Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Öyle Bir Geçti Ki Zaman.
3 Ocak 2011, Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU
, Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU

Televizyonlarda yayınlanmakta olan dizi filmlerindeki yoksulluk güzellemelerini gördükçe, 70’lerde çokça içtiğimiz Birinci sigarasını anımsarım nedense. Hani burjuva içeceği diye filtreli sigaraları reddederek adeta solculuğumuzun kanıtı olarak içtiğimiz Birinci sigarasını…

Öğrencilik yıllarımıza denk gelen bir dönemin öyküsünü anlatan “Öyle Bir Geçer Zaman Ki…” adlı televizyon dizisi de Birinci sigarası örneklerinden…

Bir yanda, RTÜK tarafından yasaklansa da canlandırdığı karakterle “gavur” tanımını sonuna kadar hak eden çok kötü bir kadın, genç bir kızı satın almaya çalışan karanlık ve zengin bir adam, vicdansız bir baba…

Diğer yanda, yoksul ama onurlu bir anne, her türlü zorluğa karşın zengin değil yoksul genci seçen bir kız ve her biri onur abidesi çocuklardan oluşan çok yoksul bir aile…

Senaryo kurgusu ve izlenirlik bakımından başarılı olduğu yadsınamaz dizinin. Yapımcısı bakımından başarı olan bu durum, yaşamın olağan akışına ne denli uygun ve izleyiciye nasıl bir çözüm öneriliyor diye hiç düşündük mü?

Liberal kapitalist düzenin bireyci çözümlemeleri bağlamında olayları değerlendirdiğimizde; anlatılan hikaye bir yönüyle “kaderim bu, böyle yazılmış yazım” ve “ölmek var dönmek yok”, diğer yönüyle “gemisini kurtaran kaptan” ve “enayilik etme, fırsatı tepme” mesajlarını vermekte, kamusal müdahalelerin ise yine bireysel beceri ya da beceriksizlikler bağlamında ele alındığı görülmektedir.

Birinci içmenin ötesine geçerek, olaya toplumcu bir açıdan baktığımızda, ailenin tek barınağının herkesin gözünün önünde yanmasını izlemekle yetinen konu komşuya öfkelenmek yerine, sahnelenen orta oyununu sessizce izlediğimiz için kendimize öfkelenmemiz gerekmez mi?

Bireyi kutsayan liberal akımlara kapılarak, gemisini kurtaran kimi eski solcular bir yana, sosyalist çözümlemelere inananların bile neredeyse unutmakta olduğu, özgürlük, eşitlik ve kardeşlik ideallerinin yeniden anımsanma zamanı gelmedi mi sizce?

Dayanışma, toplumsal kalkınma, adil paylaşım ve sosyal devlet gibi kavramlar günümüzde demode sayılıyorlar. Oysa bırakın sosyalist bir yönetimi, hukuka saygılı bir sosyal devlet uygulamasında bile böylesine umarsız bir aile ile karşılaşılmamalıdır.

Bireysel kahramanlıklarla bezeli hamasi öykülerle avunmak yerine, dayanışma ve topyekun mücadeleyle hak arama ve alma yolu seçilmeli diye düşünüyorum. İlk olarak ta, yurttaşlarına en az yaşam standardını sağlamakla yükümlü olan sosyal devleti talep etmek gerekirken, zengin kapılarında sadaka dilenmekten, yani “Allah devletimizden razı olsun” anlayışından vazgeçmek gerekiyor.

Benzer birçok film ya da dizi film gibi, yoksulluğa güzelleme yaparak adeta yoksul kalmayı özendiren ve televizyon aracılığıyla toplumu uyutan bu tür çalışmalar, “iyi solcu, kötü sağcı” gibi şablon tiplemeleriyle de dikkat çekmektedir. Bu yolla kitleler yine esastan uzaklaştırılmakta ve gerçek toplumsal dinamikler ve sınıfsal çatışmalar adeta yok sayılmaktadır ne yazık ki.

Ortalaması ne olursa olsun, adil olarak paylaşılmayan ulusal gelirin toplumun kalkınmışlığını göstermediği açıktır. Aksine, adaletsiz gelir dağılımı, yoksulluk ve yolsuzluk birçok kötülüğün doğrudan nedenidir. Filmlerdeki fakir ama ölümüne dürüst tiplemelerin ne denli gerçek dışı olduğu, aynı televizyonların “üçüncü sayfa” haberlerinden rahatlıkla anlaşılabiliyor oysa.

Kolundaki çanta için yolda yürüyen genç kızları yerlerde sürükleyenler, üç kuruş için komşusu Fatma nineyi boğazlayanlar, babasının emekli maaşından yararlanabilmek için muvazaalı boşanma yapanlar, işsizlik yüzünden intihar edenler ve eklenebilecek yüzlerce örnek, sizce kalkınmış bir toplumun göstergeleri olabilirmi? Eğer öyleyse, ekmek çalan çocukların kolları kesilmeli, yumurta atanlar okuldan atmalı, ki topluma kötü örnek olmasınlar ve iyi çocukları da yoldan çıkarmasınlar.

Liberal kapitalist sistemin, dinci üfürüklerle beslenen Yeni Dünya Düzeni’nin neden olduğu toplu akıl tutulmaları, kabul etmek gerekir ki, kapitalizmin başarısıdır. Çünkü, “Yendim seni Ali Kaptan” diye böbürlenen ve tüm yoksulların göğsünü kabartan delikanlı, aslında piyasa ekonomisinin milyonlarca mağduruna ninni söylüyor. Sonra da, ekranın altından; “Bugünllük televizyon yeter, bütün çocuklar uykuya” yazısı geçiyor.

Toplumsal talepleri dile getiren ve ezilenlerin toplu hak arama çabalarını anlatan dizi filmleri neden yapıl(a)maz sizce?

Unutmamak gerekir ki; insan onuru ve yaşamı Sadakacı Sermaye” düzeninin insafına teslim edilemeyecek kadar değerlidir. Oysa zaman öylesine değişti ki, en masum gençlik anılarımızın bile SS tarafından insafsızca sömürüldüğü bir Dünya’da yaşıyoruz artık.

(03.01.2011)

[Bu yazı 2365 kez okundu]
Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [66]
[7 Temmuz 2017] KOCA KOCA LAFLAR ETMEDEN ÖNCE. ... [6 Eylül 2016] SON KALENİN SEVİMLİ DİKTATÖRÜ ... [29 Mart 2016] KAHROLSUN TERÖRİSTLER ! ... [17 Ocak 2016] SUÇA ORTAK OLUYORUM ... [2 Kasım 2015] EĞİL EY KAFİR! ... [29 Ekim 2015] AKP'NİN ABSÜRT SEÇİM TAKTİKLERİ ... [22 Ekim 2015] İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ ... [12 Ekim 2015] OSMANLIYA RAHMET OKUTAN YENİ OSMANLILAR ... [21 Eylül 2015] TANRI TÜRKÜ KORUSUN ... [14 Ağustos 2015] SARAY MİLLİ İRADEYİ TEHDİT EDİYOR ... [6 Haziran 2015] BÜYÜK PATLAMADAN KARAFATMAYA (*) ... [18 Mayıs 2015] TBB Genel Kurulunda Yapamadığım Konuşma ... [9 Nisan 2015] BESLEME, BESLEDİKÇE. ... [7 Mart 2015] KİM KORKAR BÖLÜNMEDEN ... [19 Mayıs 2014] "301" İÇİN YARDIM KAMPANYASI MI, HERKES İÇİN SOSYAL DEVLET Mİ? ... [12 Mayıs 2014] MAKBUL CÜBBE ... [22 Nisan 2014] DEVLETİN PARTİSİNDEN PARTİNİN DEVLETİNE ... [29 Mart 2014] İYİ ŞEYLER OLUYOR ... [24 Mart 2014] İKTİDAR GAYRİMEŞRUDUR ... [28 Şubat 2014] ŞEYHİ DÜŞÜREN MÜRİTLER ... [5 Şubat 2014] BİLMEMENİN DAYANILMAZ ÇEKİCİLİĞİ ... [20 Ocak 2014] "Milli irade", güçler ayrılığı ve HSYK ... [13 Ocak 2014] BOYALARI DÖKÜLÜRKEN ... [6 Ocak 2014] SUÇ ÖRGÜTÜ ... [20 Aralık 2013] ORTADA HIRSIZLIK VAR YANDAN GEÇ ... [13 Aralık 2013] KONUŞURSAM YER YERİNDEN OYNAR ... [27 Ekim 2013] Atatürk Orman'ı ODTÜ Orman'ı olmasın ... [23 Eylül 2013] PROVOKASYONU GÖRDÜM ... [17 Eylül 2013] İDDİALARA YANIT VERMEYECEĞİZ ... [5 Eylül 2013] ADALET BAKANLARI HUKUKÇU OLMALI ! ... [16 Ağustos 2013] AZALMAK ... [26 Temmuz 2013] ÇAPULCU İLE BEZİRGAN ... [15 Temmuz 2013] TERMAL HAFIZA ... [7 Haziran 2013] TENCERENİN DÜDÜĞÜ... ... [15 Nisan 2013] Gelişmemiş Demokrasilerin Boğulma Noktası: %51 ... [11 Şubat 2013] DEVLETİN SAVCISINA YARDIMCI OLALIM ! ... [30 Ekim 2012] BUNLAR DA GİDER ... [14 Eylül 2012] BİLMEK ACI VERİYOR ... [3 Nisan 2012] HER ÇOCUKTAN BİR YIL ... [24 Şubat 2012] DİNDAR, KİNDAR VE TİNERCİ ... [23 Şubat 2012] KÖŞE YAZARARINA SAHİP ÇIK. YOKSA... SON HALKA: NURAY MERT ... [15 Şubat 2012] ANAYASA KİMİN İRADESİ ... [2 Şubat 2012] YÜRÜYÜŞ... ... [6 Ocak 2012] İNSANSIZ... ... [23 Aralık 2011] YALANLAR ... [15 Kasım 2011] KURBANLAR GÜLÜMSEDİKÇE... ... [18 Ekim 2011] KUŞ ARAYAN KAFESLER! ... [9 Eylül 2011] Bir Ustalık Hikayesi: Torbacılıktan Köprücülüğe! ... [29 Temmuz 2011] NE SAĞCIYIM NE SOLCU. ... [15 Temmuz 2011] BİR EMPATİ DENEMESİ: "BEN OLSAYDIM..." ... [24 Haziran 2011] ESKİ OYUNUN YENİ OYUNCULARI ... [1 Haziran 2011] SOLCU OLMAK ... [6 Mayıs 2011] MEYDANDAKİ ÖLÜLER ... [18 Nisan 2011] BÜYÜK PATLAMADAN KARAFATMAYA ... [30 Mart 2011] HOMO SAPİENS ÇAĞI SONA ERİYOR ... [18 Mart 2011] HERKES MERSİN'DEN DÖNERKEN... ... [10 Mart 2011] SUÇLULUK KARİNESİ ... [4 Mart 2011] 500 Milyar Dolarlık Pazar ve Sahibinin Sesi Liberaller ... [18 Ocak 2011] Allahın Kuruşları ... [10 Aralık 2010] VURUN KAHPEYE ! ... [8 Aralık 2010] İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-3 ... [25 Kasım 2010] İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-2 ... [17 Kasım 2010] İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-1 ... [19 Nisan 2010] NİSAN TATİL OLMALI ... [12 Haziran 2009] Durduğumuz Yerden. ... [11 Haziran 2009] Barolar Birliği ve Birliği Savunmak ...
Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™