Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
İyi bir insan iyi bir lider olabilir mi
15 Nisan 2012, Ahmet HAKAN
, Ahmet HAKAN

Kemal Kılıçdaroğlu hakkında güzel sıfatları peş peşe sıralayabilirim

* Mesela “Çok kibar ve anlayışlı bir insan” diyebilirim.

* Mesela “Vicdansız biri değil” diyebilirim.

* Mesela “İyilik dolu” diyebilirim.

* Mesela “Tevazu sahibi” diyebilirim.

* Mesela “Kindar değil” diyebilirim.

* Mesela “Tamahkar değil” diyebilirim.

* Mesela “Dürüst biri” diyebilirim.

* Mesela “Cana yakın” diyebilirim.

* Mesela “Tahammüllü” diyebilirim.

Ama iş, liderliğine gelince...

İşte orada dururum.

Neden dururum? Anlatayım:

BEN ESKİDEN...

* 'İyi insan olmak' ile 'iyi lider olmak' arasında bir bağlantı kurardım.

* İyi liderlerin, iyi insanlardan çıkacağını düşünürdüm.

* Kitlelerin iyilik karşısında derin bir etki altına gireceklerine iman ederdim.

* Hoşgörünün, tahammülün, âlicenaplığın toplumları etkisi altına alan sihirli tarafları olduğuna inanırdım.

* Kibarlığın ve iyi kalpliliğin halkların gönüllerini coşturacağını sanırdım.

* Gözlerin içine bakarak konuşmanın bir tesiri olacağını zannederdim.

VE FAKAT...

Kemal Kılıçdaroğlu, bunca zamanlık liderlik performansıyla işte bu yargılarımın tümünü tepetaklak etti.

Artık şöyle düşünüyorum:

'İyi bir insan olmak' ile 'iyi bir lider olmak' arasında pek bağlantı yok.

Artık geldiğim nokta şurasıdır:

BİR LİDER OLARAK...

* Radikal bir çıkış yapabilme cesaretinden yoksunsan...

* Taktikler ve stratejiler geliştiremiyorsan...

* Osman Ulagay’ın dediği gibi, 'topluma umut verecek büyük bir hikâye'ye sahip değilsen...

* Gündemi tayin etme yetisinden yoksunsan...

* Rakibinin sana sunduğu dar alanda kısa paslaşmalarla ömür tüketiyorsan...

* Resmi tarih, tek parti dönemi, darbeler, din sorunu, Kürt sorunu gibi konularda esaslı yaklaşımlar ortaya koyamıyorsan...

* Kendi tabanını dönüştürme azim ve yeteneğine sahip değilsen...

* Bir gelecek hayali kurduramıyorsan...

* Hep gol yiyor, bir türlü gol atamıyorsan...

* İki ileri bir geri adımlar atıyorsan...

* Ezberleri bozmuyorsan...

* Şaşırtmıyorsan...

* Muhataplarını ve rakiplerini afallatmıyorsan...

* Eldeki mevcudu kaybetmeme ürkekliğiyle daha büyük bir mevcudiyete yelken açamıyorsan...

* Yüzleşmiyorsan...

* Gerektiğinde en dibe vurmayı göze alamıyorsan...

İstediğin kadar dürüst ol, istediğin kadar tahammüllü ol, istediğin kadar cana yakın ol, istediğin kadar bağışlayıcı ol, istediğin kadar mütevazı ol, istediğin kadar vicdanlı ol, istediğin kadar kibar ol, istediğin kadar anlayışlı ol...

Bunun toplumda zerre kadar karşılığı olmaz.

KILIÇDAROĞLU NE YAZIK Kİ...

Çok güzel kişisel hasletlerini, iyi liderlik vasıflarıyla donatamadı.

En son 28 Şubat yargılaması karşısında sergilediği... Bocalama, kem küm etme, top çevirme, meselenin özüne girememe, etkileyici iki çift kelam edememe durumunun temel nedeni budur.

Biliyorum, Allah’tan umut kesilmez ama ben galiba Kemal Kılıçdaroğlu’ndan umudumu kesme noktasındayım.

Başka bir ülkeye tatile gideceklere 10 tavsiye

BİR: Yeryüzünün en derinliksiz ve yüzeysel ülkesi bile yapacağınız birkaç günlük geziyle kendini ele vermez. Bu nedenle 'ben bu ülkeyi çözerim arkadaş' diye hırs yapmayın.

İKİ: Gittiğiniz ülkede sağa sola koşturmak yerine yavaşlayın. Mesela ülkenin en büyük şehrinin en büyük meydanına bakan bir kafesinde saatlerce oturup geleni geçeni seyredin... Koşturarak elde edeceğiniz izlenimin bin katına sahip olmanız kaçınılmazdır.

ÜÇ: 'Kenar mahalle deneyimi' yaşayın... Bir ülkenin gerçek nabzı kenar mahallelerinde atar.

DÖRT: Bakkalına ya da mahalle arası küçük marketine girmediğiniz bir ülkeyi anlayamazsınız.

BEŞ: Gideceğiniz ülkeyle ilgili aşırı okuma yapmayın. Çünkü okuduğunuz her satır, sizde bir önyargı oluşturacak. Bunun yerine kararında bir okumanın ardından yola çıkınız.

ALTI: Dilini bilmeseniz bile gittiğiniz ülkenin gazetelerine göz gezdirin. Gazetelerin mizanpajı bile bayağı bir fikir verebilir.

YEDİ: Elinde 12 restoran tavsiyesi, 9 otel önerisi, 11 müze adresiyle bir ülkeye giden, başkalarının zevkine teslim olmuş demektir. Spontanenin rahatlığına ya da keşfetmenin keyfine mutlaka alan açın.

SEKİZ: Nereye gittiğinden daha önemlisi, kimlerle gittiğinizdir. İyi bir tatil planın başlangıç noktası tatil arkadaşlarının belirlenmesidir. Cennet gibi yeri cehenneme, cehennem gibi yeri cennete arkadaşlar çevirir. İdeal tatil arkadaşı sayısı beştir. Beş kişilik bir tatil, gruplaşmalara, zararsız dedikodulara, alternatif planlara, yalnız kalmaya pek münasiptir.

DOKUZ: Yanınıza gittiğiniz ülkeyle doğrudan ilgili kitaplar almayın. Gittiğiniz ülkenin ruhuna, atmosferine, kimliğine uygun kitaplar alın...

ON: Mümkünse gittiğiniz ülkede araba kullanın... Kendinizi o ülkenin insanlarından biriymiş gibi hissetmenin en etkili yöntemidir bu.

Kitaplar arasında

* AŞKIN CEP DEFTERİ: Madem aşk hakkında aforizmalara meraklı olmak gibi bir zaafınız var, bari bu işi ustasından okuyun. Murathan Mungan’ın bu kitabı bana göre olmasa da “Aşk, aşk, aşk” diye inleyen ama sofistikasyondan da vazgeçemeyenler için bire bir. (Metis Yayınları).

* SULTANI ÖLDÜRMEK: İçinde İlber Ortaylı gibi bir tarihçi var, Fatih Sultan Mehmet var, cinayet var, hesaplaşma var, gizem var, tarih var... Daha ne olsun diyenlerdenseniz Ahmet Ümit’in son romanı tam size göre. (Everest Yayınları).

* KAHPERENGİ: Hande Altaylı’nın okuduğum ikinci romanı... 'Maraz' adlı romanındaki ustalığı beni şaşırtmıştı. Son romanında daha da olgunlaşmış bir dil ve anlatımla karşılaştım. Kurgusu da harikaydı. Daha da şaşırdım. Siz de şaşırmak isterseniz okuyun derim. (Doğan Kitap).

* SAMİZDAT: Ergenekon Davası 'hapishane kitapları' olgusunu yeniden gündemimize getirdi. Nedim de yazmış hapishane kitabı, Ahmet Şık da yazıyormuş. 'Samizdat' ise Soner Yalçın’ın kitabı. Tam anlamıyla bir hapishane kitabı sayılmaz... Bir hesaplaşma kitabı. Soner Yalçın’la ilgili bu zamana kadar yazılıp çizilenleri okuduysanız bu kitabı okumak da boynunuzun borcudur. (Kırmızı Kedi Yayınevi)

(Hürriyet)

[Bu yazı 1636 kez okundu]
Ahmet HAKAN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [51]
[24 Mart 2014] Korkuyor ... [17 Mart 2014] Önüne gelene bin tekme ... [7 Mart 2014] Günah işleme özgürlüğü ... [1 Mart 2014] Sadece uçkura odaklı muhafazakâr ahlak ... [28 Şubat 2014] Biz köşe yazarları korkak ve ikiyüzlüyüz ... [21 Şubat 2014] İstihbaratı çok seven dindarlar ... [27 Ocak 2014] Ve tekfir başladı ... [19 Mart 2013] Bir müebbet yazısı ... [18 Mart 2013] Ne istiyorsun birader ... [15 Mart 2013] Yalakalıkta zirve diye bir şey olmazmış ... [9 Şubat 2013] Pardon ama yargı zaten ele geçmiş değil miydi? ... [25 Ocak 2013] CHP'nin ulusalcıları faşizmi hortlatıyor ... [31 Aralık 2012] Makbul vatandaş olmak için tüyolar ... [25 Aralık 2012] Yuh olsun sana Levent Kırca ... [3 Aralık 2012] İmam hatipte öğrendim ben bu haylazlığı ... [1 Aralık 2012] Neden 'İyi ki Abdullah Gül var' diyemiyorum ... [23 Kasım 2012] 'Kazan kazan'dan 'kaybet kaybet'e ... [30 Ekim 2012] Çöktü bir şeyler ... [12 Ekim 2012] Namı büyük Necdet Paşa ... [6 Ekim 2012] Eğri oturdum doğru konuşacağım ... [15 Eylül 2012] Bir fotoğrafın anatomisi ... [11 Eylül 2012] Demokrasiye saygılı paşa eleştirilemez mi? ... [28 Ağustos 2012] Yeni başlayanlar için El Kaide kılavuzu ... [27 Ağustos 2012] Cihatçıları gerçekten de ayet mi motive ediyor? ... [18 Ağustos 2012] Bir de buradan bakın: Aygün neden kaçırıldı? ... [16 Ağustos 2012] Cüppeli Ahmet Hoca'yı Metris'te ziyaret ettim ... [7 Ağustos 2012] Başbakan'ın Alevi politikasını açıklıyorum ... [27 Temmuz 2012] Tüzüklerle çarpışarak mağlup olanlar: Aleviler ... [16 Temmuz 2012] Miting yasakçısını düşünmeye davet ... [28 Haziran 2012] Fethullah Gülen'in ağlama müdafaası ... [26 Haziran 2012] Son 10 günün bilançosu: Hangi bünye buna dayanır? ... [14 Haziran 2012] 'Cemaat'e dair bir muamma ... [11 Haziran 2012] Goygoycuların yaman günleri ... [1 Haziran 2012] İslam'da kürtaj ... [15 Mayıs 2012] 'Poşu davası' diyemezmişiz ... [4 Mayıs 2012] Muhafazakârlar için tüyo Tiyatro nasıl ele geçirilir? ... [17 Mart 2012] Yeni başlayanlar için katliamla hesaplaşma ... [15 Mart 2012] Neden? Neden? Neden? ... [5 Mart 2012] Çullan babam çullan ... [23 Şubat 2012] Aziz Yıldırım'ın Atatürk vurgusu ... [18 Şubat 2012] Yemişim AİHM kararını ... [10 Şubat 2012] İleri demokrasinin bir cilvesi daha ... [6 Şubat 2012] Al sana Ergenekon'un işine gelecek bir yazı ... [27 Ocak 2012] Pişmiş aşa su katan sorular soruyorum ... [17 Ocak 2012] Anlayana... ... [29 Aralık 2011] İdris Naim Bey'e dair sorular ve cevaplar ... [20 Kasım 2011] Neden CHP'ye vuruyorum ... [11 Kasım 2011] Atatürk yaşasaydı Sözcü'ye ne derdi ... [4 Kasım 2011] Herkes kendine tutuklu ... [9 Ağustos 2011] Süper tehlikeli bir yazı ... [23 Mayıs 2011] Artık şurası anlaşıldı: Kasetler profesyonel işi ...
Ahmet HAKAN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™