Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
"Dostun bir fiskesi pareler beni"
1 Nisan 2012, Cüneyt ÜLSEVER
, Cüneyt ÜLSEVER

Bu yazıyı 28 Şubat döneminde siyasi anlamda askerle çatışmış, 7 davada yargılanmış bir kişinin yazması bu ülkenin ne kadar garabet bir ülke olduğunun bizzat göstergesidir.
Balyoz Davası’nda yaşanan “hukuk skandalı” iddiası ülkede deprem etkisi yaratması gerekirken iddiaları ne “yalaka” ne de “eyyamcı” medya görmekte veya bazı gazeteler orta sayfalarda ufak bir haberle atlatmakta.

Bu yazıyı 28 Şubat’ta askere gönüllü ulaklık yapan Fatih Altaylılar, Ergun Babahanlar, Metehan Demirler, Fatih Çekirgeler vb. yazmalıydı.
Balyoz Davası’nda yargılanan subaylar bu kişilere çok kırılmışlar ki yolladıkları mektubu “Mektubumuzu haksız yere tutuklanmış bir düşünürün şu sözleri ile bitirmek istiyoruz ‘Tutuklu iken beni en çok üzen düşmanlarımın hakkımdaki kötü sözleri değil, dostlarımın sessizliği olmuştur!’” diyorlar.

Pir Sultan Abdal da yüzlerce yıl önce söylemiş:
“Şu ellerin taşı hiç bana değmez Dostun bir fiskesi pareler beni. İlle dostun gülü yaralar beni.”

***
Balyoz Davası sanık avukatları Mahkeme’ye ODTÜ, YTÜ ve uluslararası kabul gören ABD kökenli Bilişim Firması Arsenal'in raporlarını defalarca sundular.
“Arsenal, 11 ve 17 numaralı CD’lerde bulunan en az 76 dokümanın tarih ve zamanlarında sahtecilik yapıldığı sonucuna varmıştır. Arsenal, aynı zamanda, 11 ve 17 numaralı CD’lerin oluşturma tarih ve zamanlarında sahtecilik olduğu sonucuna da varmıştır.”
Aynı sonuca Yıldız Teknik ve ODTÜ’nün hazırladığı raporlar da ulaşıyor!
Ne olur, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları şunu kavrasınlar:

Eğer, bu teknik raporlar doğru ise eğer Arsenal adlı firma ve Türkiye’nin 2 önemli üniversitesi hep birlikte hata yapmıyor iseler, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının can ve namuslarını emanet ettiği Emniyet Teşkilatı ve/veya hukukumuzu teslim ettiğimiz T.C. savcıları arasında sahtekârlar var!
Eğer, savunmanın sahtekârlık iddiaları doğru ise Balyoz Davası’na mesnet teşkil eden “belgeleri” yayımlayan Taraf Gazetesi ve bu belgeleri Ocak 2010’da İstanbul Adliyesi’ne teslim eden aynı gazetenin yazarı Mehmet Baransu da bu sahtekârlığa bilerek veya bilmeyerek destek vermiş duruma düşeceklerdir.
Suçluluk psikolojisi ile Mehmet Baransu, okuyanların bile anlayamadığı bazı gerekçeler ortaya koyarak Taraf Gazetesi’nde sözüm ona “Balyoz gerçekleri”ni anlatıyor. Dava hakkında üst üste 6 yazı yazan, devamını getireceğini de bildiren, zira adı Balyoz kelimesi ile özdeşleşen Mehmet Baransu bu davada “taraf” olmadığını söyleyerek beni güldürüyor!
***
Hem ilgili emniyet mensuplarını hem savcıları hem Taraf Gazetesi’ni hem de Mehmet Baransu’yu töhmetten kurtarmanın çok sağlam bir yolu var.
Mahkeme savunmanın getirdiği raporlara itibar etmek zorunda değil ama davada adı geçen CD’lerin sahte olup olmadığına, içlerine müdahale edilip edilmediğine dair bir bilirkişi raporunu da kendisi almak zorunda. Bu rapor alınmadan Balyoz Davası sona erdirilirse ilgili bütün kurum ve kişiler tarih önünde muhakkak bir gün hesap vereceklerini unutmamalılar.

Aksi halde, sanıkların CD’lerde sahtecilik yapıldığı, oluşturma tarih ve zamanlarında oynandığına dair iddiası ile ilgili tespitlerine; Mehmet Baransu değil 6-7, 16-17 yazı yazsa da şahsen cevap veremez. Teknik sorular laf-u güzaf ile değil, sadece bilimsel ve teknik uzmanlık isteyen raporlarla cevaplandırılır.

***
İşte bazı tespitler:
1) 2003 yılında hazırlandığı söylenen keşif raporlarında adı geçen bazı cadde ve sokak isimlerinin 2006 yılında verildiğini gösteren İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin resmi yazısı var.
2) Aksaz’da gizli toplantıda olduğu iddia edilen amiraller o zaman diliminde yabancı bir limandalar.
3) “Gözaltına alınacak personel” isimlerinden oluşan listedeki üniversite öğrencilerinden bir kısmı o tarihte henüz ortaöğretim çağındalar.
4) İlgili kurumlarda 2003’te var olduğu gösterilen bazı personel o kurumlara 2006 yılından sonra girmişler.

5) Darbe hazırlığı için görev yapan gemiler esasen o tarihte (2003) tersanede bakımda imişler.
Sanıklar CD’lerde buna benzer 1500 sahte bilgi olduğunu iddia ediyorlar!

(Yurt Gazetesi)

[Bu yazı 1798 kez okundu]
Cüneyt ÜLSEVER

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [54]
[30 Eylül 2014] RTE IŞİD konusunda "mış" gibi yapıyor! ... [9 Eylül 2014] Köprüden önce son çıkış: Haziran 2015! ... [4 Eylül 2014] Yeni Türkiye'nin İlerleme Raporu ... [21 Ağustos 2014] İstihbarat oyunları: Merkel RTE'ye ne mesaj veriyor? ... [24 Temmuz 2014] Her mağrur bir gün mağduriyeti tadacaktır! ... [26 Eylül 2013] Anormalin normalleşmesi ... [22 Ağustos 2013] Yenildik ama boyun eğmedik! ... [6 Ağustos 2013] Ergenekon davası ışığında yakın tarihimiz ... [16 Temmuz 2013] Ahmet Davutoğlu'nun monşer düşmanlığı! ... [2 Temmuz 2013] 'Laiklikte ısrarlı olmayan demokrasi' teorisi çöktü! ... [25 Haziran 2013] Bir yükseliş ve çöküş hikayesi! ... [23 Nisan 2013] Bu nasıl barış? ... [18 Nisan 2013] Sivil vesayetin resmini yapan yargıç! ... [15 Nisan 2013] Barış için tek yol genel aftır! ... [11 Nisan 2013] Zırva tevil götürmez! ... [9 Nisan 2013] Hazır 63 akilli adam yakalamışken! ... [2 Nisan 2013] PKK ne ister? ... [19 Mart 2013] Bilim ile din aynı kaba sığmaz! ... [1 Mart 2013] Avrupa Yerel Yönetimler Özerklik Şartı ... [21 Şubat 2013] Turist Ömer uzayda! BDP Karadeniz'de ... [2 Şubat 2013] Çelişkiler yumağı bir başbakan ... [25 Ocak 2013] İntikam! ... [6 Ocak 2013] Mertlik ne yana düşer asker, gurur ne yana ... [20 Kasım 2012] HSYK töhmet altında kalmıştır ... [16 Kasım 2012] Ne dediğini bilmeyen başkan adayı! ... [1 Kasım 2012] Türkiye fetret* dönemine girdi! ... [30 Ekim 2012] CUMHURUN GÜCÜ NE VALİ TANIR, NE PADİŞAH! ... [23 Ekim 2012] DEVLET YALAN SÖYLER Mİ? ... [18 Ekim 2012] Cumhurbaşkanı vesayetine mi gidiyoruz? ... [4 Ekim 2012] Tansu Çiller: Daha önceleri neredeydiniz? ... [25 Eylül 2012] BALYOZ DAVASI VE WIKILEAKS BELGELERİ ... [6 Eylül 2012] Çapsızlığı baş tacı etmiş ülke! ... [24 Ağustos 2012] Davutoğlu politikalarına vahim bir örnek ... [14 Ağustos 2012] Biz gazetecilere yuh olsun! ... [10 Ağustos 2012] Nefret üzerinden yapılan siyaset hüsrana uğramaya mahkûmdur ... [31 Temmuz 2012] SORULAN SORU GERİ ALINAMAZ ... [27 Temmuz 2012] Bir Ahmet Davutoğlu analizi ... [24 Temmuz 2012] Ortadoğu'da vaziyet-i umumiye ... [20 Temmuz 2012] CHP'nin ev ödevi: Değişirken devam etmek ... [5 Temmuz 2012] Türkiye'de en etkin muhalefet: Fenerbahçe! ... [4 Temmuz 2012] AHMET DAVUTOĞLU'NA BASİT BİR SORU ... [29 Haziran 2012] Rusya Yeni Osmanlı'ya kürtaj yaptı ... [14 Haziran 2012] Belki haddini aşan bir yazı ... [6 Haziran 2012] Gündem yaratmanın dayanılmaz ağırlığı ... [4 Haziran 2012] Seçimli otokrasi ... [30 Mayıs 2012] Başbakan basına sövüyor, bizimkiler oralı değil ... [20 Mart 2012] Üç aşamalı Suriye politikası ... [13 Mart 2012] Abant'ta Anayasa konuşuldu ama hukuk unutuldu! ... [16 Şubat 2011] Odatv baskınının düşündürdükleri ... [1 Şubat 2011] Endişeli muhafazakârlar ... [3 Ocak 2011] Bir Türk bir Kürt'ü severse! ... [2 Aralık 2010] Wikiat! (Bildiklerim aklıma takılanlardır) ... [23 Kasım 2010] Tahran'a pirince giderken Lizbon'da. ... [24 Ekim 2010] Adaletin bu mu Adalet Bakanı? ...
Cüneyt ÜLSEVER
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™