Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Gülen'in korkusu ve Cemaatin anlamı
19 Haziran 2012, Merdan YANARDAĞ
, Merdan YANARDAĞ

On yılı aşkın süredir ABD’de yaşayan, Federal Polis (FBI) ve Merkezi İstihbarat Örgütü (CIA) tarafından korunan Fethullah Gülen, Başbakan Erdoğan’ın açık çağrısına karşın Türkiye’ye dönmeyeceğini açıkladı. Gülen’i ve bu hareketi yakından tanımayanlar “daha neyi bekliyor” diye sormadan edemedi.

Gülen’in neden dönmeyeceğini açıkladığı konuşmadan, açıkça Türkiye’ye gelmekten korktuğu anlaşılıyor. Biz bu korkuya Yurt Gazetesi’nin dünkü başyazısında işaret ettik. Derin bir korku bu. Suç işleyenlerin, insanlara iftira atanların, hile ve sahtekârlıkla rejimi değiştirmeye kalkışanların ve insanların hayatlarını karartanların iliklerinde duyduğu bir korku...

Dar ideolojik amaçlarına uluşmak için, kendi ülkesine ve halkına karşı yabancı istihbarat örgütleri ve başka devletlerle işbirliği yapanların, sinsice iş çevirenlerin, ve insanları aldatanların ruhuna işleyen bir korku…

Bir öfke patlaması ve hesap sorma dalgasının başlaması halinde, ezilmekten ve bütün kazanımlarını yitirmekten endişe edenlerin kâbusu olan bir korku…

Gülen işte bu korku nedeniyle Türkiye’ye dönmüyor.

***

Şimdi Cemaatin tarihsel ve siyasal önemi ve anlamı üzerinde biraz duralım.

Gülen örgütlenmesinin ulaştığı güç, derinlik ve yaygınlık son 4 yılda olayların gelişim seyri değerlendirildiğinde açıkça görülecektir. Cemaatin Emniyet ve Adliye’deki yapılanmasının eşgüdüm içinde çalışması sonucu, ortaya örtülü bir darbe yapmayı ve devleti ele geçirerek rejimi değiştirmeyi (Ergenekon/Balyoz soruşturmaları) hedefleyecek güce ulaşan bir “suç örgütü” çıkmıştır. Hanefi Avcı bu örgütün varlığını açıkça yazmış, bir anlamda ihbar etmiştir.

Cemaatin Emniyet ve Adliye yapılanmasının koordinasyonuyla yürütülen Ergenekon soruşturmalarına uzanan yolun en önemli kilometre taşları, Hrant Dink ve Danıştay cinayetleridir. Bu iki cinayet söz konusu soruşturmalar için gerekli politik ve psikolojik iklimi oluşturmuştur. Ve bu iki cinayette de Cemaatin izi vardır. Bazı gazeteciler işte bu izlere işaret ettikleri için gözaltına alınmış ya da tutuklanmıştır.

Polis istihbaratının biriktirdiği özel bilgi ve belgelere dayalı dosyalar, teknik takip verileri, telefon ve ortam dinlemeleri, sahte belge ve kanıt üretimi, gizli tanıklık kurumu, medyanın etkin siyasal ablukasında Gülen Cemaatinin rolü en az AKP kadar belirleyicidir.  Polis, adliye ve hapishane üçgenine dayalı açık bir siyasal şiddet kullanılmış ve faşizan bir rejim yaratılmıştır.

***

ABD’nin, dünyanın kalbi olarak bilinen ve yeryüzünün en zengin enerji havzalarının bulunduğu Merkezi Avrasya’yı denetim altına almak için geliştirdiği Büyük Ortadoğu Projesi’nin (BOP) en önemli boyutunu, hiç kuşkusuz “Ilımlı İslam” stratejisi oluşturuyordu. lımlı İslam, Batılı değerlerle uyumlu, siyasal olarak ABD’nin ve İsrail’in ihtiyaçlarına göre düzenlenmiş, sınırların yeniden çizildiği ve rejimlerin bu amaca uygun olarak değiştirilmesinin öngörüldüğü BOP’un taşıyıcı kurumu ve kavramıdır.

Bu kavramın politik arka planı irdelendiğinde, bizi hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde getirip Fethullah Gülen örgütlenmesinin kapısına koyar. Bölgede “Ilımlı İslam” projesinin en önemli aktörlerinden biri Fethullah Gülen ve onun kurduğu yaygın örgütlenmedir.

ABD’nin 21. Yüzyıl’da yürüttüğü imparatorluk projesinin köşe taşlarından birini oluşturan bu stratejik planlamanın rafa kaldırıldığı yönündeki değerlendirmeler gerçeği yansıtmıyor. Fas’tan Çin Seddi’ne kadar uzanan ve genel olarak Müslüman toplumların yaşadığı geniş coğrafyada iktidarları değiştirerek, Batılı değerler ve emperyalizmle uyumlu rejimler kurmak anlamına gelen BOP, “Arap Baharı” ile ikinci dalgasını gerçekleştiriyor.

Belki de BOP hiçbir zaman tam olarak başarıya ulaşamayacak. Üstelik bu olasılığın daha yüksek olduğunu da söyleyebiliriz. Ancak, ABD emperyalizmi hegemonik konumunu koruduğu ve AB desteklediği sürece bu proje her fırsatta değişik siyasal kavramlar, stratejik kodlar ve farklı isimleriyle yeniden ve yeniden gündeme getirilecektir.

İşte BOP ve Ilımlı İslam siyaseti, İslam coğrafyasında ABD hegemonyasına yerel bir siyasal onay üretmek için geliştirilen bir projedir.

***

Fethullah Gülen, “Dünya denilen geminin kaptanı” olarak nitelendirdiği bu otorite ve iradeyi (ABD’yi) hedeflerine ulaşmak için desteklemek ve işbirliği yapmak gerektiğini vaz eden bir siyasal İslamcıdır. Gülen, ABD’nin “Ilımlı İslam” projesinin teolojik arka planını oluşturmak için gönüllü olan bir cemaat lideridir. Dahası, “Limana selametle varmak için kaptanla kavga edilmez” diyerek Washington’la işbirliğinin teorisini yapan sinsi siyasetçidir.

Kendisini, evrene yön veren yüce kişi ve kalbinden geçeni Allah’ın yerine getirdiği kutlu insan anlamına gelen “Kutbu’l-Aktab” ilan eden Fethullah Gülen, hedeflerine ulaşmak için başta ABD ve İsrail olmak üzere Batı ile uzlaşmak gerektiğini görmüştür.

İzleyicileri tarafından aynı zamanda “müçtehid” de ilan edilen, mevcut kuralları değiştirme ve yeni kurallar koyma yetkisine sahip bir âlim olarak da nitelendirilen Fethullah Gülen, ABD’nin radikal İslamcılara karşı geliştirmeye çalıştığı “Ilımlı İslam” projesinin, kendi hedeflerine ulaşmak için önemli bir fırsat sunduğunu kavramıştır.

Dolayısıyla F. Gülen, Hırıstiyan ve Yahudi kültürüyle uyumlu, emperyalizmle işbirliğine açık ve Batı’yla çatışmayacak bir İslam anlayışının geliştirilmesine aday olmuştur.

Bu durum, Ilımlı İslam projesinin hayata geçirildiği bir model ülke yaratılması demekti. Bu model ülke Türkiye oldu.

Bir ABD projesi olarak doğan AKP nasıl Ortadoğu’daki yeni düzenin siyasal öncülüğünü yürütmeye çalışıyorsa, Cemaat de bu düzenin teolojik zeminini hazırlıyor. Zaten bu nedenle AKP-Cemaat koalisyonu iktidara taşındı ve orada tutuluyor.

Cemaatin anlamı budur.

Ve Gülen suç işlediğini, dahası illegal bir suç örgütü yönettiğini bildiği için gelmekten korkuyor

(Yurt Gazetesi)

[Bu yazı 1436 kez okundu]
Merdan YANARDAĞ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [69]
[6 Eylül 2016] Derinleşen AKP darbesi ve muhalefetin aymazlığı! ... [2 Ağustos 2016] Güncel tehlike AKP darbesidir!* ... [13 Kasım 2015] Seçmen davranışı ve gönüllü kulluk ... [4 Kasım 2015] Hile ve kaos! ... [27 Temmuz 2015] Küresel gericiliğe karşı direniş ve Suriye! ... [20 Haziran 2014] Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ne yapmalı? ... [19 Mayıs 2014] Erdoğan görevden alınmalıdır ... [15 Mayıs 2014] Katliamın sorumlusu hükümettir! ... [12 Mayıs 2014] Başbakan iktidarı kaybetmekten korkuyor ... [14 Nisan 2014] 'CHP yönetimi muhasebeden kaçamaz' ... [7 Nisan 2014] Seçimlerin Siyasal ve Teknik Analizi ... [2 Aralık 2013] AKP-Cemaat çatışmasının siyasal kodları ... [6 Ağustos 2013] Polis devleti artık bir olgudur ... [31 Temmuz 2013] Ergenekon Davası'na yeniden bakmak ... [21 Temmuz 2013] Bir 'ibret-i âlem' örneği; Hanefi Avcı olayı! ... [16 Temmuz 2013] Mısır ve yeni gerici ideolojik hegemonya ... [2 Temmuz 2013] Gezi-Lice hattından karanfil kokulu günlere.. ... [16 Haziran 2013] Direniş ve başarıyı ıskalamamak ... [17 Mayıs 2013] Reyhanlı AKP politikalarının eseridir ... [29 Nisan 2013] 'Çözüm süreci' ve Türkiye'nin kritik dönemeci ... [16 Nisan 2013] Obama doktrini Ortadoğu ve Türkiye'yi nasıl etkiliyor? ... [9 Nisan 2013] Akil insanlar ve aydın sefaleti! ... [18 Mart 2013] Aydın ihaneti ya da yandaş aydınların dramı ... [11 Mart 2013] İmralı süreci ve Kürt sorunu üzerine tezler ... [4 Mart 2013] Türklük krizi ve milliyetçilik ... [25 Şubat 2013] Milliyetçilik tartışması ve gerici çözüm ... [3 Şubat 2013] Sol, ulusalcılık ve CHP'ye operasyon ... [20 Ocak 2013] Türkiye'de dönüşüm, bölgede yıkım ... [6 Ocak 2013] Kürt sorununda ilerici ve gerici çözüm ... [26 Aralık 2012] İslamcıların bıktıran mağduriyet edebiyatı ... [16 Aralık 2012] Silivri'nin kısa tarihi ve aydın olmak ... [21 Kasım 2012] Cinayet ... [11 Kasım 2012] Cumhuriyetçi muhalefet ve Kürt sorunu ... [12 Ekim 2012] SURİYE PROVOKASYONU VE AKP'NİN KİRLİ SAVAŞI ... [23 Eylül 2012] Balyoz, Cumhuriyetin solu ve Harbiye ... [9 Eylül 2012] Ulusal ve bölgesel bir tehdit ... [31 Ağustos 2012] Suriye krizi AKP iktidarının sonunu hazırlıyor ... [20 Ağustos 2012] Doğu'nun sefaletinin temelinde yatan kuramsal yanılgı ve muhafazakârlık ... [17 Ağustos 2012] Türkiye ve bölgede gerici dönüşümün şifreleri ... [16 Temmuz 2012] Liberallerin ve AKP'nin ülkücüleri! ... [13 Temmuz 2012] Muhafazakarlık üzerine notlar ... [6 Temmuz 2012] Evrim, devrim ve Suriye direnişi! ... [2 Temmuz 2012] Sefaletin medyası mı, medyanın sefaleti mi? ... [25 Haziran 2012] Türkiye neden ve nasıl dönüştürüldü ... [22 Haziran 2012] Çözümsüzlük ve PKK'nin karakteri ... [14 Haziran 2012] Bin yıllık kavga ... [8 Haziran 2012] İktidar bloku dağılıyor mu? ... [4 Haziran 2012] İki örnek üzerinden aydın ihaneti ... [28 Mayıs 2012] Darbeler ve 27 mayıs ... [11 Mayıs 2012] Koalisyon sarsılıyor ... [4 Mayıs 2012] Berktay'ın yalanı ve 1 Mayıs 1977'nin perde arkası ... [26 Nisan 2012] Mankurtlaşan toplumlar ... [6 Nisan 2012] ABD'nin yeni stratejisi, Suriye ve AKP ... [25 Mart 2012] AKP iktidarı yolun sonuna geliyor! ... [19 Mart 2012] Ergenekon, NATO ve Afganistan ... [11 Mart 2012] AKP Hükümeti suçüstü yakalandı! ... [7 Mart 2012] Kemalizmin tasfiyesi ... [17 Şubat 2012] AKP-Cemaat iktidarı sarsılıyor mu? ... [20 Ocak 2012] Hrant'ın dostları kim? ... [23 Eylül 2011] Celladına Aşık Olmanın Zavallılığı! ... [20 Mayıs 2011] Beyaz adam ideolojisi, Modernleşme ve seçimler ... [13 Mayıs 2011] 'ABD projesi olarak AKP'nin yeni dili ve liberal hüsran! ... [22 Nisan 2011] Hile ile rejim değiştirmek! ... [15 Nisan 2011] Neden kaybettik, yine kazanabilir miyiz? ... [1 Nisan 2011] Palavrayı bitiren belge ve Savcı Öz olayı! ... [18 Mart 2011] Nedim, Ahmet ve ötekiler! ... [4 Mart 2011] Ergenekon'da son dalga, ortayolculuk ve Erbakan ... [21 Ocak 2011] Dink'in katili yeni Gladyo'dur! ... [7 Ocak 2011] Hizbullah düzeni, coplar demokrasisi ...
Merdan YANARDAĞ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™