Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
TBB Avukatlık Kanunu değişiklik önerisi çalışma metni değerlendirmesi IV
21 Nisan 2012, Av. İ. Güneş GÜRSELER
, Av. İ. Güneş GÜRSELER

AVUKATLIK SÖZLEŞMESİ – AVUKATLIK ÜCRETİ 

  Türkiye Barolar Birliği’nin “AVUKATLIK KANUNU DEĞİŞİKLİK ÖNERİSİ ÇALIŞMA METNİ”  üzerinde, kendimce önemli gördüklerime ilişkin görüşlerimi açıklamayı sürdürüyorum. Bu dördüncü yazımda; avukatlık sözleşmesi, avukatlık ücreti konularındaki öneriler üzerinde durmak istiyorum.

  Tanım eksikliğinin yarattığı sakıncaların bu bölümde de görüldüğünü hemen belirtmeliyim. Avukatlık sözleşmesi ve ücreti konusundaki bütün düzenlemeler sadece “avukat” üzerinden ve “avukat” için yapılmıştır. “Avukatlık bürosu” ve “avukatlık ortaklığı”nın ücret sorunlarının çözümü de bu düzenlemeler içinde midir?

  Öncelikle belirtmem gereken bir diğer husus, değişiklik önerisinde avukatlık ücret sözleşmesinin zorunlu olması anlayışından hareket edilmediğidir. Mevcut sistem içinde ücret sorunlarına çözüm aranmış ancak başarılı olunamamıştır. Oysa aşağıda değineceğim gibi asıl çözüme, ücret sözleşmesinin zorunlu hale getirilmesi ile ulaşılabilir.

ÜCRET UYUŞMAZLIKLARININ HAKEM ARACILIĞI İLE ÇÖZÜMÜ GENEL KURAL OLARAK DÜZENELENİYOR.

  Çalışma Metni’nin yürürlükteki yasamızın “avukatlık sözleşmesi” başlıklı onbirinci kısmında yaptığı en önemli değişiklik, Anayasa Mahkemesinin 2004 yılında iptal ettiği, anlaşmazlıkların hakem yoluyla çözümüne ilişkin 167 nci maddenin yeniden düzenlenmesidir. Bu düzenleme ile avukatlık ücretinden doğan uyuşmazlıkların Hukuk Yargılama Yasasının tahkime ilişkin hükümleri ile çözülmesi genel kural haline getirilmektedir. Sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça ücret anlaşmazlıkları “bir hakem görevlendirilerek” çözülecektir.

  Bilindiği gibi 167 nci maddenin iptali avukatlık ortaklığındaki uyuşmazlıkların çözümü ile görevlendirilen baro hakem kurulunu da ortadan kaldırmıştı. Ancak buna ilişkin 44/B-b maddede,  167 nci maddeye yapılan gönderme duruyordu. Şimdi, değişiklik önerisinde 44/D madde ile avukatlık ortaklığındaki uyuşmazlıkların çözümü için yeniden baro hakem kurulu oluşturuluyor. Önerilen bu düzenlemenin iptal kararına ne kadar uygun olduğu tartışılmalıdır. Ayrıca avukatlık bürosundaki uyuşmazlıkların çözüm yöntemi için herhangi bir düzenleme yapılmamıştır. (Avukatlık ortaklığı ve avukatlık bürosu ikilemi bir başka yazımın konusu olacaktır.)

169 uncu MADDE, 164 üncü MADDENİN BEŞİNCİ FIKRASINA YAPILAN EK İLE TEKRARLANIYOR.

Önceki yazılarımda dikkat çekmeğe çalıştığım yasa yapma tekniğine

aykırılıklara bir örnek de bu bölümde vardır:

Bilindiği gibi 169 uncu madde, yargı mercilerince karşı tarafa yükletilecek

avukatlık ücretinin miktarına ilişkindir ve bu ücretin asgari ücret tarifesindeki miktardan az ve üç katından fazla olamayacağı hükmünü içermektedir. Bu hükme, her yıl yeniden düzenlenen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında ayrıca yer verilmektedir. Değişiklik ile bu maddeye, (neden gereksinim duyuldu ise) “her dava veya takip için” kelimeleri eklenmiştir.

  169 uncu madde konusunda daha da ilginç olan, değişiklik metninde

aynı hükmün bir de 164 üncü maddenin beşinci fıkrasına eklenmesinin önerilmesidir. Böylelikle, yargı mercilerince karşı tarafa yükletilecek avukatlık ücretinin asgari ücret tarifesindeki miktardan az ve üç katından fazla olamayacağı yasada iki,  bir kez de tarifede olmak üzere üç kez tekrarlanmaktadır.

KARŞI TARAFA YÜKLETİLEN VEKALET ÜCRETİNİN AVUKATA AİT OLDUĞUNUN ALTI ÇİZİLİRKEN İCRA TAKİBİ KONUSUNDA SORUN YARATILIYOR.

Bazı maddelere ilişkin değişiklik önerilerinde yapıldığı gibi bu konuda da

“yoğurt üfleyerek yenilmeye çalışılmakta”, karşı tarafa yükletilen vekalet ücretinin “avukata” aidiyeti güvenceye alınmaya çalışılmaktadır. Ancak bu yapılırken, 164 üncü maddenin son fıkrasına önerilen “Bu ücretin tahsili için avukat kendi adına icra takibi yapabilir.” (Cümlede sadece “avukat” tan söz edildiğine bir kez daha dikkat çekiyorum.) düzenlemesinin üzerinde pek fazla düşünülmediği anlaşılmaktadır. Avukatın bu alacağı kendi adına icra takibine koyması icra takibi vekalet ücretinden vazgeçtiği anlamına gelir!

AVUKATLIK ÜCRETİNİN BELİRSİZ OLDUĞU DURUMLARDA DEĞERİ PARA İLE ÖLÇÜLEBİLEN DAVA EDİLENİN KESİNLEŞME TARİHİNDEKİ DEĞERİNİN YÜZDE ONU İLE YİRMİSİ ARASINDA BİR MİKTARIN AVUKATLIK ÜCRETİ OLARAK BELİRLENMESİNİ DÜZENLEYEN 164 ÜNCÜ MADDE DEĞİŞTİRİLEREK KARAR TARİHİNDEKİ TARİFEYE GÖRE AVUKATLIK ÜCRETİ BELİRLENMESİ ÖNERİLİYOR.

Tartışmaya açılan metin gerekçe içermediği için böyle bir değişikliği önermeğe

neden gerek duyulduğu anlaşılamamaktadır. Bu önerinin öngörülebilen sonucu, avukatlık ücretinin dava edilenin kesinleşme tarihindeki değerinin yüzde onu ile yirmisi arasında bir miktar olarak değil de (karar tarihindeki mi yoksa hüküm anındaki değeri mi belli olmayan bir değerin) binde biri ile yüzde onikisi arasında bir miktar olarak belirleneceğidir. 164 üncü maddenin dördüncü fıkrasına önerilen bu değişikliğin ardından gelen cümlenin de açıklanması gerekiyor, cümle aynan şöyle; “Dava sürecinde, müddeabihi belirsiz davalarda veya ıslah suretiyle müdeabihin artırıldığı hallerde hüküm anındakiddeabih avukatlık ücretinin takdirinde esas alınır.” Aynı maddenin aynı fıkrasında birbirini izleyen iki cümlede avukatlık ücretinin belirlenme yöntemi düzenlenirken “karar tarihi” ve “hüküm anı” gibi iki farklı ifadenin amacı nedir? “Müddeabih” gibi artık pek kollanılmayan bir kelimeyi aynı cümle içinde üç kez ve de farklı olarak kullanmak yerine Türkçe karşılığı olan “dava edilen”i kullanmak daha doğru olmaz mı?

  AVUKATLIK ÜCRET SÖZLEŞMESİ ZORUNLU OLMALIDIR

  Tartışmaya açılan metin “Avukatlık sözleşmesinin kapsamı” başlıklı 163 üncü maddede herhangi bir değişiklik önermemektedir. Avukatlık ücretini düzenleyen diğer maddelerde de avukatlık ücret sözleşmesinin zorunlu olmasına ilişkin herhangi bir öneri, yoktur.

Oysa, yaşadığımız niceliksel bozulmanın tahrip ettiklerinin başında ücret

düzenimiz gelmektedir. Acımasız bir rekabet, bırakın baroların tavsiye ettiği ücret tarifelerini, asgari ücret tarifelerinin bile çok altında ücretleri uygulanır hale getirmiştir.

  Ne yazık ki barolarımız, fiili olanaksızlığın da sonucu bu olumsuzlukla mücadele edememektedirler. Barolarımızın, Avukatlık Kanunu Yönetmeliğinin sürekli avukatlık hizmeti sözleşmelerini düzenleyen hükümlerini üç yıldır bir türlü uygulayamadıkları da dikkate alınırsa ücret sorunumuza çözümün de yasa hükmü ile sağlanabileceği ortaya çıkmaktadır.

  Yapılması gereken, avukatın vekaletname sunacağı her işte hazırladığı avukatlık ücret sözleşmesini barosuna sunması, sözleşmeyi uygun bulan baronun da vekaletname üzerine buna ilişkin bir not koymasının sağlanmasıdır. Böylelikle tarifenin altında ücret alınması engellenecek, ücretsiz takip edilme zorunda kalınan hatır işlerinden kurtulacağız.

Bu sorunumuz karşısında barolarımız farklı çözümler önermektedir. 

Bunlardan en sakıncalı bulduğum Ankara Barosu’nun önerisi üzerinde durmak istiyorum:

ANKARA BAROSU’NUN “ÜCRET HAVUZU” ÖNERİSİ MESLEĞİMİZİN TÜM NİTELİKLERİNE AYKIRIDIR.

Ankara Barosu’nun 164 üncü maddeye ilişkin değişiklik önerisini Sayın Baro

Başkanı 14.4.2012 tarihli Baro Başkanları Toplantısı konuşmasında; “Salt avukatlık asgari ücreti barolara yatırılıp, bu ücretin yatırılması dava şartı haline getirilir ve noterlerde olduğunun benzeri bir havuz bu ödemelerden yapılacak kesintilerle oluşturulur ise, bu havuzdan bütün meslektaşlarımıza belirli oranda katkı sağlanması mümkün olabilir.”  şeklinde açıklamıştır. (http://www.ankarabarosu.org.tr/Detay.aspx?SYF=6994)

Ankara Barosu’nun bu konuya ilişkin değişiklik önerisi;

“Avukatlık asgari ücret tarifesinde yazılı vekalet ücretinin

avukatın bağlı bulunduğu baroya yatırıldığına ilişkin

belgenin dava açılırken dilekçe ekinde sunulması dava

şartıdır. Bu belgenin bulunmaması halinde dava

açılmamış sayılır. Baroya yatırılan asgari ücretler

üzerinden yüzde on tutarında bir kesinti, avukatlar

arasında dağıtılmak üzere oluşturulacak bir havuz

hesabına aktarılır. Kesinti yapıldıktan sonra kalan miktar

en geç onbeş gün içerisinde ilgili avukatın hesabına

yatırılır. Bu havuz hesabının kuruluşu ve işleyişi ile ilgili

yönetmelik Türkiye Barolar Birliği tarafından hazırlanır.”

(http://www.ankarabarosu.org.tr/Dosyalar/calisma20111220ek.pdf) şeklindedir.

Bu önerinin asıl hedefinin meslektaşlarımıza düzenli bir gelir güvencesi sağlama kaygısı olduğu anlaşılmaktadır. Eleştirilmesi gereken ilk husus da budur; avukatlık serbest bir meslek değil midir, böyle bir “yardım parasını” avukatlar nasıl kabul edeceklerdir? Bu yaklaşım, (dile getirilmeye başlanan) dava ve ücretlerin bir merkezden dağıtılması beklentisini artırmayacak mıdır? Bu tür beklentileri arttıran ve havuz önerisinin akla gelmesine zemin hazırlayan da “cumuk avukatlığı” uygulamasıdır. Her ay gelen üç beş sorgu, birkaç asliye ve ağır ceza dosyası rahatlığı, havuzu da düşündürebilmektedir.

Bu öneriyi hazırlayanların bir diğer kabulünün de genelde avukatlık asgari ücret tarifesinin altında ücret alındığı varsayımı olduğu anlaşılmaktadır. “Nasıl olsa tarifenin altında ücret alınıyor bari tarifeye ulaşalım” anlayışı yerinde değildir.

Tarifedeki alt sınırın üzerinde vekalet ücreti sözleşilmesi durumunda iki ayrı serbest meslek makbuzu mu kesilecektir. Vekalet ücretinin gerçek miktarı tartışması çıkmayacak mıdır?

Avukat aldığı ücretin tarifedeki asgari miktarını önce baroya yatıracak sonra yüzde doksanını geri almak için ne kadar bekleyecektir?

Bu öneri ile her baronun havuzunda farklı miktarda paralar toplanacak ve avukatlara dağıtılanlar da baroya göre farklı miktarlarda olacaktır.

Dağıtımdan hangi avukatlar yararlanacaktır, fiilen avukatlık yapan, baroya/levhaya kayıtlı olan, ücretli avukat, işveren avukat, avukatlık bürosu, ortaklığı…

Dağıtımdan elde edilen bu gelir serbest meslek kazancı sayılabilecek midir, nasıl vergilendirilecektir?

Yukarıda da belirttiğim gibi zorlama önerilere gerek yoktur.

Çözüm, avukatlık sözleşmesinin zorunlu olmasıdır.

Av. İ. Güneş Gürseler
gunes@gurselertufan.av.tr

[Bu yazı 2922 kez okundu]
Av. İ. Güneş GÜRSELER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [62]
[21 Kasım 2017] HUKUK FAKÜLTELERİNİN AKREDİTASYONU UYGULAMASINDA İKİNCİ AŞAMAYA GEÇİLMELİDİR. ... [27 Ekim 2017] İNGİLİZ CEZA AVUKATINDAN TAVSİYELER ... [25 Eylül 2017] AVUKATA SALDIRMANIN DAYANILMAZ HAFİFLİĞİ ... [21 Ağustos 2017] İNGİLİZ CEZA AVUKATINDAN TAVSİYELER (II) ... [18 Temmuz 2017] İNGİLİZ CEZA AVUKATINDAN TAVSİYELER ... [3 Mart 2016] GENÇ AVUKATLARA GÜNCEL ÖNERİLER ... [4 Mayıs 2015] SİYASETİN YARGISALLAŞMASI ... [18 Ağustos 2014] 223 GÜNDE 308 YASA DEĞİŞTİ, "HAYIRLI BAŞARILAR". ... [28 Nisan 2013] TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ GÜNDEMİNİ DEĞİŞTİREMEDİ... ... [5 Şubat 2013] AVUKAT CÜBBESİNİN ANLAMI KALDI MI? ... [31 Ocak 2013] Türkiye Barolar Birliği Genel Kurulu'ndan Beklentiler ... [17 Ocak 2013] TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ'NİN "KANUN TEKLİFİ ÖNERİSİ" ... [18 Aralık 2012] AVUKAT İNTİHARLARI... ... [12 Kasım 2012] BU YAZILAR ESKİDİ Mİ DERSİNİZ? ... [9 Eylül 2012] UTANDIM... ... [31 Temmuz 2012] ÖZÜR DİLERİM, GÖREMEMİŞİM! ... [23 Temmuz 2012] Barolarımız Bir Kongre Dönemini Daha Tamamlıyor ... [8 Temmuz 2012] Müjde, Avukatlık Yasası'nın İki Maddesi Daha Değişiyor!!! ... [30 Haziran 2012] BİR "İRONİ" ... [18 Haziran 2012] BARO SEÇİMLERİNDE NİSPİ TEMSİL Mİ ÇARŞAF LİSTE Mİ? ... [25 Mayıs 2012] HAYALİ İHBARCININ GÜCÜ ... [8 Mayıs 2012] TBB Avukatlık Kanunu değişiklik önerisi çalışma metni değerlendirmesi VI ... [4 Mayıs 2012] TBB Avukatlık Kanunu değişiklik önerisi çalışma metni değerlendirmesi V ... [13 Nisan 2012] TBB Avukatlık Kanunu değişiklik önerisi çalışma metni değerlendirmesi III ... [7 Nisan 2012] TBB Avukatlık Kanunu değişiklik önerisi çalışma metni değerlendirmesi II ... [25 Mart 2012] TBB Avukatlık Kanunu değişiklik önerisi çalışma metni değerlendirmesi ... [11 Mart 2012] "NİTELİKLİ YARGILANMA HAKKI"(*) ... [1 Mart 2012] Tecrit ve işkence ... [8 Şubat 2012] TBB 'yi Yüksek Yargı Organlarından Saymama Anlayışı Sürüyor ... [17 Ocak 2012] YENİ AVUKATLIK YASASI KORKUSU... ... [8 Ocak 2012] AFYONKARAHİSAR BAROSU'NUN EYLEMİ ... [29 Aralık 2011] İzmir Barosu Anketinin Düşündürdükleri ... [16 Aralık 2011] Türkiye Barolar Birliği'nin 2011/79 Numaralı Duyurusu ... [9 Aralık 2011] "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Tasarısı" ... [29 Kasım 2011] YENİ AVUKATLIK YASASI'NA GEREK VAR MI? ... [20 Kasım 2011] Marmara Denizi Çevre Sorunlarına Küresel ve Hukuksal Bakış ... [11 Kasım 2011] VESAYETÇİ ANAYASA İSTİYORUM... ... [16 Ekim 2011] "PABUÇÇU MUŞTASI" ... [9 Ekim 2011] Gençler Bu Yıl Da Hukuk Fakültelerini Tercih Etti. ... [28 Eylül 2011] Baro Yönetimlerimiz Birinci Yıllarını Doldururken... ... [3 Eylül 2011] AVUKATLIK MESLEĞİNİN EKONOMİ POLİTİĞİ ... [18 Ağustos 2011] Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'nun Uyarısı ... [7 Ağustos 2011] Kim Kiminle Anılmalıdır, Avukat Mı Müvekkille, Müvekkil Mi Avukatla? ... [31 Temmuz 2011] Bahçeşehir Hukuk Mezunları New York'ta Avukatlık Yapabilecek ... [19 Temmuz 2011] Avukatların Ekonomik Sorunlarının Çözümüne Promosyon Katkısı Ya Da ... [25 Haziran 2011] Adalet Bakanlığı'na Avukat Bakan Yardımcısı Atanmalıdır ... [1 Haziran 2011] İstanbul, Ankara, İzmir Baro Başkanlarına Açık Mektup ... [13 Mayıs 2011] TBB 31. Olağan Genel Kurulu; İşlevsizliğe Bir Örnek Daha! ... [1 Nisan 2011] Türkiye Bankalar Birliğinden "Hassasiyet" Beklemek. ... [21 Mart 2011] TBB'DE YENİDEN SEÇİLEMEYENLERİN HUKUKİ DURUMU ... [13 Şubat 2011] YENİDEN BAŞLAYAN "Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Tasarısı" TARTIŞMALARINA KATKI ... [17 Ocak 2011] TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ'NİN HUKUK FAKÜLTESİ MEZUNLARINA SOSYAL GÜVENLİK DESTEĞİ! ... [6 Ocak 2011] CMK DEĞİŞİKLİĞİ KAMUOYUNDAN NASIL KAÇIRILDI? ... [26 Aralık 2010] BAROLARIMIZ GENEL KURULLARINI TAMAMLADI, ŞİMDİ NE YAPACAKLAR? ... [17 Kasım 2010] ADIM ADIM "KARŞI DEVRİM"! ... [8 Kasım 2010] BARO GENEL KURULLARINDA ÇOĞUNLUK NEDEN SAĞLANAMIYOR? ... [16 Ekim 2010] "DÜNYANIN EN BÜYÜK BAROSU" OLMAK. ... [9 Ekim 2010] BARO BAŞKANLARI SINAVI GEÇEMEDİ ... [30 Haziran 2010] TÜRKİYE BAROLAR BİRLİĞİ "STK" DEĞİLDİR! ... [15 Mart 2010] BİR ÖZELEŞTİRİ; BİZ AVUKATLAR, SORUNLARIMIZI NEDEN ÇÖZEMİYORUZ? ... [5 Mart 2010] ?SAVUNMA?NIN ÖRGÜTÜNÜ İÇERMEYEN ?YÜKSEK YARGI? TANIMI EKSİKTİR. ... [11 Ocak 2010] ANAYASA MAHKEMESİ?NİN AVUKATLIK MESLEĞİNE BAKIŞI ...
Av. İ. Güneş GÜRSELER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™