Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Türkiye'nin Dobuları
28 Haziran 2012, Mehmet Y. YILMAZ
, Mehmet Y. YILMAZ

HER taşın altında bir “satılmış”, her kapının arkasında bir “vatan haini” bulmak sağlıklı bir ruh durumu sayılmaz.
 

İnsanların bir konuda fikre sahip olmaları için böyle durumlar içinde olmaları gerekmez çünkü.
Okuyan, yaşadığı dünyayı ve ülkeyi takip eden, bir dünya görüşüne sahip olan herkesin bir fikre sahip olması mümkündür ve bunu açıklamak da hakkıdır.
Gazetelere bakıyorum, birbirinden farklı düşünen çok sayıda yazar var. Bu normal bir durum, tam tersi anormal olurdu. Herkesin aynı şeyi düşündüğü, aynı şeyleri tekrarladığı bir medya düzeni bir demokraside olamaz çünkü. Bu basının kontrol altında olduğu otoriter rejimlere özgü bir durumdur.
Eğer beğenmediğimiz bir fikri savunanların bunu satılmış ya da hain oldukları için yaptıklarını varsayıyorsak, geri kalanların da başkaları tarafından satın alınmış olduklarını varsaymamız gerekir.
Şunu hep merak etmişimdir: Fikrini açıklayan insanların bunu birilerine satıldıkları için yaptıklarını düşünenler, acaba “Ben o köşede yazsaydım, bunu cebimi doldurmak için kullanırdım” diye mi akıllarından geçirirler?
Antropolog Ruth Benedict, Doğu Yeni Gine’deki araştırmaları sırasında Dobu kabilesini keşfetmişti. O tarihe kadar medeniyetten uzak, izole bir yaşam süren “Yeni Gine Dobuları” için kuşkuculuk en önde giden duygudur, başlarına gelen talihsizliklerin nedeni “kötü niyetli insanlar”dır.
Dobu ülkesinde hastalıklar yaygındır ve hastalıkların nedeni kötü büyüdür. Büyüyü yapan en yakınınızdaki kişi bile olabilir: Eşiniz, çocuklarınız, en yakın av arkadaşlarınız.
Dobuların temel ahlak görüşü bir kurban seçmek ve olanca kötülüğü onun üzerine salmaktan ibarettir. Benedict’in tespitiyle “Dobularda kuşkuculuk paranoya derecesine ulaşır”.
Aramızda binlerce kilometre mesafe olmasa Dobular ile bazı Türklerin akraba olduğunu bile söyleyebilirdim ama bu ruhsal durum benzerliği coğrafi gerçeklerle uyuşmuyor.

Kötü muamele ve işkenceyi önlemek için

EMNİYET Genel Müdürlüğü Rütbe ve Terfi Yönetmeliği’nde değişiklik yapılmış ve “sicil notu” kavramının yerine “performans puanı” uygulaması getirilmiş.
Mesela çok hırsız yakalayan polisin puanı artarken, hırsızın kaçmasına neden olan polisin puanı azalacakmış.
Emniyet Genel Müdür-lüğü’nün bu uygulaması, fedakârca çalışan, bazen günlerce evine bile gidemeyen polis memurları ile görevini ciddiye almayanlar arasında bir fark yaratacak ve teşvik edici olacaktır diye düşündüm.
Sabah’ta Hazal Ateş’in haberine göre orantısız güç kullanan ve vatandaşa kötü muamele yapan polislerin de performans puanları düşürülecek ve bu durum maaş ve terfilerini etkileyecekmiş.
Vatandaşa kötü muamele, polisin toplumsal imajını zedeleyen bir durum! Bunu alışkanlık haline getiren polisler sadece vatandaşa değil, kendi meslektaşlarına da zarar veriyorlar.
Bu nedenle böyle polisleri “terfi ilerlemesiyle cezalandırmak” yerine, suçu sabit görüldüğünde meslekten çıkarmak daha doğru bir uygulama olur.
İşkence ve kötü muamele ile mücadele, sıfır tolerans ile mümkündür ve böylelerinin teşkilat içinde tutulmaları, maaş ve terfi cezası alsalar bile “tolere” edildikleri anlamına gelir.

(Hürriyet)

[Bu yazı 1539 kez okundu]
Mehmet Y. YILMAZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [63]
[17 Nisan 2014] Başbakan Başsavcı Başyargıç! ... [21 Şubat 2014] Alaturka Baas rejimine bir adım daha! ... [31 Ağustos 2013] Nasıl bir kalp bıraktın, bilir misin ardında? ... [25 Haziran 2013] Yüzleri kızarmadan asla anlatamazlar ... [24 Haziran 2013] Halkı ikiye bölme suçu! ... [8 Haziran 2013] Kişi başı terörist sayısında dünya birincisiyiz! ... [6 Mayıs 2013] 'Hukuk' siyasetin elinde 'guguk' olunca ... [15 Nisan 2013] Paket paket adalet! ... [9 Nisan 2013] Hainleri Belirleme Enstitüsü! ... [20 Mart 2013] Ergenekon'un kolları nereye kadar uzanıyor? ... [11 Mart 2013] Gerçekten anayasa hukuku okumuş olabilir mi? ... [26 Şubat 2013] Bir torba dava daha mı geliyor? ... [25 Şubat 2013] Paket paket adalet! ... [15 Şubat 2013] Bu memlekette 'kâğıt' asla kaybolmaz ... [15 Ocak 2013] MİT bu ihbarları neden bugüne kadar sakladı? ... [7 Ocak 2013] Gördük ki yer yerinden oynamıyor! ... [2 Ocak 2013] Siyasi irade yoksa çözüm de olmaz ... [28 Aralık 2012] Gulyabanilerden sarmısakla mı korunacağız? ... [20 Kasım 2012] Erdoğan'a bu soruyu sorarlar mı? ... [15 Kasım 2012] Örtülü ödenekte rekor artış ... [24 Ekim 2012] Allah müstahakını versin ... [23 Ekim 2012] Başbakan özür dilemelidir ... [16 Ekim 2012] 'Fire' değil özgür irade! ... [12 Ekim 2012] Filmin eğrisi doğrusuna denk gelmiş ... [21 Eylül 2012] İktidar ve muhalefete birer sorum var ... [15 Eylül 2012] Bırakın da aranızdan biraz rüzgâr geçsin ... [11 Eylül 2012] Bağımsız yargımızın 'vesikalık' bir fotoğrafı ... [31 Ağustos 2012] Dışişleri Bakanlığı TBMM'nin amiri mi? ... [27 Ağustos 2012] Milletin vekilinden saklanan nedir? ... [22 Ağustos 2012] Amaç gerçeği öğrenmekse ... [16 Ağustos 2012] Bu günahın hesabını veremezsiniz ... [14 Ağustos 2012] Kaç Mehmet ölse yeterli olurdu? ... [31 Temmuz 2012] Mutlak iktidar mutlaka bozar ... [20 Temmuz 2012] Arkanda böyle bir hukukçu olunca! ... [16 Temmuz 2012] Onlar beğenmiyorsa her şey yasak! ... [13 Temmuz 2012] İstanbul yıkıldıktan sonra! ... [9 Temmuz 2012] Şu tutanakları açıklasanız da öğrensek ... [25 Haziran 2012] 'Sakin ve etkili güç politikası' ne demek? ... [22 Haziran 2012] PKK'ya silah bıraktırmak için yönteminiz nedir? ... [4 Haziran 2012] Herkesin her gün işlediği 'suç'! ... [1 Haziran 2012] Acaba bugün aklına ne gelecek? ... [15 Mayıs 2012] Bakan 'cilasız teftişe' çıkmalı ... [11 Mayıs 2012] Yeni 'dekoderimiz' Hüseyin Çelik oldu ... [26 Nisan 2012] Dünü bırakın bugünden söz edin ... [17 Nisan 2012] 'Aydınlık için bir dakika karanlık' meselesi ... [6 Nisan 2012] Dış politika ideolojik körlük ile malul ... [29 Mart 2012] Davayla ilgisi olmayan bir soru ... [20 Mart 2012] Adalette standart sorununu da unutmayalım ... [19 Mart 2012] Erbakan'ın serveti Akbil ve Deniz Feneri ... [7 Mart 2012] Bedeli küçücük çocuklara ödettirmeyin ... [14 Şubat 2012] 'Hukuk da bir yere kadar' anlayışı! ... [27 Ocak 2012] Başbakan 'kuzey'i neden bu kadar çok istiyor? ... [22 Aralık 2011] Bir demokraside böyle bir suç olmaz ... [7 Aralık 2011] Bu davayı hep birlikte izleyelim ... [1 Aralık 2011] Devlet yapamayınca çeteler devreye girer ... [25 Ekim 2011] Etnik kökenlerimizin ne önemi var? ... [6 Ekim 2011] Yargı saygı duyulmayı hak etmeli ... [1 Eylül 2011] Sap ile saman karıştırma uzmanları ... [30 Ağustos 2011] Yaşasın Adalet Bakanlığı! ... [5 Ağustos 2011] Bir, iki, üç de yetmez. Dört, beş, altı olsun! ... [23 Mayıs 2011] Bir karar verseniz iyi olacak ... [4 Mayıs 2011] 10 milyar dolar da benden olsun! ... [20 Nisan 2011] Bu sorunu yüzde 10 barajı yarattı! ...
Mehmet Y. YILMAZ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™