Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
28 Şubat'ın Suyu ve Köpüğü
14 Nisan 2012, Zeynep GÖĞÜŞ

12 Eylül kesmedi, 28 Şubat verelim! Böylelikle Suriyeyi de by-pass edelim.

İktidarı kamuoyu oluşturmada çok başarılı buluyorum.

Anlaşıldı ki 12 Eylül çok fazla kişiye bulaşıp huzur kaçıracak. Eh ne de olsa halkın yüzde 92sinin evetdediği bir anayasa var ortada. Türkiyede ortalama ömür uzuyor. İnsanlar ortaçağdaki gibi 40lı yaşlarda yaşama veda etmediklerine göre 12 Eylülde göbek atanlarla bu iktidara oy verenler arasında örtüşme var.

O zaman gelsin 28 Şubat. Yaka paça psikanaliz koltuğuna yatırılmış bir halk, 12 Eylül seansını bitirmeden 28 Şubata geldi. En azından bizim merkezde oluşan algımız böyle.

***

Hafta ortasında şansım yaver gitti ve kendimi bu ortamın dışına atmak için fırsat doğdu. Antalya AB Çalışmalarını Destekleme Merkezi Başkanı Bekir Bülend Özsoy ve İngilterenin Antalya Konsolosu Jane Baz bana nefes alma imkânı sundular, seçkin yaratıcı beyinleri bir araya getiren Antalya Kahvaltılarına konuşmacı olarak davet ettiler.

Sanayicisi, reklamcısı, turizmcisi, belediyecisi, sivil toplum önderlerinden oluşan 35 kişilik bir grupla yaratıcı şehirlerkavramı üzerinde beyin fırtınası yaptık. Marka şehir kavramı gözden düşüyor, kültür endüstrilerine yatırım yapan yaratıcışehirler 1 koyup 16 kazanıyor.

Antalya turizmin başkenti, ama tarihin ve coğrafyanın bahşettiğine güncel eklemeler yapmak durumunda. Hem turizmde, hem tarımda, hem ticarette hem de sanayide öne çıkma iddiası güzel, ama gerçekçi değil. Antalya dünya turizm atlasında sıradanlaşmamak için turizme kültür endüstrilerini eklemek zorunda.

En güzeli de Antalya toplantısında beni yarım beyinle dinlemediler! Katılımcıların yüzde 50si dinamik ve başarılı kadınlardı. Bunun da Antalya için önemli bir artı olduğuna inanıyorum.

***

Sonra yine döndük kürkçü dükkânına... Varsa 28 Şubat, yoksa 28 Şubat...

Elbette bunu da konuşacağız, ama başka sorunları gündemden düşürmek için değil.

Sayın Başbakan diyor ki: Halkın bu yönde talebi var.

Hangi halk? 12 Eylül Anayasasına yüzde 92si evet diyen halk mı?

Kalabalıklar çoğu kez yanıltır siyasetçileri. Ne zaman alkışlayacağı, ne zaman taşlayacağı hiç belli olmaz çünkü.

Sayın Başbakan halk deyince bir öykü geldi aklıma. Şevket Süreyyanın bir kitabında vardı. III. Selimden şeref madalyası alan, bugün tarihin en etkili üç İngilizinden biri sayılan Trafalgar kahramanı Amiral Nelsonla ilgiliydi bu öykü.

İngiliz donanma komutanı Amiral Nelson, Fransızlara karşı kazandığı bir zaferden sonra ülkesinde Nelson, Nelsondiye bağıran yüz binler tarafından karşılanır.

Yaveri Nelsona Halk sizi görmek istiyordeyince yanıtı, Ben hiçbirini tanımıyorum kiolur. Yine de çıkar balkona, el sallar kalabalığa.

Aradan altı ay geçer. Aynı halk, Emma Hamilton ile yaşadığı aşk yüzünden Nelsonun evini taşlar.

Nelson yine balkona çıkar, evini taşlayanlara şöyle bir bakar ve Köpükder.

Şevket Süreyyaya göre kalabalıklar suyun kendisi değildir, sadece köpüktür...

Kıssadan hisse: Köpükle köpürmeyeceksin...

(Cumhuriyet)

[Bu yazı 1277 kez okundu]
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™