Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
"28 ŞUBAT"A HAYIR, AMA YETMEZ...!
1 Mart 2012, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
, Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

Türkiye sağı, genel olarak, 1980’den çok 1960 darbesi ile hesaplaşma eğilimini yansıttı. Öte yandan, 27 Nisan’dan çok 28 Şubat üzerinde yoğunlaştı. Yani, yenisinden çok eskisini öne çıkarıyor; tıpkı, 60 yıllık çok partili dönemi “ak” 30 yıllık tek parti yönetimini ise “kara” görmesi gibi… Bu nasıl açıklanabilir?

“Muhafazakâr-maneviyatçı ve liberal” ekseninde orta sağı temsil eden Özal, 12 Eylül yönetiminin ürünü. Askere rağmen iktidara gelmiş olması, 1982 Anayasası’nı sahiplenme ve hatta daha fazlasını isteme iştahını gemleyemedi. Başbakanlığı döneminde, yasaklı siyasetçilerin haklarının iadesi için referandumda ısrarı; Cumhurbaşkanlığı döneminde ise, yarı-başkanlık eğilimleri, örnek olarak belirtilebilir.

Aslında, 1971 değişikliği ve 1982 Anayasası ile özgürlüklerin azaltılması ve otoritenin şahlandırılması, ‘60’lar ve 70’ler Türkiyesine damgasını vuran DP-AP çizgisindeki geleneksel sağın isteklerine yanıt anlamını taşımakta. “Parlamentonun üstünde Anayasa Mahkemesi, Hükümetin üstünde Danıştay ile bu memleket idare edilemez” şeklindeki yakınma (S. Demirel), askerler sayesinde karşılanmadı mı?

Bu düzenlemelerden, 1980’li yıllarda Özal’ın temsil ettiği siyasal çoğunluk fazlasıyla yararlandı. Unutmayalım ki, 1982 Anayasası’nda gedik açan ilk olumlu değişiklik, solun iktidar ortağı olduğu koalisyon hükümetleri döneminde kotarıldı (1995).

28 Şubat, kimin ürünü? Sorumluluk halkasını oluşturan üçlü: “Refah-Yol Hükümeti”, “Asker-siyasal yönetim ittifakı” (Milli Güvenlik Kurulu) ve “demokrasi eksiği ile malûl olan sivil çevreler”…

Nitekim Refah Partisi’ni kapatmadan hızını alamayan Anayasa Mahkemesi (AYM), onun devamı olan Fazilet Partisi’ni kapatmada duraksamadı (2001). Bunun üzerine, “Millî görüşçüler” karşısında kendilerini “yenilikçi” olarak adlandıran grup, partilerini kurdu: Adalet ve Kalkınma Partisi (AKP).

28 Şubat MGK bildirisi ile AYM’nin Fazilet Partisi’ni kapatma kararı, AKP’nin doğuşuna ivme kazandıran iki itici güç oldu.

1982 Anayasası’nda olumlu anlamda ikinci büyük gedik, yine koalisyon hükümeti döneminde 2001 değişikliği ile açıldı.

AKP, şimdi 28 Şubat ile hesaplaşmayı, gündeminin ön sıralarına çıkardı. Ne var ki, sonuncu müdahale 27 Nisan muhtırasına bir türlü sıra gelmedi.

28 Şubat’ın 15. yılında AKP kurmayları, Erbakan’ın işlem ve eylemlerinin bir kısmını yanlış bulurken, aslında geçmişe yönelik bir özeleştiri de yapmış oluyor; bugün üzerine ise, bir durum belirlemesi. Şöyle ki, 10 yıldır AKP Hükûmetine yöneltilen eleştiriler, ilkin genellikle püskürtülüyor ve yanlış anlama furyası başlatılıyor. Bir süre sonra, yanlış yapıldığı kabul ediliyor. Ne var ki, çoğulculuk ilkesi içselleştirilemiyor.

Kuşkusuz, 28 Şubat süreci, ister “post-modern darbe” olarak, ister başka şekilde nitelensin, demokratik açıdan hiçbir şekilde kabul edilemez. Ama, Refah-Yol Hükûmeti üzerine bir kayıt, “nasıl demokrasi?” sorusunun yanıtını oluşturabilir: 28 Şubat öncesi, Bakanlar Kurulu bile toplanamıyordu…

Sonrasına gelince, zorunlu eğitimin 5 yıldan 8 yıla çıkması, başlıca kazanım olarak kaydedilebilir. 8 yıl uygulamasında en büyük pay, zaman dilimi olarak AKP hükûmetlerine ait…

Şimdi ise AKP, iktidarının 10., 28 Şubat’ın ise 15. yılında, “8 yıllık zorunlu eğitim”e hayır diyerek, “4+4+4” formülüyle, süreyi 12 yıla çıkarma görüntüsü altında, aslında 4 yıla indirmeyi amaçlayan yasa önerisini TBMM’nin gündemine getirdi. ( 4 yerine 4+4 de olabilir açıklaması, önerinin bilimsel temelleri konusundaki kuşkuların açık bir göstergesi değil mi?)

Ahmet Hakan, sorunu kısa ve öz olarak koydu : “4+4+4’ün amacı, imam hatiplerin yolunu açmak.”( CNN Türk, Tarafsız bölge, 26 Şubat). Amacı, AKP yerine, onu iyi tanıyan bir gazeteci telaffuz etti. Oysa, siyasal aktörlerin amaçlarını açıkça ortaya koymaları, demokratik saydamlık ilkesi gereği.

Askerin politikadan uzaklaşarak kışlaya çekilmesi, Türkiye’de “sandık yoluyla demokrasi”nin ilk koşulu. Bu süreç, büyük ölçüde tamamlandı…

Diğer koşul ise, dini, “politik malzeme” olmaktan çıkararak, inanç alanına ve camilere çekmek. Fakat yapılan, bunun tam tersi…

Sayalım: 1960’a, 1971’e, 1980’e, 1997’ye, 2007’ye, hepsine hayır! Bir daha asla yaşanmaması için, her türlü siyasal ve hukukî önleme evet!
Ama ya din? Daha doğrusu, dinin siyasete alet edilmesinin de ötesine geçerek, tersine, siyasetin “toplumu dinselleştirme” amacıyla kullanılmasına hayır denebilecek mi? Buna seyirci kalanlar, demokrat veya insan hakları savunucusu değil, mevcut siyasal çoğunluk tarafından temsil edilen iktidarın uydusu olabilirler ancak.

(Birgün)

[Bu yazı 1920 kez okundu]
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[26 Aralık 2016] Parlamentarizm kalkıyor, ama başkanlık gelmiyor. ... [2 Ağustos 2016] Adil yargılama neden önemli? ... [2 Mayıs 2016] Anayasa'ya aykırı anayasa değişikliği ... [10 Şubat 2016] Yerli ve milli anayasa çelişkisi ... [28 Ocak 2016] 'Türkiye'de çevre adaleti' Avrupa Parlamentosu'nda. ... [31 Aralık 2015] 'Demokratik özerklik' talebi, Anayasa ihlali mi? (Güç bizim, kural ise sizin.) ... [30 Aralık 2015] Sivil toplum örgütleri Anayasa sınavında. ... [17 Aralık 2015] Anayasa konusunda muhalefete düşen görev ... [3 Aralık 2015] Tahir Elçi, 'hukuksuzluk' kurbanı. ... [19 Kasım 2015] 'Yeni Anayasa' deme hakkınız yok, eğer; ... [12 Kasım 2015] Anayasa bahane, başkanlık şahane... ... [5 Kasım 2015] Sivil toplumun demokratik gücü... ... [15 Ekim 2015] "Ankara Katliamı"na hukuki yaklaşım ... [8 Ekim 2015] "Muhalefet lideri" Davutoğlu'nu dinlerken ... [3 Eylül 2015] Kutsanan yaşam ise barış, ölüm ise savaş ... [13 Ağustos 2015] Seçim yolunda anayasa dışı tuzaklar ... [30 Temmuz 2015] Müstafi hükümet ve kamu düzeni... ... [2 Temmuz 2015] AKP ve 'Havuz'u: 'Savaşa evet, koalisyona hayır!' ... [30 Haziran 2015] Seçmen freni: Yasama ittifakı için azınlık hükümeti ... [28 Mayıs 2015] Anayasa Mahkemesi seçimlerle ilgili karar vermeli ... [21 Mayıs 2015] Yüksek Seçim Kurulu (YSK): Karar seçenekleri... ... [7 Mayıs 2015] 'Eski Türkiye'/AKP-Saray ittifakı: 'Yeni Türkiye' ... [17 Mart 2015] Parlamenter rejimi işler kılmak için... ... [29 Ocak 2015] Partiler, seçim ve 'yeni' anayasa sınavına ne kadar hazır? ... [15 Ocak 2015] Bizdeki İslâm: Korkan mı, korkutan mı? ... [8 Ocak 2015] 3. büyük korku: Hukuk ... [25 Aralık 2014] Güvensizlik ve istikrarsızlık sarmalında ba(ğ)zı yasalar ... [11 Aralık 2014] İnsan hakları mı, mezhep mi? ... [4 Aralık 2014] İktidarın iki büyük korkusu: ... ... [6 Kasım 2014] Yargılamada makul süre: Amaç ve araç çelişkisi ... [30 Ekim 2014] Anayasa'ya aykırı yasa önerisi... ... [2 Ekim 2014] Özgürlükten kaçışın 10. yılı... ... [11 Eylül 2014] 'Anayasa oyunu'na gelinmeye! ... [4 Eylül 2014] "Eski" hükümetle "yeni" Türkiye ... [21 Ağustos 2014] Resmi Gazete engeli: "Seçilme" itirafı ... [7 Ağustos 2014] CB seçimleri: Yanlış ve doğrular ... [31 Temmuz 2014] 'Yeni' Türkiye'de insan hakları... ... [17 Temmuz 2014] Ama hangi anayasa ... [10 Temmuz 2014] Ne vesayet, ne de siyaset makamı ... [7 Temmuz 2014] Halk, neyi oylayacak? ... [26 Haziran 2014] Silivri'yi 'darbeciler' mi inşa etti? ... [20 Haziran 2014] Tekli zorlama ve toplu onarım ikilemi ... [12 Haziran 2014] '.En çok ihlal kararı verilen ülke' ... [5 Haziran 2014] AYM, toplu özgürlükler sınavında ... [29 Mayıs 2014] 'Başkanlık Kaldıracı', 'Demokrasi Şalı' demek... ... [22 Mayıs 2014] Düzenleme/Denetleme ve Yaptırım ... [8 Mayıs 2014] CB seçimi: Yarışma-çatışma ikilemi ... [24 Nisan 2014] "Konusu suç teşkil eden emir." ... [17 Nisan 2014] MİT devleti inşasında AYM sınavı ... [10 Nisan 2014] Halk iradesine saygısızlık... ... [27 Mart 2014] Tek parti değil, koalisyon... ... [20 Mart 2014] 'Torba politikası' tutar mı? ... [6 Mart 2014] Anayasa'ya aykırı 'demokratikleşme' ... [27 Şubat 2014] Hukuk yoksa, çete var.. ... [13 Şubat 2014] Anayasa'ya "Açık Aykırılık" ... [6 Şubat 2014] 'Rüşvetle Mücadele Komisyonu' ... [30 Ocak 2014] Tunus, Türkiye'yi esinleyebilir mi? ... [23 Ocak 2014] ". Din ile siyasetin bir arada yürümediği" ... [16 Ocak 2014] Suçlu sayılmama ilkesini de karartan suçlular ... [2 Ocak 2014] 2014: "Hukukla tanışma" yılı olabilecek mi? ... [27 Aralık 2013] Yargıçlar, demokrasi aktörü olabilecek mi? ... [20 Aralık 2013] Anayasa, yargıçları da bağlar... ... [12 Aralık 2013] İnsan Hakları Dünya Mahkemesi ve Türkiye ... [5 Aralık 2013] Mısır, Tunus ve Türkiye ... [21 Kasım 2013] "Hamaney Kürdistan'da." ... [14 Kasım 2013] Muhafaza-kar(lı)lık ve sınırlar ... [31 Ekim 2013] Yeni bir anayasa değişikliği desteklenmeli mi? ... [24 Ekim 2013] 'AB İlerleme Raporu' yansız mı? ... [22 Ağustos 2013] Demokrasi yoluyla hizmet... ... [8 Ağustos 2013] Yönetimin adı ne? ... [21 Haziran 2013] Fişleyen, "Milli İrade" mi? ... [11 Nisan 2013] Oligarşi mi, anayasal monarşi mi? ... [29 Mart 2013] 'Barış sürecinde' siyaset ve hukuk ... [15 Mart 2013] YA AVRUPA OLMASAYDI? ... [7 Mart 2013] 4. Yargı paketi ve hukuk güvenliği ... [1 Mart 2013] "TEK" SEVENLER ÜLKESİNDE " YARGI BİRLİĞİ" ... [21 Şubat 2013] Yanlışlar zincirinde: Yetkisiz AKP, etkisiz CHP ... [14 Şubat 2013] İki 'ucu açık': Avrupa ve Anayasa ... [1 Şubat 2013] İHAM önündeki Türkiye (Birinci mi, sonuncu mu?) ... [3 Ocak 2013] 2013 neden önemli? ... [1 Kasım 2012] Anayasal krizi mi, demokrasi eksiği mi? ... [27 Eylül 2012] Bireysel başvuru etkili olabilir mi? ... [27 Temmuz 2012] Yaz gündemi ve özgürlükler ... [19 Temmuz 2012] "İnsan hakları alanında temayüz" edenler. ... [12 Temmuz 2012] "Yargı hizmetlerinin etkinleştirilmesi"nde hak ihlalleri... ... [5 Temmuz 2012] DGM-ÖYM-BACM : sayısal çoğunluğu kalıcı kılma araçları mı? ... [28 Haziran 2012] Havacılık hizmetlerinde grev yasağı, Anayasa'ya aykırı ... [22 Haziran 2012] AKP/AYM: Putin-Medvedev ... [9 Mart 2012] DENGE VE DENETLEME SİSTEMİ DE NE DEMEK? ... [27 Ocak 2012] Anayasa tipolojisinde Türkiye... (Anayasa zamanı ve mekânı.) ... [3 Kasım 2011] İnsan (enkazda), fikri (hapiste)... ...
Prof. Dr. İbrahim Özden KABOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™