşıldığının izlenmesi ve gerektiğinde yasada yer alan müeyyidelerin uygulanması elbette bu gün ve bundan sonrasında da ilgili kurumların takip sorumluluğu altındadır.

10.İDO’nun satışı ve bu gün tartışılan satış sonrası faaliyetleri, Rekabet Kurumu’nun görev ve sorumluluk alanındadır. Kurum geçmişte bu özelleştirmede bir tekel yaratılmadığı görüşüyle satışa onay vermişse de bu gün görülen uygulama ve halkın yaygın tepkisi, bu kararın çok da isabetli olmadığını, ortada fiili bir tekel olduğunu göstermiştir.
İşin daha da ilginci, İDO’nun üç ortağından birinin tepe yöneticisi,tepkiler dolayısıyla 30.6.2012 tarihli Sabah Gazetesinde yayınlanan demecinde “Havalimanında kamu-özel sektör ortaklığı var. İDO ise özelleştirme. “Bu ticarileşme tekelleşmeden dolayı” ful bir özgürlük olmamalı. Arz ile talebin bir dengesi var. Bu iyi ayarlanmalı" diyerek Rekabet Kurumu’nu açıkçamahcup etmektedir.
Bu durumun, bir “hukuk devletinde” elbette ki birilerinin mahcubiyetini aşan bir ciddiyetle takibetmek ve “gereğini yapmak” durumunda olduğunu da burada tarihe not düşmüş olalım.
Tüm halkımızın 1 Temmuz Denizcilik ve Kabotaj Bayramı kutlu olsun.

Bülent SOYLAN , 1 Temmuz 2012
 
[Bu yazı 2124 kez okundu]
Bülent SOYLAN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [260]
[29 Eylül 2017] Vergide değişiklikler ve turbun büyüğü şimdilik torbada mı? ... [9 Haziran 2017] Durdurun şu dünyayı yahu inecekler var ... [8 Mayıs 2017] Bugün için ucuz dövize sevinmek yarın ekonomiyi zora sokmaktır ... [2 Mayıs 2017] HANİ DEVLET İŞLETMECİLİK YAPAMAZDI YA, PEKİ BAŞKALARINA YAPTIRMASINA NE DEMELİ? ... [10 Nisan 2017] Öğrenilmiş çaresizlik, öğretilmiş çaresizlik ya da öğretilmiş taraftarlık ... [28 Şubat 2017] "Kontrol itimada mani değil" ise neden kontrolsüz bir iktidar? ... [25 Ocak 2017] Özelleştirmek, güzelleştirmek sonra da arkasından ağlamak ... [17 Ocak 2017] "Telli sazdır bunun adı Venedik'ten gelir teli" ... [26 Aralık 2016] Kendi sesinden başkasına tahammülü olmayan para ve sessizliğin güzelliği ... [22 Aralık 2016] Bundan sonra "her şey bizim parayla" demek iyi hoş da, keşke öyle olabilse ... [12 Aralık 2016] Herkesin cambaza baktığı Türkiye ve yakında bizde de atları vururlar mı? ... [28 Kasım 2016] Dolarizasyon, yabancı paraya yönelme, ekonomimiz ve devlet ... [21 Kasım 2016] Dolar kuru yada "iki yiğit çıktı meydane ikisi de birbirinden merdane" ... [15 Kasım 2016] Benim dolarla ne işim olur demenin dayanılmaz aymazlığı üzerine ... [7 Kasım 2016] Sıkı durun, bu aralık ayında da "zam şampiyonu" sivri biber ... [1 Kasım 2016] Yoksulları nasıl vergilendiriyoruz, o ağır yüklerini nasıl yok edebiliriz? ... [24 Ekim 2016] Memleketin, denizini, güneşini, manzarasını bile satamıyorsak nasıl dönecek bu çark ? ... [17 Ekim 2016] Bu ara Türkiye ekonomisi için de bir olağanüstü hal ilanı gerekmez mi? ... [10 Ekim 2016] Ülke işsizlikle boğuşurken şu "üretimi" vergilendirmekten niye vazgeçmeyiz ki? ... [3 Ekim 2016] Bir ekonomi sınavına ne kadar hazırız? Haydi bilgilerimizi ölçelim bakalım ... [26 Eylül 2016] Türkiye ekonomisinde "dönülmez akşamın ufku" mu yaşanıyor? ... [20 Eylül 2016] Ver yapsınlar, işletsinler arabalar kısa yoldan gitsin de peki biz nereye doğru? ... [12 Eylül 2016] Ah şu Osmanlı hayranlığının neden sona ermediğini bir anlayabilsek ... [6 Eylül 2016] Siyasetin desteğindeki tarikatlar ve emperyalizme asker yetiştirmek ... [30 Ağustos 2016] "Biz neymişiz be abi" ya da "şimdi bu işin sırası mıydı?" ... [28 Ağustos 2016] Tekkeli zaviyeli demokrasimiz ile nereye kadar gidiliyorsa o kadar ... [15 Ağustos 2016] Meydanlardaki halkımız neyin teminatı o "teminat" neleri gözden kaçırmamalı ... [1 Ağustos 2016] "Vahşi batı" kanarya sevenler derneğini ne zaman sever? ... [26 Temmuz 2016] Uzun ince bir yolda politikacı ya da devlet adamı olmak ... [12 Temmuz 2016] Bu düzen mutlaka siyaset kurumuyla dalga geçiyor olmalı ... [20 Haziran 2016] Hani marş basmayınca "şu arabaya bi el atıverelim" derler ya... ... [12 Haziran 2016] Türkiye'nin asıl sorunu işsizlik mi, işverensizlik mi, politikasızlık mı? ... [7 Haziran 2016] Ne nikah bağlar bizi, ne mahkeme ayırır" ... [31 Mayıs 2016] BU DEVLETİN VATANDAŞI OLMAK YA DA ŞİRKET MÜŞTERİLİĞİNE RAZILIK ... [16 Mayıs 2016] "Kart kart" diyen halkımız ve altın yumurtlayan tavuk ... [10 Mayıs 2016] Muhalefet partileri "baskın bir iktidara" hazırlanmalı mı? ... [3 Mayıs 2016] Vize çıkacak, kuş çıkacak dense de sana bu işten bir şey çıkmayacak ... [26 Nisan 2016] Hesaba kitaba vurunca bir türlü akla yatmayan işlerimiz ... [20 Nisan 2016] Bu memleketteki kayıt dışılığı gerçekten bitirmek istiyor musunuz? ... [13 Nisan 2016] Üzerine çökmüş devlet yükü kaldırılmadan bu ülkede üretim artmaz ... [6 Nisan 2016] Türkiye'de tarımı kurtarmak için önce 'araziyi toplulaştırmak' ... [29 Mart 2016] Meclise torba sunmak, sonra içine her şeyi doldurmak ... [23 Mart 2016] 'Durum tespiti' ne zamana kadar felaket tellallığı sanılır? ... [17 Mart 2016] "Gelişmekte olan" ülkelerde dokunulmazlığa neden dokunulmamalı ... [10 Mart 2016] Sözün bittiği yerde yazının ne hükmü olabilir ki? ... [3 Mart 2016] Sular yavaş yavaş ısınırken kurbağa rahatlığında olmak ... [25 Şubat 2016] Endişeli yarınlar için bu günden bir şeyler yapabilmek ... [17 Şubat 2016] Et sütte şakası olmayan işler ve kızgın bakan ... [16 Şubat 2016] Memleketin en "hesapçı-kitapçı" kesimi batıyoruz derken ... [7 Şubat 2016] LASTİK NE ZAMAN PATLAR BİLİNMEZ AMA BU ARABA BİR YERE KADAR ... [1 Şubat 2016] İyileri birbirlerine düşman eylemek ve sonra iyi şeyler beklemek ... [25 Ocak 2016] Kovulmuş o yüz işçi eski işine hangi koşullarda döndürülebilir? ... [18 Ocak 2016] O gün atölyede 100 kişi birden nasıl işsiz kaldı? ... [12 Ocak 2016] Ciddi ciddi üzerinde düşünülmesi gereken bazı konular ... [5 Ocak 2016] Ekonomi "zam"a mahkumsa ben yapmam deme imkanı var mı? ... [29 Aralık 2015] SULAR YUKARI YÜKSELİRKEN YAĞAN YAĞMURDAN ŞİKAYET ETMEK ... [22 Aralık 2015] Dolar bizde neden düştü, herkes buna neden şaştı? ... [16 Aralık 2015] "Kapitalist" durup dururken neden "kapitalizm"e karşı çıkar? ... [9 Aralık 2015] Ekonomide "tezekten çözümler" ve çileye alışık halkımız ... [4 Aralık 2015] BIÇAK KEMİĞE DEĞİL AMA CÜZDANA DAYANINCA ... [27 Kasım 2015] Ceplerdeki liralar canlı mı? Ve "buyur buradan yak" ... [20 Kasım 2015] Müjdeler olsun; kapitalistler istihdamı arttırma konusunda anlaştılar(!) ... [14 Kasım 2015] Asgari ücret artışını komisyona teklif etmenin dayanılmaz fedakarlığı ... [6 Kasım 2015] SEÇİMLERDEKİ VAADLER VE "CON AHMET"İN DEVRİ DAİM MAKİNESİ ... [2 Kasım 2015] Seçimden önce muhalefettik seçimden sonra da muhalefet ... [27 Ekim 2015] Dervişin fikriyle zikri ve "tanrı dualarınızı kabul etsin" ... [24 Ekim 2015] Zemheride kimsenin gülleri açmaz ama zeytin dalları öyle değil ... [16 Ekim 2015] "Milletin vekili" milletten daha yüksek refaha sahip olur mu? ... [10 Ekim 2015] AKP'nin asgari ücret vaadleri ve kuğunun son ötüşü ... [5 Ekim 2015] OECD: Dünya'daki gelir eşitsizliğinde Türkiye sondan üçüncü geliyor ... [28 Eylül 2015] Taksi plakalarından girip bir yerlerden çıkalım mı? ... [21 Eylül 2015] Hani şu işsizleri bir de aynı yerde toplayacak olsak. ... [18 Eylül 2015] Siyaset bazılarını neden sandığa çekemiyor? ... [14 Eylül 2015] Daha fazla borçlanmak, daha fazla faize katlanmak ... [8 Eylül 2015] Türk lirası düşerken "dolar yükseliyor" diye anlatmak... ... [1 Eylül 2015] "Dertleri zevk edindik" diye mutsuz sanıyor bizi dünya ... [26 Ağustos 2015] Toplum kendini tersine işleyen bir düzeneğe kaptırmışsa ... [19 Ağustos 2015] Nazım hikmet o şiiri bu günlerde yazsaydı ... [17 Ağustos 2015] Demek ki bilmediğimiz dualara amin demeyeceğiz ... [13 Ağustos 2015] Asacaksın o kasaplardan bir kaçını bak gör o zaman(!) ... [11 Ağustos 2015] Moody's kredi notunu yeniden değerlendirmedi ama. ... [6 Ağustos 2015] "Kayıt dışı"lık denen şey siyaset içi" mi siyaset dışı mı? ... [30 Temmuz 2015] Bir musibet, bin nasihat ve Timurlenk'in filleri ... [27 Temmuz 2015] Koalisyon pazarlıklarına ekonomi üzerinden başlamak ne getirir? ... [21 Temmuz 2015] Siyasette "para meselesi" demokrasiyi ne kadar kasar? ... [10 Temmuz 2015] Komşuda "boza" pişer, bize de düşer ... [3 Temmuz 2015] Sanki şimdi de seçim günleriymiş gibi siyaset yapmak ... [29 Haziran 2015] "Gordion" ya da demokrasilerde eğri oturup doğru iş yapmak ... [21 Haziran 2015] Bir ölünün ardından söylenmeyecek sözleri arındırdıktan sonra ... [15 Haziran 2015] Siyaset otomobilini dördüncü vitesle kaldırmaya kalkmayalım ... [8 Haziran 2015] Artık koalisyonlar dönemine hoş geldik desek ... [3 Haziran 2015] Siyaset tarlasında izi olanlar, seçim harmanında yüzü gülenler ... [1 Haziran 2015] Sınırsız milli irade(!) bazen frensiz araba mı sayılıyor? ... [25 Mayıs 2015] Doğrudan demokrasi yürümediğinde kitleler yürür ... [18 Mayıs 2015] Seçmen ekonomi konularına şimdi mi merak sardı? ... [11 Mayıs 2015] Birisi şu fitch'e mutlaka bir şeyler söylemeli ... [4 Mayıs 2015] Türkiye'nin "masraflı" adaylık sistemi ve yoksulların demokrasideki yeri ... [29 Nisan 2015] Bir "model"e dayanmayan vaadler ne kadar yeterlidir? ... [22 Nisan 2015] Siyasette yapıcı eleştiri, yıkıcı eleştiri ve Bektaşi'nin çözümü üzerine ... [10 Nisan 2015] Beğenilmeyeni seçmek, seçileni beğenmemek ve nasıl bir gidiş? ... [4 Mart 2015] Seçimler ve kredi kartıyla balık tutmak ... [23 Şubat 2015] UCUNDAN İSTİHDAM, UCUZUNDAN HAYATLAR VE İŞSİZLİĞİN NERESİNDEYİZ? ... [18 Şubat 2015] Seçimler, ege denizinin iki yakası ve çipuralar ... [12 Şubat 2015] "Oynatmaya az kaldı doktorum nerde?" ... [6 Şubat 2015] İkide bir "yeniden yapılandırma" ve sosyal devlet ... [31 Ocak 2015] Baş danışmanlık baş kılavuzluksa eğer ... [26 Ocak 2015] "Kes-yapıştır" projeler ve idare-i maslahat ... [12 Ocak 2015] OTOBÜSTEKİ "YETERSİZ BAKİYE" SESLERİ NEYİ ANLATIYOR? ... [5 Ocak 2015] Denizi göreceksin sakın şaşırma ... [30 Aralık 2014] YİNE BİR YILBAŞI YİNE "GERİYE DÖN- İLERİYE MARŞ!" ... [23 Aralık 2014] Yolun sonu görünüyorsa muhalefet ne yapmalı? ... [17 Aralık 2014] Dostum makyavelli ile demokrasi ve popülizm üzerine ... [12 Aralık 2014] "TÜNEL-İ BAHRİ" KİMİN PROJESİYDİ? ... [8 Aralık 2014] Dar alanlarda mülkiyet, geniş topraklarda ziraat-2 ... [2 Aralık 2014] İktidarlar "nereden buldun" sorusunu neden sorduramazlar? ... [27 Kasım 2014] Lafı tersinden anlayana işi tersinden anlatmak ... [20 Kasım 2014] NAZIM HİKMET / NEYİ BİLDİRİR SAYILAR? ... [17 Kasım 2014] BİNDİK ALAMETE GİDİYORUZ KIYAMETE ... [7 Kasım 2014] Sosyal demokrasinin solculuğu ve "sehavetin endazesi" ... [31 Ekim 2014] İşçi ölümleri ve vahşi düzenin bileşik kapları ... [27 Ekim 2014] Bir şeylere hem karşı hem teşne olunca? ... [8 Ekim 2014] Devletin elini ekonomiden çektirmek üzerine bir "güzelleme" ... [29 Eylül 2014] SİYASETTE "ÇOK GÜZEL HAREKETLER BUNLAR" AMA ... [22 Eylül 2014] Önce üretip sonra paylaşmak mı? üretirken paylaşmak mı? ... [15 Eylül 2014] Türkiyenin asıl derdi ve ekonominin acı ilacı ... [9 Eylül 2014] Bilmem söylesem mi söylemesem mi? ... [1 Eylül 2014] Eski kafayla yeni Türkiye ya da başka bir düzen ... [25 Ağustos 2014] İflah olmayacak çocuk ve siyasetin yeni(lik)leri ... [21 Ağustos 2014] Güçlü parti nasıl olur, kavga ne zaman biter? ... [18 Ağustos 2014] Kötü siyasetçi iyi siyasetçiyi kovuyorsa ne yapmalı? ... [12 Ağustos 2014] Seçimler "geçim"lerden ne kadar ayrı düşünülebilir? ... [6 Ağustos 2014] Memleket dibe vurdu mu vurmadı mı? ... [31 Temmuz 2014] Dört duvar arasında muhalefet ve "Midas'ın kulakları" ... [22 Temmuz 2014] Her şey daha da kötüye giderken bir gün ansızın ... [14 Temmuz 2014] PARANIN ETRAFINDA DÖNEN SİYASET VE BU DENİZİN BALIKLARI ... [7 Temmuz 2014] Hızlı şehirleşme siyaseti nasıl kısırlaştırıyor? ... [27 Haziran 2014] "Din devlete, devlet dine karışmamalı" söylemi üzerine ... [23 Haziran 2014] Siyaset niçin yapılır, kötü siyaset kimin kesesinden yapılır? ... [15 Haziran 2014] Türkiye ekonomik çöküşe doğru giderken muhalefet ne yapmalı? ... [9 Haziran 2014] Siyaset pazarında kimin ne ürettiği önemli değilse ... [5 Haziran 2014] "VURUN TAŞERONLUĞA" DEMENİN DAYANILMAZ YANLIŞLIĞI ... [27 Mayıs 2014] Düzen içi siyaset mi? Düzen değiştirici siyaset mi? ... [23 Mayıs 2014] SOMA İŞİNİN GÖRÜNMEYEN YÜZÜNDE NE OLABİLİR? ... [19 Mayıs 2014] Soma'daki kömür madeni yangınını "mevzuat" mı çıkardı? ... [12 Mayıs 2014] Sağ iktidarları sağa göz kırparak sollamak mümkün mü? ... [5 Mayıs 2014] Adamlar yapıyorlar be kardeşim! ... [26 Nisan 2014] Aman petrol canım petrol ... [20 Nisan 2014] "Arasta" ya da siyaset çarşısının sıra dükkanları ... [14 Nisan 2014] Siyasetin ne kadarı memlekete hizmet işi, ne kadarı birilerinin mesleği? ... [7 Nisan 2014] Oyları sağdan say, soldan say yine bir şey değişmiyorsa ... [2 Nisan 2014] Sıkı tutunun uşaklar, hep beraber "tuu" diyeceğiz! ... [18 Mart 2014] Yok mudur şu idoyu geri alacağım diyecek babayiğit bir aday? ... [2 Mart 2014] DAMA ÇIKAN DELİ, KUYUYA TAŞ ATAN DELİ VE BİZİM MAHALLELİ ... [24 Şubat 2014] Dalından düşen ceviz ve tabandan gelen cazibeye rağmen siyaset ... [16 Şubat 2014] Çukurun içindeki Türkiye kurtarıcılarını nasıl seçecek? ... [3 Şubat 2014] Tüketim ekonomisi yolun sonuna geldi gelmesine de. ... [27 Ocak 2014] İktidara gelmenin dayanılmaz maliyetine hangi can dayanır? ... [13 Ocak 2014] Kefenin cebine sığmayacak kadar çok çalmanın muhtemel nedeni ... [6 Ocak 2014] Bakanlar ve "peki o zaman kim yapıyor bu yenilikleri?" ... [23 Aralık 2013] Hava paralarıyla havalandırılan paralar üzerine ... [13 Kasım 2013] Asgari ücretin vergi yükü haksızdır ve bu ekonominin yüküdür ... [7 Ekim 2013] Kadın başına üç çocuk projesi kime yarar kime zarar? ... [13 Eylül 2013] Seçimlerde Amaç, Araç Ve Büyük Şehir Belediyeleri ... [3 Eylül 2013] Düşerken Kimin İttiğine Ve Kimin Tutmadığına Dikkat Etmek ... [12 Ağustos 2013] Belediye seçiminin adayları ve siyasette takım kurarken ... [24 Temmuz 2013] Peki ne olacak şimdi? Ya da hangi sath-ı maildeyiz? ... [25 Mayıs 2013] "Cebir"in çok gerekli olduğu haller ve siyasi denge üzerine ... [4 Mayıs 2013] Bu bir mayıs bize neleri düşündürdü? ... [18 Mart 2013] "Hey Corç versene borç"dan, "Gel Corc al sana borç"a mı? ... [13 Mart 2013] Bu millet bir de üç çocuk yapmaya başlarsa emekli ne yapar? ... [5 Mart 2013] Sosyalistler, ulusalcılar ve sosyal demokratlar ... [21 Şubat 2013] Buğdayın sapı samanı ve halkın ekmeği konusunda nereye doğru? ... [15 Şubat 2013] Sağdan giderek kurulu düzene karşı çıkmak ... [9 Şubat 2013] Siyasette ayağı sağlam yere basmanın yolu "halk" ve "örgüt" ... [30 Ocak 2013] Bu siyasi karmaşa en çok kime yarıyorsa ... [21 Aralık 2012] Devletin uçurduğu talih kuşu kimin başına konar? ... [10 Aralık 2012] Kitle partisi, siyasi çizgi ve işin ucunun varabileceği yer ... [5 Aralık 2012] Şimdi sana bu ülkede yoksulluk azalıyor diyorlar ya ... [12 Kasım 2012] Demokrasinin aşağıdan veya yukarıdan olanı üzerine çok basit düşünceler ... [2 Kasım 2012] Türkiye ekonomisi ya bu konut stokunu daha fazla taşıyamazsa? ... [23 Ekim 2012] Bu ayıp bize yeter de, birine ne kadarı yeter bilemiyorum? ... [11 Ekim 2012] Ekonomi maçının ortasında zam yapıp kural değiştirmek ... [28 Eylül 2012] Artık iyice anlaşıldı; kim neyi kullandıysa bedelini ödeyecek ama... ... [24 Eylül 2012] Oynamaya niyeti olmayan gelin ve asgari ücretin vergisini anayasaya bağlamak ... [17 Eylül 2012] Küçük Balıklar, Büyük Balıklar Ve Daha Büyük Balıklar ... [9 Eylül 2012] Siyaset tek başına yapılmıyorsa... ... [29 Ağustos 2012] Özel sektör daha iyi yapar deyip gelecek neslin gelirini yeme üzerine ... [12 Ağustos 2012] Mustafa Kemal'in siyasi çizgisi ne idi, ne değildi? ... [4 Ağustos 2012] Sosyal demokrasi, Teşkilat ya da pilav üstü salata ... [19 Temmuz 2012] İbrahim Tatlıses neden "oğlumun adı İDO değil" açıklaması yaptı? ... [8 Temmuz 2012] İDO'ya kızıp direnme adına körfezi dolanmak ve belki de... ... [25 Haziran 2012] İDO'nun Bağdattan dönecek yanlış hesabı ... ... [18 Haziran 2012] En iyisi televizyon haberlerini eller cepte iken dinlemek ... [3 Haziran 2012] Çok çocuk, kürtaj ve sezaryen bir büyük düşüncenin sonucu mu? ... [24 Mayıs 2012] İş yoğunluğu dolayısıyla mahkemeye gelememek... ... [21 Mayıs 2012] Sanat, siyaset ve particilik üzerine kısa bir gezinti ... [16 Mayıs 2012] Şimdi gerçekten yeni bir şeyler yapmak lazım cancağızım ... [11 Mayıs 2012] Yeteri kadar üretemeyen bir ülkede "vergiyi kim versin" kavgası üzerine ... [7 Mayıs 2012] Yağ satarım bal satarım ustam ölmüş ben satarım ... [30 Nisan 2012] Konusu açılmışken bir kere daha Ali Sami Yen üzerine ... [16 Nisan 2012] Şu belediyenin işlerine bakıp "buna da çok şükür" mü desek? ... [9 Nisan 2012] Belediyelerde, bütçecilik finansman ve denetim işi ne durumda? ... [6 Nisan 2012] Devletin yükünü niye bu güne kadar hep tüketici çekti? ... [2 Nisan 2012] "Açken sen sen değilsin" diyorlar ya peki oy kullanırken ne oluyor? ... [28 Mart 2012] Toplu taşımacılık ve parası olan öne çıksın çarpıklığı ... [24 Mart 2012] Sosyal Güvenlikte Kara Delik Var Diyenler Ve Sosyal Devlet ... [22 Mart 2012] Arabası yeni olana az, eski olana çok vergi salarak "hangi adalet?" ... [19 Mart 2012] Siyasal partiler ne zaman birer seçim şirketi olurlar? ... [5 Mart 2012] Bu düzene iktidar da muhalifse muhalefet nelere muhalefet etmeli? ... [29 Şubat 2012] Sosyal demokrasi deyince kim neyi anlamalı? ... [20 Şubat 2012] El alemin paraları ve el alemin dertleri üzerine laflama ... [10 Şubat 2012] İktidarla polemiğe girmek mi durumu halka anlatmak mı? ... [1 Şubat 2012] Resmi rakamlarda "Olacak o kadar" anlayışı ile nereye? ... [26 Ocak 2012] Köprü üstünde kolaylık şehir içinde kördüğüm ... [23 Ocak 2012] Madem herkes anayasa istiyor da neden kimse konuşmuyor? ... [19 Ocak 2012] Kayıp eşeği bulunan emeklinin gözü aydın olsun ... [13 Ocak 2012] Devlet babanın yoksul çocukları ve paralı sigorta ... [8 Ocak 2012] Kalitesiz mallara yönelen bir ülkede refah artar mı? ... [27 Aralık 2011] Hoş geldin yeni yıl boşa geçtin eski yıl ... [22 Aralık 2011] Fransız malını kullanıp bir bakıma Fransız olmuşsanız ... [17 Aralık 2011] Soğuk savaş yıllarının yeniden ısınan fıkrası ... [12 Aralık 2011] Almanya AB krizinin faturasını niye üstleniyor? ... [7 Aralık 2011] Yalancı baharda açan çiçek meyve verir mi? ... [21 Kasım 2011] Hani ameliyat başarılı ama hastayı kaybettik derler ya ... [9 Kasım 2011] Bir bayram tatili sonrasında önümüze gelen gündem ... [3 Kasım 2011] Deprem vergisinin artçı sarsıntısı hiç bitmiyorsa ... [25 Ekim 2011] Devletler ve bu gün başka yarın başka politikalar ... [19 Ekim 2011] Cari açık, kriz, zamlar ve Türkiye ekonomisi ... [15 Ekim 2011] Adam Adama Benzer De Ülkeler Benzemez Mi? ... [6 Ekim 2011] Emekten yana siyaset yapanlar niye kolayca anlaşamaz? ... [3 Ekim 2011] "Demos" buysa "demos kratos" da böyle olmak durumunda değil mi? ... [25 Eylül 2011] Demokratik seçimler aslında ne kadar demokratik olabiliyor? ... [21 Eylül 2011] GİTES:"Yurt dışında üret, gümrüksüz getir" projesine dikkat! ... [11 Eylül 2011] Kriz bir gün göbekten geçecekse sosyal demokratlar ne yapmalı? ... [7 Eylül 2011] Evin işi dururken başka işlerle uğraşmak kime ne kazandırır? ... [29 Ağustos 2011] Haydi yine iyisiniz, yollar köprüler sizin bugün ... [19 Ağustos 2011] Hani bu anayasa olmaz yenisini yapalım derler ya ... [12 Ağustos 2011] Sıkı tutunun uşaklar tu diyeceğum. ... [7 Ağustos 2011] Konjonktür getirmişse yine konjonktür götürür mü? ... [29 Temmuz 2011] Krizin göbeğinde iken nereden geçeceğini konuşmak ... [20 Temmuz 2011] Kıdem tazminatı üzerine niyetler ve bazı hesaplar ... [12 Temmuz 2011] İnsan odaklı anayasa insana ne kadar güvenecek? ... [4 Temmuz 2011] Büyüyen ekonomi mi yoksa ekonominin sıkıntıları mı? ... [23 Haziran 2011] Bir bayram sabahında Barbaros Heykelinin gölgesinde ... [13 Haziran 2011] Homo ekonomikus, homo politikus ve yoksulluk ... [7 Haziran 2011] Tanrı Patagonyalıları korusun mu? ... [21 Mayıs 2011] Sapla saman ve o ihale neden yenilendi? ... [16 Mayıs 2011] İki gemi yan yana, biri olmadı öbürü mü? ... [5 Mayıs 2011] AVM'lerin önlenemez yükselişi ile esnafın önlenemez batışı ... [28 Nisan 2011] Hangi çılgınlık? ... [26 Nisan 2011] Sana bir gün evinin değeri düşecek deseler ... [18 Nisan 2011] Yeni saraylılar ve ah şu İstanbul'un lale zamanları ... [14 Nisan 2011] "Haydi artık geçmiş olsun" diyelim mi? ... [26 Mart 2011] Topbaş ve çok manidar bir belgenin takdimi ... [21 Mart 2011] En pahalı benzin neden kaderimiz? ... [17 Mart 2011] Kıt kaynakları iyi kullanmak ve ekonomiyi yönetmek ... [5 Mart 2011] "Tünel-i Bahri" ve Yeni Boğaz Geçişi ... [28 Şubat 2011] Ortada çömlek varsa yandan mı geçelim? ... [21 Şubat 2011] Devletten bir kuruş para çıkmadan icraat ... [13 Şubat 2011] Ateşe koşan kelebekler ve itfaiyeci başvuruları ...
Bülent SOYLAN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™