Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-2
25 Kasım 2010, Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU
, Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU

İstanbul Barosu’nun 2010 yılı Genel Kurulu’nda alınan sonucun, özellikle seçime katılan “sol” gruplar bakımından özenle irdelenmesi gereken bir sonuç olduğu kanısındayım. Özellikle ÇAG ve KAV’ın 2008 Genel Kurulu’nda aldıkları oylarının neredeyse yarısını kaybettikleri (sırayla % 37 ve % 50) görülmektedir. Bu sonuçta etkin olduğunu düşündüğüm iki hususu irdelemeye çalışacağım.

1. ÇAG ve KAV’ın genç tabanı büyük oranda Ümit Kocasakal ekibine yönelmiştir;

Seçim sonuçlarını sandıklar bazında incelediğimizde ortaya çıkan görünüm, bu yargıyı doğrular niteliktedir. Örneğin, 59 nolu sandıkta alınan oylara bakıldığında; ÇAG, KAV ve ÖHP 2010 yılında toplam olarak 81 oy alabilmişken, 2008 yılında bu üç grubun toplam oyunun 129 olduğu görülmektedir. Buna karşın, ÖİÇAG-Muammer Aydın 2008 de 88 oy almış olduğu bu sandıktan 2010’da 66 oy almış, Ümit Kocasakal ise 114 oy almıştır. Oy kullanılan sandık numaralarının seçimden seçime farklılık gösterebileceği de dikkate alınarak bu sonuçları değerlendirmek gerekir. Ancak ne kadar yanılma payı olduğundan bağımsız olarak denebilir ki; bu gruplar genç avukatlara ulaşmada büyük sorunlar yaşamakta ve giderek bu kitleyle bağlantıları kopmaktadır.

ÖHP oluşumunu öznel durumu nedeniyle ayrı tutarsak, bu sonuç Baro’nun örgütlenme ve eylemlilik yapısı dışında kalan “sol” grupların yeni avukatların gündeminin de dışında kaldığını göstermektedir. Politik söylem ve hatta zaman zaman eyleme dönüşen politik duruş ve tutumlar tek başına genç meslektaşlara ulaşmak için yeterli olmamaktadır. Sözgelimi, “herkes için adalet” ve “CMK emekçisi avukatlara hak ettiği saygının verilmesi” gibi karşı çıkılamaz talepler dile getirilirken, avukatın saygınlığı bir yana insanlık onuruna bile aykırı uygulamalarla yürütülen İcra İnfaz Sistemi bu gruplar tarafından neredeyse yok sayılmış ve tek cümle bile edilmemiştir bu konuda. Oysa bu sistemde tümüyle işçi avukatlar istihdam edilmekte ve en doğal iş hukuku kuralları bile uygulanmamaktadır.

Ümit Kocasakal ekibinin programı mesleğin hemen her sorununa somut bir çözüm önerirken, çözümlerinde öncelikle emekten yana pozitif ayrımcılık yapmaya özen göstermiştir. En küçük bir duraksama göstermeksizin “işçi avukat” olgusuna kayıtsız kalmayacaklarını ve çözüm önerilerinde emeğin tarafında olacaklarını belirtmişlerdir. Gerek programları, gerek kadroları ve gerek se genel kurul sürecindeki söylem ve eylem tutarlılıkları dolaysıyla bu sonuç bazı özel durumlar dışında genel avukat camiasında tümüyle olumlu karşılanmıştır.

Elbette ki yüksek beklentileri de içeren bir olumlamadan söz ediyorum. Bu konuyu özellikle kazanan ekip açısından ayrıca değerlendirmek gerekmektedir.

2. ÇAG ve KAV’ın söylemleri değil bu söylemleri yaşama geçirmek üzere ortaya çıkan kadrolar seçilememiştir;

Politik söylemin kitlelerin yönelin nedenlerinden biri olduğu yadsınamaz. Ancak, benzer politik söylemleri dillendiren gruplar arasındaki yönelim kriterleri giderek daha alt ayrımlarla şekillenmektedir.

Bu bağlamda öne çıkan ilk ayrıtı, Ümit Kocasakal ekibinin somut öneriler içeren, siyasi söylemlerle flulaştırılmamış programıdır. Bu özellikle seçilmiş bir yöntem olarak oldukça etkili olmuştur. Kısaca, kitleye anlaşılabilir bir dille seslenilmiştir.

İkinci ayrıntı ise, birçok kesimin üzerinde mutabık olduğu “iyi bir kadro” ile avukat kamuoyunun önüne çıkılmış olmasıdır. Yıllardan beri tartışılagelen ve ÇAG’ın birkaç parçaya ayrılmasına neden olan veya neden olarak gösterilen “önseçim” sorunu, uygun bir demokratik yolla aşılmadan, güçlü kadroların kurulamadığı açıkça görülmektedir. KAV ise seçim kazanmaya hazır bir ekip görüntüsünü verememiştir.

Çokça dillendirilen, Ümit Kocasakal’ın tanınmışlığı ve son zamanlarda kamuoyunda parlayan imajının seçimin kazanılmasında etkin olduğu inkar edilemez. Ancak, ÇAG ve KAV gibi gruplara oy veren kitlelerin bu imajdan olumlu olarak etkilenmeleri düşünülemez. Dolayısıyla, bu faktörün ÇAG ve KAV oylarının Ümit Kocasakal ekibine yönelmesinde etkin olmadığı kanısındayım.

Programlarıyla ve özellikle mesleğe ilişkin söylemleriyle birbirine çok yakın olan bu üç gruptan birinin seçimi kazanmış olması ve üstelik sandık sonuçlarının açıkça gösterdiği oy kaymaları gerçeği karşısında, yıllardan beri dillendirilen geleneksel Çağdaş Avukatlar Grubu söylemlerinin, halen İstanbul Barosu avukatları bakımından en kabul edilebilir söylemler olduğu rahatlıkla söylenebilir.

Sonuç olarak; geleneksel Çağdaşa Avukatlar Grubu yıllardan beri olduğu gibi, bu yıl da seçimleri kazanmıştır. Kaç parçaya bölünürse bölünsün, anlaşılan o ki daha uzun yıllar İstanbul Barosu Çağdaş Avukatlar tarafından yönetilecektir.

(Seçimin sonuçlarını değerlendirmeyi sürdüreceğim.)


İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-1 okumak için tıklayın.
İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-3 okumak için tıklayın.

[Bu yazı 2387 kez okundu]
Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [66]
[7 Temmuz 2017] KOCA KOCA LAFLAR ETMEDEN ÖNCE. ... [6 Eylül 2016] SON KALENİN SEVİMLİ DİKTATÖRÜ ... [29 Mart 2016] KAHROLSUN TERÖRİSTLER ! ... [17 Ocak 2016] SUÇA ORTAK OLUYORUM ... [2 Kasım 2015] EĞİL EY KAFİR! ... [29 Ekim 2015] AKP'NİN ABSÜRT SEÇİM TAKTİKLERİ ... [22 Ekim 2015] İFADE ÖZGÜRLÜĞÜ ... [12 Ekim 2015] OSMANLIYA RAHMET OKUTAN YENİ OSMANLILAR ... [21 Eylül 2015] TANRI TÜRKÜ KORUSUN ... [14 Ağustos 2015] SARAY MİLLİ İRADEYİ TEHDİT EDİYOR ... [6 Haziran 2015] BÜYÜK PATLAMADAN KARAFATMAYA (*) ... [18 Mayıs 2015] TBB Genel Kurulunda Yapamadığım Konuşma ... [9 Nisan 2015] BESLEME, BESLEDİKÇE. ... [7 Mart 2015] KİM KORKAR BÖLÜNMEDEN ... [19 Mayıs 2014] "301" İÇİN YARDIM KAMPANYASI MI, HERKES İÇİN SOSYAL DEVLET Mİ? ... [12 Mayıs 2014] MAKBUL CÜBBE ... [22 Nisan 2014] DEVLETİN PARTİSİNDEN PARTİNİN DEVLETİNE ... [29 Mart 2014] İYİ ŞEYLER OLUYOR ... [24 Mart 2014] İKTİDAR GAYRİMEŞRUDUR ... [28 Şubat 2014] ŞEYHİ DÜŞÜREN MÜRİTLER ... [5 Şubat 2014] BİLMEMENİN DAYANILMAZ ÇEKİCİLİĞİ ... [20 Ocak 2014] "Milli irade", güçler ayrılığı ve HSYK ... [13 Ocak 2014] BOYALARI DÖKÜLÜRKEN ... [6 Ocak 2014] SUÇ ÖRGÜTÜ ... [20 Aralık 2013] ORTADA HIRSIZLIK VAR YANDAN GEÇ ... [13 Aralık 2013] KONUŞURSAM YER YERİNDEN OYNAR ... [27 Ekim 2013] Atatürk Orman'ı ODTÜ Orman'ı olmasın ... [23 Eylül 2013] PROVOKASYONU GÖRDÜM ... [17 Eylül 2013] İDDİALARA YANIT VERMEYECEĞİZ ... [5 Eylül 2013] ADALET BAKANLARI HUKUKÇU OLMALI ! ... [16 Ağustos 2013] AZALMAK ... [26 Temmuz 2013] ÇAPULCU İLE BEZİRGAN ... [15 Temmuz 2013] TERMAL HAFIZA ... [7 Haziran 2013] TENCERENİN DÜDÜĞÜ... ... [15 Nisan 2013] Gelişmemiş Demokrasilerin Boğulma Noktası: %51 ... [11 Şubat 2013] DEVLETİN SAVCISINA YARDIMCI OLALIM ! ... [30 Ekim 2012] BUNLAR DA GİDER ... [14 Eylül 2012] BİLMEK ACI VERİYOR ... [3 Nisan 2012] HER ÇOCUKTAN BİR YIL ... [24 Şubat 2012] DİNDAR, KİNDAR VE TİNERCİ ... [23 Şubat 2012] KÖŞE YAZARARINA SAHİP ÇIK. YOKSA... SON HALKA: NURAY MERT ... [15 Şubat 2012] ANAYASA KİMİN İRADESİ ... [2 Şubat 2012] YÜRÜYÜŞ... ... [6 Ocak 2012] İNSANSIZ... ... [23 Aralık 2011] YALANLAR ... [15 Kasım 2011] KURBANLAR GÜLÜMSEDİKÇE... ... [18 Ekim 2011] KUŞ ARAYAN KAFESLER! ... [9 Eylül 2011] Bir Ustalık Hikayesi: Torbacılıktan Köprücülüğe! ... [29 Temmuz 2011] NE SAĞCIYIM NE SOLCU. ... [15 Temmuz 2011] BİR EMPATİ DENEMESİ: "BEN OLSAYDIM..." ... [24 Haziran 2011] ESKİ OYUNUN YENİ OYUNCULARI ... [1 Haziran 2011] SOLCU OLMAK ... [6 Mayıs 2011] MEYDANDAKİ ÖLÜLER ... [18 Nisan 2011] BÜYÜK PATLAMADAN KARAFATMAYA ... [30 Mart 2011] HOMO SAPİENS ÇAĞI SONA ERİYOR ... [18 Mart 2011] HERKES MERSİN'DEN DÖNERKEN... ... [10 Mart 2011] SUÇLULUK KARİNESİ ... [4 Mart 2011] 500 Milyar Dolarlık Pazar ve Sahibinin Sesi Liberaller ... [18 Ocak 2011] Allahın Kuruşları ... [3 Ocak 2011] Öyle Bir Geçti Ki Zaman. ... [10 Aralık 2010] VURUN KAHPEYE ! ... [8 Aralık 2010] İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-3 ... [17 Kasım 2010] İSTANBUL BAROSU SEÇİM SONUÇLARI-1 ... [19 Nisan 2010] NİSAN TATİL OLMALI ... [12 Haziran 2009] Durduğumuz Yerden. ... [11 Haziran 2009] Barolar Birliği ve Birliği Savunmak ...
Av. Abdurrahman BAYRAMOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™