Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Bir yumruk çok mu!
13 Mart 2012, Umur TALU
, Umur TALU

Sordular, “Meclis’teki olay demokrasiye yakışır mı?” diye.

Tamamen yakışıyor; az bile kalıyor!

Bırakın orada vaktinde adam vurulmasını…

Milletvekillerinin yaka paça polislerce götürülmesini…

Meclis’in anahtarlarının darbecilere teslim edilip durulmasını…

Milletvekillerinin histerik parmaklarla idamlar onaylamasını…

O Meclis’e seçilmiş kiminin tutuklu kalıp kiminin Meclis sayesinde paçayı kurtarmasını…

Bir de şundan yakışır:

Orası, burasının Meclis’i!

 

***

 

Orası, burası;

Cilalı ekonomi çağı piramitleri plazalar, AVM’ler göğe yükselirken, işçilerini paramparça veya kül halinde toprağa gömen serbest piyasanın Meclis’i!

Tersaneleri, madenleri, işçi kadıhların kilitlendiği atölyeleri bilfiil ölüm tarafından işgal edilirken dahi; saflarına tersane, maden işçisi değil, sadece patron buyur eden Meclis.

Ordulunun, yangın yeri Sivaslının, depremden kurtulup bir işe göçmüş Vanlının; birlik, beraberlik ve bütünlüğü ancak emek ve ekmek çadırında birbirlerinin alev alev bedenlerinde bulabildikleri;

Ortaklıklarını, yoldaşlıklarını, benzer kaderlerini, sınıfdaşlıklarını en çok küle ve dumana boğulurken hissettikleri memleketin;

Cezaevleri yetmezmiş ki, her yıl bin işçiyi “kazaevi”nde yok eden “iş sağlığı ve güvenliği”nin Meclis’i.

 

***

 

Orası, burası;

30 yıllık bir zamanda “iç(erideki) savaşında” 50 bin ölüsü, binlerce kaybı, binlerce acısı, binlerce yetimi, binlerce dulu, binlerce infazı binlerce muamması birikmiş de, buna hala bir çözüm umudu dahi bulamamış Meclis.

30 yılda, darbecilerden sonra; 8 siyasi partisi iktidar ya da ortağı olmuş; sonuncusu, tek parti halinde 10’uncı yılı doldurmuş ama hala “o umudu” verememiş Meclis.

 

***

 

Orası, burası;

Tıklım tıklım dolmuş; 15 yılda “içeride” ölenleri 2 bin 500 kişiyi bulmuş, 15 yıl önce yılda 123 ölüm varken bu sayıyı şimdi 268’e fırlatmış; tutukluluğu fiilen mahkumiyete çevirmiş cezaevleri ülkesinin Meclis’i.

 

***

 

Orası, burası;

16 yıl önce, işkenceden geçirilen liseli çocuklarını işkenceli ifadeyle mahkum edebilmiş; işkence yapanları neden sonra kısmen sorumlu sayabilmiş ve o çocuklara tazminata ancak 16 yıl sonra mahkum olabilmiş “yürütme”lerin Meclis’i;

 

***

 

Orası, burası;

12 yaşındaki çocuğa 13 mermiyi mazur ve makul göstermeye çalışan; sorumluları kollayan ve 8 yıl sonra şimdi AİHM’in “O çocuğu öldürmek şart mıydı?” sorusuna muhatap olan “idare”nin Meclis’i.

 

***

 

Orası, burası;

Kıskanıldı diye, ayrılmak istedi, reddetti diye, ona kader diye dayatılana itiraz etti, kendi hayatını hayal etti diye her gün onca kadının öldürüldüğü erkek cumhuriyetin; 13 yaşındaki kıza 26 adamın tecavüzünü rıza diye karara bağlayabilen kanunlarının çıktığı Meclis.

 

***

 

Orası, burası;

(Bu memleket tarihinde, kaderinde ne kadar önemli roller de oynamış; bazen ne kadar demokratik umutlar da vermiş olursa olsun)

Her gününe kan damlamış; katliamları, suikastları, infazları her ayın her gününe yayılmış “öteki tarih”in de Meclis’i.

 

***

 

Bu hal ve şerait içinde…

Bir yumruk çok mu; bir sandalye çok mu!

Velev ki mevzu, çocukların yaşken nasıl eğileceğine dair olsun!

Velev ki mevzu, çocukların kimin ezberiyle büküleceğine dair olsun!

Velev ki mevzu, çocukların kaderinin aile ve devletçe rehin alınmasına dair olsun!

Velev ki mevzu, sözde cumhuriyetçi muhafazakârlıktan sonra sözde demokrat muhafazakârlığın; çocuğun zihnine, ruhuna, bedenine nasıl tahakküm edeceğine dair olsun!

Çocukları ezen, yok eden, kıran bir arazide…

4x4 bir yumruk, bir iskemle çok mu!

 

 

Arşivden notlar

 

Manisalı liseliler, diyoruz; o çocuklara hayatı zehir edip büyütürken, onları yaza yaza yaşlanmışız biz de. Arşivden o çocuklarla kucaklaşmış yazılar çıkıyor. 16 yıl önce Milliyet’te “Yargı işkenceye bağımlıdır” diye yazdığım için, Şevket Kazan’ın onayıyla başlayan yargılanma sefahatimde, beraat ettiğim “suç”a bile ne yapılıp edilip verilen mahkumiyet çıkıyor.

Zaman geçiyor, zaman çocuklara ömürlerini değil, onurlarını teslim edebiliyor ancak!

12 yaşında çocuğa 13 mermi diye yazınca, Uğur gelmiyor ne yazık ki. “Büyük” denen medyadaki ilk yazı, AİHM’in 8 yıl sonra sorabildiği, devletin ve hükümetin asla sormadığı soru bir dipsiz kuyudan çıkıyor:

http://arsiv.sabah.com.tr/2004/11/24/talu.html

http://arsiv.sabah.com.tr/2004/11/25/yaz04-40-124.html

 

http://arsiv.sabah.com.tr/2004/11/26/yaz04-40-124.html

http://arsiv.sabah.com.tr/2004/11/28/yaz04-40-117.html

http://arsiv.sabah.com.tr/2004/11/29/yaz04-40-116.html

Bir manşet haberi anmışım; Ahmet Şık imzasıyla çıkıyor. “Başka taraf” sanılan rahmetli Ömer Lütfi Mete’nin insanlığı, vicdanı çıkıyor.

http://arsiv.sabah.com.tr/2004/11/30/talu.html

Şimdi “bazı çocuklar içeriden çıkıyor”, Ahmet ile Nedim çocuklarına kavuşuyor…

İnat, sabır, eşlerinin, arkadaşlarının dayanışması; bu ülkenin yaşadığı bin türlü acıdan, bin çeşit haksızlıktan birinde, dört gazetecinin özgürlüğünü teslim ediyor şimdilik!

AVM çadırı kurbanlarının ruhuyla buluşmak üzere, tersaneden, madenden, atölyeden, devlet üretme çiftliğinden ölü canlar ile onların hatırasına yazılar çıkıyor:

http://arsiv.sabah.com.tr/2008/02/01/talu.html

(Habertürk)

[Bu yazı 1599 kez okundu]
Umur TALU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [41]
[8 Haziran 2013] Demokrasi diye bir baş belası! ... [2 Haziran 2013] Topçu Kışlası Vesayeti ... [3 Mayıs 2013] Kelimelerin azabı! ... [27 Nisan 2013] Barış, hukuksuz olmaz! ... [9 Nisan 2013] Tarih, sınıf, gaz! ... [4 Mart 2013] Künyemizde 50 bin ölümüz. Bünyemiz Barış sayıklar! ... [8 Şubat 2013] Hattını, haddini bilmek... İncirlik, Kürecik, Patriotçuk! ... [3 Şubat 2013] Canlı bomba, patlama, can! ... [30 Ocak 2013] Bin yıl süren andıç ruhu! ... [27 Ocak 2013] Haddini, kıymetini, kıyametini bileceksin! ... [23 Kasım 2012] Devlet sırrı dediğin, kanlı tarihin kara kutusu! ... [9 Kasım 2012] Cinnet vatan! ... [30 Ekim 2012] Ne bu şiddet be Celâl! ... [23 Ekim 2012] Raporlu demokrasi! ... [29 Eylül 2012] Anlamadığım şudur: ... [6 Eylül 2012] Bi gidin yahu! ... [17 Ağustos 2012] Dağın altında 30 yıl! ... [1 Ağustos 2012] Sen utanmıyorsan. Ben utanıyorum! ... [29 Temmuz 2012] Artık size kalmış! ... [14 Temmuz 2012] Limana gelmesin de cana gelsin! ... [30 Haziran 2012] Uf olmuş ama zaten puf olmuş! ... [26 Haziran 2012] Dün gemi olur, bugün uçak! ... [16 Haziran 2012] Bu vatanın ekmeğini yemek... Bu vatanın emeğini yemek! ... [1 Haziran 2012] Hem dert çok, hem mert (pek) yok! ... [6 Mayıs 2012] Astlar, kastlar. Dostlar, postlar! ... [29 Nisan 2012] Yol aynı, yolculuk aynıdır! ... [3 Mart 2012] Gölgen peşini bırakmaz! ... [12 Şubat 2012] 10'uncu Yıl Marşı! ... [15 Ocak 2012] Bin yıllık çoğunluk! ... [30 Aralık 2011] Cinnet cehennemin ölü canları ... [25 Aralık 2011] Kimine kıyak kimine dayak! ... [9 Aralık 2011] Hayat bilgisi! ... [27 Kasım 2011] Bir adım demokrasi, bir adım geri! ... [14 Eylül 2011] Arap baharı, Türk yazı! ... [1 Eylül 2011] Demokrasinin sonu! ... [20 Ağustos 2011] 30'uncu yıl ağıtı! ... [11 Ağustos 2011] Şiddetleri ortak, kaderiniz ortaktır! ... [5 Ağustos 2011] Ölü çocuktan al haberi! ... [21 Temmuz 2011] İşte budur! ... [17 Temmuz 2011] Çokça, bir derviş gibi ... [19 Haziran 2011] İç hizmet, dış hezimet! ...
Umur TALU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™