Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Başbakan basına sövüyor, bizimkiler oralı değil
30 Mayıs 2012, Cüneyt ÜLSEVER
, Cüneyt ÜLSEVER

Bu yıl 19 Mayıs’ın statlarda kutlanması yasaklandı. Yasağı koyan AKP Hükümeti’ne göre statlarda yapılan kutlamalar askeri gösterilere dönüşüyor ve insanlara “tek adam”, adı konmamış olsa da “faşizm” görüntüsü veriyor.

Bu yasağın hayata geçirilmesinden 8 gün sonra İstanbul İl Kongresi’ni AKP bir statta yaptı ve tüm gazetelere göre kongreye “tek adam” damgasını vurdu. Yer gök “tek adam”ı kutsayan sloganlar, afişler, şiirler ile inledi-donandı!
                                                                     ***

Kongrede yaptığı konuşmada Başbakan yine esiyor-gürlüyor, bu arada da basına bir kez daha açıkça sövüyor.
   
Yurt Gazetesi’nin 1. sayfadan, bazı gazetelerin iç sayfalardan verdiği habere göre Başbakan aynen şöyle diyor:
   
“On yıllardır, demokrasiye müdahale edenlere, kendi alanı dışına çıkanlara çanak tutanlar, bugün kalkmış, bu ülkenin şerefli askerlerine dil uzatıyorlar. Ya siz kimsiniz? Siz, daha düne kadar, birileri karşısında hazırola geçip, selam çakıp, aldığınız emir doğrultusunda köşe yazısı yazıyordunuz. Daha düne kadar, üniformalılar sizi arayıp, yazdıklarınızdan, söylediklerinizden dolayı sizi azarlıyordu. Bunları bu tasmalarından kurtaran biz olduk. Ama bunların boynundaki tasma dün ulusaldı, bugün terfi ettiler, uluslararası tasmaları boyunlarına taktılar.” (Gazeteler-28.05.2012)
    
Başbakan açık ve net 28 Şubat’a destek vermiş basın mensuplarına “köpek” diyor.
   
“Bunları bu tasmalarından kurtaran biz olduk...”

                                                                     ***   
Basın mensuplarını düne kadar birileri karşısında hazırola (Çevik Bir-CÜ) geçip, aldığı emir doğrultusunda köşe yazısı yazmakla suçluyor. Onların tasmalarını Başbakan çıkarmış. Ancak, onlar Uludere’de yaşanan tragedya nedeni ile bu sefer TSK’ya kafa tutuyorlarmış. (Başbakan izin verirse kafa tutmak serbest, izin vermezse değil-CÜ) Şimdi de “uluslararası tasmaları boyunlarına” takıyorlarmış (WSJ gazetesindeki habere itibar ettikleri için-CÜ).

                                                                     ***
Gazetelerin çoğunda dün itibari ile bir tepkinin olmaması ilginç. Haklı tepkiyi bir tek Yurt Gazetesi vermiş. Haber çok taze. Herhalde tepkiler bugün itibari ile yoğunlaşır.
   
Ancak, dünkü gazetelerde okuduğum Kongre’yi bizzat izleyen 4 adet köşe yazarının “Kongre izlenimleri” arasında Başbakan’ın bu hakaret dolu sözlerinin olmaması beni çok ama çok şaşırttı.
   
Onlar Kongre’nin ne kadar muhteşem olduğunu, nasıl etkilendiklerini yazıyorlardı, ikisi araya  hafif dozda eleştiri notları da koyuyordu ama Başbakan’a ettiği hakaret için tepki veren yoktu. Tepkiden vaz geçtim, yukarıdaki sözlere değinmek zahmetine bile girmemişlerdi.
   
Aralarında 3’ü Başbakan’ın kast ettiği gibi 28 Şubat’a destek veren, o dönemde başta Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Refah Partisi’ni “cumhuriyete karşı tehlike” olarak gören kişilerdi.
   
AKP İstanbul İl Kongresi’nden doğrudan izlenimlerini yazan Yalçın Bayer, Fatih Çekirge (Hürriyet), Mahmut Övür (Sabah) 28 Şubat’ta askere açık destek vermişlerdi. Onlara göre, Erdoğan ve arkadaşları “şeriatçı” oldukları için askerin siyasete müdahalesine olumlu bakmışlardı.
   
Başbakan  “bunları bu tasmalarından kurtaran biz olduk” sözleri ile bizzat bu meslekdaşları ve benzerlerini kast ediyor. Onlara açık-seçik hakaret ediyor.
   
Ancak, hiçbirisinde tık yok!
   
Bakalım Metehan Demir, Fatih Altaylı, Ergun Babahan, Güneri Civaoğlugiller v.b. yarın-öbürgün ne gibi tepkiler verecekler?
   
Arşivler ortada; bu arkadaşlar ve benzerleri 28 Şubat’ta “birileri karşısında hazırola geçip, selam çakıp, aldığı emir doğrultusunda köşe yazısı yazıyordu”.

                                                                     ***
   
Maruz kaldığı hakarete cevap bile veremeyen medyanın hal-i pür melali gerçekten hazindir.
   
Merkez medyada itibar kaybı had safhadadır.
   
Ben 28 Şubat’ta bu arkadaşlarla ters düşmeme rağmen onlar adına Başbakan’a cevap veriyorum:
   
Başbakan; 28 Şubat’ta ben yanında durdum ama şimdi sana sesleniyorum:
 
Basın mensuplarına “köpek” diyemezsin!
   
Seni şiddetle kınıyor ve özür dilemeye davet ediyorum!

(Yurt Gazetesi)

[Bu yazı 1674 kez okundu]
Cüneyt ÜLSEVER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [54]
[30 Eylül 2014] RTE IŞİD konusunda "mış" gibi yapıyor! ... [9 Eylül 2014] Köprüden önce son çıkış: Haziran 2015! ... [4 Eylül 2014] Yeni Türkiye'nin İlerleme Raporu ... [21 Ağustos 2014] İstihbarat oyunları: Merkel RTE'ye ne mesaj veriyor? ... [24 Temmuz 2014] Her mağrur bir gün mağduriyeti tadacaktır! ... [26 Eylül 2013] Anormalin normalleşmesi ... [22 Ağustos 2013] Yenildik ama boyun eğmedik! ... [6 Ağustos 2013] Ergenekon davası ışığında yakın tarihimiz ... [16 Temmuz 2013] Ahmet Davutoğlu'nun monşer düşmanlığı! ... [2 Temmuz 2013] 'Laiklikte ısrarlı olmayan demokrasi' teorisi çöktü! ... [25 Haziran 2013] Bir yükseliş ve çöküş hikayesi! ... [23 Nisan 2013] Bu nasıl barış? ... [18 Nisan 2013] Sivil vesayetin resmini yapan yargıç! ... [15 Nisan 2013] Barış için tek yol genel aftır! ... [11 Nisan 2013] Zırva tevil götürmez! ... [9 Nisan 2013] Hazır 63 akilli adam yakalamışken! ... [2 Nisan 2013] PKK ne ister? ... [19 Mart 2013] Bilim ile din aynı kaba sığmaz! ... [1 Mart 2013] Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ... [21 Şubat 2013] Turist Ömer uzayda! BDP Karadeniz'de ... [2 Şubat 2013] Çelişkiler yumağı bir başbakan ... [25 Ocak 2013] İntikam! ... [6 Ocak 2013] Mertlik ne yana düşer asker, gurur ne yana ... [20 Kasım 2012] HSYK töhmet altında kalmıştır ... [16 Kasım 2012] Ne dediğini bilmeyen başkan adayı! ... [1 Kasım 2012] Türkiye fetret* dönemine girdi! ... [30 Ekim 2012] CUMHURUN GÜCÜ NE VALİ TANIR, NE PADİŞAH! ... [23 Ekim 2012] DEVLET YALAN SÖYLER Mİ? ... [18 Ekim 2012] Cumhurbaşkanı vesayetine mi gidiyoruz? ... [4 Ekim 2012] Tansu Çiller: Daha önceleri neredeydiniz? ... [25 Eylül 2012] BALYOZ DAVASI VE WIKILEAKS BELGELERİ ... [6 Eylül 2012] Çapsızlığı baş tacı etmiş ülke! ... [24 Ağustos 2012] Davutoğlu politikalarına vahim bir örnek ... [14 Ağustos 2012] Biz gazetecilere yuh olsun! ... [10 Ağustos 2012] Nefret üzerinden yapılan siyaset hüsrana uğramaya mahkûmdur ... [31 Temmuz 2012] SORULAN SORU GERİ ALINAMAZ ... [27 Temmuz 2012] Bir Ahmet Davutoğlu analizi ... [24 Temmuz 2012] Ortadoğu'da vaziyet-i umumiye ... [20 Temmuz 2012] CHP'nin ev ödevi: Değişirken devam etmek ... [5 Temmuz 2012] Türkiye'de en etkin muhalefet: Fenerbahçe! ... [4 Temmuz 2012] AHMET DAVUTOĞLU'NA BASİT BİR SORU ... [29 Haziran 2012] Rusya Yeni Osmanlı'ya kürtaj yaptı ... [14 Haziran 2012] Belki haddini aşan bir yazı ... [6 Haziran 2012] Gündem yaratmanın dayanılmaz ağırlığı ... [4 Haziran 2012] Seçimli otokrasi ... [1 Nisan 2012] "Dostun bir fiskesi pareler beni" ... [20 Mart 2012] Üç aşamalı Suriye politikası ... [13 Mart 2012] Abant'ta Anayasa konuşuldu ama hukuk unutuldu! ... [16 Şubat 2011] Odatv baskınının düşündürdükleri ... [1 Şubat 2011] Endişeli muhafazakârlar ... [3 Ocak 2011] Bir Türk bir Kürt'ü severse! ... [2 Aralık 2010] Wikiat! (Bildiklerim aklıma takılanlardır) ... [23 Kasım 2010] Tahran'a pirince giderken Lizbon'da. ... [24 Ekim 2010] Adaletin bu mu Adalet Bakanı? ...
Cüneyt ÜLSEVER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™