Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
HER ÇOCUKTAN BİR YIL
3 Nisan 2012, Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU
, Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU
Cuma akşamı, eğitim sisteminin yeni düzenini tartışmaya hazırlandığımız saatlerde, TBMM’nden yasanın kabul edildiği haberi geldi. Beklenen bir sonuçtu. Biz de bu nedenle, “Eğitim sisteminin yeni düzenini tartışıyoruz.” diye çağırmıştık dostlarımızı panele. Yine de haberin duyulmasıyla birlikte, geç kalmış olmanın burukluğu kapladı ortamı doğal olarak.
 
Sayın Tınaz Titiz’in özenli sunumu başladığında, eğitim sistemimizin aslında tartışılan gündemden daha önemli ve yaşamsal sorunları olduğunu ve söylenmesi gereken birçok sözün, henüz söylenemediğini düşündüm.
 
Dilimizdeki eğitim sözcüğünün “eğmek” ve “eğilmek”  kökünden geldiğini ve “Ağaç yaşken eğilir.” türü atasözlerinin bizim eğitim sistemlerimizin temel felsefesi olduğunu, “iğdiş” sözcüğünün de aynı kökten geldiğini öğrendik ilk olarak. Batı dillerindeki eğitim sözcüğünün, bizdekinin aksine “dik durmak” kökünden türemiş olduğunu da...
 
Bir yanda, kendi ayakları üstünde güçlü ve dik durmayı temel felsefe olarak kabul eden bir yaklaşım, diğer yanda, boyun eğdirmeyi ve iğdiş etmeyi amaçlayan bir yaklaşım...
 
Bu pencereden bakınca, çocuklarımızın yaşamıyla yapboz gibi oynayarak, eğitim sisteminin sil baştan kurgulanması, sürecinin mimarı olan Milli Eğitim Bakanı’nın söylediği;
 “Çocukların yaşamından bir yıl kazandık.”
sözü, olan biteni oldukça yalın bir şekilde açıklıyor diye düşünüyorum.
 
60 aya (5 yaş) indirilen yeni okula başlama yaşının, çocukların öğrenme zorluğu çekmelerine neden olacağı gibi, başarısız ve boşa geçirilmiş bir öğretim yılı olarak çocukların yaşamından çalınmış bir yıl olacağı bilim insanlarının ortak görüşü...
 
Okula başlama yaşını 5’e indirenlerin amacının da çocuklara bir şey öğretmek değil, yaş ağaçları eğmek olduğu anlaşılmıştır böylece.
 
Sabahın köründe, sırtlarında ağırlıklarından fazla yüklerle, okula gitmeye çalışan 5 yaşındaki çocukları düşünelim...
 
“Eti senin kemiği benim.” diye eğitmene teslim edilen körpe kuzuları…
Ve 12’sinde, karnı doysun diye, zengin bir kapıya kuma verilen kızları…
Ama eğitilerek içine hapsedildiğimiz kalıplardan kurtularak, lütfen…
 
Mümkünse elbette. Doğduğumuz andan itibaren, beynimizi iğdiş etmeye çalışan düzenin zincirlerini kırabilirsek elbette.
***
Kâr etmeyeceği hiçbir şeye para yatırmayan ve paraya dönüştüremeyeceği hiçbir şeye değer vermeyen, kapitalizmin penceresinden baktığımızda, Sayın Bakan’ın sözlerini;
“Çok kârlı bir yatırım yaptık.”
şeklinde anlamalıyız. Yeri gelmişken belirtmek gerek; çocuklarının yaşamını bile kâra dönüştürmeyi marifet sayan bir anlayıştan, ormana, denize, dereye, yeşile ve tarihe başka gözle bakmasını beklemek gibi pek safça beklentilerden de kurtulmalıyız.  
 
Peki, iktidar sahipleri, çocuklarımızın yaşamını bu denli hoyratça talan etme yetkisini, nereden alıyor?
 
Bizim oylarımızdan elbette ve doğduğumuz anda kulağımıza bir şeyler fısıldamakla başlayan ve ölünceye dek yaşamımıza yön veren iplerden...
 
Tek başarı ölçütü, kârlılık olan kapitalizmin, aslında dinle imanla pek ilgisi yoktur. Bu bağlamda, neoliberal bir anlayışla hazırlanan yasanın, çırak çalıştırmada %10 sınırını kaldıran hüküm ve vergi bağışıklığı gibi düzenlemeleri içeriyor olmsı da doğaldır. Müslüman mahallesinde ne satılacağını, en iyi kapitalist tüccarlar bilir.
 
Peygamberin hayatını ezberlemek, kuran öğrenmek, imam-hatip ortaokulları gibi söylemler ise, yurttan sesler korosu...
 
Sorgusuz sualsiz itaat eden, dindar bir nesil yetiştirmek, iktidar sahipleri ve küresel sömürü düzeni için tadına doyulmaz bir ziyafet olsa gerek.
 
Bir de, erkenden eve kapatılacak, evde, tarlada, veya fabrikada işe koşulacak kızlar var tabii. Yeni düzende, imam olamasalar da, iyi birer imam nikâhlı kuma olabileceklerine kuşku yok, kızlarımızın...
 
Dinen bir sakınca olmadığına göre, dokuz yaşına gelmiş kız çocuklarını nikahına alacak epey hayır sahibi de bulunur bu memlekette.
Yoksulluktan dolayı kötü yola düşeceklerine, hayırsever bir zenginin hareminde karınları doysa, sırtlarında sopa, karınlarında sıpa eksik olmasa, fena mı..?
 
Global efendilerin ve onların işbirlikçilerinin ağzını sulandıran, 60 aylık “bir buçuk milyon adet” kızlı oğlanlı bebek; önümüzdeki yıl sırtlarında çantalarla, sabahın köründe, iki büklüm yollara düşecekler.
 
İyice eğilsinler diye, burunları iyice sürtsün, başkaldırıp Gökyüzünü ve Güneşin doğuşunu göremesinler diye...
 
Ama bu lokma, kolaylıkla yutulamayacak kadar büyük.
Boğazlarına duracak.
İnanıyorum.
***
Kazancakis’in mezar taşında;
“Hiçbir şey ummuyorum, hiçbir şeyden korkmuyorum, özgürüm.” tümcesi yazılıymış. Korkmadan ve özgürce yaşanabilecek umut dolu bir Dünya...
Ve boyun eğmeyen, bir Dünya dolusu çocuk...

Çok mu zor?

[Bu yazı 1746 kez okundu]
Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [66]
[7 Temmuz 2017] KOCA KOCA LAFLAR ETMEDEN ÖNCE. ... [6 Eylül 2016] SON KALENİN SEVİMLİ DİKTATÖRÜ ... [29 Mart 2016] KAHROLSUN TERÖRİSTLER ! ... [17 Ocak 2016] SUÇA ORTAK OLUYORUM ... [2 Kasım 2015] EĞİL EY KAFİR! ... [29 Ekim 2015] AKP'NİN ABSÜRT SEÇİM TAKTİKLERİ ... [22 Ekim 2015] İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ ... [12 Ekim 2015] OSMANLIYA RAHMET OKUTAN YENİ OSMANLILAR ... [21 Eylül 2015] TANRI TÜRKÜ KORUSUN ... [14 Ağustos 2015] SARAY MİLLİ İRADEYİ TEHDİT EDİYOR ... [6 Haziran 2015] BÜYÜK PATLAMADAN KARAFATMAYA (*) ... [18 Mayıs 2015] TBB Genel Kurulunda Yapamadığım Konuşma ... [9 Nisan 2015] BESLEME, BESLEDİKÇE. ... [7 Mart 2015] KİM KORKAR BÖLÜNMEDEN ... [19 Mayıs 2014] "301" İÇİN YARDIM KAMPANYASI MI, HERKES İÇİN SOSYAL DEVLET Mİ? ... [12 Mayıs 2014] MAKBUL CÜBBE ... [22 Nisan 2014] DEVLETİN PARTİSİNDEN PARTİNİN DEVLETİNE ... [29 Mart 2014] İYİ ŞEYLER OLUYOR ... [24 Mart 2014] İKTİDAR GAYRİMEŞRUDUR ... [28 Şubat 2014] ŞEYHİ DÜŞÜREN MÜRİTLER ... [5 Şubat 2014] BİLMEMENİN DAYANILMAZ ÇEKİCİLİĞİ ... [20 Ocak 2014] "Milli irade", güçler ayrılığı ve HSYK ... [13 Ocak 2014] BOYALARI DÖKÜLÜRKEN ... [6 Ocak 2014] SUÇ ÖRGÜTÜ ... [20 Aralık 2013] ORTADA HIRSIZLIK VAR YANDAN GEÇ ... [13 Aralık 2013] KONUŞURSAM YER YERİNDEN OYNAR ... [27 Ekim 2013] Atatürk Orman'ı ODTÜ Orman'ı olmasın ... [23 Eylül 2013] PROVOKASYONU GÖRDÜM ... [17 Eylül 2013] İDDİALARA YANIT VERMEYECEĞİZ ... [5 Eylül 2013] ADALET BAKANLARI HUKUKÇU OLMALI ! ... [16 Ağustos 2013] AZALMAK ... [26 Temmuz 2013] ÇAPULCU İLE BEZİRGAN ... [15 Temmuz 2013] TERMAL HAFIZA ... [7 Haziran 2013] TENCERENİN DÜDÜĞÜ... ... [15 Nisan 2013] Gelişmemiş Demokrasilerin Boğulma Noktası: %51 ... [11 Şubat 2013] DEVLETİN SAVCISINA YARDIMCI OLALIM ! ... [30 Ekim 2012] BUNLAR DA GİDER ... [14 Eylül 2012] BİLMEK ACI VERİYOR ... [24 Şubat 2012] DİNDAR, KİNDAR VE TİNERCİ ... [23 Şubat 2012] KÖŞE YAZARARINA SAHİP ÇIK. YOKSA... SON HALKA: NURAY MERT ... [15 Şubat 2012] ANAYASA KİMİN İRADESİ ... [2 Şubat 2012] YÜRÜYÜŞ... ... [6 Ocak 2012] İNSANSIZ... ... [23 Aralık 2011] YALANLAR ... [15 Kasım 2011] KURBANLAR GÜLÜMSEDİKÇE... ... [18 Ekim 2011] KUŞ ARAYAN KAFESLER! ... [9 Eylül 2011] Bir Ustalık Hikayesi: Torbacılıktan Köprücülüğe! ... [29 Temmuz 2011] NE SAĞCIYIM NE SOLCU. ... [15 Temmuz 2011] BİR EMPATİ DENEMESİ: "BEN OLSAYDIM..." ... [24 Haziran 2011] ESKİ OYUNUN YENİ OYUNCULARI ... [1 Haziran 2011] SOLCU OLMAK ... [6 Mayıs 2011] MEYDANDAKİ ÖLÜLER ... [18 Nisan 2011] BÜYÜK PATLAMADAN KARAFATMAYA ... [30 Mart 2011] HOMO SAPİENS ÇAĞI SONA ERİYOR ... [18 Mart 2011] HERKES MERSİN'DEN DÖNERKEN... ... [10 Mart 2011] SUÇLULUK KARİNESİ ... [4 Mart 2011] 500 Milyar Dolarlık Pazar ve Sahibinin Sesi Liberaller ... [18 Ocak 2011] Allahın Kuruşları ... [3 Ocak 2011] Öyle Bir Geçti Ki Zaman. ... [10 Aralık 2010] VURUN KAHPEYE ! ... [8 Aralık 2010] İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-3 ... [25 Kasım 2010] İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-2 ... [17 Kasım 2010] İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-1 ... [19 Nisan 2010] NİSAN TATİL OLMALI ... [12 Haziran 2009] Durduğumuz Yerden. ... [11 Haziran 2009] Barolar Birliği ve Birliği Savunmak ...
Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™