Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Son 10 günün bilançosu: Hangi bünye buna dayanır?
26 Haziran 2012, Ahmet HAKAN
, Ahmet HAKAN

SON 10 gün içinde memleketimizde olup bitenlerin çetelesini çıkardım.
 

Okuyun ve söyleyin:

Hangi bünye buna dayanır?

* * *

“Cemaat / Hükümet savaşı” varken ve tam da biz bu savaş hakkında yazmalara doyamıyor iken “pat” diye Başbakan Erdoğan’ın Gülen’e “bitsin artık bu gurbet” temalı çağrısı gelmesin mi?

Biz tam “bitsin artık bu gurbet” çağrısının kodlarını çözmeye koyulmuşken bu kez sürpriz bir şekilde “Abdullah Gül yeniden Çankaya’ya aday olabilir” kararı çıkmasın mı?

Biz tam “Erdoğan ne yapacak / Gül’e hangi makam kalacak” analizleri içinde çırpındıkça çırpınırken Leyla Zana’nın açıklamaları gündeme “güm” diye düşmesin mi?

Biz tam da Leyla Zana’nın açıklamalarının tadını çıkarmaya başlamışken elimiz yine böğrümüzde kalmasın mı? “Urfa’da isyan çıkmış, yangın çıkmış, 13 gariban kül olmuş” denmesin mi?

Biz tam da “Doğu ve Güneydoğu’daki cehennemler: Cezaevleri” konulu büyük ve dokunaklı yazılar döşenmeye hazırlanmışken Dağlıca’da 8 asker şehit düşmesin mi?

Yürekler şehitlere yanarken ve bizler “PKK üzerine enteresan tezler” karalamaya başlamışken yepyeni bir polemiğimiz doğmasın mı? Ve biz başlamayalım mı birdenbire “Genelkurmay Başkanı herkesin içinde mi ağlamalı, yoksa bir odaya çekilip gizlice mi ağlamalı?” diye kalem kavgası yapmaya...

“Ağlama polemiği” devam ederken bu kez gündem süper sarsıcı bir şekilde değişmesin mi?

Ve bu kez kendimizi birdenbire içinden “gündemlerin anası” diyebileceğimiz bir gündemin içinde debelenirken bulmayalım mı?

An itibarıyla halimiz ahvalimiz şöyle bir şeydir: “Savaş çıkacak mı, çıkmayacak mı?” diye fal açıp duruyoruz.

* * *

Hey! Durun bir dakika!

Hepsi bundan ibaret değil ki...

Çerez kabilinden gündemlerimiz de oldu arada:

Kürşad Tüzmen’in öldürücü ve güldürücü röportajı...

Kürtajda atılan geri adım, sezaryende getirilen kısıtlamalar...

Sevda Tepesi, 10 milyar dolarlık kral yardımı iddiası...

Gürüz operasyonu, KESK operasyonu...

İstanbul’u bitiren trafik çilesi...

Selülit krizleri...

Falan...

* * *

Tamam...

Aylarca hiçbir şeyin hiçbir biçimde değişmediği, eğitim harcamalarında “binde birlik” oynamaların halkı galeyana getirdiği Norveç ya da İsveç olmayalım...

Memleketimiz İsviçre türü sıkıcılığı, Norveç türü bunaltıcı ya da İsveç türü intihara meylettirici bir memleket olmasın.

Ama bu kadarı hakikaten bizim için bile biraz fazla değil mi?

Vallaha sizin bünyeyi bilmem ama benim bünye isyanlarda...

İtidal ki en çok yakışandır bize

CUMHURBAŞKANI itidalli...

Başbakan itidalli...

Dışişleri Bakanı itidalli...

Medya itidalli...

Köşe yazarları “itidalli olmalıyız” diyor.

BM itidal tavsiye ediyor, NATO da...

ABD “aman itidal” diyor.

AB “itidali elden bırakmayın” diyor.

Rusya da “itidal” diyor.

Hatta Suriye bile...

* * *

Hilmi Yavuz’un o meşhur “hüzün ki en çok yakışandır bize” dizesini “itidal ki en çok yakışandır bize”ye çevirmenin vakti geldi demek ki...

Tebrikler! Kızınız hamile

OLAY şu:

- Sağlık Bakanlığı, laboratuvarlardan hamilelik testi pozitif çıkanların iletişim bilgilerini istiyormuş.

- Laboratuvarlar bu bilgileri Sağlık Bakanlığı’na gönderiyormuş.

- Sağlık Bakanlığı da baba veya eşe “hamilelik testiniz pozitif çıktı, aile hekiminize gidin” diye cep telefonu mesajı gönderiyormuş.

- Bu uygulamayla “Ana-bebek sağlığını izlemek” amaçlanıyormuş.

* * *

Bu uygulamanın ne tür sakıncalar doğuracağını tahmin edebilirsiniz.

Ben pek tahmin edilemeyecek bir sakıncadan söz etmek istiyorum:

Diyelim ki kötü niyetli bir “şebek”, bir kız babasına “Sağlık Bakanlığı mesajıdır: Tebrikler! Kızınız hamile” falan diye bir mesaj attı...

Öfke kontrolü konusunda hiç de başarılı sınavlar vermemiş Türk kız babası da, bu uydurma mesaj üzerine hamile sandığı kızını öldürdü...

Ne olacak?

Recep Akdağ bunun hesabını verecek mi?

 * * *

Bence İçişleri Bakanlığı derhal harekete geçmeli...

Yurttaşlarımızın telefonlarına şöyle mesajlar geçilmeli:

“Size mesaj atıp kızınızın hamile olduğunu söyleyenlere itibar etmeyiniz. Polis”.

Ancak bu tür bir mesaj, doğabilecek yaşamsal tehditleri bir nebze olsun yatıştırabilir.

Benim önerim bu...

Başka “parlak önerisi” olan varsa, lütfen bana yazsın.

Heves yetmez

- Süper güç...

- Oyun kurucu...

- Racon kesen...

- Caydırıcı...

- Dünyaya nizam veren...

- Bölgesel lider...

Bir ülke olmak için...

Hava atmak, lafların en tumturaklısını söylemek, arzu etmek, hayal kurmak, atalar edebiyatı yapmak, emperyal heveslere gark olmak yetmiyor.

- Enerjide Rusya’ya bağımlı olmamayı...

- Karizma çizdirmeyi gelenek haline getirmemeyi...

- Savunma sanayinde İsrail’den bile medet umar durumda olmamayı...

- Süper güçlerin dolduruşuna gelmemeyi...

- Bir terör örgütünün sürekli tehdidi altında bulunmamayı...

- İsrail’e özür diletmeyi...

- Ve mevcut gücü ve potansiyeli fazla abartmamayı... Da başarmak gerekiyor.

Vakit: Rezillikte yeni bir aşama

“DÜŞMAN” diye belledikleri insanlara belden aşağı vuruyorlardı.

Buna alışılmıştı.

Düşman” diye belledikleri insanlara belden aşağı vurduklarında kimse çıkıp da “Hop! Mücadelenin de bir adabı vardır, terbiyesizlik yapmayın” falan demedi.

Onlar da kendilerini değneksiz köyde dolaşır gibi hissetmeye başladılar.

Ve şimdi yeni bir aşamaya geçtiler: Önlerine gelene saldırıyorlar.

En son saldırı sırası “dost” diye bellenenlere, bellenmesi gerekenlere gelmiş.

28 Şubat’ta gadre uğramış, direnmiş, dindarların özgürlüklerini savunmuş Ali Bayramoğlu gibi, Cengiz Çandar gibi yazarlara vuruyorlar.

Hem de ne vurma!

“İftira” var, “karalama” var, “bel altı vuruş” var, “hedef gösterme” var...

Hatta “Ermeni kökenli” diye güya hakaret etme ayıbı bile var.

Bırakın Müslümanlık suçunu, alenen insanlık suçu işliyorlar.

Herkes sevgiden beslenmek ister, bunlar nefretten beslenmeye yemin etmişler.

* * *

Ama şimdi yeni bir durum var:

Yeni Şafak tam uyandı... Star biraz uyandı...

İşte buraya yazıyorum:

Bu adamların azgın rezilliği, ancak bu tür uyanışlar sayesinde gemlenebilir.

Aksi takdirde “her nefis bunların çamurundan nasibine düşeni alacaktır”.

(Hürriyet)

[Bu yazı 1669 kez okundu]
Ahmet HAKAN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [51]
[24 Mart 2014] Korkuyor ... [17 Mart 2014] Önüne gelene bin tekme ... [7 Mart 2014] Günah işleme özgürlüğü ... [1 Mart 2014] Sadece uçkura odaklı muhafazakâr ahlak ... [28 Şubat 2014] Biz köşe yazarları korkak ve ikiyüzlüyüz ... [21 Şubat 2014] İstihbaratı çok seven dindarlar ... [27 Ocak 2014] Ve tekfir başladı ... [19 Mart 2013] Bir müebbet yazısı ... [18 Mart 2013] Ne istiyorsun birader ... [15 Mart 2013] Yalakalıkta zirve diye bir şey olmazmış ... [9 Şubat 2013] Pardon ama yargı zaten ele geçmiş değil miydi? ... [25 Ocak 2013] CHP'nin ulusalcıları faşizmi hortlatıyor ... [31 Aralık 2012] Makbul vatandaş olmak için tüyolar ... [25 Aralık 2012] Yuh olsun sana Levent Kırca ... [3 Aralık 2012] İmam hatipte öğrendim ben bu haylazlığı ... [1 Aralık 2012] Neden 'İyi ki Abdullah Gül var' diyemiyorum ... [23 Kasım 2012] 'Kazan kazan'dan 'kaybet kaybet'e ... [30 Ekim 2012] Çöktü bir şeyler ... [12 Ekim 2012] Namı büyük Necdet Paşa ... [6 Ekim 2012] Eğri oturdum doğru konuşacağım ... [15 Eylül 2012] Bir fotoğrafın anatomisi ... [11 Eylül 2012] Demokrasiye saygılı paşa eleştirilemez mi? ... [28 Ağustos 2012] Yeni başlayanlar için El Kaide kılavuzu ... [27 Ağustos 2012] Cihatçıları gerçekten de ayet mi motive ediyor? ... [18 Ağustos 2012] Bir de buradan bakın: Aygün neden kaçırıldı? ... [16 Ağustos 2012] Cüppeli Ahmet Hoca'yı Metris'te ziyaret ettim ... [7 Ağustos 2012] Başbakan'ın Alevi politikasını açıklıyorum ... [27 Temmuz 2012] Tüzüklerle çarpışarak mağlup olanlar: Aleviler ... [16 Temmuz 2012] Miting yasakçısını düşünmeye davet ... [28 Haziran 2012] Fethullah Gülen'in ağlama müdafaası ... [14 Haziran 2012] 'Cemaat'e dair bir muamma ... [11 Haziran 2012] Goygoycuların yaman günleri ... [1 Haziran 2012] İslam'da kürtaj ... [15 Mayıs 2012] 'Poşu davası' diyemezmişiz ... [4 Mayıs 2012] Muhafazakârlar için tüyo Tiyatro nasıl ele geçirilir? ... [15 Nisan 2012] İyi bir insan iyi bir lider olabilir mi ... [17 Mart 2012] Yeni başlayanlar için katliamla hesaplaşma ... [15 Mart 2012] Neden? Neden? Neden? ... [5 Mart 2012] Çullan babam çullan ... [23 Şubat 2012] Aziz Yıldırım'ın Atatürk vurgusu ... [18 Şubat 2012] Yemişim AİHM kararını ... [10 Şubat 2012] İleri demokrasinin bir cilvesi daha ... [6 Şubat 2012] Al sana Ergenekon'un işine gelecek bir yazı ... [27 Ocak 2012] Pişmiş aşa su katan sorular soruyorum ... [17 Ocak 2012] Anlayana... ... [29 Aralık 2011] İdris Naim Bey'e dair sorular ve cevaplar ... [20 Kasım 2011] Neden CHP'ye vuruyorum ... [11 Kasım 2011] Atatürk yaşasaydı Sözcü'ye ne derdi ... [4 Kasım 2011] Herkes kendine tutuklu ... [9 Ağustos 2011] Süper tehlikeli bir yazı ... [23 Mayıs 2011] Artık şurası anlaşıldı: Kasetler profesyonel işi ...
Ahmet HAKAN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™