Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Uf olmuş ama zaten puf olmuş!
30 Haziran 2012, Umur TALU
, Umur TALU

Tarihi formül bu zaten:

Tek kişiyi yere yatırıp üniforma ve silah gücünü de yanına alarak; üç, beş kişi hep birlikte döven polislerin savunması “tarihimiz”e de ışık tutar.

Savunma dosyasına konan “ortopedi uzmanı raporu” diyor ki…

Ellerinde, parmaklarında hassasiyet oluşmuştur!

 

***

 

Dayak yiyen birinin, dayak yediği için, o dayağı atan ellerin, parmakların, yumrukların sahibi devlete verdiği zarar; demokrasi ve hukuk devletinin baş aşağı fotoğrafı zaten.

İster tek partili, ister çok partili, ister darbeli, müdahaleli, ister en ilerisi; “demokrasi”…

Vatandaşın vicdanıyla, inancıyla, bedeniyle, fikriyle, idealleri ve hayalleriyle, dayanışma ihtiyacı ile hak ve özgürlüklerinden ziyade…

Devlet karşısındaki tabi pozisyonudur!

Tabiiyet hem tabiyettir!

Devlet o gün kimin elinde olursa olsun!

 

***

 

Burada acı olan şu.

O üç polis, dört polis, ondört, kırkdört, yüzkırkdört, dörtbindörtyüzkırkdört polis; kendilerini ezen sistem, kendilerini aşağılayan bir amir karşısında, değil parmağını, elini incitmek; ağzını açamaz, dilini kıpırdatamaz.

Onları ezen çarkta, yerdeki vatandaştan da aciz kalırlar.

Çoluk çocuklarını sıkıştıran, aşırı mesai ve otorite şiddetinde cinnete tıkıştıran düzen karşısında, yerdeki vatandaş kadar dahi hak arayamaz, itiraz edemez, haysiyet ve hakkını kovalayamaz.

Sonra…

Otorite ve tahakkümden, aşağılama ve hakaretten bükülmüş ruhu; “öteki” karşısında birden canlanıverir.

Yiğidim aslanım üçer beşer, onar yüzer olur da; tek başına bir adama, bir gence, hele hele bir kadına çullanır.

En basit mesleki, sosyal, insani hakkını aramaktan aciz bırakılmış o üniforma, birden bire aslan kesilir, kurt kesilir.

Nasılsa bir sürü düşman vardır kafasında.

Hele o bir de güçsüz olursa…

Yeme de yere yatır!

 

***

 

Bunu anlayabilen, bu basit sırrı çoktan çözebilmiş, adaletsizliğin seni de onu da vurduğunu kavramış olanlar yok mu? Var tabii.

Ama çok değil.

Hemen her yerde, “üniforma”nın büyük kesimi, devlet otoritesi temsilciliğinden de öte, basbayağı faşizan bir ruha teslim ediliyor; teslim oluyor; bir de bununla gurur filan duyuyor.

Zaten tüm otoritelerin, tüm tahakküm biçimlerinin, tüm resmi şiddet silsilelerinin, çoğunlukları köleleştiren, kullaştıran, bölüp parçalayan piramitlerin, firavunların hayat sigortası bu.

Ezilenin ezmekle mükellef kılınması.

En çok buna bayılması.

Bayılırken kendisini, kendi ezilişini, tükenişini unutması.

 

***

 

Mertlik de…

Demokratik hukuk devleti diye bir şey azıcık varsa, orada kamu görevlisi olmak da…

Önce kendini ezene, kendini hor görene, aşağılayana karşı hakkını, özgürlüğünü, haysiyetini, hakikatini arayıp aramamaya, savunup savunmamaya, bunun mücadelesini verip vermemeye dairdir.

İçinde seni ezdikleri o üniformayı; başkasına sopa, cop, gaz, yumruk haline getirmeden çok önce!

Yoksa, yere yıktığını hep birlikte döverken elin, parmağın filan uf olur ama…

Esasen ruhun, insanlığın, onurun çoktan puf olmuştur!

 

***

 

Zaten bir düşenseniz…

Hakkını arayan memur, işçi, öğrenci veya başkalarını ezelden ezen bir sistem…

Kolluk gücünü kulluk gücünden alıyor…

Hakkını dahi aramaktan men edilmiş insanlardan, her türlü hakkı bastırmak için tekme, tokat, yumruk, el ve parmak yaratıyor diye!

Düşünmezseniz, belki birini yere düşürürsünüz ama kendiniz de çoktan düşmüş, yere serilmişsinizdir zaten.

Düşünürseniz, insan olma hakkınız ayağa dikilir…

Yerde yatana çullanmadan hem de!

 

Sürat çağı

Yazar Musa Anter’in katil zanlısı ancak 20 yıl sonra alınmış.

Şimdi her şey daha hızlı.

Saz sanatçısı Süleyman Acar 6 aydır KCK tutuklusuydu. Hastaydı.

Önceki gün tahliye edildi.

Fakat ondan da önceki gün zaten ölmüş, tahliyeye yetişememişti.

7 çocuğu vardı; 7 çocuğu yine var!

(Habertürk)

[Bu yazı 1552 kez okundu]
Umur TALU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [41]
[8 Haziran 2013] Demokrasi diye bir baş belası! ... [2 Haziran 2013] Topçu Kışlası Vesayeti ... [3 Mayıs 2013] Kelimelerin azabı! ... [27 Nisan 2013] Barış, hukuksuz olmaz! ... [9 Nisan 2013] Tarih, sınıf, gaz! ... [4 Mart 2013] Künyemizde 50 bin ölümüz. Bünyemiz Barış sayıklar! ... [8 Şubat 2013] Hattını, haddini bilmek... İncirlik, Kürecik, Patriotçuk! ... [3 Şubat 2013] Canlı bomba, patlama, can! ... [30 Ocak 2013] Bin yıl süren andıç ruhu! ... [27 Ocak 2013] Haddini, kıymetini, kıyametini bileceksin! ... [23 Kasım 2012] Devlet sırrı dediğin, kanlı tarihin kara kutusu! ... [9 Kasım 2012] Cinnet vatan! ... [30 Ekim 2012] Ne bu şiddet be Celâl! ... [23 Ekim 2012] Raporlu demokrasi! ... [29 Eylül 2012] Anlamadığım şudur: ... [6 Eylül 2012] Bi gidin yahu! ... [17 Ağustos 2012] Dağın altında 30 yıl! ... [1 Ağustos 2012] Sen utanmıyorsan. Ben utanıyorum! ... [29 Temmuz 2012] Artık size kalmış! ... [14 Temmuz 2012] Limana gelmesin de cana gelsin! ... [26 Haziran 2012] Dün gemi olur, bugün uçak! ... [16 Haziran 2012] Bu vatanın ekmeğini yemek... Bu vatanın emeğini yemek! ... [1 Haziran 2012] Hem dert çok, hem mert (pek) yok! ... [6 Mayıs 2012] Astlar, kastlar. Dostlar, postlar! ... [29 Nisan 2012] Yol aynı, yolculuk aynıdır! ... [13 Mart 2012] Bir yumruk çok mu! ... [3 Mart 2012] Gölgen peşini bırakmaz! ... [12 Şubat 2012] 10'uncu Yıl Marşı! ... [15 Ocak 2012] Bin yıllık çoğunluk! ... [30 Aralık 2011] Cinnet cehennemin ölü canları ... [25 Aralık 2011] Kimine kıyak kimine dayak! ... [9 Aralık 2011] Hayat bilgisi! ... [27 Kasım 2011] Bir adım demokrasi, bir adım geri! ... [14 Eylül 2011] Arap baharı, Türk yazı! ... [1 Eylül 2011] Demokrasinin sonu! ... [20 Ağustos 2011] 30'uncu yıl ağıtı! ... [11 Ağustos 2011] Şiddetleri ortak, kaderiniz ortaktır! ... [5 Ağustos 2011] Ölü çocuktan al haberi! ... [21 Temmuz 2011] İşte budur! ... [17 Temmuz 2011] Çokça, bir derviş gibi ... [19 Haziran 2011] İç hizmet, dış hezimet! ...
Umur TALU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™