Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Mustafa Kemal Atatürk'ün Avukatlık Mesleğine Bakışı
12 Mart 2012, Av. M. Haşim MISIR
, Av. M. Haşim MISIR

1804 yılında avukatların Fransız Devrimi’nden önceki haklara kavuşması için Camperras tarafından hazırlanan projeyi İmparator Napolyon, “Onlar ihanetlere ve cinayetlere sebep olan bir takım fesatçılardır. Belimde kılıç taşıdığım sürece hiçbir zaman böyle bir kararnameyi imzalamayacağım. Hükümete dil uzatan bir Avukatın dilinin kesilmesi isterim.” sözleri ile reddetmiştir. Ancak ne var ki 1810 yılında Treilhard tarafından sunulan kararnameyi istemese de imzalamak zorunda kaldı. Avukatlar sınırlı da olsa Baro Çatısı altında örgütlenme hakkına kavuştular.

1860 yılında Adliye Bakanı’nın Rusya’da savunma mesleğinin kurulmasına dair hazırladığı yasa teklifine Çar 1. Nikolas, “Ben Çar oldukça Rusya’da savunmana ihtiyaç yoktur. Biz onlarsız da pekâlâ yaşıyoruz.” demiş ve engellemiştir. Kendiside döneminin ünlü avukatlarından biri olan Vladimir İlyiçLenin Ekim 1917 de yayınladığı “Sabıkası olmayan ve medeni haklardan mahrum bulunmayan her cinsten bilcümle yoldaşlar, hazırlık tahkikatında müddei ve müddeialeyh müdafii ve hukuk davalarında vekil sıfatıyla bulunabilirler” kararname ile Halk Mahkemeleri’nde tüm Sovyet vatandaşlarının savunma yapabileceklerini kabul ve fiilen avukatlığa son verdi.
Osmanlı döneminde 13.01.1876 tarihinde yürürlüğe giren Dava Vekilleri Nizamnamesi ile savunma mesleğinin tohumları atılmış, savunmanlar Dava Vekilleri Cemiyeti’nde örgütlenme olanağına kavuşmuşlarsa da Türk avukatlık mesleğini düzenleyen ilk ciddi yasa 17 maddeden oluşan 20 Nisan 1924 tarihli Muhamat Kanunu’dur. Kanunun adı 1925 de Avukatlık Kanunu olarak değiştirildi. 27.06.1938’de kabul edilen 3499 sayılı Avukatlık Kanunu ile de avukatlık mesleği çağdaş hak ve yetkilere kavuştu.
 
Diktatörler avukatlık mesleğini kabullenemezken Yüce Önder Mustafa Kemal Atatürk 29 Ekim 1923 de kurduğu Cumhuriyet’e 20 Nisan 1924’de Avukatlık Kanunu’nu hediye etmiştir.
 
28 Ağustos 1924 tarihinde yapılan İstanbul Barosu’nun ilk Genel Kurulu’nda Kemalist Rejim karşısında muhalif tutumuyla dikkat çeken Lütfi Fikri Bey 264 oydan 142’sini alarak Baro Reisliğine seçilmiştir. Lütfi Fikri Bey meşrutiyetçi/hilafetçidir. Meşrutiyetçi-Cumhuriyetçi zıtlaşması çerçevesinde Ankara ile sert bir muhalefet içerisindedir. Halife Abdülmecit Efendi’nin istifası söylentileri üzerine hilafetin kaldırılmasını millet için bir intihar olarak değerlendirdiği “Huzuru Hilafetpenahiye Açık Arıza” başlıklı mektubunun 10 Kasım 1923’te Tanin gazetesinde yayınlanması, daha sonra 15 Kasım 1923 günü Akşam Gazetesinde açık bir dille meşrutiyet idaresini Cumhuriyete tercih ettiğini belirten yazısının yayınlanması üzerine 19 Aralık 1923 İstiklal Mahkemesi’nde yargılanmak üzere Hıyaneti Vataniye Kanunu’nun 1. Md.’si uyarınca tutuklanmış ve 5 yıl küreğe mahkûm olmuştur. Ancak daha sonra TBMM tarafından çıkarılan özel yasa ile affedilmiştir.
 
Lütfi Fikri Bey’in tekrar baro başkanlığına seçilmesi Ankara’yı fena halde kızdırmış, Mustafa Kemal Atatürk 05 Kasım 1925 günü Ankara Hukuk Fakültesi’nin açılışında yaptığı konuşmasında; “Muhterem Efendiler! Hatta cumhuriyet ilan olunduktan sonra vukua gelen feci bir hadiseyi de nazarı intihabınız önünde canlandırmak isterim. En büyük mamuremizin bu memlekette belki Avrupa’da tahsil etmiş yüksek mütehassıslardan mürekkep baro heyeti alenen hilafetçi olduğunu ilan eden ve ilan etmekle iftihar duyan birisini seçip kendisine reis intihab eylemiştir. Bu hadise köhne hukuk erbabının cumhuriyet zihniyetine karşı deruni ve hakiki olan vaziyet ve temayülünü ifadeye kâfi değil midir? Bütün bu hadisat erbabı inkılâbın en büyük fakat en sinsi hasmı canı, çürümüş hukuk ve onun bi derman müntesipleri olduğunu gösterir.” sözleriyle eleştiren Yüce Önder Mustafa Kemal Atatürk Baro’nun bağımsızlığı ilkesine sadık kalarak Ömer Lütfi Bey’i görevden almamış, yargılatmamış Ömer Lütfi Bey ve yönetimi iki yıl daha görevlerini yapmışlardır.
 
Avukat Ali Haydar Özkent ilk baskısı 1940 yılında yapılan Avukatın Kitabı adlı eserinde; “Tanzimat’tan evvel arzuhalci (Müzevir) , (Ayak kavafı) idik. Muhzirlerin, müflislerin, Karamanlı ve İncesulu vekillerin bu kirli adlarını uzun müddet taşıdık. Tanzimat bizi (Dava vekili) yaptı. Fakat bizi (Muhami) ve (Avukat) yapan Milli idaredir. Cumhuriyet rejimidir. Dava vekilleri cemiyeti bir ışıktı. Milli idarenin çıkardığı (Muhamat Kanunu) bir Ay’dır. Eğer bu gün Türkiye’de müstakil avukatlık müessesesi varsa, eğer bu gün Türk avukatları iyi, namuslu, söz, vakar ve hatta refah sahibi yurttaşlar arasında bulunuyorsa, bunu bu iradeye borçludurlar.Çünkü Cumhuriyet, Avukatların yalnız refahını temin etmemiştir, mesleği kurmuş, Türk avukatının namusunu ve şerefini kurtarmış, onu layık olduğu mevkiye çıkarmıştır. Bunu böylece kabul etmek ve söylemek meslek, vicdan ve namus borcudur.” sözleri ile Yüce Önder Mustafa Kemal Atatürk ve kadrolarının avukatlık mesleğimize olan katkısını içtenlikle dile getirmiştir.
 
Gerçektende Türk Avukatları Mustafa Kemal Atatürk ve kadrolarına çok şeyler borçludur. Hepsi nur içinde yatsın.
 
Av. M. Haşim Mısır
[Bu yazı 6323 kez okundu]
Av. M. Haşim MISIR

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [36]
[31 Ekim 2014] "Güçlü Birey, Güçlü Avukat, Güçlü Toplum" Avukatlık Kanunu Taslağı ... [26 Nisan 2014] AVUKATLIK KANUNU TASLAĞI ... [20 Ocak 2014] Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararlarının Avukatlık Disiplin Hukuku Yönünden Değerlendirilmesi. ... [18 Nisan 2013] İstanbul Barosu Yönetimi Hakkında Açılan Davanın İddianamesi Yürürlükteki Hukuka Aykırıdır! ... [10 Aralık 2012] TBB 'nin Avukatlık Sınavıyla İlgili Kanun Teklifi Hakkındaki Düşüncelerimiz. ... [3 Kasım 2012] Mesleğin İtibarı Timsahın Gözyaşlarıyla Korunmaz. ... [16 Ekim 2012] Baro Birbirine Zıt Ve Rakib İnsanların Saygı Ve Sevgi İle... ... [19 Eylül 2012] İstanbul Barosu Seçimlerinde Kullanılan Üslup Yürekler Acısı ... [10 Eylül 2012] Avukatlık Ka. Tasarısında Disiplinle İlgili Olması Gerekenler (4) ... [27 Ağustos 2012] Avukatlık Ka. Tasarısında Disiplinle İlgili Olması Gerekenler (3) ... [9 Ağustos 2012] Avukatlık Ka. Tasarısında Disiplinle İlgili Olması Gerekenler (2) ... [30 Temmuz 2012] Avukatlık Kanun Tasarısında Disiplinle İlgili Olması Gerekenler ... [30 Haziran 2012] Mesleki Sorumluluk Sigortası Şarttır. Mutlak Düzenlenmelidir ... [21 Haziran 2012] AVUKATLIK AKADEMİSİ NASIL KURULMALIDIR? ... [7 Haziran 2012] Avukatlık Kanun Tasarısı Tartışmaları Gündemde Tutulmalıdır. ... [23 Mayıs 2012] ADALET OLMADIKÇA YÖNETİMİN FAYDASI OLMAZ ... [12 Nisan 2012] TBB Avukatlık Kanunu Tasarısı Hakkındaki Görüşlerimiz ... [3 Nisan 2012] BAROLAR DEĞERLERİNİZE SAHİP ÇIKIN ... [9 Ocak 2012] Avukatların Sorunlarını Mesleğe İnananlar Çözer ... [13 Aralık 2011] Arabuluculuk Tekel Hakkımıza Açık Bir Saldırıdır. ... [1 Kasım 2011] AVUKATIN ÜSTÜ ARANABİLİR Mİ? ... [3 Haziran 2011] Erdemli Hukuk Adamı Toplumsal Uzlaşmadan Yana Olmak Zorundadır ... [2 Mayıs 2011] Meslek Kuralları İle Oynayarak İtibarınızı Artıramazsınız ... [16 Nisan 2011] CEZA DAVALARINDA DA TEMYİZ HARCA TABİ ... [5 Nisan 2011] BAROLAR SUSMAKLA HİÇ BİR KAZANIM ELDE EDEMEZ ... [17 Şubat 2011] Savunma hakkı kutsaldır. Koşullar ne olursa olsun kullanılmalıdır ... [24 Ocak 2011] HUKUK HERKESE LAZIM BARİ İMRALIYA SORUN ... [7 Ocak 2011] TİMSAH GÖZYAŞLARI İLE İNSAN HAKLARINI YAŞAMA GEÇİREMEZSİNİZ. SİYASET DE, YARGI DA NE YAZIK Kİ İFLAS ETTİ. ... [9 Aralık 2010] AİHM KARARLARI IŞIĞINDA AVUKATIN CEZA YARGILAMASINDAKİ ROLÜ ... [22 Kasım 2010] AVUKATLIK MESLEĞİ VE TATİL ... [29 Ekim 2010] Avukat kökenli milletvekilleri ile sorunlarımızın çözümünü daha çok beklersiniz ... [3 Ekim 2010] AVUKATLIK MESLEĞİNİN EN BÜYÜK DÜŞMANI NE YAZIK Kİ AVUKATLAR ... [25 Mart 2010] YARGI BAĞIMSIZLIĞINA DEMOKRATİK DARBE ... [18 Mart 2010] AVUKATLIK SINAVI HAKKINDA ... [8 Mart 2010] AVUKATLIK MESLEĞİNDE REKLÂM NEDEN YASAKTIR ... [31 Ocak 2010] REDDİ HAKİM DİLEKÇESİ ÖRNEĞİNİN BAROYA BİLDİRİMİ NEDEN GEREKLİ ...
Av. M. Haşim MISIR
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™