Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
TBB Avukatlık Kanunu değişiklik önerisi çalışma metni değerlendirmesi VI
8 Mayıs 2012, Av. İ. Güneş GÜRSELER
, Av. İ. Güneş GÜRSELER

UZMAN AVUKATLIK - ADALET BAKANLIĞI’NIN VESAYETİ

Türkiye Barolar Birliği’nin “AVUKATLIK KANUNU DEĞİŞİKLİK ÖNERİSİ ÇALIŞMA METNİ”   üzerinde, kendimce önemli gördüklerime ilişkin görüşlerimi açıkladığım yazılarımın sonuncusunda; uzman avukatlık ve Adalet Bakanlığı vesayeti konuları üzerinde durmak istiyorum.

 
UZMAN AVUKATLIK
 
            Çalışma metni 55/A maddesi ile “uzman avukatlık” gibi bir avukat unvanının mesleki yaşamımıza girmesini önermektedir. Metin gerekçeyi içermediği için amaç anlaşılamamaktadır. Yorumla ulaşabileceğimiz ilk sonuç, Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Akademisi’ne işlev kazandırılmasının amaçlandığıdır. Önerinin reklam yasağını düzenleyen 55 inci maddeden sonra 55/A olarak yapılmasını yorumlarsak akademik unvana sahip meslektaşlarımızın bu unvanlarını kullanmalarının yarattığı tartışmalar karşısında bir çözüm arandığını düşünebiliriz. Düzenlemenin bu amacı karşılayacağı da şüphelidir çünkü 55 inci maddede akademik unvanın kullanılması korunmakta ancak örneğin bir doçentin “uzman avukat” unvanını kullanabilmesi için meslekte en az on yıllık kıdeme sahip olması şart koşulmaktadır. Akademik unvanı ile uzmanlığını kanıtlayan ve duyurabilenin avukatın bir de “uzman avukat” sıfatına neden gereksinimi olsun?
 
            Akademik kariyerin “uzman” olabilme amacıyla yapıldığı ve en azından “doktor” unvanı kazandırdığı gerçeği karşısında, bu öneri gerçekleşir ise iki tür uzman avukat olacaktır; üniversite sistemi içinde akademik kariyer kazanmış uzman avukat ve Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Akademisi’nden uzmanlık almış avukat.
 
            “Uzman avukat” önerisinin bu hali ile sorunlar yaratacağına, üzerinde daha fazla çalışılması gerektiğine inanıyorum. Örneğin Macaristan’da üniversitede doktora yapmak avukat olabilmenin koşuludur.
 
            Kaldı ki önerilen Geçici Madde 2, yasanın kabulü tarihinde yirmibeş yılını dolduran avukatların kolaylıkla “uzman avukat” unvanı almalarına olanak tanımaktadır.
             
 
ADALET BAKANLIĞI VESAYETİNİN KALDIRILMASI ya da BAROLARIN BAĞIMSIZLIĞI
 
            Çalışma metni ile Adalet Bakanlığı’nın Türkiye Barolar Birliği ve barolar üzerindeki “vesayet” olarak nitelenen denetim ve izin yetkisinin kaldırılması düzenleniyor.
Bu kapsamda;
-                           Öncelikle 182 nci maddedeki, yönetmeliklerin hazırlanmasında Adalet Bakanlığı yetkisi kaldırılması öneriliyor.
-                           Baroların ve Türkiye Barolar Birliği organlarının görevlerini kanun hükümlerine uygun olarak yapıp yapmadıklarını ve mali işlemlerini denetleme yetkisini veren Ek Madde 4 ün kaldırılması öneriliyor. 
-                           Bunun yanında, 27 nci maddenin toplanan tüm vekalet pulu bedellerinin Sayıştay denetimine tabi olmaktan çıkaracak şekilde değiştirilmesi öneriliyor.  
Ayrıca,
-                            staj başvurusunda bulunan aday hakkında verilen karardaki,
-                           baro levhasına yazılma ve silinmeye ilişkin kararların denetimindeki,
-                           pul bedelleri ile geri ödemeden gelen paraların dağıtımı ve sarfının denetimindeki, 
-                           fon gelir ve giderlerinin her yıl denetimindeki,
-                           avukatlık ortaklığı tip sözleşmesinin esas ve şekil koşullarının belirlenmesindeki,
-                           disiplin kovuşturmalarına yer olmadığına ilişkin kararlara itirazda,
-                           ücret tarifesinin hazırlanmasında,
-                           yurt dışı temsilde Adalet Bakanlığı yetkilerinin kaldırılması öneriliyor.
-                           Yürürlükteki yasamızın 77 ve 111 nci maddelerinin baro ve Türkiye Barolar Birliği organlarının görevden uzaklaştırılmaları ve görevlerine son verilmesine ilişkin fıkralarının metinden çıkarılması öneriliyor.
 
Bunlardan başka, avukatlar hakkında görevlerinden doğan veya görev sırasında işledikleri suçlardan dolayı soruşturma açılmasında 58 inci maddedeki ve kovuşturma açılmasına ilişkin 59 uncu maddedeki Adalet Bakanlığının izin verme yetkisi kaldırılarak, soruşturmada Türkiye Barolar Birliği yönetim kurulunun, kovuşturmada Türkiye Barolar Birliği Disiplin Kurulunun izninin istenmesi,   izin verilmemesi durumunda Yargıtay nezdinde itiraz edilmesi öneriliyor. Adalet Bakanlığı vesayetinin kaldırılması açısından yerinde olan bu önerinin bence izinlerin avukatın kayıtlı olduğu baronun kurullarından istenmesi şeklinde düzeltilmesi gerekir.
 
Söz bu noktaya gelmişken daha önce de zaman zaman gündemimize girmiş olan, “Bakanlık vesayeti yerine Türkiye Barolar Birliği vesayeti geliyor.” söylemi ve baroların Türkiye Barolar Birliğinden bağımsızlığı konusuna değinerek, Türkiye Barolar Birliği Dergisi’nin 2004 yılı 54 üncü sayısında yayınlanan “Baroların Bağımsızlığı” başlıklı yazıma atıf yapmak istiyorum: (http://portal.ubap.org.tr/App_Themes/Dergi/2004-54-72.pdf)
 
Türkiye Barolar Birliği’nin bu görev ve yetkileri bütün olarak ele alındığında baroların TBB ile olan ilişkisinin bağımlılık ya da bağımsızlık ölçütleri ile değerlendirilemeyeceği ortaya çıkmaktadır. Avukatlık Yasa­sı’nın yukarıda saydığımız hükümleri karşısında baroların Türkiye Barolar Birliği’nden bağımsız olmaları mümkün değildir. Ayrıca bu ilişkinin bir bağımlılık, vesayet ya da astlık üstlük ilişkisi olarak değerlendirilmesi de yanlıştır. Avukatlar, barolar ve Türkiye Barolar Birliği hep birlikte bağımsız savunmayı oluşturmaktadır. Bu oluşum örgüt olarak bir bütündür ve bir­birini tamamlamaktadır. Yasanın üst kuruluş olarak niteleyip nitelememesi çok önemli değildir, verdiği yetkiler fiilen üst kuruluş haline getirmektedir. Birliğin bu yetkilerle donatılmaması durumunda aynı yetkilerin Adalet Bakanlığı tarafından kullanılması söz konusu olacaktır. İlk itiraz yeri TBB olmaz ise doğrudan yargı yoluna başvurulması gerekecek bu da sonuç almayı geciktirecektir.
Türkiye Barolar Birliği’nin bu yetkileri kaldırılır ise örneğin;
Yeni baroları kim kuracaktır?
Yönetmelikleri, ücret tarifesini kim hazırlayacaktır?
Her baro ayrı bir tarifeyi mi uygulayacaktır?
Avukatların resmi kılığını kim belirleyecektir?
Bu soruları uzatmak mümkündür.
Baroların Türkiye Barolar Birliğinden bağımsızlığını, mahkemelerin Yargıtay’dan bağımsızlığı gibi düşünmek gerektiğine inanıyorum.
 
SONUÇ YERİNE
 
 Altı adet yazı ile Türkiye Barolar Birliği’nin “AVUKATLIK KANUNU
DEĞİŞİKLİK ÖNERİSİ ÇALIŞMA METNİ”   ile açıklanan değişiklik önerilerinin bir kısmına ilişkin görüşlerimi ve bazı  önerilerimi belirtmeğe çalıştım. Önceki bir yazımda belirttiğim gibi; Ülkemizin hukukçuları olarak, belki de toplumsal özelliğimiz, “kazuist” bir anlayışa sahibiz. Elimizdeki mevzuatı yorumlarımızla, uygulamamızla canlandırıp geliştirmiyoruz. Her soruna somut bir yasal düzenleme arıyoruz. Bu anlayış Avukatlık Yasası’nın uygulanmasında da geçerli. Meslek örgütlerimiz etkin ve yönlendirici kararlar alamıyor,   önderlik edemiyorlar. “Ne yapalım yasa böyle.” bahanesi ile mevzuatta değişiklik yapılması bekleniyor. Oysa Avukatlık Yasası’nın barolara ve Türkiye Barolar Birliği’ne tanıdığı yetkiler hakkıyla kullanılsa temel sorunlarımızın çözümünde çok önemli yol alınabilirdi. (http://www.yeniyaklasimlar.org/m.aspx?id=1715)
 
Örneğin;
-          Hukuk fakültelerinin müfredat programlarına müdahale edebilir öğretim üyelerinin nicelik ve niteliğini değerlendirerek eğitim kalitesini yetersiz gördüklerinin mezunlarını stajyer listesine kabul etmezler böylelikle fakülte açılması furyasının önüne geçerler, kalitenin yükselmesini sağlayabilirlerdi.
-          Her baro için uygun stajyer ve avukat sayısını saptayabilir, bu sayı üstündeki başvuruları kabul etmeyebilirlerdi.
-          Serbest muhasebecilerin kendi yasalarına rağmen başardıkları gibi yönetmelikle “staj başarı değerlendirme yöntemi” olarak avukatlık stajına girişte, stajın devamında ve sona ermesinde “başarı yoklamaları” yapabilirlerdi.
-          Avukatlık Kanunu Yönetmeliği’nin 6.9.2008 tarihinde yürürlüğe giren   “Sürekli Avukatlık Hizmetlerinde Uygulanacak Esaslar”ı düzenleyen hükümlerini titizlikle uygulasalar hem bankalara, iletişim ve elektrik şirketlerine avukatlık yapan meslektaşlarımızın sorunlarını çözerler hem haksız rekabeti önlerler hem de avukatlık ücret sözleşmesinin baro onayından geçirilmesinin zorunlu olması yolunda önemli bir adım atarlardı.
-          Avukatlık Yasası’nın 44 üncü maddesi kapsamında “avukatlık bürosu” ve “avukatlık ortaklığı” şeklinde birlikte çalışma yöntemlerini çekici kılacak olanaklar yaratılarak “ücretli avukat” gibi mesleğin özüne aykırı birlikte çalışma yönteminin tercih edilmesinin önüne geçilebilirdi.
-          44 üncü maddenin yabancı avukatlık ortaklıklarının yalnızca yabancı hukuklar ve milletlerarası hukuk konularında danışmanlık hizmeti verebilmelerine olanak tanıyan düzenlemesi titizlikle uygulansa yaşanan keyfiliklerin önüne geçilebilirdi.
-          Meslek içi eğitimin sürekli ve zorunlu olmasını sağlayabilirlerdi.
-           Mesleki sorumluluk sigortasının zorunlu olmasını sağlayabilirlerdi.
Bütün bunları yapamamanın temel nedeni niceliksel bozulmadır. Meslek
örgütlerimiz akan sele teslim olmuşlar, seli durdurmak yerine akmasını sağlama gayretine girmişlerdir. İşte öncelikle bu seli durdurmak için yeni bir Avukatlık Yasası’na gerek olduğu görüşündeyim. Tartışmaya açılan metin önerdiği staj ve sınav sistemi ile (ayrıntılardaki eleştirilerimi saklı tutarak) bu gereksinimi karşılayabilir. Mesleğe girişin düzenli ve tavizsiz uygulanan bir sınav ve staj sistemine bağlanması uzun vadede hukuk eğitiminin daha kaliteli olmasını sağlayabilecektir. Ancak buna rağmen hukuk fakültelerinin akreditasyonu konusunda Türkiye Barolar Birliği ve baroların yetkilendirilmesi gerektiğine inanıyorum. Yasa önerisinde bu yetkinin düzenlenmesi gerekir.
                        Niceliksel bozulma ve buna bağlı olarak yaşadığımız nitelik kaybı meslektaşlarımızı acımasız bir ücret rekabeti içine sokmuştur. Bunu önleyebilmenin en geçerli yolu da bence ücret sözleşmesinin zorunlu olması ve barodan geçirilmesidir. Öneriler arasında bu konunun yer almaması önemli bir eksikliktir.
                        Eksik gördüğüm bir diğer husus da yaşanılan sayısal artışın yarattığı sorunları aşabilmede, belirli üye sayısının aşılmasından sonra   aynı bölgede yeni baro kurulmasının düşünülmemesidir. Üye avukat sayısının kontrolsüz artışı İstanbul Barosu’nu dünyanın en büyük barosu yapmıştır ve bu gidişle büyüklük devasa boyuta ulaşacaktır.7.5.2012
[Bu yazı 2764 kez okundu]
Av. İ. Güneş GÜRSELER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [62]
[21 Kasım 2017] HUKUK FAKÜLTELERİNİN AKREDİTASYONU UYGULAMASINDA İKİNCİ AŞAMAYA GEÇİLMELİDİR. ... [27 Ekim 2017] İNGİLİZ CEZA AVUKATINDAN TAVSİYELER ... [25 Eylül 2017] AVUKATA SALDIRMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ ... [21 Ağustos 2017] İNGİLİZ CEZA AVUKATINDAN TAVSİYELER (II) ... [18 Temmuz 2017] İNGİLİZ CEZA AVUKATINDAN TAVSİYELER ... [3 Mart 2016] GENÇ AVUKATLARA GÜNCEL ÖNERİLER ... [4 Mayıs 2015] SİYASETİN YARGISALLAŞMASI ... [18 Ağustos 2014] 223 GÜNDE 308 YASA DEĞİŞTİ, "HAYIRLI BAŞARILAR". ... [28 Nisan 2013] TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ GÜNDEMİNİ DEĞİŞTİREMEDİ... ... [5 Şubat 2013] AVUKAT CÜBBESİNİN ANLAMI KALDI MI? ... [31 Ocak 2013] Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulu'ndan Beklentiler ... [17 Ocak 2013] TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ'NİN "KANUN TEKLİFİ ÖNERİSİ" ... [18 Aralık 2012] AVUKAT İNTİHARLARI... ... [12 Kasım 2012] BU YAZILAR ESKİDİ Mİ DERSİNİZ? ... [9 Eylül 2012] UTANDIM... ... [31 Temmuz 2012] ÖZÜR DİLERİM, GÖREMEMİŞİM! ... [23 Temmuz 2012] Barolarımız Bir Kongre Dönemini Daha Tamamlıyor ... [8 Temmuz 2012] Müjde, Avukatlık Yasası'nın İki Maddesi Daha Değişiyor!!! ... [30 Haziran 2012] BİR "İRONİ" ... [18 Haziran 2012] BARO SEÇİMLERİNDE NİSPİ TEMSİL Mİ ÇARŞAF LİSTE Mİ? ... [25 Mayıs 2012] HAYALİ İHBARCININ GÜCÜ ... [4 Mayıs 2012] TBB Avukatlık Kanunu değişiklik önerisi çalışma metni değerlendirmesi V ... [21 Nisan 2012] TBB Avukatlık Kanunu değişiklik önerisi çalışma metni değerlendirmesi IV ... [13 Nisan 2012] TBB Avukatlık Kanunu değişiklik önerisi çalışma metni değerlendirmesi III ... [7 Nisan 2012] TBB Avukatlık Kanunu değişiklik önerisi çalışma metni değerlendirmesi II ... [25 Mart 2012] TBB Avukatlık Kanunu değişiklik önerisi çalışma metni değerlendirmesi ... [11 Mart 2012] "NİTELİKLİ YARGILANMA HAKKI"(*) ... [1 Mart 2012] Tecrit ve işkence ... [8 Şubat 2012] TBB 'yi Yüksek Yargı Organlarından Saymama Anlayışı Sürüyor ... [17 Ocak 2012] YENİ AVUKATLIK YASASI KORKUSU... ... [8 Ocak 2012] AFYONKARAHİSAR BAROSU'NUN EYLEMİ ... [29 Aralık 2011] İzmir Barosu Anketinin Düşündürdükleri ... [16 Aralık 2011] Türkiye Barolar Birliği'nin 2011/79 Numaralı Duyurusu ... [9 Aralık 2011] "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Tasarısı" ... [29 Kasım 2011] YENİ AVUKATLIK YASASI'NA GEREK VAR MI? ... [20 Kasım 2011] Marmara Denizi Çevre Sorunlarına Küresel ve Hukuksal Bakış ... [11 Kasım 2011] VESAYETÇİ ANAYASA İSTİYORUM... ... [16 Ekim 2011] "PABUÇÇU MUŞTASI" ... [9 Ekim 2011] Gençler Bu Yıl Da Hukuk Fakültelerini Tercih Etti. ... [28 Eylül 2011] Baro Yönetimlerimiz Birinci Yıllarını Doldururken... ... [3 Eylül 2011] AVUKATLIK MESLEĞİNİN EKONOMİ POLİTİĞİ ... [18 Ağustos 2011] Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun Uyarısı ... [7 Ağustos 2011] Kim Kiminle Anılmalıdır, Avukat Mı Müvekkille, Müvekkil Mi Avukatla? ... [31 Temmuz 2011] Bahçeşehir Hukuk Mezunları New York'ta Avukatlık Yapabilecek ... [19 Temmuz 2011] Avukatların Ekonomik Sorunlarının Çözümüne Promosyon Katkısı Ya Da ... [25 Haziran 2011] Adalet Bakanlığı'na Avukat Bakan Yardımcısı Atanmalıdır ... [1 Haziran 2011] İstanbul, Ankara, İzmir Baro Başkanlarına Açık Mektup ... [13 Mayıs 2011] TBB 31. Olağan Genel Kurulu; İşlevsizliğe Bir Örnek Daha! ... [1 Nisan 2011] Türkiye Bankalar Birliğinden "Hassasiyet" Beklemek. ... [21 Mart 2011] TBB'DE YENİDEN SEÇİLEMEYENLERİN HUKUKİ DURUMU ... [13 Şubat 2011] YENİDEN BAŞLAYAN "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Tasarısı" TARTIŞMALARINA KATKI ... [17 Ocak 2011] TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ'NİN HUKUK FAKÜLTESİ MEZUNLARINA SOSYAL GÜVENLİK DESTEĞİ! ... [6 Ocak 2011] CMK DEĞİŞİKLİĞİ KAMUOYUNDAN NASIL KAÇIRILDI? ... [26 Aralık 2010] BAROLARIMIZ GENEL KURULLARINI TAMAMLADI, ŞİMDİ NE YAPACAKLAR? ... [17 Kasım 2010] ADIM ADIM "KARŞI DEVRİM"! ... [8 Kasım 2010] BARO GENEL KURULLARINDA ÇOĞUNLUK NEDEN SAĞLANAMIYOR? ... [16 Ekim 2010] "DÜNYANIN EN BÜYÜK BAROSU" OLMAK. ... [9 Ekim 2010] BARO BAŞKANLARI SINAVI GEÇEMEDİ ... [30 Haziran 2010] TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ "STK" DEĞİLDİR! ... [15 Mart 2010] BİR ÖZELEŞTİRİ; BİZ AVUKATLAR, SORUNLARIMIZI NEDEN ÇÖZEMİYORUZ? ... [5 Mart 2010] ?SAVUNMA?NIN ÖRGÜTÜNÜ İÇERMEYEN ?YÜKSEK YARGI? TANIMI EKSİKTİR. ... [11 Ocak 2010] ANAYASA MAHKEMESİ?NİN AVUKATLIK MESLEĞİNE BAKIŞI ...
Av. İ. Güneş GÜRSELER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™