Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Letonya'daki bir katliamdan Madımak yangınına
17 Mart 2012, Sedat ERGİN
, Sedat ERGİN

LETONYA ’da İkinci Dünya Savaşı’nın sonunda meydana gelen bir katliamla, yarım yüzyıl sonra Sivas’ın göbeğinde Madımak Oteli’nin ateşe verilmesi arasında bir paralellik kurulabilir mi?
 

Soruyu açalım: Letonya’nın Mazie Bati köyünde sivilleri hedef alan bir katliam nedeniyle 2010 yılında Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nden (AİHM) çıkan ve mahkemenin içtihadı haline gelen zamanaşımına ilişkin bir karar, Sivas katliamının sanıklarının yargılanmasında hukuki bir dayanak oluşturabilir mi?

TCK’DA İNSANLIĞA KARŞI SUÇLAR

 Bu sorulara yanıt aramadan önce ulusal mevzuata kısaca göz gezdirelim ve bu çerçevede Sivas’ta 35 kişinin ateşe verilerek yakılmasının “insanlığa karşı bir suç olup olmadığı” tartışmasına bakalım.

2005 yılında yürürlüğe giren yeni Türk Ceza Kanunu’nun 77’nci maddesi “İnsanlığa Karşı Suçlar”ı düzenliyor. Bu maddenin birinci fıkrası aynen şöyle diyor:
“Aşağıdaki fiillerin, siyasal, felsefî, ırkî veya dinî saiklerle toplumun bir kesimine karşı bir plân doğrultusunda sistemli olarak işlenmesi, insanlığa karşı suç oluşturur:
a) Kasten öldürme, b) Kasten yaralama, c) İşkence, eziyet veya köleleştirme...”

Yasada bu suç için öngörülen yaptırım ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası. Maddenin belki de en kritik bölümü dördüncü fıkrasında tek bir cümleyle ifade edilmiş:

“Bu suçlardan dolayı zamanaşımı işlemez.”

SİVAS ZAMANAŞIMINA GİRER Mİ?

 Ankara 11’inci Ağır Ceza Mahkemesi, tepkiye yol açan kararında Sivas katliamının firari sanıklarını zamanaşımını gerekçesiyle beraat ettirmiş bulunuyor.
Kararı eleştiren çevreler, “Mahkeme TCK 77’nci maddeyi kullansaydı zamanaşımı işlemeyecekti” itirazını getiriyor.

Aslında mahkeme kararının bu konuda ne dediği de büyük bir tartışmanın konusu. Bunun nedeni, kararda suç fiili açık bir dille bu kategori içinde tanımlanmasa da, yine de hüküm verilirken “insanlığa karşı suç” kavramına dolaylı bir atfın yapılmış olması.

Aslında Ankara’daki mahkemenin kuvvetle vurgulamasa da kararında “insanlığa karşı suç” tezine yakın durduğunu söylemek hatalı olmaz.

Ancak yeni TCK 2005 yılında yürürlüğe girdiği için zamanaşımına ilişkin hükmü 1993’te meydana gelen Sivas katliamına uygulanamıyor.

Nedeni Anayasa’nın iki ayrı hükmü. Birincisi Anayasa’nın “Suç ve cezalar geçmişe yürütülemez” diyen 15’inci, diğeri ise “Kimse, işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanunun suç saymadığı bir fiilden dolayı cezalandırılamaz” hükmünü taşıyan 38’inci madde.

Gelgelelim, Türkiye AİHM içtihadını ulusal hukukunun üstünde tutma yükümlülüğünü üstlenmiş olan bir ülke. Bu çerçevede AİHM’nin zamanaşımına ilişkin içtihadı Türk mahkemeleri açısından da bağlayıcılık taşıyor.

AİHM İÇTİHADI GERİYE YÜRÜYOR

 Bu noktada insanlığa karşı suçları ilgilendiren çok ilginç bir AİHM kararıyla karşılaşıyoruz. Karar, İkinci Dünya Savaşı’nda Sovyet ordusu adına sabotajlar yapmak üzere Alman işgali altındaki Letonya topraklarına sızan bir partizan grubunun lideri Vassili Kononov’un başına gelenleri konu alıyor.

Katliam Mazie Bati köyünde 1944 yılında gerçekleşir. Burada yaşayan bazı köylülerin partizanlara karşı Almanlarla işbirliği yaptıkları gerekçesiyle Kononov köye bir baskın düzenler. Baskında 3’ü kadın olmak üzere 9 köylü öldürülür.

Sonradan Letonya vatandaşlığı da alan Kononov 1998 yılında bu ülkenin bir savcısı tarafından katliam yapmakla suçlanır ve 2000 yılında mahkûm olur. Sonrası uzun bir öykü. Karar önce Yüksek Mahkeme’den döner ve Kononov yeniden yargılanır. Mahkeme 2004 yılında 3 kadının öldürülmesi suçunun “zamanaşımına girdiğine” karar verir. Ancak Yüksek Mahkeme bu kez farklı davranır, kararı bozar ve Kononov’u mahkûm eder. Kononov 81 yaşında hapse atılır.

Kononov, AİHM’ye başvurur. Şikâyetinin dayanaklarından biri, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin zamanaşımına ilişkin “Hiç kimse, işlendiği zaman ulusal ve uluslararası hukuka göre bir suç sayılmayan bir fiil veya ihmalden dolayı mahkûm edilemez” şeklindeki 7’nci maddesidir. AİHM’nin şikâyeti inceleyen dairesi 3’e karşı 4 oyla Kononov’u haklı bulur.

Letonya hükümeti, 2008 yılında çıkan bu kararı AİHM Büyük Daire’de temyiz eder. Büyük Daire, 2010 yılında 3’e karşı 14 oyla Kononov’u suçlu bulur. Mahkeme, Kononov’un durumunun Sözleşme’nin 7’nci maddesinin ihlali olmadığına, yani zamanaşımının işlemeyeceğine hükmeder.

Ankara’daki mahkemenin Sivas katliamıyla ilgili kararı önümüzdeki günlerde temyiz edilecektir. Yargıtay’ın bu kararı incelerken, Kononov içtihadını da göz önünde bulundurup bulundurmayacağı şimdiden Ankara’nın gündeminde asılı duran bir konudur.

(Hürriyet)

[Bu yazı 1820 kez okundu]
Sedat ERGİN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[16 Temmuz 2013] Biber gazı atılırken doktor hazır bulunsun ... [2 Temmuz 2013] AİHM kararları 12 Eylül yasasını geçersiz kıldı ... [3 Mayıs 2013] Tarihin akışı uçurumun kenarından nasıl döndü? ... [23 Nisan 2013] AİHM içtihatları ışığında Fazıl Say kararı ... [18 Nisan 2013] Tazminat komisyonu İtalya'da yürümedi, ya Türkiye'de? ... [16 Nisan 2013] AİHM'ye başvuru hakkı engelleniyor mu? ... [9 Nisan 2013] Kerry gezisinin dökümü ... [30 Mart 2013] 2023 için insani gelişme hedefleri gerekiyor ... [15 Mart 2013] DÖRDÜNCÜ YARGI PAKETİ (II) Tasarının TBMM'de iyileştirilmesi gerekiyor ... [9 Şubat 2013] Ergin Saygun ve vicdanların paslanması ... [1 Şubat 2013] Oramiral Güner istifası ile ne mesaj verdi? ... [25 Ocak 2013] Avukat tutuklamanın ufukta beliren maliyeti ... [3 Ocak 2013] Erdoğan hangi vesayeti kastediyor? ... [26 Aralık 2012] Yargısız infazlar ve çekimser demokrasi ... [8 Aralık 2012] Erdoğan'ın AİHM karşısındaki zor tercihi ... [5 Aralık 2012] AİHM kararı ışığında Başdenetçi tartışması ... [27 Kasım 2012] AİHM'deki Türk yargıç: 'Durumumuz parlak değil' ... [21 Kasım 2012] Erdoğan Obama'ya da kafa tutuyor ... [16 Ekim 2012] Yargıda daha çok reform bekleniyor ... [12 Ekim 2012] AB İLERLEME RAPORU ... [5 Eylül 2012] Yargıtay Başkanı'nın gözünden otoriterleşme ... [4 Eylül 2012] Suriye konusundaki büyük yalnızlığımız ... [30 Ağustos 2012] SURİYE POLİTİKASININ MUHASEBESİ (2): Evdeki hesap çarşıya uymayınca ... [22 Ağustos 2012] Erdoğan ve tarihe adil bakabilmek ... [31 Temmuz 2012] Ortadoğu'nun siyasi coğrafyası çözülürken ... [13 Temmuz 2012] Erdoğan ve Alevilerin horlanması meselesi ... [7 Temmuz 2012] YARGI REFORMU (3): Özgürlüğe yeni güvence Özgürlükler Hâkimi ... [6 Temmuz 2012] YARGI REFORMU (2): DGM'lerden ÖYM'lere ÖYM'lerden TMM'lere ... [5 Temmuz 2012] Yargı reformu-1: Özel yetkili mahkemelerin en büyük başarısı nedir? ... [23 Haziran 2012] Bağımsız insan hakları kurumu bir hayalmiş ... [21 Haziran 2012] Vatandaşa işkence sokağa taşınca ... [20 Haziran 2012] Dağlıca baskınının düşündürdükleri ... [14 Haziran 2012] HSYK'dan savcı açıklaması ... [9 Haziran 2012] Erdoğan'dan özel yetkili mahkemelere yeni bakış ... [30 Mayıs 2012] Amerika da basın özgürlüğü sorunlu diyor ... [18 Mayıs 2012] Uludere faciası ve erdemli devlet olmak ... [27 Nisan 2012] Hükümetin yargı reformundaki iradesine ne oldu? ... [10 Nisan 2012] Balyoz'da nasıl delil atlanır? ... [6 Nisan 2012] Haşim Kılıç ne demek istedi? ... [31 Mart 2012] Avrupa'nın eleştirel bakışı kuvvetleniyor ... [15 Mart 2012] Türk usulü demokraside "filibuster" olur mu? ... [10 Mart 2012] Basının eleştiri hakkı ne kadar geniş? ... [7 Mart 2012] Ortaokulların kapısı imam hatiplere açılıyor ... [28 Şubat 2012] AB ile diyalogda Nuray Mert meselesi ... [21 Şubat 2012] Avrupa'dan yargı reformuna hem destek hem eleştiri ... [18 Şubat 2012] AİHM'nin Tuncay Özkan kararının muhasebesi ... [17 Şubat 2012] Hükümetin son krize habersiz yakalanması olağan mı? ... [9 Şubat 2012] Önce eğitimin kalitesine bakalım ... [27 Ocak 2012] Yargı Reformu ... [12 Ocak 2012] Avrupa'dan hâkim ve savcılara ağır eleştiriler ... [10 Ocak 2012] Başbuğ nerede yargılanmalı? ... [4 Ocak 2012] Uludere faciasında istihbarat soruları ... [22 Aralık 2011] Gırtlak kanseri bir mahkûmun ölümü ... [8 Aralık 2011] Şike yasası krizinin anatomisi ... [3 Aralık 2011] Avrupa'ya verilen sözler ne zaman tutulacak? ... [19 Kasım 2011] Ankara'da Suriye'ye dönük iki askeri senaryo ... [12 Kasım 2011] Genç değil, Meclis kürsüsü yara aldı ... [9 Kasım 2011] Ekonomide G20'deyiz insani gelişmede 92'nci ... [14 Ekim 2011] AB'ye göre basın özgürlüğü ihlalleri ciddi ... [14 Eylül 2011] HSYK Başkanvekili'nden mesaj var ... [10 Eylül 2011] HSYK şikâyetler karşısında adil mi? ... [9 Eylül 2011] Deniz Feneri'nde hatayı kim yaptı? ... [6 Eylül 2011] Hükümet tutukluluk süresinde kendisini bağladı ... [1 Eylül 2011] Adalet duygusu neden zedeleniyor? ... [24 Ağustos 2011] Libya dersleri ... [6 Ağustos 2011] ABD ve İngiltere'den Balyoz'a katılmak ... [3 Ağustos 2011] Balyoz'da ucu açık bir sürece doğru ... [29 Temmuz 2011] Yolsuzlukla mücadelede dünya liginde neredeyiz? ... [21 Temmuz 2011] Öcalan'ın oyun planı ... [17 Temmuz 2011] Türk yargısı hiç böyle eleştirilmemişti ... [12 Temmuz 2011] Rota yeniden AB'ye mi çevriliyor? ... [8 Temmuz 2011] Yemin kriziyle bölgesel güç olunabilir mi? ... [7 Temmuz 2011] Yeni kabinede dikkat çeken yönelişler ... [28 Haziran 2011] Adalet duygusu kaybolunca ... [7 Haziran 2011] Basın özgürlüğünde sıkıntılı bir döneme doğru ... [28 Mayıs 2011] Kasetler konusunda muhtelif teoriler ... [10 Mayıs 2011] AB'den tutuklu gazetecilere mesaj ... [4 Mayıs 2011] Yargıtay'da önemli bir içtihat değişikliği ... [3 Mayıs 2011] Özel yetkili mahkemelere barolardan önemli çıkış ... [27 Nisan 2011] Kopartılan yalnızca heykelin kafası mı? ... [14 Nisan 2011] Sosyalist olmanın ağır bedeli ... [9 Nisan 2011] Savcılar lehte delilleri tutabilir mi? ... [5 Nisan 2011] TBMM tarihi bir hata yapmak üzere ... [31 Mart 2011] Ergenekon'da envanter çıkartmak ... [30 Mart 2011] Bireysel başvuru hakkına veda mı? ... [9 Mart 2011] Şener ve Şık hangi delillerle tutuklandı? ... [16 Şubat 2011] Balyoz davasında tutuklama kriterleri ... [2 Şubat 2011] Amerikan modeli Erdoğan'ı mutsuz edebilir ... [22 Ocak 2011] Balyoz'da adli emanet bilmecesi ... [7 Ocak 2011] Yargıtay Başkanı: 'Bize haksızlık yaptınız' ... [13 Kasım 2010] Türkiye'nin yolsuzluk karnesi tekerrürden mi ibarettir ...
Sedat ERGİN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™