Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
AKP iktidarı yolun sonuna geliyor!
25 Mart 2012, Merdan YANARDAĞ
, Merdan YANARDAĞ
Yukarıdaki başlık çok iddialı görünebilir ama değil. Dünyada ve Türkiye’deki politik gelişmelerin seyri, AKP’yi iktidara getiren iç ve dış dinamikler arasındaki uyumun hızla bozulduğunu gösteriyor.

AKP’nin başarısı, kurulu düzene ve devlete yönelik gerici eleştirisini demokratik bir itiraz gibi sunmasında yatmaktadır. Çünkü AKP-Cemaat koalisyonunun yarattığı bu yanılsama, solun ve demokratik muhalefet güçlerinin önemli bir bölümünün devlete ve sisteme yönelik yüz yıllık ilerici eleştirilerini geri çekmesine yol açmıştır.

Kendilerine sağlanan medya olanakları nedeniyle sayısal varlıklarının çok ötesinde bir toplumsal etki alanına sahip olan liberallerin bu yanılsamanın oluşturulmasındaki payı büyüktür. Bu pay, yaptıkları ideolojik hileden kaynaklanmaktadır.

Daha önce de yazdığım gibi, bu hilenin özü şudur; kendi hayatlarına ihanet eden bazı liberaller Cumhuriyet’e yönelik her eleştiri ve itirazı demokratik bir tutum olarak sunmuştur.

Oysa Cumhuriyet’e yönelik iki eleştiri vardır. Birincisi; tarihsel olarak ilerici, kategorik olarak ise devrimci eleştiridir. Bu, soldan gelen eleştiridir ve Cumhuriyeti aşarak daha da ileriye taşımayı amaçlar. 1970’li yılların CHP’si bile bu kategoride değerlendirilebilir.

İkincisi ise tarihsel bakımdan gerici ve kategorik olarak ise karşı-devrimci eleştiridir. Bu, sağdan gelen bir itirazdır. Birincisi gibi, bu gerici eleştirinin de ülkemizde yüz yılı aşan bir tarihi vardır. Temmuz 1908 Jön-Türk Devrimi (İkinci Meşrutiyet) bu büyük bölünmenin başlangıcı olarak alınabilir. Türkiye’deki gerici-muhafazakâr damar, Osmanlı-Türk modernleşmesi ve aydınlanma sürecine her aşamada direnmiştir. Bunun için emperyalistlerle işbirliği yapmaktan kaçınmamıştır.

İşte liberaller Cumhuriyet’e yönelik bu gerici eleştiriyi demokratik bir itiraz gibi sundu.
Ancak bu hilenin artık inandırıcılığı kalmadı. Ergenekon ve Balyoz davalarının hızla çökmeye başlaması da bu hilenin etkisini ve inandırıcılığını yitirmesinin bir sonucudur.

Soyut ve sahte bir demokratikleşme adına İslamcılara yönelik bütün eleştirilerini geri çeken liberallerin işlevi tamamlanmış görünüyor. Kendi hayatlarına da ihanet eden bu liberaller artık Mehmet Altan örneğinde olduğu gibi, buruşuk bir peçete şeklinde kenara atılıyor.


AKP,  Batı ve ABD ile çatışarak iktidar olamayacaklarını gören ve bu nedenle sınırsız bir işbirlikçiliğe savrulan İslamcıların partisidir. Bu nedenle Erdoğan ve arkadaşları Necmettin Erbakan’ın Milli Görüş hareketinden ayrıldılar.

İlk iktidar döneminde AB sopasını kullanarak muhalefet güçlerini ezme siyaseti izleyen AKP, ikinci iktidar döneminde siyasal şiddet de kullanarak bütün devleti ele geçirdi. ABD destekli bir AKP-Cemaat projesi olarak gelişen Ergenekon darbesi, Birinci Cumhuriyet’in tasfiye sürecine dönüştü.
Bu anlamda AKP, Washington tarafından geliştirilen ve merkezinde "Ilımlı İslam" siyasetinin bulunduğu Büyük Ortadoğu Projesi'nin (BOP) stratejik bir ürünü olarak doğdu ve iktidara taşındı. Tasarlanmış, planlanmış ve üzerinde çalışılmış bir projedir. AKP, ABD’nin geliştirdiği küresel siyasetin İslam dünyasındaki taşıyıcı unsurlarından biridir.

Hükümetine destek verenlerin dışındaki her kesimle kavga eden ve giderek yalnızlaşan AKP, kendisini iktidara getiren dış dinamiklerde hızlı bir değişim olduğunun tam olarak farkında değildir.
Oysa AKP’yi iktidara getiren şartlar ve stratejik planlama gelip Suriye gerçeğine çarpmıştır. Denklem bozulmaktadır.


Suriye’ye yönelik bir askeri müdahalenin İran, Rusya ve İsrail’in de içinde yer alacağı bölgesel bir savaş demek olacağı açıktır. Bu durumda ilk hedeflerden biri de Türkiye’dir. Nitekim İran ve Rusya, Malatya Kürecik’te kurulu füze kalkanı üssünü vurabileceklerini ilan ederek bunun böyle olacağını gösterdiler.
Bir dünya savaşına yol açma potansiyeli taşıyan Suriye müdahalesi bu bakımdan Irak ve Libya savaşlarına benzemeyecektir. Bu durumu gören ABD ve müttefikleri doğrudan bir müdahale yerine Türkiye aracılığıyla Esad rejimini devirme politikası izlemeye başladılar.

Zaten ABD Başkanı Barak Obama’nın yeni küresel siyaseti de bu tip müdahaleleri tek başına değil, yerel müttefikleri aracılığıyla gerçekleştirmeyi öngörüyor.
AKP ise ihalenin üzerine kalmasından ve yalnız bırakılmaktan korkuyor. Bu korkusunda haklıdır. Dahası, doğalgaz ihtiyacının neredeyse tamamını aldığı, bölgede büyük bir askeri ve ekonomik güç olan Rusya ve İran’la bir savaşın Türkiye’yi yıkıma götüreceğini görmektedir. AKP bu yıkımın altında kalacaktır.  İkircikli davranmasının nedeni budur.

Ancak AKP, kendisini iktidara getiren ve orada tutan güçlere, başta ABD’ye olmak üzere diyetini ödemek zorunda olduğunu da görmektedir. Değilse, iktidarı yitirmek ve kendisine karşı ülke içinde biriken öfkenin altında ezilmekten korkmaktadır.

Bu tablo AKP için tam bir açmaza işaret etmektedir. AKP iktidarı için 2012 zor geçecektir.
 
(Yurt Gazetesi)
[Bu yazı 1541 kez okundu]
Merdan YANARDAĞ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [69]
[6 Eylül 2016] Derinleşen AKP darbesi ve muhalefetin aymazlığı! ... [2 Ağustos 2016] Güncel tehlike AKP darbesidir!* ... [13 Kasım 2015] Seçmen davranışı ve gönüllü kulluk ... [4 Kasım 2015] Hile ve kaos! ... [27 Temmuz 2015] Küresel gericiliğe karşı direniş ve Suriye! ... [20 Haziran 2014] Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde ne yapmalı? ... [19 Mayıs 2014] Erdoğan görevden alınmalıdır ... [15 Mayıs 2014] Katliamın sorumlusu hükümettir! ... [12 Mayıs 2014] Başbakan iktidarı kaybetmekten korkuyor ... [14 Nisan 2014] 'CHP yönetimi muhasebeden kaçamaz' ... [7 Nisan 2014] Seçimlerin Siyasal ve Teknik Analizi ... [2 Aralık 2013] AKP-Cemaat çatışmasının siyasal kodları ... [6 Ağustos 2013] Polis devleti artık bir olgudur ... [31 Temmuz 2013] Ergenekon Davası'na yeniden bakmak ... [21 Temmuz 2013] Bir 'ibret-i âlem' örneği; Hanefi Avcı olayı! ... [16 Temmuz 2013] Mısır ve yeni gerici ideolojik hegemonya ... [2 Temmuz 2013] Gezi-Lice hattından karanfil kokulu günlere.. ... [16 Haziran 2013] Direniş ve başarıyı ıskalamamak ... [17 Mayıs 2013] Reyhanlı AKP politikalarının eseridir ... [29 Nisan 2013] 'Çözüm süreci' ve Türkiye'nin kritik dönemeci ... [16 Nisan 2013] Obama doktrini Ortadoğu ve Türkiye'yi nasıl etkiliyor? ... [9 Nisan 2013] Akil insanlar ve aydın sefaleti! ... [18 Mart 2013] Aydın ihaneti ya da yandaş aydınların dramı ... [11 Mart 2013] İmralı süreci ve Kürt sorunu üzerine tezler ... [4 Mart 2013] Türklük krizi ve milliyetçilik ... [25 Şubat 2013] Milliyetçilik tartışması ve gerici çözüm ... [3 Şubat 2013] Sol, ulusalcılık ve CHP'ye operasyon ... [20 Ocak 2013] Türkiye'de dönüşüm, bölgede yıkım ... [6 Ocak 2013] Kürt sorununda ilerici ve gerici çözüm ... [26 Aralık 2012] İslamcıların bıktıran mağduriyet edebiyatı ... [16 Aralık 2012] Silivri'nin kısa tarihi ve aydın olmak ... [21 Kasım 2012] Cinayet ... [11 Kasım 2012] Cumhuriyetçi muhalefet ve Kürt sorunu ... [12 Ekim 2012] SURİYE PROVOKASYONU VE AKP'NİN KİRLİ SAVAŞI ... [23 Eylül 2012] Balyoz, Cumhuriyetin solu ve Harbiye ... [9 Eylül 2012] Ulusal ve bölgesel bir tehdit ... [31 Ağustos 2012] Suriye krizi AKP iktidarının sonunu hazırlıyor ... [20 Ağustos 2012] Doğu'nun sefaletinin temelinde yatan kuramsal yanılgı ve muhafazakârlık ... [17 Ağustos 2012] Türkiye ve bölgede gerici dönüşümün şifreleri ... [16 Temmuz 2012] Liberallerin ve AKP'nin ülkücüleri! ... [13 Temmuz 2012] Muhafazakarlık üzerine notlar ... [6 Temmuz 2012] Evrim, devrim ve Suriye direnişi! ... [2 Temmuz 2012] Sefaletin medyası mı, medyanın sefaleti mi? ... [25 Haziran 2012] Türkiye neden ve nasıl dönüştürüldü ... [22 Haziran 2012] Çözümsüzlük ve PKK'nin karakteri ... [19 Haziran 2012] Gülen'in korkusu ve Cemaatin anlamı ... [14 Haziran 2012] Bin yıllık kavga ... [8 Haziran 2012] İktidar bloku dağılıyor mu? ... [4 Haziran 2012] İki örnek üzerinden aydın ihaneti ... [28 Mayıs 2012] Darbeler ve 27 mayıs ... [11 Mayıs 2012] Koalisyon sarsılıyor ... [4 Mayıs 2012] Berktay'ın yalanı ve 1 Mayıs 1977'nin perde arkası ... [26 Nisan 2012] Mankurtlaşan toplumlar ... [6 Nisan 2012] ABD'nin yeni stratejisi, Suriye ve AKP ... [19 Mart 2012] Ergenekon, NATO ve Afganistan ... [11 Mart 2012] AKP Hükümeti suçüstü yakalandı! ... [7 Mart 2012] Kemalizmin tasfiyesi ... [17 Şubat 2012] AKP-Cemaat iktidarı sarsılıyor mu? ... [20 Ocak 2012] Hrant'ın dostları kim? ... [23 Eylül 2011] Celladına Aşık Olmanın Zavallılığı! ... [20 Mayıs 2011] Beyaz adam ideolojisi, Modernleşme ve seçimler ... [13 Mayıs 2011] 'ABD projesi olarak AKP'nin yeni dili ve liberal hüsran! ... [22 Nisan 2011] Hile ile rejim değiştirmek! ... [15 Nisan 2011] Neden kaybettik, yine kazanabilir miyiz? ... [1 Nisan 2011] Palavrayı bitiren belge ve Savcı Öz olayı! ... [18 Mart 2011] Nedim, Ahmet ve ötekiler! ... [4 Mart 2011] Ergenekon'da son dalga, ortayolculuk ve Erbakan ... [21 Ocak 2011] Dink'in katili yeni Gladyo'dur! ... [7 Ocak 2011] Hizbullah düzeni, coplar demokrasisi ...
Merdan YANARDAĞ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™