Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Demokrasi Anlayışı ve Basın Özgürlüğü
6 Nisan 2012, Ali SİRMEN
, Ali SİRMEN

Basında yaprak dökümü bütün hızı ve hüznüyle sürüyor. Geçen hafta Hürriyette iki değerli yazar daha son yazılarını yazdı. Dürüst ve hünerli kalemler Özdemir İnce ve Rahmi Turanı çok arayacağız.

Korkarım ki, bu yazının yazılmasıyla yayımlanması arasında geçen zamanda, başka yayın organlarında yeni yaprak dökümlerine de tanık olabiliriz.

Geçiş dönemi adını verdiğimiz aslında geçemeyiş dönemleridışında, Adnan Menderes ve Tayyip Erdoğan dönemleri kadar, kara devirleri olmamıştır, Türk basınının.

Her iki dönemde de, basın üzerindeki baskı yöntemleri çeşitliydi.

Her şeyden önce ceza yasaları mevcuttu.

DP muhalefetteyken kaldıracağını söylediği 141. ve 142. maddeleri ağırlaştırmıştı. TCKnin 159. ve 161. maddeleri basına sıkça uygulanırdı.

Ayrıca basın özgürlüğü vaadiyle geldiği halde, 1954 seçimleri öncesinde çıkarılan ve tanımı iyi yapılmamış kimi suçları içeren, üstelik basına iddialarını ispat hakkı da tanımayan 6334 sayılı basın yasası, basının üzerine balyoz gibi inmişti.

Ama basını sindirmeyi amaçlayan iktidarların ona karşı ellerindeki tek koz ceza ve basın yasaları değildir.

***

Adnan Bey iktidarının elinde ekonomik kozlar da vardı.

Bunlardan birincisi, resmi ilan ve kâğıt tahsisiyle besleyerek kendine yandaş medya yaratırken aynı yöntemleri karşıtlarına baskı unsuru olarak uygulamaktı.

Bunların yanı sıra, çeşitli para cezaları maliye müfettişleri aracılığıyla, yüksek vergi cezaları da uygulanan yöntemler arasındaydı.

Şu sözler basın patronu Safa Kılıçlıoğlu tarafından 21.11.1954 günü Ankaradaki Belvü Otelde, kendisi de basın patronu olan CHPli Nihat Erime söylenmiştir:

Üzerimdeki baskı, çeşitli şekillerde devam ediyor. Hapis hükmü temyizde.

Maliye müfettişleri 6 ay defterlerimi incelediler. Uydurma vergiler yüklemeye çalışıyorlar.

Şimdi de kâğıt vs. için Ticaret Bakanlığından ithal lisansı alamıyorum. İzmit Kâğıt Fabrikası ihtiyacı karşılamıyor. İki ay dışarıdan kâğıt getiremezsem gazete kapanır.

İşte demokrasi olarak adlandırılan, Menderes döneminden basın manzaraları.

10 yıllık DP iktidarı, gazetelerin kapandığı, sansürlü çıktığı, basının üzerindeki baskıların yasal, ekonomik ve politik yollardan yoğunlaştığı bir dönemdir.

Ne kadar da bugüne benziyor değil mi?

***

Basın ve genelde özgürlük konusunda birbirlerine tıpatıp benzeyen bu iki liderin bir ortak noktaları da, demokrat olduklarınaiçtenlikle inanmaları. Hatta sandıktan birinci çıkanın her şeye hakkının olduğu gibi yanlış ve çok kaba bir demokrasi görüşüne inanan yandaşların da, onları demokrat olarak görmelerinde şaşıracak bir yön yoktur.

Tayyip Bey gibi Menderes de, halkın çoğunluğunun kendine oy vermiş olmasını her tasarrufunu haklı kıldığı gibi çarpık ve çağdışı bir demokrasi anlayışına sahipti.

Bu görüşte olanların elinde milli irade bir özgürlük ve demokrasi enstrümanı olmaktan çok, çoğunluk diktasının, hatta illa çoğunluk olması bile şart değil, en çok oyu almış olanın tahakküm aracı haline gelmektedir.

Bir kez en çok oyu alanın hep haklı olduğu, tasarruflarının her zaman milli iradenin tecellisi olduğu gibi, ölçü ve sınır tanımaz bir hegemonya fikrinin savunucusu oldunuz mu, o zaman muhalif basını da, o milli iradenin tecellisine engel olmaya çalışan demokrasi dışı milli irade karşıtı, tasfiye edilmesi gereken bir güç olarak algılamanız da doğal olur.

Gerek Menderesin gerekse Tayyip Beyin, çağdışı basın düşmanı tavırlarının temelinde aynı çarpık ve çağdışı demokrasi algısı yatmaktadır ki, bu tür bir algı milli iradeyi de bir baskı aracı haline dönüştürmektedir.

(Cumhuriyet)

[Bu yazı 1819 kez okundu]
Yorumlar -1-
Oya Özdemir7 Nisan 2012 Cumartesi 20:39:45

Sayın Sirmen,

Öncelikle, güzel bir senteze dayanan yazınız için ÇOK TEŞEKKÜRLER... Tıpatıp benzer oluşlarından olsa gerek, RTE, ikide bir Adnan Menderes'e methiyeler düzüp, duruyor.

Böyle bir ruh ikizinin psikolog ve psikiyatristlerin yanısıra, toplumda yarattığı coşku nedeniyle toplum bilimciler, sosyologlar, konuyla ilgili tüm bilim insanları tarafından irdelenmesi gerektiği, kanısındayım, ama, ne ses var ne de o güzel tv. programlarından işittiğimiz bir nefes...

Gerçi, merakımız nedeniyle araştırmalarımızla bir yerlere ulaşabiliyoruz ama, insan yine de UZMANLARIN sesini duymak istiyor...

En içten saygı ve sevgilerimle,

Oya Özdemir

Ali SİRMEN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [133]
[2 Ağustos 2016] Orduyu dayak arsızı etmek ... [28 Mart 2016] Cehalete övgü ... [1 Mart 2016] Zavallı Obama! ... [11 Şubat 2016] Tayyip kırmızısı ... [10 Şubat 2016] Savaşa sokabilir mi? ... [26 Ocak 2016] Uğur Mumcu'dan bir anı ... [16 Ocak 2016] Toplumsal ve siyasal istikrar ... [20 Aralık 2015] Masal peşinde ... [3 Aralık 2015] Avrupa rüyası ... [5 Kasım 2015] Neden olsun ki? ... [3 Kasım 2015] Korku dağları bekler ... [25 Ekim 2015] Çetin Altan'ı çok sevmiştik ... [15 Ekim 2015] Mucize ... [13 Eylül 2015] Meğer ne çok vandal varmış ... [4 Eylül 2015] Çözüm sürecine dönüş mümkün mü? ... [1 Ağustos 2015] Vurun HDP'ye! ... [12 Temmuz 2015] Ağustosböceği ve karınca ... [5 Temmuz 2015] Apaydın, Çakmak, Baransu ... [14 Haziran 2015] Papazın eriğine bile katlanamamak ... [9 Haziran 2015] Ulusal koalisyon ... [16 Mayıs 2015] Hukuk yoluyla terör olur mu? ... [17 Nisan 2015] 'Söyleyin! Tıbben Sakıncası Yok' ... [29 Mart 2015] Cenneti Talan ... [3 Mart 2015] Niyet İyi, Ama Nasıl Olacak? ... [19 Şubat 2015] İdam Cezası ... [8 Şubat 2015] Boşa Dönmüş Koca Dünya ... [15 Ocak 2015] Mahalle Baskısı ... [9 Ocak 2015] Aklın İflası ... [3 Ocak 2015] 2015 CHP İçin Çok Kritik Yıl ... [27 Aralık 2014] Kamu Vicdanı ve Yargı ... [27 Kasım 2014] R. Pekünlü'nün Suçu Ne? ... [4 Kasım 2014] AKP Bu Oyunu İyi Oynuyor ... [30 Ekim 2014] Bu Cumhuriyet O Cumhuriyet Değil ... [24 Ekim 2014] 'Uyumlu İslam'a Dönüş ... [22 Ekim 2014] 'Makul Şüphe' Makul mü? ... [15 Ekim 2014] Gel de Polisten Korkma! ... [12 Ekim 2014] Barış Zinciri ... [9 Ekim 2014] Oysa Fırsat Büyüktü ... [30 Eylül 2014] Yargı Sil Baştan ... [26 Eylül 2014] Yola Başlarken ... [21 Eylül 2014] İngiliz - İskoç Fıkraları ... [6 Eylül 2014] Kim Değil, Nasıl? ... [30 Ağustos 2014] Cumhuriyet'i Çok Ararız, Çok! ... [28 Ağustos 2014] Hani Bunun İlk Sahibi? ... [19 Ağustos 2014] O Varsa Ben Yokum Tayyip ... [7 Ağustos 2014] Bu Tayyip Cidden Çok Büyük Tehlike ... [26 Temmuz 2014] Çatı İçin Gayret ... [19 Temmuz 2014] O Osmanlı'ya Kurban Olsun! ... [18 Temmuz 2014] 'Hâkimler Var' Diyemedikçe ... [15 Temmuz 2014] 'Yokuş Hangi Vitesle İnilir?' ... [29 Haziran 2014] 12 Eylül Hâlâ Canlı ... [27 Haziran 2014] 'Apo' İstedi, Eli Mahkûm... ... [10 Haziran 2014] Çatışmasızlık Hali Sona mı Eriyor? ... [25 Mayıs 2014] Zamanaşımı ... [23 Mayıs 2014] Maskeli Balo Bitti ... [17 Mayıs 2014] Tesadüf Değil ... [15 Mayıs 2014] 'Sen Kimsin?' 'Ben Vatandaşım!' ... [13 Mayıs 2014] Ne Oldu? Neden Oldu? ... [8 Mayıs 2014] Yargının Yeri ... [29 Nisan 2014] Cumhurbaşkanı mı? Başkan Baba mı? ... [19 Nisan 2014] Erdoğan'a Anayasal Engel ... [17 Nisan 2014] Özüne Karşı ... [4 Nisan 2014] Talan Sosyal Adaleti ... [28 Mart 2014] TC'nin Gücü ... [13 Mart 2014] Hepimiz Katil miyiz? ... [21 Şubat 2014] Sağa Kayan CHP ... [7 Şubat 2014] Halk Neden Unutkan? ... [31 Ocak 2014] Devletin Gücü ve Aczi ... [25 Ocak 2014] Başbakan ve Yargı ... [23 Ocak 2014] Din Devleti Korsan Devlet ... [21 Ocak 2014] 'Ankara'da Hâkimler Var' mı? ... [18 Ocak 2014] Darbelerden Darbe Beğen! ... [14 Ocak 2014] İki Cumhurbaşkanı - 2 ... [11 Ocak 2014] İki Cumhurbaşkanı ... [27 Aralık 2013] Kriz Kerize Evladır ... [26 Aralık 2013] Affet İsmet Paşa! ... [10 Aralık 2013] Gizli Belge ve Basın ... [8 Aralık 2013] Barışı Kazanmak Çok Daha Güç ... [28 Kasım 2013] İnönü, T. Erdoğan'a Cevap Veriyor ... [9 Kasım 2013] Neden Yapıyor? ... [9 Kasım 2013] 'Şeyhülislam'ın Dönüşü ... [5 Kasım 2013] Türban Asıl Şimdi ... [31 Ekim 2013] Ateistin Hukukunu Bırak da Sen!.. ... [18 Ekim 2013] Elli Kez Daha Görülse Ne Olur? ... [11 Ekim 2013] Hâkimlerle Uğraşmak Yanlış ... [4 Ekim 2013] Maksat Hâsıl Olur mu? ... [3 Ekim 2013] Demokrasi ve Çözüm Paketi Değil ... [12 Eylül 2013] Olimpiyat Milli Dava mı? ... [8 Ağustos 2013] Bir Sivil Vesayet Öyküsü ... [6 Ağustos 2013] Olsaydı Ne Olurdu? ... [22 Haziran 2013] Oysa Onlar Umuttular ... [21 Haziran 2013] Avrupa ile Güç Dönem ... [2 Haziran 2013] Gezi Parkı Çocukları ... [19 Nisan 2013] Deniz Baykal Haklı ... [16 Nisan 2013] Nafile Yargı Paketi ... [9 Nisan 2013] Savaş Getiren 'Barış!' ... [7 Mart 2013] Homurdanan Avrupa ... [15 Şubat 2013] Türbansıza Özgürlük ... [9 Şubat 2013] Ombudsman ile Gelen Mahalle Baskısı ... [25 Ocak 2013] Uğur Mumcu Demokrattı ... [25 Aralık 2012] Köprüler Yaptırdım Satıp Savmaya Balam ... [4 Aralık 2012] Demokrasi Yalanı ... [1 Aralık 2012] Aman Dikkat Kemal Bey! ... [27 Kasım 2012] Suç Kimde? ... [10 Kasım 2012] Kara Adamın Ak Bilinci Ve Amerikan Seçimleri ... [23 Ekim 2012] Anayasa Fetişizmi ... [25 Eylül 2012] Siyaset ve Ordu ... [30 Ağustos 2012] İkinci Cumhuriyet'in '30 Ağustos'u Olmaz ... [18 Ağustos 2012] Zor Barış - 2 ... [17 Ağustos 2012] Zor Barış - 1 ... [24 Temmuz 2012] 'Aferin!' ... [3 Temmuz 2012] ÖYM Cephesinde Yeni Bir Şey Yok ... [21 Haziran 2012] Kendi Heykelini Yontan Adam ... [10 Haziran 2012] İnsan Yaşadıkça Kitap Ölmez ... [3 Haziran 2012] Gergedanlaşsak mı, Gergedanlaşmasak mı? ... [18 Mayıs 2012] Medya Silivri'nin Neresinde? ... [12 Mayıs 2012] Yine Nafile Seçim ... [10 Mayıs 2012] Monsieur Normal ... [28 Nisan 2012] Nihayet İyi Haber mi? ... [17 Nisan 2012] İrtica Tehdidi ... [29 Mart 2012] 'Komutan' ... [24 Mart 2012] Yeni Kürt Politikası ... [20 Mart 2012] Tanzimat Aydını da Düştü Aynı Yanlışa ... [15 Mart 2012] Hukuki İzahı Yok ... [13 Mart 2012] Nasıl Sınıfta Kalır Bir Toplum? ... [3 Mart 2012] Aynı Darbeci Kafası ... [1 Mart 2012] Fransa'nın Zaferi, Türkiye'nin Değil! ... [23 Şubat 2012] 'Seçilmiş - Atanmış' ... [10 Şubat 2012] Sorular... Sorular... ... [31 Ocak 2012] 'İleri Demokrasi'nin Katılımcı Anayasası ... [27 Ocak 2012] Ne Yapmalı ... [12 Ocak 2012] 'İşlenemez Suç...' ... [5 Ocak 2012] Savaş Bölünmeyi, Bölünme Savaşı Önleyebilir mi? ...
Ali SİRMEN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™