Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
'Bu ülkeyi İslamlaştıracağız!'
23 Şubat 2012, Nilgün CERRAHOĞLU
, Nilgün CERRAHOĞLU

İranlaşmak yazıma okurlardan ayrıntılı yorumlar geldi.

16 Şubat tarihli yazımdaYazarlar Devletin tepesinde böyle itiş kakış olur mu?diye şaşıyor. Niye olmasın? Batıda olmuyor ama yanı başımızdaki İranda bu türden itiş kakışlar vakayı adiyeden sayılıyor demiş, Hamaney ve Ahmedinejad çatışmasından başlayarak İran ve Türk sistemleri arasında -şeriat dışı- paralelliklere dikkat çekmiş; referansımızın Batı yerine gitgide artık İran olmaya başladığını söylemiştim

Sevgili okurum avukat Muazzez Çörtelek; Kimsenin değinmediği bir yönden ele almışsınız konuyudiye yazmış Sağnaka ve eklemiş: Siyaset üzerine düşünenlerin yaptıkları yorumlarda eski bakış açılarını değiştirmedikçe doğru analiz yapmaları mümkün değil. Türkiye otoriter anlayışlarla yönetilmiştir ancak bu kez Batı demokrasilerinin kötü uygulamasından kaynaklanan bir otoriter anlayışla karşı karşıya değiliz.

Otoriter yapının harcı bu kez hukuk dahil, her alandaki İslami referanslar. Öyle olunca, karşısında Batı demokrasilerinin icadı olan muhalefet yaşayamıyor, kendi içindeki çekişmeler ve menfaat çatışmaları ile garip bir didişmenin içinde buluyor toplum kendini.

Bu böyle devam edecektir. Kimse de iktidar içinde bir bölünme ve ayrışma beklemesin. Konuyu işlemeyi sürdüreceğinizi düşünüyorum. Çünkü özellikle bir hukukçu olarak bu yöndeki değerlendirmelerin durumu çok daha iyi anlattığı kanısındayım. Düşüncenize sağlık. Av. Muazzez Çörtelek

‘Hiç seküler olduk mu?’

Çörtelekin iletisini aldığım sırada İranlı muhaliflerin Tehran Bureauisimli internet gazetesini inceliyordum. Sitede İranın devrim öncesi yıllarına ait görüntüler vardı.

Devrimin 33. yıldönümü vesilesiyle siteye yerleştirilen görüntüler altına okur görüşlerine de yer ayrılmıştı. Türkiyenin 70lerini andıran İranın 70ler kesitleri için okurlar hararetli bir biçimde İranın o yıllarda seküler bir toplum olup olmadığınıtartışıyordu.

Tartışma aynı Türkiyede görebileceğimiz gibi okurları bölmüştü.

Bir kesim okur; “70’lerde bu topraklarda yaşanmış olan bir sekülerlikten bahsedenler, derin İranı tanımıyor. Sekülerlik denen şey o dönemde Tahranın müreffeh semtlerinden öteye gitmiyorduderken diğerleri bu basmakalıp itirazlara pabuç bırakmıyor, İranın pekâlâ o devirde seküler olduğunu iddia ediyordu.

Zerrin adlı bir okur örneğin: İran 30 yıl önce bal gibi sekülerdidiye yazmıştı: Bunu anlamanız için İmamınıza bakın kâfi! Humeyni İrana döner dönmez ne dedi? Biz bu ülkeyi İslamlaştıracağız!Zaten İslamcı olan bir ülke neden İslamcılaştırılsın ki? İran o yıllarda da bugünkü denli dinci olmuş olsaydı; Humeyni hiç, Sizi İslamlaştıracağız!vaadine gereksinim duyar mıydı?”

Humeyninin Bu ülkeyi İslamlaştıracağız!vaadini görünce, Başkakan’ın Dinci (ve kinci’?) nesiller yetiştireceğiz vaadini andım.

İşte şimdi bu vaatleri yan yana koyun ve Sn. Çörtelekin işaret ettiği bu defaki otoriterlik harcının”; Türkiyenin daha önceki otoriterlik uygulamalarından fark oranının ölçüsünü çıkarın!

‘Aslına rücu etmek’

Muhalafet kavgalarının İranda -ve giderek Türkiyede- sadece iktidar klikleriarasında ceryan ettiğine değinen İranlaşmakyazıma, Orhan Sinanoğlu da bu cephesiyle yaklaşmış: Aslında Doğu Akdeniz ve Ortadoğu coğrafyalarına mensup devletlerin ortak özelliği, muhalefet yerine iktidar içindeki unsurların rekabetidirdiyor Sinanoğlu: TC hep böyleydi aslında. Başlangıçta; tek adam Atatürk varken CHP içinde aykırı güçlerin sesi sinek vızıltısı gibi kalıyordu. Ama çok partili döneme geçince CHP içindeki ayrılıkçılar, muhalifler Demokrat Partiyi kurdu. Siyasi partiler Batıda bir başka partinin bünyesinden doğmaz, sosyal demokratı, Hıristiyan demokratı hepsi kurumsallaşmış yapılardır ve birer okuldur. Şimdi kullandığı dini sembollerle ve etkili söylemleriyle, sade vatandaşın idolü olmuş bir Başbakan’ın dönüştürdüğü tek parti ikliminde de yine o Ortadoğulu ve Doğu Akdenizli aslımıza rücu ediyoruz bir bakıma. Maalesef, kurumsallaşmış siyasi partilerin oluşmasına izin verecek halk dokusu bizde de ve İranda da yok! diyor.

Batı demokrasilerinin özü evet tabii muhalefetin her çeşit örgütlenmesine, hiçbir engel çıkarmaksızın (düşünce - fikir özgürlükleri, partileşme, sendikalar vs...) olanak tanımak

Türkiyede muhalefet çok partili döneme geçişten bu yana, yalnız yerleşik düzen tarafından kaba kalın kırmızı çizgilerle çizilen bir dar alanda var olageldi. Ancak ne var ki bugün bir yandan din referansları öne çıkarken diğer yandan o kalın hatlar içindeki muhalefet alanınında daraldığını/yok olduğunu görüyoruz.

Kılıçdaroğlu için sözgelimi fezleke hazırlanabiliyor.

Dokunulmazlığının kaldırılmasından söz edilebiliyor.

Askeri vesayet dönemi dışında, böyle bir olay çok partili demokraside hiç yaşandı mı?

Gelin şimdi İranlaşmaktan bahsetmeyin.

2009 cumhurbaşkanlığı seçiminde Ahmedinejada rakip çıkan muhalefet adaylarının hepsi İranda o gün bugün ev hapsinde tutuluyor.

(Cumhuriyet)

[Bu yazı 1569 kez okundu]
Yorumlar -1-
Oya Özdemir23 Şubat 2012 Perşembe 21:07:36

Sayın Cerrahoğlu,

ÇOK TEŞEKKÜRLER... 

"Görmek istemeyenden daha körünü, duymak istemeyenden daha sağırını, bulamazsın." deyişini önemsemeden, gözlerimizi ve kulaklarımızı açmaya çabalamanızı, takdirle karşılıyorum.

Hızlı tüketim, her alanda geçerli ne yazık ki... Her şey o an'da seslendiriliyor ama, ya farklı bir ambalajla, ya da baskıyla, bağırtıyla susturularak zorla kabul ettirilerek. 

Ülke sorunlarına kafa yoranların sayısı azalsa da, ortak düşünceleri yakalamak, güneş altında kavrulurken, sunulan bir bardak soğuk limonata misali ferahlık veriyor.

İYİ Kİ VARSINIZ...

Saygı ve Sevgilerimle, 

    

Nilgün CERRAHOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [74]
[7 Şubat 2015] 'Baskı Türkiye'de Olur, Bizde Olmaz!' ... [19 Ağustos 2014] Şok. Şok. Şok. 'Başkan Baba Erdoğan' ... [27 Temmuz 2014] Büyükada'da Üç İstila: Erdoğan, Araplar, Martılar ... [19 Temmuz 2014] 'Yeni Türkiye'nin Vizyonu: 'Seçici Olma!' ... [14 Haziran 2014] Tereyağından Kıl Çeker Gibi. ... [9 Ocak 2014] İspanya'nın 'Hukuk Devleti' Farkı ... [15 Kasım 2013] Yeni bir Müslüman burjuvazi: Süslüman ... [5 Kasım 2013] Türban Dinin Emri mi? ... [31 Ekim 2013] Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın Hünkârımız! ... [26 Ekim 2013] Batı Demokrasileri '007 Demokrasisi' Oldu ... [20 Ekim 2013] 'Türkiye'yi Obama Kaybetti' (4) ... [18 Ekim 2013] Türkiye Nereye Gidiyor?(2) ... [10 Ağustos 2013] Ergenekon'un Bir Benzeri Yok ... [8 Ağustos 2013] Ergenekon Çarpıtmaları... ... [16 Temmuz 2013] Demokrasinin Tükenişi ... [16 Nisan 2013] 'Süreç' Körün Fil Tarifi Olunca ... [11 Nisan 2013] Süreç ve Kamuoyu: 'Müslümana Haramdır!' ... [9 Mart 2013] Laiklik Kadın Demektir ... [9 Şubat 2013] 'Sol, Bütünlüğü Savunmalı' ... [6 Ocak 2013] Ayşe Hür: 'Beni Pat Diye Bıraktılar!' ... [22 Aralık 2012] Anayasa 'Ana' Olduğunda!.. ... [8 Aralık 2012] Liberallerin Tarihi Yanılgısı ... [1 Aralık 2012] Üniformanın Dönüşü. ... [25 Kasım 2012] Medyaya Zulümde Cehennemin Taşları. ... [20 Kasım 2012] 'Türkiye İran olursa...' ... [11 Kasım 2012] Obama'nın Gözyaşları ... [30 Ekim 2012] Tarihe Kalan Görüntüler ... [18 Ekim 2012] Vicdansızlık ... [16 Ekim 2012] Ve AB Raporu Çöpe Gitti! ... [6 Ekim 2012] Enver Paşa Tuzağı ... [27 Eylül 2012] Demokrasi, Hukuk Devleti, Balyoz ... [25 Eylül 2012] Carrillo ve Balyoz... ... [9 Ağustos 2012] Erdoğan'ın 'Çöl Demokrasisi' ... [7 Ağustos 2012] Devremülk Çankaya... ... [24 Temmuz 2012] 'Erdoğan Değişti' Geyiği... ... [28 Haziran 2012] Akıllar Neredeydi? ... [27 Mayıs 2012] Postsekülarizm Safsatası ... [22 Mayıs 2012] 'Türkiye Çoğunluk Diktasına Yöneliyor' ... [10 Mayıs 2012] Başkanlık, Çarlık, Sultanlık.. ... [26 Nisan 2012] Le Pen Avrupası'nda Irkçılık ... [17 Nisan 2012] İntikam Türkiyesi ... [15 Nisan 2012] Çevik Bir Deyince. ... [12 Nisan 2012] Bermuda Üçgeni: Türkiye İran Suriye ... [27 Mart 2012] Kapatılan Bir Gazetenin Düşündürdükleri ... [20 Mart 2012] Erdoğan'ın 'Ödül Skandalı' ... [3 Mart 2012] İran'ın İleri Demokrasi Seçimleri ... [28 Şubat 2012] Avrupa Solu Hollande'ı Bekliyor ... [19 Şubat 2012] Kıyakçı Cumhurbaşkanı Nasıl Gitti? ... [16 Şubat 2012] İranlaşmak ... [5 Şubat 2012] Saldırı, Yaptırım Kıskacında İran ... [29 Ocak 2012] Yirmi Yıl Sonra Temiz Eller ... [24 Ocak 2012] 'Bayan Yanı', Helal Otobüs ... [5 Ocak 2012] Macar Örneğinden Çıkarılacak Ders ... [8 Aralık 2011] Putin -Medvedev Modeline İsyan ... [24 Kasım 2011] Demokrasi Şampiyonluğunun Mumu. ... [13 Kasım 2011] Bir Entelektüel Olarak Atatürk ... [3 Kasım 2011] Arap Baharı ve 'Karşıt Devrim' ... [29 Ekim 2011] Şili'de Demokrasi ve Deprem Bilinci ... [25 Ekim 2011] '7.4 Yetmedimi?' Kültürü ... [18 Ekim 2011] 'Öfkeliler Henüz Olgunlaşmadı!' ... [6 Ekim 2011] Bir Zamanlar Avrupa Birliği ... [24 Eylül 2011] 'Dizi' gibi dış politika ... [17 Eylül 2011] Arap Baharına 'Törkiş Laiklik' Açılımı ... [10 Eylül 2011] Emperyalizmin Dünü. Bugünü ... [6 Ağustos 2011] Şark Usulü Demokrasiye Geçişin Resmi ... [4 Ağustos 2011] Demokrasinin Resmi... ... [14 Temmuz 2011] Seçilmiş Tiranlık ve 'Teslim Ol' Söylemi ... [5 Temmuz 2011] Düğünden Defileye İslamcı Şov... ... [25 Haziran 2011] Ahmedinejad 'Topal Ördek' mi? ... [7 Haziran 2011] 'Kız mıdır, Kadın mıdır?'ın Açılımı ... [23 Nisan 2011] Avrupa 'da Hortlayan 'Faşizm Dalgası' ... [12 Nisan 2011] Sümeyye Tiyatroda ... [5 Şubat 2011] Obama, Mısır ve 'Tarihin Doğru Yanı' ... [1 Şubat 2011] Batı'da 'Mübarek Gidiyor' Paniği. ...
Nilgün CERRAHOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™