Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Büyükşehirler ve yönetim sistemi
23 Şubat 2012, Tarhan ERDEM
, Tarhan  ERDEM

Geleceğin Türki-yesi'ne, 25 milyonluk İstanbul ile 5 ile 7 milyonluk üç-dört kent bırakarak gitmeyelim!

Başbakan seçimlerde üç dört ile, depreminden sonra Van’a Büyükşehir (BŞ) ‘müjdesi’ vermişti. Son günlerde, adları aşağıdaki kutuda yazılı, 13 ilin BŞ olacağı açıklandı.
Büyük kentlerde sıkıntılarla karşılaşıldığında, esas çözümmüş gibi “BŞ belediyesi kurma” yolunu Turgut Özal başlatmıştı. 1984’te İstanbul, Ankara ve İzmir ile başladı, 1986’da 5, 1993’te sekiz il merkezi eklendi; 20 yıla yakın zamandır ülkemizde 16 BŞ yönetimi var.
BŞ yapılan bu illerde 1980 yılında ülkemiz nüfusunun yüzde 47’si oturuyordu, şimdi bu oran yüzde 57’ye çıkmıştır. Kişi sayısıyla söylersek, 1980’de 21 milyon kişinin yaşadığı BŞ’lerde, geçen yıl 43 milyon kişi yaşıyordu.
Bu 16 il nüfusunun 30 yılda ikiye katlanmasının nedeni sadece BŞ olmaları mıdır?
Bu soruyu cevaplamak için, biraz daha sayılara bakmalıyız. Son kırk yılda, 1970 sonrasında, ülkemiz nüfusu, her yıl yaklaşık yüzde 1,8; sayıyla 39 milyon artarak 74 milyonu geçmiştir.
Eğer, diğer illerden BŞ’lere kimse gelmeseydi, 16 ilin nüfusu bugün 12 milyon kişi daha az olacaktı; yani bu illerimizin kırk yıl içinde nüfusu, ortalama artışa ek olarak, gelip de vefat edenler dışında, 12 milyon kişi gelmiştir.
Şimdi bir de 40 yıl içinde, 3 milyondan 13 milyona çıkan İstanbul’a bakalım. Eğer dışarıdan kimse gelmeseydi şimdi İstanbul nüfusu, 6 milyonun altında olacaktı. Demek ki, en büyük kentimize 40 yıl içinde ek olarak 7,5 milyon kişi göç etmiştir.
Diğer 15 ilimizin nüfus değerleri karşılaştırıldığında, esas sorunun (ya da çözümün) İstanbul’da olduğu görülür.
Buraya kadar, bir ülkenin nüfus dağılımının, yönetim sorunlarının ve çevre tüketiminin yarattığı sorunların, bazı kentleri BŞ yaparak çözülemeyeceğini göstermeye çalıştım.
Ülkemiz gelişirken, tablodan görüldüğü üzere, kır nüfusunun azalacağı, 1960’ların sonlarından beri söylenmekte ve yazılmaktadır. Köylerde ve kasabalarda barınamayanların, karnı doğduğu yerde doymayanların nerelere gideceği, ne yapılması gerektiği düşünülmedi; sadece gelenlere bakılarak dertlenildi!
O yıllardan bugüne kadar, hiçbir politika belirlemeden, halk kendi haline bırakılmış, onlar da taşı toprağı altın olan yere, büyük çoğunluğu İstanbul’a, üçte biri de diğer büyük kentlere gitmiştir.
Büyük şehirlerde barınma ve istihdam politikalarıyla karşılanmayan yeni gelenler, gecekonduları yıkılarak, tezgâhları kırılarak yıllarca dayanmış ve kente tutunmuşlardır.
Şunu anlatmaya çalışıyorum: Yönetim sistemini değiştirmeden, sorunun bütününe bakmadan, hiçbir şeyi değiştirmeden, büyüyen kentleri, BŞ yapmak çözüm değildir! Yeni anayasayı düşünürken, ilk konumuzun yönetim sistemi olduğunu bilmeliyiz.
Geleceğin Türkiyesi’ne, 25 milyonluk İstanbul ile 5-7 milyonluk üç-dört kent bırakarak gitmeyelim!

Büyükşehir yapılması düşünülen 13 il
Aydın, Balıkesir, Denizli, Hatay, Kahramanmaraş, Malatya, Manisa, Mardin, Muğla, Şanlıurfa, Tekirdağ, Trabzon, Van.

(Radikal)

[Bu yazı 1415 kez okundu]
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™