Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Bir Kassandra Çağrısı (2)
27 Mayıs 2012, Prof. Dr. Hayrettin ÖKÇESİZ
, Prof. Dr. Hayrettin ÖKÇESİZ

Değerli Rektör adayları, Atatürkçüyseniz, solcuysanız, demokratsanız, özgürlükçüyseniz, üniversite değerlerine bağlıysanız, bunlardan en az biriyseniz YÖK’e “mülakat”a gitmeyeceğinizi ülke kamuoyuna duyurunuz.

Çünkü gerçek bir Atatürkçü, gerçek bir solcu, gerçek bir demokrat, özgürlüğün ne olduğunu gerçekten bilen, üniversite değerlerine gönülden bağlı bir rektör adayı ülkesine, üniversitesine, bilime, kendisine yıllardan beri sinsice ve inatla dayatılan gerici, sömürgeci, devlet ve toplum dönüştürme projesine en azından bu tutumuyla karşı durmayı seçer.

Değerli öğretim üyeleri, Atatürkçüyseniz, solcuysanız, demokratsanız, özgürlükçüyseniz, üniversite değerlerine bağlıysanız, bunlardan en az biriyseniz, oyunuzu YÖK’e “mülakat”a gitmeyeceğini söyleyen adaylara vereceğinizi ülke kamuoyuna duyurunuz. Çünkü gerçek bir Atatürkçü, gerçek bir solcu, gerçek bir demokrat, özgürlüğün ne olduğunu gerçekten bilen, üniversite değerlerine gönülden bağlı bir öğretim üyesi ülkesine, üniversitesine, bilime, kendisine yıllardan beri sinsice ve inatla dayatılan gerici, sömürgeci, devlet ve toplum dönüştürme projesine en azından bu çağrısıyla karşı durmayı seçer.

Bu karşı durmanın bu süreçte en etkili eylem tarzı bugün, YÖK’e “mülakat”a gidilmeyeceğini ülke kamuoyuna yüksek bir sesle duyurmaktır. Tüm üniversite platformları, dernekleri, forumları, inisiyatifleri, konseyleri, her bir üniversiteli, nerede duruyorlarsa, oradan bu eyleme katılmalı, bu sese seslerini katmalıdırlar. Salt rektör seçmeye, seçilmeye çalışmakla ülkenin kıt zamanını heder etmeyiniz.

“Mülakat”a gitmemeyi önceki yazımda Gandhi’nin “Tuz Yürüyüşü”ne, Atatürk’ün Anadolu İhtilali’ni başlatırken üniformasını çıkarmasına benzetmiştim. Bu sembolik eyleminizle siz bu büyük insanların yanı başında olmak onuruna kavuşacaksınız. Şimdi bütün sorun, bu onuru isteyip, istemeyeceğinizdir. Buradan birkaç sözüm de, önceki yazımda neden sessiz kaldıklarını sorduğum üniversiteli köşe yazarlarınadır. Sekiz aydan beri yoğunlukla dillendirdiğim “Direnen Üniversite”ye katılıyorsanız, üniversitelerinize, adaylarına yol gösteriniz; susmayınız, bir şeyler yapınız çok geç olmadan! Katılmıyorsanız, açık sözlü olunuz, onu da yazınız, çok geç olmadan. Bile(ye)yim yalnızlığımı…

YÖK geçenlerde, Akdeniz, Ankara, Atatürk, Boğaziçi, Cumhuriyet, Çukurova, Dicle, Dokuz Eylül, Ege, Erciyes, Fırat, Gazi, Gaziantep, İnönü, İstanbul Teknik, Karadeniz Teknik, Ondokuz Mayıs, Orta Doğu Teknik, Trakya ve Yıldız Teknik Üniversitelerinin 14 -16 Haziran 2012 tarihlerinde rektörlük seçimi yapacağını duyurdu. 2012 seçim üniversitelerinin kalan kısmı Eylül’de, İstanbul Üniversitesi Aralık’ta sandığa gidecek. Bu ağırlıklı üniversitelerin tüm öğretim üyelerinden ve rektör adaylarından böyle bir direnişi beklemeye her yurttaşın hakkının bulunduğunu düşünüyorum. Aldıklarınızı bu halka birazcık olsun geri vermek istiyorsanız, her uygar yolla, yöntemle direniniz.

Daha önceki yazılarımdan birinde söylediğim gibi, Hitler’in de çok başarılı bilimcileri, yüksek okulları, en iyisinden, en ünlüsünden filozof rektörleri vardı, ama üniversiteleri yoktu. Olamazdı. İşini çok iyi yapıyor olmak, işinde çok iyi olmak bile, hiç kimseyi bu sorumluluktan kurtaramaz. Tam da en iyiler, bu yolda en önde yürümelidir. At gözlüklerimizi çıkaralım. Gerçeğe, yalnız gerçeklikle; gerçekliğe yalnız gerçekle bakılabileceğini hatırımızdan çıkarmayalım. Bunların yöntemsel kesinlikle kavranıp bilinebilmesinin en uygun yerinin yalnızca üniversite olduğunu; bu yüzden tüm yapıp etmelerimizin kamusal/siyasal yaşamı yönlendirip, biçimlendirdiğini; yine bu yüzden baskı ve boyunduruk altında tutulduğumuzu bir bilelim. İşte bu baskı ve boyunduruktan kurtulmak için direnelim.

Adaylarımızı YÖK boyunduruğuna (en) uygunluk sınavına göndermeyelim. Boyunduruğa gönüllü ve uygun olanlarımızı seçmeyelim. Direnen üniversiteye aday olalım, direnen üniversite adayımıza çoğunluk oyumuzu vererek ilk hamlemizi yapalım. Bundan gerisi lafügüzaftır. Kaçmak için bahanedir. Kimseyi aldatmayalım. Ve çoğu az, azı çok göstermeden bir görelim, az mıyız, çok muyuz? Az isek işimizin çok ve çetin olacağını bilelim.

2012 Haziran’ı, siz isterseniz, “üniversiteye ve ülkeye özgürlük yürüyüşü”nün başladığı ay olabilir. Tehlikeye atacak hiçbir şeyiniz yok. Böyle görüp, eylemedikçe ama, ülkenizin ve üniversitenizin daha büyük tehlikelere sürüklenmesine izin verdiğinizi unutmayınız. Nihayet, oy gizli değil mi? Sandık şaşırtmalı! Gelecek yazımda, yazarsanız, pro - contra, sizlerin sesine yer vereceğim. Ardından seçim sonuçlarını bekleyeceğiz.

(Cumhuriyet Bilim ve Teknik)

[Bu yazı 1712 kez okundu]
Prof. Dr. Hayrettin ÖKÇESİZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [40]
[23 Aralık 2013] Türkiye Barolar Birliği'ne "Müdafaa-i Hukuk" Çağrısı ... [6 Eylül 2013] Facebook'ta Gezi'nen Yazılarımdan - 1 ... [16 Ağustos 2013] Neresi Yanlıştı? ... [4 Mayıs 2013] Hangi Barış? ... [19 Nisan 2013] Yeniden Merhaba! ... [4 Ocak 2013] "Nikbinlik." ... [7 Aralık 2012] YÖK ve Karşıdevrim-2 ... [23 Kasım 2012] YÖK ve Karşıdevrim ... [29 Eylül 2012] Başkaldırmak, Başını Bir Güneşe Doğru Kaldırmaktır ... [4 Eylül 2012] Kara Mizah ... [20 Temmuz 2012] Üniversiteler Direnin, Çok Geç Kalmadan! ... [8 Temmuz 2012] Üniversite Hali ... [23 Haziran 2012] Atatürk Cumhuriyeti Sökülürken Direnemeyen Üniversitelerimiz ... [8 Haziran 2012] "Telgrafhane" ... [13 Mayıs 2012] Bir Kassandra Çağrısı ... [28 Nisan 2012] Üniversiteler Hâlâ Susuyor ... [14 Nisan 2012] Ülke Toprağını Satmayacaksın, İşçiyi Sömürtmeyeceksin... ... [1 Nisan 2012] İçerdekiler ... [16 Mart 2012] "Gülümsemek Direnmektir" ... [3 Mart 2012] Direnen Ülke ... [17 Şubat 2012] Direnen İnsan ... [10 Aralık 2011] 'Romantik Direniş', 'Alakarga', 'Akademik Bilinç' ... [25 Kasım 2011] "Direnen Üniversite" Yankılanıyor! ... [7 Ekim 2011] Tek ve Son Çare! ... [23 Eylül 2011] Üniversite Nedir? ... [9 Eylül 2011] Bir Yargıç Nasıl Adil Olur? (*) ... [26 Ağustos 2011] Düşündüşleme (*) ... [12 Ağustos 2011] Bir Yargıç Nasıl Adil olur? ... [29 Temmuz 2011] "Bir Gün Şu Hastalıklı Vatan Canlanırsa..." (*) ... [3 Temmuz 2011] Ne Dersiniz? ... [17 Haziran 2011] Yine Hayatı Olmak ... [6 Haziran 2011] Hayatı Olmak ... [21 Mayıs 2011] Dikkat Bir Aydınlanma Erdemi ... [22 Nisan 2011] Yarın 23 Nisan ... [9 Nisan 2010] HUKUK POLİTİKASI ... [25 Mart 2010] "Freirechtsschule" ... [1 Mart 2010] Vaziyet ... [22 Şubat 2010] Elsa Türkiye ... [9 Şubat 2010] HUKUK POLİTİKASI ... [26 Ocak 2010] KARA KÖMÜRDEN ACI TÜTÜNE ...
Prof. Dr. Hayrettin ÖKÇESİZ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™