Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
AKP/AYM: Putin-Medvedev
22 Haziran 2012, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

“CB görev süresi: 5 yıl mı, 7 yıl mı?” başlıklı yazıda (22.12.2011), öne çıkarılacak hukukî öğelere göre, her iki görüşün de savunulabileceğine işaret ederek, 5 tercihimi, nedenleriyle birlikte belirtmiş ve şu hatırlatmayı yapmıştım: “aktarılan konu ve sorunlar, özellikle 2007’de sıcağı sıcağına tartışıldı, uyarılar yapıldı. Ama bile bile, anayasal sorunlar üretildi”. Ayrıca, “CB’nin TBMM tarafından seçilmesini öngören eski yönteme geri dönme” gereğine değinmiştim.

AYM, yine açıkladı…

Anayasal düzenleme, karar-gerekçe eşzamanlılığı ilkesine dayandığı halde, Anayasa Mahkemesi (AYM), CB’nin görev süresi ile ilgili kararını, gerekçesiz ve RG’de yayımlamadan önce açıkladı.

Karar, üç öğeyi içeriyor:

- Görev başında olan CB’nin görev süresi, 7 yıl.

- Bu kişi, bir kez daha seçilebilecek,

- Seçilen kişinin görev süresi 5 yıl olacak.

Karar, nasıl değerlendirilebilir?

Önce, 2007 hatırlatması:

CB seçimi, 27 Nisanda başladı ve 27 Ağustosta tamamlandı. Anayasa değişikliği, 31 Mayıs’ta yapıldı ve 21 Ekim’de onaylandı. Her iki süreç, iç içe girdi. Hatta bu nedenle, halkoyu süreci devam ederken, ikinci bir değişiklik yapıldı. Bütün bunlar, “sayısal çoğunluk” kötüye kullanılarak kotarıldı. İki Anayasa değişikliğine rağmen, TBMM’ce seçilen CB’nin görev süresine dair bir kayıt öngörülmedi. (Aynı değişiklikle, görev süresi, 5’ten 4 yıla indirilen TBMM, tıpkı CB gibi, Anayasa değişikliğinden sonra seçildi ve CB’yi seçen bu Meclis oldu. TBMM seçimleri, 5 değil 4 yılda yenilendi…).

Anayasa değişikliğinde eksik bırakılan konu, Kanun (6271, 19.01.2012) ile düzenlendi: 31.05.2007 tarihli değişikliğin “yürürlüğe girdiği tarihten önce seçilen Cumhurbaşkanları, iki defa seçilememeleri dahil, Anayasanın değişiklik öncesi hükümlerine tabidir.” (Geçici m. 1).

Anayasa Mahkemesi kararından anlaşılan, “değişiklik öncesi” kural kaydına katılmakla birlikte, “iki defa seçilememeleri” kaydını iptal etmiş olması.

Kararda anlaşılmaz çelişki şu: Değişiklikten önceki düzenleme (7 yıl) ile iki defa seçilememe kaydını nasıl bağdaştırdığı. Bu çelişki yetmiyormuş gibi, AYM, yeni CB’nin görev süresini de belirlemiş: 5 yıl.

AYM’nin bu kararını nasıl gerekçelendireceği, merak konusu.

Anayasa’ya uygunluk denetimi mi yaptı? Yasayı mı yorumladı? Yoksa, siyasal ve kişisel beklentileri dengelemeye yönelik bir yerindelik denetimi mi? Bu tartışmaları gerekçe sonrasına bırakarak, şimdilik birkaç saptama yapılabilir.

AYM, kimin bekçisi?

-Ne olursa olsun, böyle bir karar, 50. yılını kutlayan Anayasa Mahkemesi’nin yüceliğine gölge düşürür. Şimdilik dikkat çeken, böyle bir karar ve 2010 değişikliği ile amaçlanan arasındaki paralelliktir.

-AYM kararı üzerine tartışmalar, 2007 değişikliğinin, anayasal tıkanma veya 367 bahanesiyle kotarılan değişikliğin uzun dönemli iktidar özlemi için yapıldığını gösteriyor.

-Bireysel başvuru hakkının tanınmasıyla, AYM’nin, hak ve özgürlükleri ihlal edilen kişilerin haklarını koruması öngörülmekle birlikte, iktidara endeksli yapısı ve haliyle üyelerin niteliği sorunu, -cemaat etkisinden söz etmeksizin-, şimdiden ciddi kuşkuları beraberinde getirmektedir.

İnsan hakları değil, iktidar…

Moskova modelini, Ankara’ya “nakil iştahı”, şimdiden İstanbullu gazeteci zevatta kabarmaya başladı. Ankara’nın gözü, Paris ve Washington’a çevrilmiş görüntüsü verse de, başkanlık veya yarı-başkanlık, Rusya gibi olur Türkiye’de…( Sağın evrimi müthiş! 20 yıl öncesine kadar, “komünistler Moskova’ya” denirdi solculara hakaret için…)

İnsan hakları karnesi “en kirli” olan iki devlet yöneticilerinin, iktidarı eldeğiştirme ve kullanım tarzı bakımından benzeşmesi anlaşılabilir. Ya basın? “4. Kuvvet” olarak adlandırma, özgürlükleri korumaktan çok, “kuvvetlileri” okşama misyonu ile tamamlanmıyor değil. “Tasmalı” nitelemesi, çok yönlü ilişkiler ağını yansıtıyor anlaşılan…

Olumlu yükümlülük, çok ağır

Mahpusların nakil aracında veya hapishanede toplu yakılmalarına gelince; genellikle unutulan şu: Suç işleyene uygulanan yaptırım, özgürlükten alıkoymadır. İnsan haklarından yararlanan mahpusun yaşam hakkı, özgür insana göre daha çok güvencelidir. Bunda başlıca sorumluluk ve yükümlülük, devlete ait…

Gerekçeye bakın: hapishaneler tıka basa dolu. Henüz hükümlü olmayan kişilerle hapishaneleri dolduran sistem için, doluluk mazeret olarak kullanılabilir mi? Çıkarın, özellikle anayasaya ve uluslararası standartlara aykırı tutukluları -fikrî muhalifler dahil- hükümlülerden, hapishaneler nasıl rahatlayacak! Ama siz hala yeni hapishane inşa projeleri peşindesiniz… Yüzünüzü biraz Batı’ya çevirin lütfen, sürekli Güney veya Kuzey’e bakacağınıza!

(Birgün)

[Bu yazı 2027 kez okundu]
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[26 Aralık 2016] Parlamentarizm kalkıyor, ama başkanlık gelmiyor. ... [2 Ağustos 2016] Adil yargılama neden önemli? ... [2 Mayıs 2016] Anayasa'ya aykırı anayasa değişikliği ... [10 Şubat 2016] Yerli ve milli anayasa çelişkisi ... [28 Ocak 2016] 'Türkiye'de çevre adaleti' Avrupa Parlamentosu'nda. ... [31 Aralık 2015] 'Demokratik özerklik' talebi, Anayasa ihlali mi? (Güç bizim, kural ise sizin.) ... [30 Aralık 2015] Sivil toplum örgütleri Anayasa sınavında. ... [17 Aralık 2015] Anayasa konusunda muhalefete düşen görev ... [3 Aralık 2015] Tahir Elçi, 'hukuksuzluk' kurbanı. ... [19 Kasım 2015] 'Yeni Anayasa' deme hakkınız yok, eğer; ... [12 Kasım 2015] Anayasa bahane, başkanlık şahane... ... [5 Kasım 2015] Sivil toplumun demokratik gücü... ... [15 Ekim 2015] "Ankara Katliamı"na hukuki yaklaşım ... [8 Ekim 2015] "Muhalefet lideri" Davutoğlu'nu dinlerken ... [3 Eylül 2015] Kutsanan yaşam ise barış, ölüm ise savaş ... [13 Ağustos 2015] Seçim yolunda anayasa dışı tuzaklar ... [30 Temmuz 2015] Müstafi hükümet ve kamu düzeni... ... [2 Temmuz 2015] AKP ve 'Havuz'u: 'Savaşa evet, koalisyona hayır!' ... [30 Haziran 2015] Seçmen freni: Yasama ittifakı için azınlık hükümeti ... [28 Mayıs 2015] Anayasa Mahkemesi seçimlerle ilgili karar vermeli ... [21 Mayıs 2015] Yüksek Seçim Kurulu (YSK): Karar seçenekleri... ... [7 Mayıs 2015] 'Eski Türkiye'/AKP-Saray ittifakı: 'Yeni Türkiye' ... [17 Mart 2015] Parlamenter rejimi işler kılmak için... ... [29 Ocak 2015] Partiler, seçim ve 'yeni' anayasa sınavına ne kadar hazır? ... [15 Ocak 2015] Bizdeki İslâm: Korkan mı, korkutan mı? ... [8 Ocak 2015] 3. büyük korku: Hukuk ... [25 Aralık 2014] Güvensizlik ve istikrarsızlık sarmalında ba(ğ)zı yasalar ... [11 Aralık 2014] İnsan hakları mı, mezhep mi? ... [4 Aralık 2014] İktidarın iki büyük korkusu: ... ... [6 Kasım 2014] Yargılamada makul süre: Amaç ve araç çelişkisi ... [30 Ekim 2014] Anayasa'ya aykırı yasa önerisi... ... [2 Ekim 2014] Özgürlükten kaçışın 10. yılı... ... [11 Eylül 2014] 'Anayasa oyunu'na gelinmeye! ... [4 Eylül 2014] "Eski" hükümetle "yeni" Türkiye ... [21 Ağustos 2014] Resmi Gazete engeli: "Seçilme" itirafı ... [7 Ağustos 2014] CB seçimleri: Yanlış ve doğrular ... [31 Temmuz 2014] 'Yeni' Türkiye'de insan hakları... ... [17 Temmuz 2014] Ama hangi anayasa ... [10 Temmuz 2014] Ne vesayet, ne de siyaset makamı ... [7 Temmuz 2014] Halk, neyi oylayacak? ... [26 Haziran 2014] Silivri'yi 'darbeciler' mi inşa etti? ... [20 Haziran 2014] Tekli zorlama ve toplu onarım ikilemi ... [12 Haziran 2014] '.En çok ihlal kararı verilen ülke' ... [5 Haziran 2014] AYM, toplu özgürlükler sınavında ... [29 Mayıs 2014] 'Başkanlık Kaldıracı', 'Demokrasi Şalı' demek... ... [22 Mayıs 2014] Düzenleme/Denetleme ve Yaptırım ... [8 Mayıs 2014] CB seçimi: Yarışma-çatışma ikilemi ... [24 Nisan 2014] "Konusu suç teşkil eden emir." ... [17 Nisan 2014] MİT devleti inşasında AYM sınavı ... [10 Nisan 2014] Halk iradesine saygısızlık... ... [27 Mart 2014] Tek parti değil, koalisyon... ... [20 Mart 2014] 'Torba politikası' tutar mı? ... [6 Mart 2014] Anayasa'ya aykırı 'demokratikleşme' ... [27 Şubat 2014] Hukuk yoksa, çete var.. ... [13 Şubat 2014] Anayasa'ya "Açık Aykırılık" ... [6 Şubat 2014] 'Rüşvetle Mücadele Komisyonu' ... [30 Ocak 2014] Tunus, Türkiye'yi esinleyebilir mi? ... [23 Ocak 2014] ". Din ile siyasetin bir arada yürümediği" ... [16 Ocak 2014] Suçlu sayılmama ilkesini de karartan suçlular ... [2 Ocak 2014] 2014: "Hukukla tanışma" yılı olabilecek mi? ... [27 Aralık 2013] Yargıçlar, demokrasi aktörü olabilecek mi? ... [20 Aralık 2013] Anayasa, yargıçları da bağlar... ... [12 Aralık 2013] İnsan Hakları Dünya Mahkemesi ve Türkiye ... [5 Aralık 2013] Mısır, Tunus ve Türkiye ... [21 Kasım 2013] "Hamaney Kürdistan'da." ... [14 Kasım 2013] Muhafaza-kar(lı)lık ve sınırlar ... [31 Ekim 2013] Yeni bir anayasa değişikliği desteklenmeli mi? ... [24 Ekim 2013] 'AB İlerleme Raporu' yansız mı? ... [22 Ağustos 2013] Demokrasi yoluyla hizmet... ... [8 Ağustos 2013] Yönetimin adı ne? ... [21 Haziran 2013] Fişleyen, "Milli İrade" mi? ... [11 Nisan 2013] Oligarşi mi, anayasal monarşi mi? ... [29 Mart 2013] 'Barış sürecinde' siyaset ve hukuk ... [15 Mart 2013] YA AVRUPA OLMASAYDI? ... [7 Mart 2013] 4. Yargı paketi ve hukuk güvenliği ... [1 Mart 2013] "TEK" SEVENLER ÜLKESİNDE " YARGI BİRLİĞİ" ... [21 Şubat 2013] Yanlışlar zincirinde: Yetkisiz AKP, etkisiz CHP ... [14 Şubat 2013] İki 'ucu açık': Avrupa ve Anayasa ... [1 Şubat 2013] İHAM önündeki Türkiye (Birinci mi, sonuncu mu?) ... [3 Ocak 2013] 2013 neden önemli? ... [1 Kasım 2012] Anayasal krizi mi, demokrasi eksiği mi? ... [27 Eylül 2012] Bireysel başvuru etkili olabilir mi? ... [27 Temmuz 2012] Yaz gündemi ve özgürlükler ... [19 Temmuz 2012] "İnsan hakları alanında temayüz" edenler. ... [12 Temmuz 2012] "Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi"nde hak ihlalleri... ... [5 Temmuz 2012] DGM-ÖYM-BACM : sayısal çoğunluğu kalıcı kılma araçları mı? ... [28 Haziran 2012] Havacılık hizmetlerinde grev yasağı, Anayasa'ya aykırı ... [9 Mart 2012] DENGE VE DENETLEME SİSTEMİ DE NE DEMEK? ... [1 Mart 2012] "28 ŞUBAT"A HAYIR, AMA YETMEZ...! ... [27 Ocak 2012] Anayasa tipolojisinde Türkiye... (Anayasa zamanı ve mekânı.) ... [3 Kasım 2011] İnsan (enkazda), fikri (hapiste)... ...
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™