Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Dış politika ideolojik körlük ile malul
6 Nisan 2012, Mehmet Y. YILMAZ
, Mehmet Y. YILMAZ

İRAN’ın İstanbul’da yapılan “Suriye’nin Dostları Grubu”nu, Suriye’nin düşmanları olarak nitelemesi Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nu sinirlendirmiş. İran Dışişleri Bakanı’nı arayarak uyarıda bulunmuş.
 

İran Dışişleri Bakanı ile Davutoğlu’nun arasında geçen konuşmanın ilginç olan bir yönü de İranlı bakanın, nükleer müzakereler ile ilgili olarak yapılacak toplantının yeri olarak “İstanbul öncelikli ama onun yerine Şam, Bağdat veya Beyrut da olabilir” açıklamasını yapmış olması.
Davutoğlu, İranlı bakan Salihi’ye “Bu ne demek? Daha iki gün önce İran’a başarılı bir ziyaret yaptık. Bu tutum Başbakanlık heyetine gösterilen saygı ile bağdaşmıyor” demiş.
Neden bu kadar şaşırdığını anlayamadım doğrusu.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kore dönüşü “yol yorgunuyum” demeden Ahmedinejat ile görüşmek için Tahran’a gitti ama uyduruk bir hastalık gerekçesiyle bir gün bekletildi. Ahmedinejat’ın “Hastayım, görüşemeyiz” dediği gün başka temaslar yaptığı ise saklandı.
İran her fırsatta Türkiye’nin bölgede etkin güç gibi görünmesine karşı tutumlar içine giriyor, ama bizim “sıfırcı hoca” bir türlü bunları anlamıyor.
“İdeolojik körlük” günümüz dış politikasının en önemli handikapı olmaya devam ediyor.

Bu da Cumhurbaşkanı’nın ‘uyarısı’!

CUMHURBAŞKANI Abdullah Gül’ün Harp Akademileri’nde dün yaptığı konuşmanın basına dağıtılan yazılı metninde şöyle bir bölüm var:
“Demokrasiyi tüm kurum, teamül ve evrensel kriterleriyle benimsediğimiz vakit ülkemizde gerçek barış ve huzuru yakalayabiliriz. Bu bağlamda, gelişmiş bir demokrasinin sadece seçimler sonrasında çoğunluğun iradesinin icraata yansıması olmadığını belirtmek isterim. Gelişmiş bir demokrasi, anayasal düzen içinde tüm kurum ve kuruluşlar bakımından fren ve denge sistemlerinin hakim olduğu, hukukun üstünlüğü ilkesi zemininde temel hak ve özgürlüklerin herkes için kıskançlıkla korunduğu, adaletin gecikmeden tecelli ettiği bir düzendir. Bu bağlamda, ifade, basın ve örgütlenme özgürlüğü ile farklılıklara hoşgörüyle yaklaşmaya özellikle dikkat çekmek istiyorum.”
Cumhurbaşkanı ile her zaman aynı fikirde olamıyorum, onun için aynı şeyleri düşündüğümüzü görünce üzerinde durmadan geçmek istemedim.
Geçen gün Anayasa Mahkemesi Başkanı da “demokrasideki güçler ayrılığı” konusuna dikkat çekmiş, yürütmenin yargıyı kuşatmasına izin vermeyeceklerini söylemişti.
Şimdi de Cumhurbaşkanı demokrasinin sadece bir “çoğunluk rejimi” olmadığını vurgulama ihtiyacı hissediyor.
“Fren ve denge sisteminden” söz ediyor ki bu da Anayasa Mahkemesi Başkanı’nın “güçler ayrılığı” konusundaki endişelerini paylaştığını düşündürtüyor bana. “İfade, basın ve örgütlenme özgürlüğü ile farklılıklara hoşgörüyle yaklaşmaya” çağırdığı cümlenin benzerlerini de bugüne kadar genellikle AB temsilcilerinin raporlarında okurduk.
Yukarılarda bizim henüz çözemediğimiz bir tartışma yaşanıyor gibi geliyor bana!

(Hürriyet)

[Bu yazı 1537 kez okundu]
Mehmet Y. YILMAZ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [63]
[17 Nisan 2014] Başbakan Başsavcı Başyargıç! ... [21 Şubat 2014] Alaturka Baas rejimine bir adım daha! ... [31 Ağustos 2013] Nasıl bir kalp bıraktın, bilir misin ardında? ... [25 Haziran 2013] Yüzleri kızarmadan asla anlatamazlar ... [24 Haziran 2013] Halkı ikiye bölme suçu! ... [8 Haziran 2013] Kişi başı terörist sayısında dünya birincisiyiz! ... [6 Mayıs 2013] 'Hukuk' siyasetin elinde 'guguk' olunca ... [15 Nisan 2013] Paket paket adalet! ... [9 Nisan 2013] Hainleri Belirleme Enstitüsü! ... [20 Mart 2013] Ergenekon'un kolları nereye kadar uzanıyor? ... [11 Mart 2013] Gerçekten anayasa hukuku okumuş olabilir mi? ... [26 Şubat 2013] Bir torba dava daha mı geliyor? ... [25 Şubat 2013] Paket paket adalet! ... [15 Şubat 2013] Bu memlekette 'kâğıt' asla kaybolmaz ... [15 Ocak 2013] MİT bu ihbarları neden bugüne kadar sakladı? ... [7 Ocak 2013] Gördük ki yer yerinden oynamıyor! ... [2 Ocak 2013] Siyasi irade yoksa çözüm de olmaz ... [28 Aralık 2012] Gulyabanilerden sarmısakla mı korunacağız? ... [20 Kasım 2012] Erdoğan'a bu soruyu sorarlar mı? ... [15 Kasım 2012] Örtülü ödenekte rekor artış ... [24 Ekim 2012] Allah müstahakını versin ... [23 Ekim 2012] Başbakan özür dilemelidir ... [16 Ekim 2012] 'Fire' değil özgür irade! ... [12 Ekim 2012] Filmin eğrisi doğrusuna denk gelmiş ... [21 Eylül 2012] İktidar ve muhalefete birer sorum var ... [15 Eylül 2012] Bırakın da aranızdan biraz rüzgâr geçsin ... [11 Eylül 2012] Bağımsız yargımızın 'vesikalık' bir fotoğrafı ... [31 Ağustos 2012] Dışişleri Bakanlığı TBMM'nin amiri mi? ... [27 Ağustos 2012] Milletin vekilinden saklanan nedir? ... [22 Ağustos 2012] Amaç gerçeği öğrenmekse ... [16 Ağustos 2012] Bu günahın hesabını veremezsiniz ... [14 Ağustos 2012] Kaç Mehmet ölse yeterli olurdu? ... [31 Temmuz 2012] Mutlak iktidar mutlaka bozar ... [20 Temmuz 2012] Arkanda böyle bir hukukçu olunca! ... [16 Temmuz 2012] Onlar beğenmiyorsa her şey yasak! ... [13 Temmuz 2012] İstanbul yıkıldıktan sonra! ... [9 Temmuz 2012] Şu tutanakları açıklasanız da öğrensek ... [28 Haziran 2012] Türkiye'nin Dobuları ... [25 Haziran 2012] 'Sakin ve etkili güç politikası' ne demek? ... [22 Haziran 2012] PKK'ya silah bıraktırmak için yönteminiz nedir? ... [4 Haziran 2012] Herkesin her gün işlediği 'suç'! ... [1 Haziran 2012] Acaba bugün aklına ne gelecek? ... [15 Mayıs 2012] Bakan 'cilasız teftişe' çıkmalı ... [11 Mayıs 2012] Yeni 'dekoderimiz' Hüseyin Çelik oldu ... [26 Nisan 2012] Dünü bırakın bugünden söz edin ... [17 Nisan 2012] 'Aydınlık için bir dakika karanlık' meselesi ... [29 Mart 2012] Davayla ilgisi olmayan bir soru ... [20 Mart 2012] Adalette standart sorununu da unutmayalım ... [19 Mart 2012] Erbakan'ın serveti Akbil ve Deniz Feneri ... [7 Mart 2012] Bedeli küçücük çocuklara ödettirmeyin ... [14 Şubat 2012] 'Hukuk da bir yere kadar' anlayışı! ... [27 Ocak 2012] Başbakan 'kuzey'i neden bu kadar çok istiyor? ... [22 Aralık 2011] Bir demokraside böyle bir suç olmaz ... [7 Aralık 2011] Bu davayı hep birlikte izleyelim ... [1 Aralık 2011] Devlet yapamayınca çeteler devreye girer ... [25 Ekim 2011] Etnik kökenlerimizin ne önemi var? ... [6 Ekim 2011] Yargı saygı duyulmayı hak etmeli ... [1 Eylül 2011] Sap ile saman karıştırma uzmanları ... [30 Ağustos 2011] Yaşasın Adalet Bakanlığı! ... [5 Ağustos 2011] Bir, iki, üç de yetmez. Dört, beş, altı olsun! ... [23 Mayıs 2011] Bir karar verseniz iyi olacak ... [4 Mayıs 2011] 10 milyar dolar da benden olsun! ... [20 Nisan 2011] Bu sorunu yüzde 10 barajı yarattı! ...
Mehmet Y. YILMAZ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™