Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
"Üç Madde De" Avukatlık Kanunu Değişiklik Taslağı ...
30 Nisan 2012, Av. Hilmi HANTA
, Av. Hilmi HANTA

"Üç Madde De"  Avukatlık Kanunu Değişiklik Taslağı Ya Da  Türk Hukukunda Avukatlığın Sonu

Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanan ve yayımlanan “Avukatlık Kanunu Değişiklik Taslağı” kapsamlı değişiklikler getirmektedir.

Taslak her ne kadar TBB Taslağı gibi sunulmakta ise de, aslında bir Hükümet Taslağıdır.
 
İLK OLARAK;
 
5728 sayılı Kanunla 2008 yılında yapılan bir değişiklikte Avukatlık Kanunu 5/a maddesine AVUKATLIĞA KABULDE ENGELLER başlığı altında eklenen bir düzenlemeyle getirilen hüküm aynen şöyledir:
 
Madde 5- Aşağıda yazılı durumlardan birinin varlığı halinde, avukatlık meslekine kabul istemi reddolunur.
a)... ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar,milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,..
 
Eklenen bu düzenlemenin “milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk” bölümü Anayasa Mahkemesinin 1.12.2010 tarih ve 27772 sayılı R.G.'de yayımlanan, 25.2.2010 gün ve E: 2008/17 - K: 2010/44 sayılı kararı ile yayımından 1 yıl sonra yürürlüğe girmek üzere “bu düzenlemenin Anayasanın HUKUK DEVLETİ ilkesine aykırı olduğu gerekçesiyle” iptal edilmiştir.
 
Ancak;Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar” bölümü aynen korunmuştur.
 
Türkiye Barolar Birliği tarafından yayımlanan Taslakta, Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı görmezden gelinmiş ve 2008 yılında AKP Hükümeti tarafından yapılan değişiklik aynen kabul görerek yeni yasada bu yönde değişiklik yapılması önerilmiştir.
 
Taslak metinde “a)... ya da Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar,milli savunmaya karşı suçlar, devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk,.” Şeklinde öneri getirilmiştir.
 
Anayasa Mahkemesi’nin İptal Kararı herhalde itiraz sebebi olarak görülecek ve muhtemelen dikkate alınacaktır. Fakat geri kalan bölümde muhtemelen öneride kalmaya devam edecektir.
 
Devletin güvenliğine karşı suçlar, Anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar” nitelik itibariyle “SİYASİ SUÇLARDIR”.
 
Avukatlık Kanunu’nun 72.maddesi şöyledir.
Levhadan silinmeyi gerektiren haller :
Madde 72 – Aşağıdaki hallerde avukatın adı levhadan silinir:
  1. Avukatlığa kabul için bu kanunun aradığı şartların sonradan kaybedilmiş olması,”
 
Buradan hareketle Avukat olmak için “SİYASİ SUÇ İŞLEMEMİŞ” olmak gerektiği gibi, Avukatlığınızı sürdürmeniz için de “SİYASİ SUÇ İŞLEMEMENİZ” gerekmektedir.
 
Avukatlar hakkında takip ettikleri davalar nedeniyle açılmış olan güncel kişisel davalar dikkate alındığında, bu davalarla ilgili CMK.250.maddeye göre özel görevli Savcılık ve Mahkemeler tarafından uygulanan hukuk dışı muameleler dikkate alındığında, “Silivri Yargılamalarına” katılan avukatların, “KCK Yargılamalarına” katılan avukatların ve benzer davalarda savunma yapan ya da yapacak olan avukatların başlarına gelecek olan şey; Avukatlık Kanunu 72. Maddeye göre “AVUKATLIKTAN ATILMADIR”.
 
YANİ; Hükümete muhalif olanların yargılandığı davalarda savunmanlık görevi üstlenmiş yada üstlenecek bütün avukatların SİYASETEN AVUKATLIKTAN ATILMASI SÖZKONUSUDUR.
 
ŞİMDİ,OLMASI GEREKEN ; Savunma hakkını ortadan tamamen kaldıran mevcut bu hükme TÜMÜYLE KARŞI ÇIKMAKTIR,
 
Avukatların mesleki örgütü olduğunu iddia eden bir kurum olarak TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ’nin mevcut kurumu aynen koruması ve hem de Hukuk Devleti ilkesine açıkça aykırı bulunarak Anayasa Mahkemesi kararıyla iptal edilmiş bir cümleyi de ekleyerek yeni bir Avukatlık Kanunu önermesin de bulunmasının KABUL EDİLEBİLİR BİR YANI YOKTUR.
 
HÜKÜMETE VE SİYASİ İKTİDARA BU KADAR TEŞNE BİR HUKUKÇULAR ÖRGÜTÜ OLAMAZ.
 
EĞER; Savunma mesleği siyasi iktidara karşı genel muhalefet nedeniyle açılmış siyasi davalarda temsil edilemeyecekse, temsil halinde de yok edilecekse,
O ZAMAN; Avukat Nerededir? Hukuk Nerededir? Demokrasi Nerededir?
 
Bu yapılanlar FAŞİZMİN TA KENDİSİDİR.
FAŞİZMİN YANINDA YA DA KARŞISINDA YER ALMAK.
 
Türkiye Barolar Birliği bu tasarıyla yerini belli etmiştir.
 
 
 
 
 
 
İKİNCİ OLARAK;
 
TASLAĞIN 44/F MADDESİ VE ÜCRETİ ÇALIŞAN AVUKATLAR
Taslağın bu maddesinde bağlı/ücretli olarak bir avukat yanında çalışan bir diğer avukatın alacağı ücretin asgari ücretin iki katından az olamayacağı hükme bağlanmıştır.
 
AVUKATLAR ARASINDA Kİ İLİŞKİ:
HİZMET AKDİNE DAYALI BİR İLİŞKİ OLAMAZ.
ANCAK VE ANCAK MESLEKDAŞLAR ARASI BİR İLİŞKİ OLABİLİR.
 
Avukatlar arasında ki ilişkiyi Hizmet Akdinin sınırları içine soktuğunuz zaman Avukatlık Mesleğini ortadan kaldırırsınız. Başkasının yanında ücretle çalışan avukat artık avukatlık kimliğini kaybetmiş birisinden başka bir şey değildir.
 
AVUKAT sözcüğünün her türlü tanımının dışına çıkan bu halin, “piyasa koşullarının dayatması” ile meşrulaştırılması ve bunun bir yasa hükmü haline getirilmek istenmesi meslek açısından ASLA KABUL EDİLEMEZ.
 
Türkiye Barolar Birliği, “Avukat”ın ne olduğunu dahi unutmuş esen rüzgarların önünde artık bir kuru yaprak kadar hükmü kalmamış bir duruma düşmüştür.
 
Bu düzenlemenin sonuçları tahmin edilebilenlerin çok ötesinde bir vehameti
içermektedir. Meslekte fiili bir Tekelleşme ve Kartelleşmenin önünü açmaktadır.
 
Kapitalizmin vahşetinden bu meslek korunmalıdır.
 
ÜÇÜNCÜ OLARAK;
 
AVUKATLIK ÜCRETİ UYUŞMAZLIĞINDA ASGARİ ÜCRETE GERİ DÖNÜŞ;
Avukatlık Kanunu’nun mevcut 164.maddesinde yer alan ve iş sahibi ile avukat arasında çıkan ücret uyuşmazlıklarında “ilamın kesinleştiği tarihte ki müddeabihin değerinin yüzde onu ile yüzde yirmisi arasındaki bir miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir.” Hükmü avukatlar bakımından bir KAZANILMIŞ HAKTIR.
 
Taslakla Türkiye Barolar Birliği; iş sahibi ile avukat arasında çıkan ücret uyuşmazlıklarında “karar tarihindeki avukatlık asgari ücret tarifesi hükümlerine göre tespit edilecek miktar avukatlık ücreti olarak belirlenir.” Diyerek Avukatın bu kazanılmış hakkını tamamen ortadan kaldırmıştır.
 
KAZANILMIŞ AVUKAT HAKLARINA BİLE TAHAMMÜL EDEMEYEN BİR MESLEK ÖRGÜTÜ OLABİLİR Mİ?
 
BU ÖRGÜT MESLEK ÖRGÜTÜ OLABİLİR Mİ?
 
Bizce, başka şeylere bakmaya gerek kalmamıştır.
 
Türkiye Barolar Birliği
Bu taslakla sadece ve sadece artık Avukatların Örgütü olmadığını ilan etmiştir.
 
SON OLARAK;
 
Taslakta ADALET BAKANLIĞI’nın VESAYETİ kaldırılmış ve yerine TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ’nin VESAYETİ getirilmiştir.
 
VESAYET KALKMAMIŞTIR.
SADECE EL DEĞİŞTİRMİŞTİR.
 
Karşı çıkılan şey vesayettir. Vesayetin kimin elinde olacağı değil!
 
Türkiye Barolar Birliği “İleri Demokrasi” için buna uygun bir taslağın altına imza atmakla artık kendi varlığını tartışmaya açmıştır.
Hilmi Hanta
Avukat
[Bu yazı 2734 kez okundu]
Yorumlar -1-
Stj.Av. Burak Demir2 Mayıs 2012 Çarşamba 23:11:57

 Sayın Hanta;

Yazınızda taslağın tbb taslağı gibi gözüktüğü ama aslında hükümet taslağı olduğunu yazmışsınız. Bunun biraz daha detayına iner misiniz, kaynağı nedir ? ikinci olarak ise, sizce bu taslak ne zaman kanun halini alır ?

Başarılar...

BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™