Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Acaba bugün aklına ne gelecek?
1 Haziran 2012, Mehmet Y. YILMAZ
, Mehmet Y. YILMAZ

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan artık “ustalık” dönemini yaşadığını söylüyor ve her gün cebinden yeni bir konu çıkarıp önümüze atıyor.
 

Kendi sesine ve fikirlerine hayran olduğu için de bir konuyu ortaya attı mı hızını alamıyor, iki-üç gün aynı konuyu ilgili ilgisiz her toplantıda yaptığı konuşmada tekrarlıyor.

AKP de öyle bir parti ki “ustanın ağzının içine bakıyor”!

Usta ne derse o! Üzerinde çalışılmış mı, düşünülerek mi söylenmiş, yoksa o an aklına öyle estiği için mi söylemiş, bunun bir önemi olmuyor.

Önce ilgili bakanlar kendilerine durumdan vazife çıkarıyorlar, ardından da bütün AKP yetkilileri geliyor.

Alelusul kanun teklifleri hazırlanıyor, parmaklar kalkıyor ve usta ne diyorsa o oluyor.

Eğitim sistemini değiştiren, daha okul çağına bile gelmemiş çocukları önlükler içinde okullara gönderecek olan 4+4+4 yıllık “kesintili ama kesintisiz eğitim” (bu da ustanın bir sihri işte, hem kesintili ama kesintisiz de değil!) böyle ortaya çıktı.

Kürtaj meselesi, Uludere katliamını unutturmak için ortaya atıldı, baş mesele haline geldi.

Hazır jinekolojik meselelere girmişken ardından sezaryen konusu geldi. Yakında insanların cinsel hayatları ile ilgili yeni düzenlemeler de akla gelebilir, büyük konuşmayıp hazırlıklı olmak gerek!

Bir gün korsan taksilere taktı, bir gün THY çalışanlarına, emri hemen yerine getirildi.

Çamlıca’nın son yeşillik alanına cami yapma fikri de öyle, yakında Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararını verir, oranın aslında yanlışlıkla sit alanı ilan edilmiş olduğunu da öğreniriz.

Bunların hiçbiri seçimlerden önce yayınladıkları “seçim bildirgesinde” yer almıyor. Yani “usta”nın, “ustalık döneminde bunları yapacağım” dediği konular değil.

O aklına geldiği gibi konuşuyor, “Bununla ilgili bir çalışma var mı, hazırlık yaptık mı, bunun ilerideki sonuçları ne olur” gibi düşünceler kafalarına hiç gelmeyen bakanları seferber oluyor ve kanunlar ardı ardına çıkıyor.

Bakalım bu hafta sonunda aklına ne gelecek acaba?

AKP’li arkadaşlar, “hazır mısınız”?

Bekleyen derviş!

BAŞBAKAN 28 Şubat soruşturması başladığında “Yumruğumuzu, dişimizi sıktık bekledik” demişti, belki hatırlarsınız.

Öyle görünüyor ki “dişini ve yumruğunu sıkıp beklemesi” sadece askeri müdahaleler ile ilgili değil.

Başbakan yıllar önce söylediği “Referansımız İslam’dır” sözünün gereklerini yerine getirmek için de dişini sıkıp beklemiş.

Geçenlerde sonradan “Dilim sürçtü” diyerek geri aldığı “Tek bayrak, tek devlet, tek din” sözünün de bilinçaltının dışavurumundan ibaret olduğu böylece bir kez daha anlaşılmış oluyor.

İçki içen insanları evlerine tıkmaya yönelik girişimlerden sonra, kürtaj meselesinde de referansı bir kez daha din.

Sahip olduğu oy gücüne dayanarak hayalini adım adım gerçekleştirmeye yönelmiş durumda.

Türkiye’nin İslam ve demokrasinin bağdaşabileceğini gösteren bir ülke olduğunu düşünenler için talihsiz bir durum bu.

Çünkü Başbakan, bir demokraside olması gerektiği gibi davranmıyor. Emri veriyor, kimseye kulak asmıyor, konuların tartışılmasına dahi tahammülü yok.

Açık bir “tek adam yönetimi” altında yaşıyoruz, basın özgürlüğü yerlerde, adil yargılanma hakkı buhar olmuş uçmuş durumda.

Bir de yeni anayasayı istediği gibi yapmayı başarırsa, görün bakın neler olacak.

Oh, ben de rahatladım şimdi

DANIŞTAY Başkanı Hüseyin Karakullukçu, enteresan bir kişilik! Sadece kılık kıyafetine bu kadar düşkün ve renkli olmasıyla değil, söylediği sözlerle de bunu sıkça ortaya koyuyor.

Ege Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nde verdiği konferansta öğrencilere yasadışı dinlemeler ile ilgili olarak şöyle demiş:

“Benim de telefonlarım dinleniyor ama çok rahatım, çünkü herkesin telefonu dinleniyor.”

İlginç bir rahatlama yöntemi tabii. Başkan, bunun “özel hayatın gizliliğini ihlal suçu” olduğunu söylüyor ama bu “rahat olmasına” engel değil, çünkü nasıl olsa herkes dinleniyormuş!

AKP’nin “ileri demokrasisinin” bizleri getirdiği yer işte burası.

Öyle bir düzen kuruldu ki kimse özel hayatının gizliliğinden emin değil. Bir yüksek yargı organının başkanı bile durumdan yakınıyor ama kimsenin bunun için kılını kıpırdattığı da yok.

Çünkü bunu normalleştirmeyi başardılar.

Yasal dinlemelerde bile ilgili yasa ve yönetmeliklere uyulmadı, kimseye bir şey olmadı.

Yasadışı dinlemelerle elde edilen bilgiler ortaya saçıldı, kimse müdahale etmedi. Tam tersine bizzat yargı organları bile bu yasadışı dinlemeye dayanarak insanlara ceza kesti!

Ama çok şükür ki hepimizin içi rahat! Çünkü herkes dinleniyor!

(Hürriyet)

[Bu yazı 1664 kez okundu]
Mehmet Y. YILMAZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [63]
[17 Nisan 2014] Başbakan Başsavcı Başyargıç! ... [21 Şubat 2014] Alaturka Baas rejimine bir adım daha! ... [31 Ağustos 2013] Nasıl bir kalp bıraktın, bilir misin ardında? ... [25 Haziran 2013] Yüzleri kızarmadan asla anlatamazlar ... [24 Haziran 2013] Halkı ikiye bölme suçu! ... [8 Haziran 2013] Kişi başı terörist sayısında dünya birincisiyiz! ... [6 Mayıs 2013] 'Hukuk' siyasetin elinde 'guguk' olunca ... [15 Nisan 2013] Paket paket adalet! ... [9 Nisan 2013] Hainleri Belirleme Enstitüsü! ... [20 Mart 2013] Ergenekon'un kolları nereye kadar uzanıyor? ... [11 Mart 2013] Gerçekten anayasa hukuku okumuş olabilir mi? ... [26 Şubat 2013] Bir torba dava daha mı geliyor? ... [25 Şubat 2013] Paket paket adalet! ... [15 Şubat 2013] Bu memlekette 'kâğıt' asla kaybolmaz ... [15 Ocak 2013] MİT bu ihbarları neden bugüne kadar sakladı? ... [7 Ocak 2013] Gördük ki yer yerinden oynamıyor! ... [2 Ocak 2013] Siyasi irade yoksa çözüm de olmaz ... [28 Aralık 2012] Gulyabanilerden sarmısakla mı korunacağız? ... [20 Kasım 2012] Erdoğan'a bu soruyu sorarlar mı? ... [15 Kasım 2012] Örtülü ödenekte rekor artış ... [24 Ekim 2012] Allah müstahakını versin ... [23 Ekim 2012] Başbakan özür dilemelidir ... [16 Ekim 2012] 'Fire' değil özgür irade! ... [12 Ekim 2012] Filmin eğrisi doğrusuna denk gelmiş ... [21 Eylül 2012] İktidar ve muhalefete birer sorum var ... [15 Eylül 2012] Bırakın da aranızdan biraz rüzgâr geçsin ... [11 Eylül 2012] Bağımsız yargımızın 'vesikalık' bir fotoğrafı ... [31 Ağustos 2012] Dışişleri Bakanlığı TBMM'nin amiri mi? ... [27 Ağustos 2012] Milletin vekilinden saklanan nedir? ... [22 Ağustos 2012] Amaç gerçeği öğrenmekse ... [16 Ağustos 2012] Bu günahın hesabını veremezsiniz ... [14 Ağustos 2012] Kaç Mehmet ölse yeterli olurdu? ... [31 Temmuz 2012] Mutlak iktidar mutlaka bozar ... [20 Temmuz 2012] Arkanda böyle bir hukukçu olunca! ... [16 Temmuz 2012] Onlar beğenmiyorsa her şey yasak! ... [13 Temmuz 2012] İstanbul yıkıldıktan sonra! ... [9 Temmuz 2012] Şu tutanakları açıklasanız da öğrensek ... [28 Haziran 2012] Türkiye'nin Dobuları ... [25 Haziran 2012] 'Sakin ve etkili güç politikası' ne demek? ... [22 Haziran 2012] PKK'ya silah bıraktırmak için yönteminiz nedir? ... [4 Haziran 2012] Herkesin her gün işlediği 'suç'! ... [15 Mayıs 2012] Bakan 'cilasız teftişe' çıkmalı ... [11 Mayıs 2012] Yeni 'dekoderimiz' Hüseyin Çelik oldu ... [26 Nisan 2012] Dünü bırakın bugünden söz edin ... [17 Nisan 2012] 'Aydınlık için bir dakika karanlık' meselesi ... [6 Nisan 2012] Dış politika ideolojik körlük ile malul ... [29 Mart 2012] Davayla ilgisi olmayan bir soru ... [20 Mart 2012] Adalette standart sorununu da unutmayalım ... [19 Mart 2012] Erbakan'ın serveti Akbil ve Deniz Feneri ... [7 Mart 2012] Bedeli küçücük çocuklara ödettirmeyin ... [14 Şubat 2012] 'Hukuk da bir yere kadar' anlayışı! ... [27 Ocak 2012] Başbakan 'kuzey'i neden bu kadar çok istiyor? ... [22 Aralık 2011] Bir demokraside böyle bir suç olmaz ... [7 Aralık 2011] Bu davayı hep birlikte izleyelim ... [1 Aralık 2011] Devlet yapamayınca çeteler devreye girer ... [25 Ekim 2011] Etnik kökenlerimizin ne önemi var? ... [6 Ekim 2011] Yargı saygı duyulmayı hak etmeli ... [1 Eylül 2011] Sap ile saman karıştırma uzmanları ... [30 Ağustos 2011] Yaşasın Adalet Bakanlığı! ... [5 Ağustos 2011] Bir, iki, üç de yetmez. Dört, beş, altı olsun! ... [23 Mayıs 2011] Bir karar verseniz iyi olacak ... [4 Mayıs 2011] 10 milyar dolar da benden olsun! ... [20 Nisan 2011] Bu sorunu yüzde 10 barajı yarattı! ...
Mehmet Y. YILMAZ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™