Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Sosyal Piyasa!
22 Mart 2012, Mustafa ÇEBİ
, Mustafa ÇEBİ

‘Demokrasi, insan hakları’ söylemli küresel sömürge savaşlarına karşı isyan dalgaları, dünyada hayatı durdurmuş olsun... Patronlar piyasasının çökmesi; dünya halklarının nasıl yararına olabileceğini düşünelim…

Saçmalığa bulaşmış; burjuva özgürlük arayışlı hayatlar kalktı!.. Ne iyi. Eski iyi güzel gün ve düzenlerin peşinde kimse koşmuyor demek artık…
Hak, adalet, refah beklentilerinin ve kurumlarının içi boşaldı… Mutlu, sevindirik hayatları işleten hayaller bitti. Kapitalle biçimlenen; haber, dizi, reklam tüketimi düş sarhoşlukları anlamsızlaştı…
Gıda, su ve sağlık ilişkileri dışında kapitalizmin ‘eski kaval sesinin nostaljisine’ hasret kaldık demek… Ne iyi!
karşılıksız yardımlaşma, dayanışma belirsiz ve korkutucu mu; heyecan verici maceralı bir yolculuk mu… Mülk peşinde koşmayan sıradan, paylaşımcı insan nitelikleri üzerine bir yaşam kurmak heyecan verici!…
30 yıl böyle tatil yapsa insanoğlu!
Çevrenize bakın. Gördüğünüz, ‘Sömürü günlerinize’ son veren yaşamı hayal edin!..

Küresel söylemin nesnesi: Yerel
Ulus devlet ve yurttaş kimlikleri üzerinde sömürgeci güç ortadan kalktığında halklara ne olur. Irak ya da eski Yugoslavya gibi kanlı çatışmalarla bölünür ya da Mübarek sonrası Mısır, Nato sonrası Libya gibi 'eşkiya' kontrolüne mi girer! Halklar, yerel eşkiyaya gelecek tanımaz ise! Eşkiya; küresel iradeden beslenemez ise örgütlenemez ve biter… Sömürgecinin sonsuza kadar yok edilmesinin şartları var bugün dünyada! Tahrir’de, Wall Street’de, Diyarbakır’da, dünyanın her yerinde sivil itaatsizler sahnede…

Küresel, demokrasi ve insan hakları söylemli; merkeze göbekten bağlanmayı dayatıyor yerele ve halklarına. Gdo ile kısırlaştırdığı toprak, hidroelektrik santrali boruları içine aldığı sular ile; kuşu, böceği, çiçeği; tüm doğa ve insanı dönüştüreceği yeni alanları kontrol etmek istiyor. Alış veriş merkezleriyle tahkim ettiği kent devletler içinde; iradeleri ellerinden alınmış kredi kartı mahkumu tüketicileri coşkuyla selamlıyor!.. Afrika örnekli ‘demokratik sömürü’ ilişkisini; Holywood yardımsever çekiciliğinde dünya düşlerinin arasına katmakistiyor! Sömürgecilerin hedefleri kendi egemenlikleridir.

Daha iyi, daha yeni Mübarekler beklerken
Kültür düzenine inanmak zorundadır halklar. Nasıl büyüklerin dünyasına inanırlarsa çocuklar tıpkı öyle. Saf ve iyi bir kalp edinerek. Annelerinin, babalarının dizinde başlayan sömürgeci kültüre inanılır. Okulda, askerlikte, fabrikada pekişir. Bu durum zorunludur ama ve kamptan kimse çıkamaz. Pozitif inanç ve beklenti üretmek zorundasınız da üstüne üstlük. Bu psikolojik ihtiyacınızdır! Ekonomik, kültürel hayat insanı biçimlerken; teslim de alır. İnsanoğlu, doğalının içini boşaltan sömürgeci kültüre henüz alternatif üretememiştir. O egemen güce eklemlenerek var olabilmiştir ancak. Kendi varoluş çıkışlı duygularına işlev ve ortam bulamaz; ‘oluşturamaz’; kimlik edinemez... Kendine yabancılaşmayı ‘gönüllülükle’ kabullenir. Umut ve hayallerini yüklediği küçük hayatına ve kurumlara teslim olur; esir düşer. Kısacıktır insan ömrü…
Kitlesel çoğunluğun gücünü ve izini sürer. Timsahlara, köpek balıklarına yem olma pahasına olsa da; bir liderin, kanaat önderinin arkasından; sürü ahengindeki tılsıma kapılır… Varoluşun topluluk ritüeli; düzenidir bu!
Sürüde liderlik önemlidir… Sürekli sınanır ve kendini sürekli kanıtlamak zorundadır liderler. İnsan demokrasi kültürü içinde ürettiği liderlerine yabancılaşmış, lider de rekabeti ve piyasayı topluluğa tercih etmiştir. ‘Piyasa algısı ve değerleri’; liderleri ürünleştirmiş; yarıştırmıştır…
Eleştirmek ve muhalif, ya da taraf olmak; egemenliğe boyun eğmeye; acıları azaltmaya yarar!.. Direnen, yeniyi de oluşturmak zorundadır… Eleştiri yöntemi nihayetinde; patronlar piyasasının üretim ilişkileri ve para ölçümlü tektip hayatına mahkudur … Eleştiri; gerçeği kabul etmemizi, ona katlanmamızı; dayanmamızı sağlar. Eleştirimizin zevkini çıkarırken mahkumiyetini süreriz. Aslolan oluşturudur!

Doğadaki tüm organik canlı türlerde; ‘yardımlaşma kültürü’; toplu yaşama gereğidir; karşılık beklemez… insan aklı, çıkar ve egemenlik değerlerini piyasalaştırmış; bu doğal durumu değiştirmiştir. Gücü ele geçiren ve yöneten çevreler sömürü kültürü üretip, denetleyerek örgütlenerek ve talep ettirerek dünyayı ve insanlığı teslim almıştır… Bu durum hayatı ve insanı tehdit eder ve korumaz. Bu güce boyun eğmeme iradesi önemlidir… Paylaşmak; azla yetinmek; egemen olmayan eşit ilişkileri destekleyen vicdan yaygınlığı önemlidir… Sömürücünün yerleşemeyeceği, ele geçiremeyeceği karşı kültürü üreterek desteklemek; en temel yol ayrımıdır… Dünyayı kana bulayan küresel çapulculara karşı insani ilişkiler önemli… Mahalleyi korumada, ahlak çıtasını yükseltmeye tüm insanlık katılmalı ve evrensel kılmalıdır.

Patronaj sonu, insanlık başlangıcı…
Patronlar sırtlarını dönse halklara intihar mı eder. Boğaz boğaza mı olur… Düzensizliğe kapılır, kayıp mı olur… Karanlık ortaçağlara; inanç çağlarına geri döner…. İnsani vicdan, ahlak, irade uçar; özgür ortak değerler kuramaz, bir kaos ortamında terörist mi oluruz… Korunmamızı sömürgeci kültür hapishanesi mi sağlamaktadır!
Sömürgeci tuzakları insanın dışında tutan, evrensel yaşam kültürü kurmak zorunda insan. İçinde yaşadığımız sömürgeci düzenin insan kıyımını sona erdirmek zorunda… işlerin açılması umuduyla emperyalist savaşlar beklememeli. Ortadoğu halklarının kanlarına karşı tüm insanlık sorumludur…
İnsanın sömürülmesine ve öldürülmesine daha ne kadar göz yumabilir ‘bizim çocuklar’…

[Bu yazı 1938 kez okundu]
Yorumlar -2-
Av. Muazzez Çörtelek22 Mart 2012 Perşembe 22:56:53

Sayın Çebi,

Düşünmeye değer bir ütopya yazmışsınız. Piyasa mıdır bilemem. Geleceğe dair bir önerme. İnsanların hiç gelecek tasavvuru yapmadığı bir dönemde onlara hayal edin diyorsunuz. Teşekkürler..

Av. Muazzez Çörtelek

Mustafa Çebi23 Mart 2012 Cuma 13:11:23

Haklısınız sevgili Çörtelek. Mecbur değil miyiz. Geçmişin kurduğu düşler isek!...:))
Başlık; 'Patronlar Piyasası' idi, 'Patronaj' dan evrildi. 'Kapitalist piyasa' kavramının sınırlandırıcı, ötekileştirici sınıfsallığına sığınmayım istedim. Yazıyı yabancılaştırmada; düş kurmak için iyi idi. Okuyucu için de bunu umuyordum. Piyasa kavramı, 'metalaşmadan' ihtiyaç ve ilişkileri evrenselde yönetebilme ortamı olarak sorumluluklarına şimdiden alışmak zorunda:)) 

Mustafa ÇEBİ

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [57]
[15 Eylül 2014] Batakta Eleştiri ... [20 Ağustos 2014] 'Eşitin Dili'... ... [18 Haziran 2013] Hadi bakalım ... [12 Mayıs 2013] Mantıklı Şaşkınlık... ... [5 Mayıs 2013] Hayat ve Sanat... ... [25 Nisan 2013] Romantizm ... [17 Nisan 2013] Sömürü Cenneti ... [8 Nisan 2013] Can suyu ... [25 Mart 2013] Yardımlaşma Batağı... ... [15 Mart 2013] Aşşa.lık İktidar! ... [24 Ekim 2012] Yaşama Övgü ... [10 Eylül 2012] Eti ile Kemiği ... [3 Eylül 2012] Güç ve Nedensellik... ... [21 Haziran 2012] Çocukça Şeyler... ... [11 Haziran 2012] İnsan ve Hakları ... [5 Haziran 2012] Kürtaj Fikirler ... [16 Mayıs 2012] Tiyatrodan Sövgüler... ... [7 Mayıs 2012] Sanat ve devlet ... [26 Nisan 2012] İlişki-ler... ... [19 Nisan 2012] Düşler ve Hayat! ... [8 Nisan 2012] Özgürlük... ... [28 Mart 2012] Ucube Ustam! ... [5 Mart 2012] Son ötekim ... ... [27 Şubat 2012] Öteki ... [20 Şubat 2012] Belirsizler... ... [6 Şubat 2012] Hayata dönüş ... [31 Ocak 2012] Küçük gruplar... ... [6 Ocak 2012] Devlet ve İnsan! ... [23 Aralık 2011] Hayata ve geleceğe. ... [22 Kasım 2011] Sokaktan... ... [11 Kasım 2011] İsyana davet! ... [11 Ekim 2011] Korkudan Korunmak. ... [22 Eylül 2011] Kavramsal elegeçirilmişlik. ... [6 Eylül 2011] Başbakan olsam ... [22 Ağustos 2011] Küçük insan. ... [8 Ağustos 2011] DÜŞÜNCE EYLEMİ! ... [29 Temmuz 2011] HALKLARI KIRDIRAN!.. ... [13 Temmuz 2011] Yeni yaşam ve Anayasa ... [5 Temmuz 2011] Küresele Karşı Evrensel.(2) ... [22 Haziran 2011] Küresele Karşı Evrensel.(1) ... [11 Haziran 2011] Korkma ey halkım! ... [1 Haziran 2011] İtaat, isyan ve arayışlar! ... [22 Mayıs 2011] Oyun ve diyalektik ... [6 Mayıs 2011] Promosyon "CENNET" ... [22 Nisan 2011] "İtaat" ve Seçimler... ... [15 Nisan 2011] Sümeyye ötelenince, kültür höt'ledi!... ... [13 Nisan 2011] Seçim "Hiç sorun değil!" ... [6 Nisan 2011] Demokrasi ve Vicdan ... [28 Mart 2011] Kim öldürüyor bebekleri ... [21 Mart 2011] Sevgilim Fukuşima ... [28 Şubat 2011] "ABD Büyükelçi eleştirisine" çözümlemeler! ... [12 Ocak 2011] Ucube değil; "insandır sanat". ... [5 Ocak 2011] Sonuç baskılı süreçler. ... [27 Aralık 2010] iki dil, küresel bir ayar. ... [14 Aralık 2010] "Yumurta öğrenciliği üzerine!.." ... [2 Aralık 2010] Dünyanın Ergenekonu, Wikileaks ... [25 Kasım 2010] Füze kalkanlı demokrasiler. ...
Mustafa ÇEBİ
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™