Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
AVUKATLIK AKADEMİSİ NASIL KURULMALIDIR?
21 Haziran 2012, Av. M. Haşim MISIR
, Av. M. Haşim MISIR

AVUKATLIK AKADEMİSİ’NİN KURULMASI ŞART. ANCAK ÖNERİLEN YAPILANMA İLE OLMAZ.

 
Avukatlık kanunu tasarısı ile ilgili düşüncelerimizi kamuyla paylaştığım “avukatlık kanun tasarısı mutlak tartışılmalıdır” başlıklı yazı, kendimin bildiğim www yeniyaklaşımlar org sitesinden dahi 4 gün sonra yayından kaldırılıyorsa boşuna çırpınıyoruz demektir. Ancak tarih göstermiştir ki eğer bir kazanım varsa ve başarılmışsa bu da kendi inancını sonuna kadar savunanların olmuştur. Onun için yılmadan yazmaya devam edeceğiz.
 
Tasarının 15/A maddesi ile Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Akademisi’nin kurulması önerilmektedir. Doğru ve hatta geç kalmış bir önedir. Ancak eksiktir.
 
Özellikle uzman avukatlık gibi formasyon gerektiren yepyeni bir kurum önerilmesi karşısında maddenin 2. fıkrası özel bir önem taşımaktadır.
 
Tasarda akademinin finans kaynakları açıkça belirtilmediği gibi, akademinin yönetim tarzı hiç tartışmaya meydan vermeyecek surette önerilmelidir.
 
Bu şekliyle çıkarsa akademinin yönetimi Türkiye Barolar Birliği’nde olacaktır. Yepyeni bir eğitim kurumu öneriyorsunuz. Bunun yönetilmesi ve mali finansmanını da birlik yönetiminin takdirine bırakıyorsunuz. Bu kesinlikle sakıncalı bir yapılanmadır. Birlik başkanı isterse akademiyi coşturur, isterse batırır. Takdire dayalı böyle bir eğitim anlayışı olmaz. Örneği de Türavak’ta görülmüştür.
 
Akademinin yapılanmasında Fransız Avukatlık Kanunu örnek alınabilir. Bu kanunun 12, 12–1, 12–2, 13–1, 14, 14–2 maddelerde ayrıntılı düzenleme vardır.
 
13. maddede “Mesleki Formasyon Bölge Merkez’lerinin “kamuya yararlı tüzel kişiliği olan kurumlar” olduğu açıkça bildirilmiş “hâkimler, üniversiteler ve diğer bütün kişi veya nitelikli kurumlar formasyon eğitimi görevlerini üstlenmekle” görevlendirilmiştir.
 
14–1. maddede olmazsa olmaz olan mali kaynaklar belirlenmiştir. Buna göre formasyon merkezlerinin mali kaynakları 1- Meslek kuruluşlarının katkısı 2- Devlet katkısı, 3- Adayların ödeyecekleri katkı payı olarak ayakları yere basan kaynak yaratılmış, yönetimin takdiri kavramına son verilmiştir. Bizde buna Avrupa Birliği ve Avrupa Konseyi eğitim fonlarında karşılıksız olarak alınabilecek kaynak da eklenebilir. Böylece geçmiş dönemde AİHS ile ilgili eğitimde yaşadığımız eleştirilerin önü şimdiden kesilmelidir.
 
Muğlak yapılanmaya son verilmeli kaynakları belli, tüzel kişiliğe sahip, Anadolu’ya yaygın bir örgütlenme modeli kabul edilmelidir.
 
Önerilen akademi yapılanmasının en önemli özelliği merkezi bir yapılanmayı öngörmesidir. Önerilen uzmanlık eğitimi ile birlikte düşünüldüğünde bu yapılanma bir şekilde mutlak surette Anadolu’yu kapsar bir şekilde yapılandırılmalıdır.
   
 Her hukuk fakültesi öğrencisinin ilk olarak başvurduğu kurumun barolar olduğu ve buralarda verilen eğitimin ülke hukuku ve hukukçusuna hizmet olduğu gerçeği siyasi iradeye yılmadan anlatılmalıdır.
 
Anadolu’ya da yaygın ciddi bir formasyon eğitimi için yeterli kaynak ve bu arada devlet katkısı zorunludur. Bu iş sadece Barolar Birliği, barolar ve avukat katkı payı ile mümkün değil olmaz. Olursa sadece Ankara, belki İstanbul Barosu avukatlarına yüksek katkı payı ile eğitim veren kurumlar haline gelir. Siyasi irade ikna edilmeli, devlet katkısı mutlak kabul ettirilmelidir. CMK veya Adli Yardım ödeneklerinin yıllık miktarları bellidir. Bu miktarlar üzerinden belli bir oran devlet katkı payı olarak düzenlenebilir.
 
Böyle bir güzel öneri benim olsun anlayışına kurban edilemez. Mutlak surette tartışılmalı, doğru bulunmalı genleri sakat çocuk doğmasına fırsat verilmemelidir. Verirseniz bir daha da düzeltemezsiniz. 
                                                                                                                                                                                                                                                                                                             Av. M. Haşim Mısır
[Bu yazı 2172 kez okundu]
Av. M. Haşim MISIR

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [36]
[31 Ekim 2014] "Güçlü Birey, Güçlü Avukat, Güçlü Toplum" Avukatlık Kanunu Taslağı ... [26 Nisan 2014] AVUKATLIK KANUNU TASLAĞI ... [20 Ocak 2014] Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararlarının Avukatlık Disiplin Hukuku Yönünden Değerlendirilmesi. ... [18 Nisan 2013] İstanbul Barosu Yönetimi Hakkında Açılan Davanın İddianamesi Yürürlükteki Hukuka Aykırıdır! ... [10 Aralık 2012] TBB 'nin Avukatlık Sınavıyla İlgili Kanun Teklifi Hakkındaki Düşüncelerimiz. ... [3 Kasım 2012] Mesleğin İtibarı Timsahın Gözyaşlarıyla Korunmaz. ... [16 Ekim 2012] Baro Birbirine Zıt Ve Rakib İnsanların Saygı Ve Sevgi İle... ... [19 Eylül 2012] İstanbul Barosu Seçimlerinde Kullanılan Üslup Yürekler Acısı ... [10 Eylül 2012] Avukatlık Ka. Tasarısında Disiplinle İlgili Olması Gerekenler (4) ... [27 Ağustos 2012] Avukatlık Ka. Tasarısında Disiplinle İlgili Olması Gerekenler (3) ... [9 Ağustos 2012] Avukatlık Ka. Tasarısında Disiplinle İlgili Olması Gerekenler (2) ... [30 Temmuz 2012] Avukatlık Kanun Tasarısında Disiplinle İlgili Olması Gerekenler ... [30 Haziran 2012] Mesleki Sorumluluk Sigortası Şarttır. Mutlak Düzenlenmelidir ... [7 Haziran 2012] Avukatlık Kanun Tasarısı Tartışmaları Gündemde Tutulmalıdır. ... [23 Mayıs 2012] ADALET OLMADIKÇA YÖNETİMİN FAYDASI OLMAZ ... [12 Nisan 2012] TBB Avukatlık Kanunu Tasarısı Hakkındaki Görüşlerimiz ... [3 Nisan 2012] BAROLAR DEĞERLERİNİZE SAHİP ÇIKIN ... [12 Mart 2012] Mustafa Kemal Atatürk'ün Avukatlık Mesleğine Bakışı ... [9 Ocak 2012] Avukatların Sorunlarını Mesleğe İnananlar Çözer ... [13 Aralık 2011] Arabuluculuk Tekel Hakkımıza Açık Bir Saldırıdır. ... [1 Kasım 2011] AVUKATIN ÜSTÜ ARANABİLİR Mİ? ... [3 Haziran 2011] Erdemli Hukuk Adamı Toplumsal Uzlaşmadan Yana Olmak Zorundadır ... [2 Mayıs 2011] Meslek Kuralları İle Oynayarak İtibarınızı Artıramazsınız ... [16 Nisan 2011] CEZA DAVALARINDA DA TEMYİZ HARCA TABİ ... [5 Nisan 2011] BAROLAR SUSMAKLA HİÇ BİR KAZANIM ELDE EDEMEZ ... [17 Şubat 2011] Savunma hakkı kutsaldır. Koşullar ne olursa olsun kullanılmalıdır ... [24 Ocak 2011] HUKUK HERKESE LAZIM BARİ İMRALIYA SORUN ... [7 Ocak 2011] TİMSAH GÖZYAŞLARI İLE İNSAN HAKLARINI YAŞAMA GEÇİREMEZSİNİZ. SİYASET DE, YARGI DA NE YAZIK Kİ İFLAS ETTİ. ... [9 Aralık 2010] AİHM KARARLARI IŞIĞINDA AVUKATIN CEZA YARGILAMASINDAKİ ROLÜ ... [22 Kasım 2010] AVUKATLIK MESLEĞİ VE TATİL ... [29 Ekim 2010] Avukat kökenli milletvekilleri ile sorunlarımızın çözümünü daha çok beklersiniz ... [3 Ekim 2010] AVUKATLIK MESLEĞİNİN EN BÜYÜK DÜŞMANI NE YAZIK Kİ AVUKATLAR ... [25 Mart 2010] YARGI BAĞIMSIZLIĞINA DEMOKRATİK DARBE ... [18 Mart 2010] AVUKATLIK SINAVI HAKKINDA ... [8 Mart 2010] AVUKATLIK MESLEĞİNDE REKLÂM NEDEN YASAKTIR ... [31 Ocak 2010] REDDİ HAKİM DİLEKÇESİ ÖRNEĞİNİN BAROYA BİLDİRİMİ NEDEN GEREKLİ ...
Av. M. Haşim MISIR
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™