Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Türkiye neden ve nasıl dönüştürüldü
25 Haziran 2012, Merdan YANARDAĞ
, Merdan YANARDAĞ

Amerikan dış politikasının oluşturulmasında halen etkinliğini koruyan Neo-Conservative (Yeni Muhafazakâr) hareket, Soğuk Savaş sonrasında laik ve cumhuriyetçi Türkiye'nin İslam âlemini etkileyemeyecek kadar bu dünyadan uzaklaştığını düşünüyordu. Dolayısıyla ‘Geniş Ortadoğu’da Müslüman toplumlara bir model oluşturabilmek için "İslamla demokrasiyi birleştirecek" bir rejim yaratmak gerektiği tezini sıkça işliyorlardı. Bu modelin adı “Ilımlı İslam Cumhuriyeti” olacaktı.


Bu görüş, Amerikan entelektüelleri ve politikacıları arasında çok yayılmış ve neredeyse ‘Geniş Ortadoğu’ için resmi siyaset haline gelmişti. New York Times Gazetesi’nin uzun süre Ankara merkezli olarak Türkiye ve Ortadoğu temsilciliğini yapan Stephen Kinzer, geçen yıl yayınlanan kitabında, şunları yazıyor: “Türkiye’nin modern tarihinin büyük bir bölümünde Müslüman dünya onu bir dönek olarak görmüştü. Atatürk’ün reformları Türkiye’yi İslam’ın o kadar uzağına taşımıştı ki dini meşruiyeti kaybolmuş gibi göründü. Türkiye yeni arzusuna karşı hemen hiç direnişle karşılaşmadı. (...) Osmanlı geçmişi ona büyük bir tarihi ağırlık vermektedir. Sadece göreli refahından dolayı değil ama aynı zamanda toplumun bu kadar özgür olmasından dolayı da cazip bir modeldir.” (Stephen Kinzer, Ezber Bozmak / Türkiye İran ve Amerika’nın Geleceği, İletişim Yay. S. 217)

Kinzer, “Dindar Müslümanların yönettiği” yeni Türkiye’nin (siz bunu ılımlı İslam cumhuriyeti diye okuyun) ABD bakımından önemi konusunda da şunları söylüyor:  “Türkiye’nin yeni rolü Birleşik Devletler’e önemli şeyler vaat ediyor. Müslüman bir ülke olarak etrafındaki bölgeye yakından aşina olan Türkiye, Amerika’nın gidemediği yerlere gidip ortaklıklar kurabilir, anlaşmalar yapabilir. (...) Türkiye’nin dış politikası bağımsız olmakla birlikte Amerika’yı güçlendirmektedir. İki ülkenin ana stratejik hedefleri aynıdır.” (Kinzer, a.g.e, S. 218)

Tablo bu kadar nettir. Ayrıca Amerikan siyaset yapıcılarının yaklaşımına göre; İslam dünyasına model olacak ve bu dünyaya liderlik yapacak, “dindar Müslümanların yönettiği” bir Türkiye, Batı’nın çıkarlarını tehdit eden radikal İslam’a karşı da etkili bir seçenek oluşturacaktır.
***
ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi'nin (BOP) stratejik bir ürünü olan AKP, Batı ile yani Hıristiyan ve Yahudi dünya ile çatışarak değil, ancak uzlaşarak iktidar olunabileceğini gören İslamcıların partisidir. AKP’yi oluşturan kadrolar bu nedenle Milli Görüş hareketini ve Necmettin Erbakan’ı terk ettiler.

Anavatan Partisi (ANAP) ve Doğru Yol Partisi (DYP) hükümetlerinde bakanlık yapan MHP kökenli Namık Kemal Zeybek, AKP’nin nasıl kurulduğuna ilişkin önemli bir tanıklık yapmaktadır. Zeybek, 22 Haziran 2011 genel seçimlerinden hemen önce Bayburt’ta gazetecilere şunları söylüyordu: "Hoca Ahmet Yesevi Üniversitesi kurucusu ve başkanı olarak görevimin başındayken, ABD büyükelçiliği siyasi müsteşarı beni ziyarete gelmek istediğini söyledi. Yanında heyetle geldi. Bana üniversiteyle ilgili sorular sordu, cevaplar verdim ama asıl geliş sebepleri başkaymış. O zaman AKP diye bir hükümet yoktu, 57. koalisyon hükümeti vardı. ‘AKP diye bir parti kurulursa nasıl olur’ dedi. ‘İyi olmaz’ dedim. ‘Biz onu destekleyeceğiz, siz de içinde var olur musunuz’ diye sordu. (…) Ben bu sırrı açıklamak için çok düşündüm. ABD ve yandaşları tarafından verilen bu görevle AKP iktidara getirildi."

Bu sözler; AKP’nin bir ABD projesi olarak tasarlanıp geliştirildiğini, Milli Görüş hareketindeki bir kısım İslamcının da kendilerini iktidara taşıyacak bu stratejik planlamanın gönüllü taşıyıcılığını ve liderliğini üslendiğini açıkça ortaya koyuyor. ABD ve Batı’nın çıkarları ve hedefleriyle devleti ele geçirmek isteyen İslamcı bir franksiyonun (grubun) amaçları örtüştü.  İşte, iç ve dış dinamikler arasındaki bu uyum ve örtüşme AKP’yi iktidara taşıdı.

***
Bütün iktidarı isteyen, ılımlı da olsa Batı'nın ve ABD'nin desteğinde İslami bir rejim kurmaya yönelen AKP, Birinci Cumhuriyet’i sonlandırmış durumda. Toplumun dinselleşmesi, totaliter eğilimlerin güç kazanması ve devletin laikliği koruma refleksinin ortadan kalkması, sadece AKP ve Cemaat’in yarattığı bir sonuç değildir. Bu sonucun yaratılmasında ABD-AB ve liberallerin verdiği destek belirleyici bir rol oynamıştır.

Liberallerin fark etmediği gerçek şuydu; Türkiye iddia edildiği gibi “katı laik” bir ülke değildi. Bu iddia, entelektüel ortamı terörize eden ve hiçbir temele dayanmayan bir palavradan ibaretti. Türkiye zaten ılımlı bir İslam ülkesiydi.

Personel sayısı 200 bine yaklaşan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın olduğu, cami sayısının okul sayısını geçtiği, kadınlarının yüzde 70’nin kapandığı, zorunlu din derslerinin bulunduğu bir ülke, bırakın “katı laik” olmayı, aslında tam olarak laik bir ülke bile değildi. Ancak kararsız da olsa kendi içinde yine de bir denge kurmuş ve toplumsal uzlaşma sağlamış durumdaydı.

İşte AKP-Cemaat darbesiyle bu kimya bozuldu. Kamusal hayat bütünüyle dinsel referanslara dayalı olarak düzenlenmeye başlandı. Eğitim sistemi dinselleştirilerek imam hatip modeli egemen hale getirildi. Okullara Kuran dersleri konuldu vs.

Görüldüğü gibi ne BOP fantastik bir hikayedir ne de AKP ile ABD arasındaki örtülü ilişkiler bir komplo teorisi...

(Yurt Gazetesi)

[Bu yazı 1793 kez okundu]
Merdan YANARDAĞ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [69]
[6 Eylül 2016] Derinleşen AKP darbesi ve muhalefetin aymazlığı! ... [2 Ağustos 2016] Güncel tehlike AKP darbesidir!* ... [13 Kasım 2015] Seçmen davranışı ve gönüllü kulluk ... [4 Kasım 2015] Hile ve kaos! ... [27 Temmuz 2015] Küresel gericiliğe karşı direniş ve Suriye! ... [20 Haziran 2014] Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ne yapmalı? ... [19 Mayıs 2014] Erdoğan görevden alınmalıdır ... [15 Mayıs 2014] Katliamın sorumlusu hükümettir! ... [12 Mayıs 2014] Başbakan iktidarı kaybetmekten korkuyor ... [14 Nisan 2014] 'CHP yönetimi muhasebeden kaçamaz' ... [7 Nisan 2014] Seçimlerin Siyasal ve Teknik Analizi ... [2 Aralık 2013] AKP-Cemaat çatışmasının siyasal kodları ... [6 Ağustos 2013] Polis devleti artık bir olgudur ... [31 Temmuz 2013] Ergenekon Davası'na yeniden bakmak ... [21 Temmuz 2013] Bir 'ibret-i âlem' örneği; Hanefi Avcı olayı! ... [16 Temmuz 2013] Mısır ve yeni gerici ideolojik hegemonya ... [2 Temmuz 2013] Gezi-Lice hattından karanfil kokulu günlere.. ... [16 Haziran 2013] Direniş ve başarıyı ıskalamamak ... [17 Mayıs 2013] Reyhanlı AKP politikalarının eseridir ... [29 Nisan 2013] 'Çözüm süreci' ve Türkiye'nin kritik dönemeci ... [16 Nisan 2013] Obama doktrini Ortadoğu ve Türkiye'yi nasıl etkiliyor? ... [9 Nisan 2013] Akil insanlar ve aydın sefaleti! ... [18 Mart 2013] Aydın ihaneti ya da yandaş aydınların dramı ... [11 Mart 2013] İmralı süreci ve Kürt sorunu üzerine tezler ... [4 Mart 2013] Türklük krizi ve milliyetçilik ... [25 Şubat 2013] Milliyetçilik tartışması ve gerici çözüm ... [3 Şubat 2013] Sol, ulusalcılık ve CHP'ye operasyon ... [20 Ocak 2013] Türkiye'de dönüşüm, bölgede yıkım ... [6 Ocak 2013] Kürt sorununda ilerici ve gerici çözüm ... [26 Aralık 2012] İslamcıların bıktıran mağduriyet edebiyatı ... [16 Aralık 2012] Silivri'nin kısa tarihi ve aydın olmak ... [21 Kasım 2012] Cinayet ... [11 Kasım 2012] Cumhuriyetçi muhalefet ve Kürt sorunu ... [12 Ekim 2012] SURİYE PROVOKASYONU VE AKP'NİN KİRLİ SAVAŞI ... [23 Eylül 2012] Balyoz, Cumhuriyetin solu ve Harbiye ... [9 Eylül 2012] Ulusal ve bölgesel bir tehdit ... [31 Ağustos 2012] Suriye krizi AKP iktidarının sonunu hazırlıyor ... [20 Ağustos 2012] Doğu'nun sefaletinin temelinde yatan kuramsal yanılgı ve muhafazakârlık ... [17 Ağustos 2012] Türkiye ve bölgede gerici dönüşümün şifreleri ... [16 Temmuz 2012] Liberallerin ve AKP'nin ülkücüleri! ... [13 Temmuz 2012] Muhafazakarlık üzerine notlar ... [6 Temmuz 2012] Evrim, devrim ve Suriye direnişi! ... [2 Temmuz 2012] Sefaletin medyası mı, medyanın sefaleti mi? ... [22 Haziran 2012] Çözümsüzlük ve PKK'nin karakteri ... [19 Haziran 2012] Gülen'in korkusu ve Cemaatin anlamı ... [14 Haziran 2012] Bin yıllık kavga ... [8 Haziran 2012] İktidar bloku dağılıyor mu? ... [4 Haziran 2012] İki örnek üzerinden aydın ihaneti ... [28 Mayıs 2012] Darbeler ve 27 mayıs ... [11 Mayıs 2012] Koalisyon sarsılıyor ... [4 Mayıs 2012] Berktay'ın yalanı ve 1 Mayıs 1977'nin perde arkası ... [26 Nisan 2012] Mankurtlaşan toplumlar ... [6 Nisan 2012] ABD'nin yeni stratejisi, Suriye ve AKP ... [25 Mart 2012] AKP iktidarı yolun sonuna geliyor! ... [19 Mart 2012] Ergenekon, NATO ve Afganistan ... [11 Mart 2012] AKP Hükümeti suçüstü yakalandı! ... [7 Mart 2012] Kemalizmin tasfiyesi ... [17 Şubat 2012] AKP-Cemaat iktidarı sarsılıyor mu? ... [20 Ocak 2012] Hrant'ın dostları kim? ... [23 Eylül 2011] Celladına Aşık Olmanın Zavallılığı! ... [20 Mayıs 2011] Beyaz adam ideolojisi, Modernleşme ve seçimler ... [13 Mayıs 2011] 'ABD projesi olarak AKP'nin yeni dili ve liberal hüsran! ... [22 Nisan 2011] Hile ile rejim değiştirmek! ... [15 Nisan 2011] Neden kaybettik, yine kazanabilir miyiz? ... [1 Nisan 2011] Palavrayı bitiren belge ve Savcı Öz olayı! ... [18 Mart 2011] Nedim, Ahmet ve ötekiler! ... [4 Mart 2011] Ergenekon'da son dalga, ortayolculuk ve Erbakan ... [21 Ocak 2011] Dink'in katili yeni Gladyo'dur! ... [7 Ocak 2011] Hizbullah düzeni, coplar demokrasisi ...
Merdan YANARDAĞ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™