Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Türkiye'yi sarsacak müthiş açıklamalar!
1 Nisan 2012, Mustafa MUTLU
, Mustafa MUTLU

Hükümetin çok önemli bir ismi dün telefon etti... Adının gizli tutulması koşuluyla öyle bomba açıklamalar yaptı ki; ne yalan söyleyeyim ağzım açık kaldı...

Bu çok önemli hükümet yetkilisi 4+4+4 düzenlemesi başta olmak üzere gündemdeki konulardaki görüşlerini şöyle özetledi:

4+4+4 ve 20 MİLYAR!

“Ben ve birkaç bakan arkadaşım daha bu düzenlemeye parti içinde şiddetle karşı çıktık. Çünkü bu düzenleme ne bizim partimizin yetkili kurullarından, ne de Milli Eğitim Bakanlığı’ndan geldi... İmam Hatip Mezunları Derneği’nden paket halinde getirip önümüze konuldu. Bu paketin içine bizim monte ettiğimiz tek şey, CHP’nin son anda fark edip karşı çıktığı 20 milyar dolarlık bilgisayar satışının Kamu İhale Kurulu’nun denetiminden çıkarılması... Dindar bir nesil yetiştirme iddiasıyla gündeme getirilen bu paketin içinde böyle bir ticaretin ne işi var? Bu 20 milyar, kimler arasında nasıl pay edilecek? Bu, bizden bile saklanıyor.”

ABD’YLE İLİŞKİLER

“Bu konu bizim için de kangren haline geldi. Seçmenlerimiz gittiğimiz her yerde bizi, ‘Neden ABD’nin emrindeymişiz gibi bir havanın yaratılmasına izin veriyorsunuz’ diye eleştiriyor. Bizim parti büyüğümüz, CIA Başkanı’yla görüşüyor. Bu, dünyanın neresinde görülmüş. ABD Başkanı, bizim Dışişleri Bakanı arkadaşımızı parmak işaretiyle çağırıyor... Sanki bu ülkenin bakanı değil de Başkan Bey’in şoförü... Tüm bunları seçmenimize anlatmakta sıkıntı çekiyoruz.”

SURİYE MESELESİ

“Kabinedeki arkadaşlarımızı hep uyarmaya çalıştık ama nasıl oldu bilmiyorum, birden bire daha düne kadar ortak bakanlar kurulu toplantısı yaptığımız bu dost ülkenin dünyadaki en azılı düşmanı haline geldik. Suriye’yle ilgili yapılan her açıklama, kamuoyunu olduğu kadar, Bakanlar Kurulu’ndaki bizleri de tedirgin ediyor. Hele hele savaş tehditleri savrulmuyor mu; Allah korusun, böyle bir ihtimali aklıma bile getirmek istemiyorum.”

ÖZGÜRLÜKLER

“Gittiğimiz her yerde bizi sıkıntıya sokan soruların bir bölümü de örgüt operasyonu adı altında yapılan kitlesel tutuklamalar konusunda geliyor. Hadi adamları tutukladın; suçlarını kanıtlayan belgeleri makul bir sürede ortaya koymak zorundasın. Devam eden davaların hiçbirinde bu yapılmıyor. Ortada; uzmanlarca düzmece olduğu söylenen bir sürü belgeden başka hiçbir şey yok! Ama adamlar buna rağmen 4-5 yıldır içeride... Bu mağduriyette bizim günahımız olmadığına kimseyi inandıramıyoruz. Çünkü herkes, ‘Canım o kararları alan hukuk adamlarını siz atadınız’ diyor... Bu davalarda yargılananların önemli bir bölümünün gazeteci ve yazarlardan oluşması da bizi dünya önünde zor duruma sokuyor. Basın ve ifade özgürlüğünü geliştirdiğimizi söylüyoruz ama bizi destekleyen kesim dışında kimseyi buna ikna edemiyoruz.”

GEREKİRSE AYRILIRIZ!

“Yani iktidar, dışarıdan görüldüğü gibi dikensiz gül bahçesi değil... Şu anda sadece Meclis’te benden işaret bekleyen 150 vekil arkadaşım var... Kendi aramızda neredeyse ortadan tam ikiye bölündük. Ülkenin çıkarlarının ve cumhuriyet ilke ve devrimlerinin risk altına girdiği noktada; gerekirse partimizden ayrılır, yeni bir parti kurarız. Biz bunu daha önce de yaptık, yine yaparız. AK Parti’den ayrılmamız durumunda, ana muhalefet partisi olacak güçteyiz.”
 

 

***



Nasıl, bomba açıklamalar değil mi?

Ve şimdi hepiniz bu “çok önemli hükümet büyüğü”nün kim olduğunu merak ediyorsunuz...

İsmini açıklayamam, ancak bir ipucu verebilirim:

Açıklayamam; çünkü böyle biri yok ve böyle bir konuşma kesinlikle olmadı!

İpucu için ise...

Takvime bakın; bugün Nisan’ın kaçı?

***



Eğer bu basit şakaya inandıysanız ve iktidarda bu kadar gerçekçi bir siyaset adamının olduğuna bir an için bile ihtimal verdiyseniz...

Gerçekten geçmiş olsun!

Tabii; bu 1 Nisan şakasına kandığınız için size...

Böyle bir siyaset adamımız olmadığı için ‘Hepimize geçmiş olsun’ demek daha doğru olur!

*****



Günün Sorusu

Yukarıdaki yazının daha girişinde, “Hükümetin çok önemli bir ismi dün telefon etti” diyorum... Sorum, bunda bile bir gariplik görmeyip “şaka”ma inanlara...

Aşk olsun; beni iktidar uçağına binip, kendilerine dikte ettirilenleri yazan arkadaşlardan mı sandınız?

***



TCK 309 ve 4+4+4!

Benim gazetecilik anlayışım belli: Soru sorarım ve peşini bırakmam!

Benim okurum da bana benzeyecek elbette...

Yılın sorusu okurlarımızdan Sayın İsmet Kurtulan’dan:

“Darbe sanıklarının yargılandığı Türk Ceza Kanunu’nun 309’uncu maddesi şöyle:

‘Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar.’

Türk Dil Kurumu’nun Türkçe sözlüğüne göre:

Cebir: Zor, zorlayış

Şiddet: Bir gücün, bir hareketin derecesi... Sertlik... Karşı güçte olanlara kaba kuvvet kullanma.

Eğitim sisteminin, 4+4+4 şeklinde değiştirilmesi için, son günlerde Meclis’te ve sokaklarda yaşadıklarımızı, yukarıdaki kanun maddesi kapsamında, değerlendirmek mümkün müdür?”

***



Yanıt verebilecek babayiğit var mı?

 

(GazeteVatan)

[Bu yazı 1134 kez okundu]
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™