Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Wikileaks'ten Sızan Türkiye: ABD Belgelerinde Ergenekon
27 Mart 2012, Fatih YAŞLI
, Fatih YAŞLI

Odatv operasyonuyla içeri alınmalarının üzerinden bir yılı aşkın bir süre geçtikten sonra, Coşkun Musluk, Sait Çakır, Ahmet Şık ve Nedim Şener serbest bırakıldılar. Aynı operasyon kapsamında tutuklanan Yalçın Küçük, Soner Yalçın, Barış Terkoğlu, Barış Pehlivan ve Müyesser Yıldız ise, davanın 18 Haziran tarihine ertelendiğini göz önüne alırsak, bir süre daha cezaevinde kalacaklar.

Terkoğlu ve Pehlivan, bir yılı geçen tutukluluk sürecinde, tüm maddi yoksunluklara ve aynı koğuşta kalmamalarına, dolayısıyla yüz yüze görüşme imkânına sahip olmamalarına rağmen, “Sızıntı - Wikileaks’te Ünlü Türkler” isimli kitabı yazdılar ve ortaya müthiş bir kolektif ürün çıkarmış oldular. Türkiye’nin son on yılına ABD’li diplomatların nasıl baktıklarını ve ABD’nin Türkiye siyaseti üzerindeki etkisini, diplomatların ABD Dışişleri Bakanlığı ile yaptıkları yazışmalardan yola çıkarak açık seçik bir şekilde ortaya koyan Sızıntı, üzerinde uzun uzadıya durulmayı hak eden bir kitap. Bu yazıda, AKP-ordu ilişkileri ve Ergenekon operasyonu bağlamında, kitaba dair notlarımı paylaşacağım.

Çıkış noktamız, orduya ABD belgelerinde nasıl bakıldığı olacak. ABD’nin Ankara Büyükelçisi Robert Pearson imzalı 18 Nisan 2003 tarihli belgede TSK içerisindeki kutuplaşma çok net bir şekilde tarif ediliyor. Belgeye göre TSK içerisinde üç kanat bulunuyor:

“Birincisi, Türkiye’nin stratejik çıkarının, ABD ve NATO ile sıkı bağları sürdürmekte olduğunu, istekli olmasa da kabul eden ‘Atlantikçiler’. İkincisi, ABD ile bağları sürdürme ihtiyacına öfkelenen, Türkiye’nin AB üyeliğine karşı çıkan, kimseye güvenmemeyi (Irak topraklarında kurulacak bağımsız bir Kürt Devleti’ni destekleme niyetinden emin oldukları ABD de buna dâhil) yeğleyen ve Kemalist devletin tavizsiz biçimde korunmasında ısrar eden katı ‘Milliyetçiler’. Üçüncüsü de, ‘Avrasya’ konseptinin, Rusya’nın hâkimiyetindeki tabiatını kavramaksızın, uzun zamandır ABD’ye bir alternatif arayan ve Rusya’yla ya da Rusya ve İran’ı veya Rusya ile Çin’i içine alan iyi tanımlanmamış bir gruplaşma ile daha yakın ilişkiler kurmayı düşünen ‘Avrasyacılar’.”

ABD’nin Atlantikçi kanadın başını çektiği için Özkök’e gayet olumlu bir gözle baktığı anlaşılıyor. ABD Ankara Büyükelçilik Müsteşarı Robert Deutsch tarafından yazılan 10 Aralık 2002 tarihli belgede Özkök için şöyle deniliyor: “AKP ile ordu arasında gelişen ilişki değerlendirilirken, Özkök faktörü de Erdoğan’ın karakteri kadar önem taşıyacaktır. Özkök’ün daha açık fikirli bir askeri lider olduğu söyleniyor (başka şeylerin yanı sıra, Ramazan’da da oruç tutuyor).” Anlaşılıyor olmalı, ABD, AKP iktidarının üzerinden henüz bir ay geçmişken, Özkök’ün Genelkurmay Başkanlığını AKP-ordu ilişkileri açısından bir şans olarak görüyor.

Pearson’a göre Özkök karşıtı yedi generalin isimleri şöyle: Kara Kuvvetleri Komutanı Yalman, Jandarma Komutanı Eruygur, Birinci Ordu Komutanı Doğan, Ege Ordu Komutanı Tolon, İkinci Ordu Komutanı Türkeri ve MGK Genel Sekreteri Kılınç. Büyükanıt’ın ise ikili oynadığı iddia ediliyor. Belgede ABD-Türkiye ilişkilerinin yeniden dinamizm kazanabilmesi için Avrasyacı ve milliyetçi subayların tasfiye edilmesi ve Atlantikçi olarak adlandırabileceğimiz yeni bir subay kadrosunun yetiştirilmesi gerektiği de söyleniyor. Yukarıdaki listedeki komutanların hemen hepsinin davalar sürecine dâhil edilmeleri ve Büyükanıt’ın da Dolmabahçe görüşmelerinin ardından safını belirlemiş olması, Ergenekon’un bir tasfiye operasyonu olduğunu net bir şekilde gösteriyor; ordu içerisindeki potansiyel ABD karşıtı unsurlar, Ergenekon sürecinde tasfiye ediliyorlar.

Ordu içerisindeki Atlantikçi olmayan subaylara karşı bir tasfiye operasyonuna girişilmesindeki kritik uğrağın 1 Mart tezkeresinin reddi olduğu söylenebilir. ABD Ankara Büyükelçiliği Siyasi Müsteşarı John Kunstafter imzalı ve 20 Şubat 2003 tarihli telgrafta şöyle deniliyor: “Bütün kesimlerden muhataplarımız, Türk hükümetinin eninde sonunda ABD güçlerinin Türkiye üzerinden konuşlanmasını kabul edeceğini düşünüyor. Kemalist Devlet’in kilit unsurlarına gelince, onlar Irak meselesini iç politika amaçları adına -AKP hükümetini zayıflatmak için- kullanarak süreci tamamen geciktiriyorlar.”

Tezkerenin TBMM’den geçmemesinin ardından 3 Mart 2003’te Pearson ABD dışişlerine bir telgraf gönderiyor ve tezkerenin reddini şu üç nedene dayandırıyor: “1-Laik Türk Devleti’nin ABD hükümetinin Irak’taki niyetlerine ilişkin korkuları 2-İslami eğilimli AKP’yi dizüstü çöktürme niyetindeki güçlü istek 3-AKP’nin iç dinamikleri, parti içi rekabet ve acemilik.” Telgraf, ABD’nin tezkerenin reddinin asıl müsebbibi olarak orduyu gördüğünü açık bir şekilde ortaya koyuyor.

Ergenekon operasyonu 2008 yılının Ocak ayında başlıyor. Operasyondaki ilk dalganın ardından, 14 Mart tarihinde AKP’ye kapatma davası açılıyor, kapatma davasının hemen öncesinde, 4 Mart’ta, dönemin Kara Kuvvetleri Komutanı İlker Başbuğ ile Anayasa Mahkemesi Başkan Vekili Osman Paksüt arasında bir görüşme gerçekleşiyor. 21 Mart tarihinde ise Doğu Perinçek, Mustafa Balbay, Şener Eruygur, Hurşit Tolon gibi isimlerin de aralarında bulunduğu 21 kişi gözaltına alınıyor.

ABD Ankara Büyükelçiliği Siyasi Müsteşarı’nın kaleme aldığı ve büyükelçi Wilson tarafından onaylandıktan sonra ABD’ye gönderilen 1 Temmuz 2008 tarihli rapora göre, 21 Mart’ta gerçekleşen operasyondan bir hafta önce Emniyet’ten bir yönetici ABD büyükelçiliğinin Federal Soruşturma Bürosu’nu ziyaret ediyor ve AKP’nin kapatılması meselesinin konuşulduğuna inandıkları Başbuğ-Paksüt görüşmesine misilleme olarak bir operasyon düzenleyeceklerini söylüyor.

Ross Wilson’un 15 Temmuz 2008 tarihli raporu ise ABD’nin Ergenekon sürecine nasıl baktığını açık bir şekilde ortaya koyuyor: “Sonuç ne olursa olsun, hükümete karşı ciddi suçlar işlemekle itham edilen üst rütbeli emekli subayların ilk kez gözaltına alınmış olması ve ordunun buna razı olması, geleceğin darbe girişimcilerini caydırmak suretiyle önemli bir rol oynayabilir ve derin devletin elitlerinin Türkiye’nin devlet kurumlarındaki demir pençesini zayıflatabilir.”

ABD Ankara Büyükelçiliği Siyasi Müsteşarı Daniel O’Grady imzalı ve 24 Kasım 2008 tarihli belgede ise polisin ABD büyükelçiliğine Ergenekon’la ilgili verdiği brifingden söz ediliyor. FBI temsilcilerinin de katıldığı toplantıda polis Ergenekon’u “aşırı milliyetçi çevrelerden taraftar bulabilmek için Batı karşıtı ve ABD karşıtı propagandaya güvenen; mafyayı, İBDA-C, Hizbuttahrir, DHKP-C gibi örgütleri kontrol eden, gelişkin bir ekonomisi ve örgütlenmesi olan devasa bir şebeke” şeklinde tarif ediyor. Polis süreç boyunca kimlerin operasyonlar kapsamına dâhil edileceği bilgisini de ABD’li yetkililere bildiriyor.

Sürece ilişkin başka bir çarpıcı bilgi ise ABD büyükelçiliğinin Şevket Pamuk, Murat Belge ve Halil Berktay’a Ergenekon sürecine dair fikirlerini sorması ve bu üç ismin süreci olumlu bulduklarını ifade etmeleri. Üç isim de Türkiye’nin AB’ye üyeliğini sağlayacağına inandıkları için AKP’yi ve dolayısıyla Ergenekon Operasyonu’nu destekliyorlar.

Buraya kadar anlatılanlar şunlar açık bir şekilde ortaya koyuyor: Bir, 2000’lerin başında ordu içerisinde Atlantikçiler-Avrasyacılar şeklinde kodlayabileceğimiz bir bölünme var. İki, Atlantikçi kanat AKP’nin iktidar bloğuna dâhil olmasında bir sakınca görmüyor. Üç, bu dâhil olma sürecine direneceği düşünülen unsurlar, komuta kademesinin de desteğiyle, Ergenekon operasyonu aracılığıyla tasfiye ediliyorlar. Dört, ABD bu operasyonların hepsinden daha önceden haberdar oluyor. (ABD’nin sürece aktif bir şekilde dâhil olup olmadığını belgelerden çıkarmamız mümkün görünmüyor.) Ve beş, liberaller en başından beri operasyonun mahiyetini bildikleri halde sürece destek oluyorlar.

Terkoğlu ve Pehlivan’a Ergenekon sürecinde yaptıkları haberlerin ve içerideyken yazdıkları kitabın bedelinin ödetilmek istendiğini biliyoruz. 18 Haziran’daki duruşmalarına kadar, kuşkusuz cezaevindeki diğer gazetecileri de unutmadan, kendilerine olan desteklerimizi devam ettirmemiz gerekiyor. Bunun en iyi yolu ise Sızıntı’yı okuyarak kitaptaki bilgilerden hareketle yeni tartışmaların önünü açmak ve yeni gündemler yaratmak gibi görünüyor.

(SolHaber)

[Bu yazı 1973 kez okundu]
Fatih YAŞLI

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [95]
[2 Ağustos 2016] "Üslere el konacak, NATO'dan çıkılacak" ... [16 Mart 2016] Ankara: Anlatılan hepimizin hikâyesi ... [10 Şubat 2016] "Yeni-Osmanlı düştü düşecek" ... [3 Ocak 2016] "Noel Baba'yı yargılamak"tan ODTÜ'ye: Akitleşme ... [9 Aralık 2015] Bir gece ansızın 82 Musul, 83 Kerkük, 84. ... [25 Kasım 2015] Moskova Camii'nde başkanlık için şükür namazı ... [18 Kasım 2015] Bir manipülasyon ideolojisi ... [11 Kasım 2015] 1 Kasım'dan sonra Yeni Türkiye ... [1 Kasım 2015] Türkiye: 1 Kasım'dan önce, 1 Kasım'dan sonra ... [30 Ağustos 2015] Haziran'ın barışı ... [19 Ağustos 2015] Milli irade öldü, ruhuna El Fatiha ... [30 Temmuz 2015] Niye hedef Demirtaş? ... [27 Temmuz 2015] Yurtta savaş bölgede savaş: Ara rejimden faşizme ... [20 Temmuz 2015] AKP-CHP koalisyonunu kimler istiyor? ... [13 Temmuz 2015] Borç toplumu: Anlatılan senin hikâyendir ... [6 Temmuz 2015] AKP gerilemedi diye halkı mı dövelim? ... [2 Temmuz 2015] Tel Abyad AKP'nin cankurtaranı olur mu? ... [9 Haziran 2015] Bu daha başlangıç! ... [28 Mayıs 2015] Yok başka bir cehennem! ... [21 Mayıs 2015] Doğan-Erdoğan kavgası: Anlatılan senin hikâyendir! ... [19 Mayıs 2015] "Kaset siyaseti": Mucitler muhalif olurken ... [29 Nisan 2015] Hukukun ölümü: Katille birlikte maktule ağlamak ... [13 Nisan 2015] "400'ü verin, huzur içinde çözülsün" ... [19 Ocak 2015] "Cumhuriyet reklam arası", peki yeni-Osmanlı? ... [15 Ocak 2015] Tehlikenin farkında mısınız: İslamofobi değil İslamofaşizm ... [22 Aralık 2014] Türkiye bir guguk devleti midir? ... [15 Aralık 2014] Alatlı'nın Rönesans'ı, bizim yeni Ortaçağımız ... [8 Aralık 2014] Dini Eğitim Şurası: Dindar ve kindar nesiller ... [27 Kasım 2014] Ak Kemalizm'in fıtratı ... [20 Ekim 2014] Rejimin teminatı: Polis ... [9 Ekim 2014] Kobane: "Yesinler Birbirlerini" mi? ... [24 Eylül 2014] Yeni-Osmanlı'nın son hamlesi: Tampon Bölge ... [15 Eylül 2014] 12 Eylül darbesinden Çarşı darbesine ... [4 Eylül 2014] HDP ve aşırı Türkiyelileşme ... [25 Ağustos 2014] Padişah, Sadrazam, Yeni-Osmanlı ... [21 Ağustos 2014] Hayrunnisa Hanım o eli niye sıkmadı? ... [18 Ağustos 2014] "O yozdili koparırlar işte" ... [31 Temmuz 2014] Cemaat sofrasından Maldivler'e ... [24 Temmuz 2014] Monşerler, ekmeğin fiyatı, muhafazakârlık ... [17 Temmuz 2014] Muhafazakâr ahlakın Suriye'yle imtihanı ... [14 Temmuz 2014] Filistin kanıyor, one minute! ... [10 Temmuz 2014] Abdestli kapitalizmin ramazanı ... [4 Temmuz 2014] Dualarla başkanlık koltuğuna ... [26 Haziran 2014] 12 Eylül yargılandı, hayırlı olsun ... [23 Haziran 2014] Cumhurbaşkanlığı: AKP rejimine hayat öpücüğü ... [16 Haziran 2014] Berkin terörist, IŞİD değil! ... [12 Haziran 2014] Bayrak planı, Köşk tuzağı ... [9 Haziran 2014] Lice ne yana düşer usta? ... [5 Haziran 2014] Boğaz'da yalı, elde viski kadehi ... [2 Haziran 2014] Haziran nedir? ... [29 Mayıs 2014] Soma'da aslında ne oldu? ... [23 Mayıs 2014] Rejime tutulan ayna ... [19 Mayıs 2014] Ölüler üzerinden siyaset ... [15 Mayıs 2014] Ölümün coğrafyasında ... [5 Mayıs 2014] "Rıza Sarraf Yeni Türkiye'dir" ... [28 Nisan 2014] Diktatoryaya iki adım kala ... [21 Nisan 2014] Sandıklı diktatörlüğe doğru ... [17 Nisan 2014] Aile-Devletinden manzaralar ... [16 Nisan 2014] Fatih Yaşlı yazdı: Ergenekon'dan Ötüken'e, bir efsaneden diğerine ... [7 Nisan 2014] Biri seçim mi dedi? ... [20 Mart 2014] Bugün tapelerden ne öğrendik? ... [19 Mart 2014] Fatih Yaşlı yazdı: Aile, devlet, özel mülkiyet: 'Tape'lerin aynasında yeni rejim ... [13 Mart 2014] O ekmek bir gün gelecek Berkin ... [3 Mart 2014] 28 Şubat 2014'te neredeydiniz? ... [30 Ocak 2014] Hani faiz lobisi bizdik? ... [13 Ocak 2014] "AKP'nin olmasın ama Cemaat'te de kalmasın" ... [27 Aralık 2013] Fatih Yaşlı yazdı: Paralel devlet devleti paralize ederken ... [24 Haziran 2013] Biri dış mihraklar mı dedi? ... [13 Mayıs 2013] Reyhanlı'nın faili Yeni-Osmanlı ... [18 Nisan 2013] Karanlığın Saltanatı ... [18 Mart 2013] Cumhuriyet'i Cemaatle Kurtarmak? ... [11 Mart 2013] Davutoğlu'nun kapatmak istediği parantez: Cumhuriyet ... [4 Mart 2013] Öcalan ne diyor? ... [21 Ocak 2013] Savunmayı savunmak gerekiyor ... [7 Ocak 2013] "12 Eylül öncesine mi dönmek istiyorsunuz?" ... [24 Aralık 2012] Tersinden III. Meşrutiyet ... [3 Aralık 2012] "Bir Yeni Cumhuriyet İçin" ... [13 Kasım 2012] Sakık'ı kim, niye konuşturdu? ... [7 Kasım 2012] Kemalizm ve sol müdahale ... [30 Ekim 2012] Yeni bir on yılın eşiğinde ... [4 Eylül 2012] Hala nasıl bir arada yaşayabiliyoruz ya da çoğunluğun apolitizmi ... [14 Ağustos 2012] Taşeron savaşı, Aleviler ve Kürtler ... [10 Temmuz 2012] Kürt Sorununda Çözüm Mümkün mü? ... [19 Haziran 2012] AKP-C Koalisyonunda Son Durum ... [17 Nisan 2012] Korku, Solkırım ve Hesaplaşma ... [14 Şubat 2012] Neyin Kavgası? ... [10 Ocak 2012] Başbuğ'un Tutuklanması: Düne Değil Yarına Dair Bir Hesaplaşma ... [15 Kasım 2011] Türk Sağının Emperyal Hevesleri: Yeni Osmanlıcılığın Kısa Tarihi ... [25 Ekim 2011] Şiddetin Fay Hattı: KCK, Çukurca Saldırısı ve Van Depremi ... [20 Eylül 2011] "Hrant'ın Arkadaşları" Odatv İddianamesini Okudu mu? ... [16 Ağustos 2011] 12 Eylül 1980: Yeni Rejimin Miladı ... [9 Ağustos 2011] Aristokrat Solcular İlerici Muhafazakârlar ve Demokrasi ... [12 Temmuz 2011] Yemin Krizinden Siyaset Dersleri ... [25 Mayıs 2011] Milli Sır ... [16 Şubat 2011] Türkiye Mısır Olur Mu? ...
Fatih YAŞLI
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™