Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Başbuğ davası
28 Mart 2012, Taha AKYOL
, Taha AKYOL

ESKİ Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, iddianamenin 34. sayfasına göre, Ergenekon terör örgütünün “üst düzey yöneticilerinden” biridir. Fakat aynı iddianamenin 39. sayfasına göre Başbuğ, üst düzey değil, “ara yönetici”dir!
 

Peki hangisi?

Karmaşık metinleri yazarken hepimizin başına gelebilecek bir sürçü lisan mıdır bu? Sanmıyorum. Başbuğ’u bir terör örgütüne bağlamanın zorluğundan kaynaklanan tanım sıkıntısının göstergesidir.

Bir genelkurmay başkanını terör örgütü mensubu sayarsanız, onu örgütün neresine koyarsınız?! Tepesine yerleştirseniz uymamış, ortasına koysanız yakışmamış!

İşte iddianamenin bir yerinde Başbuğ’un “ara yönetici sıfatıyla psikolojik harekat faaliyetini yönettiği, örgüt üyelerini yönlendirdiği” ileri sürülmüş...

Peki Genelkurmay Başkanı “ara yönetici” ise onun üstündeki örgüt yöneticileri kim?! Bunun cevabı olmadığı için “üst düzey yöneticilerinden” biri denilip geçilmiş!

Ne zaman terörist olmuş?

Daha ilginci, Başbuğ’un Genelkurmay başkanı olduktan sonra terör örgütü kurmuş ve darbe hazırlamış sayılmasıdır! İddianameye göre “suç tarihi”, Başbuğ’un Genelkurmay başkanlığı dönemidir! Demek ki Başbuğ Genelkurmay başkanı olmadan önce darbe çalışmalarına ve terör örgütüne katılmamış! Sarıkız’da, Ayışığı’nda yok! Hatta o zaman orduda müdahale karşıtı grupta yer aldığı kesin olarak bilinmektedir. Fakat Genelkurmay Başkanı olunca terör örgütünün “orta” veya “üst” yöneticisi oluvermiş, hükümeti devirmek için “kara propaganda” yapmış!

İddianamede, Başbuğ’un Batılı liberal literatüre sıkça atıflar yaparak demokrasilerde ordunun yerini nasıl tanımladığına dair tek kelime yok! Lehteki delillerin de toplanması gerekmez miydi.

Başbuğ’un suçu ne?              

Başbuğ’a iddianamede yöneltilen suç “cebir ve şiddet kullanarak hükümeti ortadan kaldırmaya veya görevini kısmen ya da tamamen engellemeye teşebbüs”tür. Cezası ağırlaştırılmış müebbet hapistir. (TCK, 312. md.)

Kanunun ilk metnindeki kavram “cebir ve tehdit”ti. Buradaki ‘tehdit’ terimi geniş yoruma müsait olduğu için, parlamentoda “cebir ve şiddet” terimi kabul edilmiştir. Darbe ve terör suçlarında “cebir ve şiddet” unsurunun bulunması şarttır.

Halbuki, Başbuğ’un sadece şahsen değil, Genelkurmay Başkanlığı yaptığı dönemde kurumsal olarak da hükümete karşı askeri nitelikli hiçbir “cebir ve şiddet” tavrı olmamıştır.

Terör örgütü yöneticisi!

Başbuğ’un böyle bir durumunun olmadığını itiraf eden iddianame, “ama örgüt üyelerinin hepsinin cebir ve şiddet kullanması gerekmez” diyor. Evet öyle, fakat bir kimseye “terör örgütü yöneticisi” diyebilmek için, o kimsenin, bizzat şiddet yapmasa da şiddetle yoğun ilişkisinin olması şarttır. Başbuğ hakkında bu yönde bir iddia bile yoktur.

Fakat iddianamede suçun gerektirdiği “cebir ve şiddet” unsuru varmış gibi Başbuğ “terör örgütü” yöneticisi ve darbe teşebbüsçüsü olarak suçlanmıştır!
Halbuki ceza hukukunda yorum yoluyla suç tanımı genişletilemez. Bu, hukuk hayatımızda ciddi bir sorundur ve işte Adalet Bakanlığı da Meclis’e sunduğu 3. Yargı Paketi’nde bu konuda bazı düzeltmeler yapma gereğini duymuştur.

Ama hangi suç?

Evet, iddianamedeki belgelerden de anlaşılıyor, Genelkurmay’da hazırlanan “İrtica ile mücadele eylem planı” gibi, bazı internet sitelerinde hükümete karşı “kara propaganda” yapılması gibi eylemler olmuştur.

Bunlar elbette cezai soruşturmayı gerektirir. Bu eylemleri bizzat yapmış olanlar hakkında, Sayın Sami Selçuk’un da belirttiği gibi, Askeri Ceza Kanunu’ndaki siyasetle uğraşma suçu (148. md.) ve TCK’daki yetkiyi kötüye kullanma suçu akla gelmektedir elbette. (TCK, 257. md.)
Fakat bunlar, cezası ağırlaştırılmış müebbet hapis olan “cebir ve şiddet kullanarak hükümeti devirmeye teşebbüs suçu” mudur?! Bana hiç makul gelmiyor. Yargı önünde sonunda doğru kararı verecektir.

(Hürriyet)

[Bu yazı 1679 kez okundu]
Taha AKYOL

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [50]
[28 Nisan 2014] Siyaset hukuku ezerse ... [17 Mart 2014] Bundan sonra ... [12 Mart 2014] Gidiş nereye? ... [25 Eylül 2013] Dinde reform ... [9 Nisan 2013] Kimlik çatışmaları ... [30 Mart 2013] Eyalet sistemi ... [20 Mart 2013] Savcı ne diyor? ... [14 Şubat 2013] 4. Paket ... [8 Şubat 2013] Yargı sorunu ... [4 Ocak 2013] Hukukla ilgili iki konu ... [31 Aralık 2012] 'Devrim' gibi! ... [13 Kasım 2012] İdam mümkün mü? ... [18 Ekim 2012] 'Büyük Başbakan zavallı Obama' ... [5 Eylül 2012] Türbülans zamanı ... [20 Ağustos 2012] Demir ağlar ... [16 Ağustos 2012] Propaganda ... [11 Ağustos 2012] Çözmek ama nasıl ... [8 Ağustos 2012] Hazreti Ali ve mezhepler ... [28 Temmuz 2012] Aleviler, Sünniler ... [9 Temmuz 2012] Tanrı parçacığı ve Tanrı ... [7 Temmuz 2012] Yargıya güvenmek ... [4 Temmuz 2012] Cezada ne değişti? ... [29 Haziran 2012] 'Özel yetkili' kalkacak mı? ... [23 Haziran 2012] 3. Yargı Paketi? ... [4 Haziran 2012] Batman'dan bakarak Kürt meselesi ... [28 Mayıs 2012] Osmanlı'da bilim ... [16 Mayıs 2012] İki başlı Türkiye! ... [10 Mayıs 2012] Başkanlık sistemi? ... [4 Mayıs 2012] Mahkeme iptal eder mi? ... [17 Nisan 2012] Atatürk döneminde iktisat ve hukuk ... [15 Mart 2012] Yeni tahliyeler gelecek mi? ... [3 Mart 2012] İşte pilot dava ... [22 Şubat 2012] 'Zararlı çocuk!' ... [18 Şubat 2012] CMK'ya liberal ayar ... [9 Şubat 2012] Adalet Bakanı'na açık çağrı ... [18 Ocak 2012] Horoz dövüşü ... [13 Ocak 2012] Hukuk sorunu ... [10 Ocak 2012] Yetki tartışması ... [6 Ocak 2012] Özel mahkemeler yetkisizdir! ... [22 Aralık 2011] 1915'te ne oldu? ... [8 Aralık 2011] İktidar yalpaladı ... [1 Aralık 2011] Dersim konusunda İnönü ve Bayar ... [26 Kasım 2011] Dersim ve devrim ... [25 Kasım 2011] Dersim dersleri ... [7 Kasım 2011] KCK ve hukuk ... [17 Ekim 2011] Kapitalizmin sonu mu geldi? ... [14 Ekim 2011] İslam nereye? ... [13 Temmuz 2011] Osmanlı'da bilim niye gelişmedi? ... [22 Haziran 2011] HSYK atamaları ... [22 Ocak 2011] Bir öneri. ...
Taha AKYOL
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™