Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Haber ve görüntü dili
22 Şubat 2012, Nihat BEHRAM
, Nihat BEHRAM

soL'da yazan değerli birçok arkadaşımız, bir konuyu anlatırken tezlerini doğrulayacak bir alıntıyı (hangi ustaya ait olduğu ve nerede, neden söylemiş olduğu bilgisiyle) yazılarında kullanıyorlar. Bu bilgi, hafıza ve yeteneğe açıkçası özeniyorum. Özensem ne olacak, bende o bilgi, o hafıza ve o yetenek olmadıktan sonra? Gerçi bir konuyu yazarken önemli sözler benim aklıma da geliyor, ama çoğu zaman kime ait ve nerde, neden ettiği bilgisi eksik olarak.

Şimdi yine öyle. Habercilik konusunda şu yazıya başlarken, aklıma “Gerçek bazen toprağın derinlerindedir, ona ulaşmak için emek gerekir!” türünden bir söz düştü. Sanki Marks’a aitmiş gibime geliyor. Söz etkili bir biçimde aklımda kaldığına göre o değilse bile öyle önemli birine aittir. Ulaşıp Kemal Okuyan’a, Metin Çulhaoğlu’na falan sorsam, eminim ki şakkıdanak kime ait olduğunu, ne zaman, neden söylendiğini (ya da en azından Marks’a ait olup olmadığını) bilecekler. Açıkcası üşendim. Üstelik bu durumlarda üşenmenin affedilmez olduğunu bile bile. Hem gerçeğin yorumuna ve gerçeğe ulaşmak için üşengeçliği azarlamaya soyun, hem de üşengeçlik yap! Olacak şey değil! ‘Mademki yazarlığa soyundun ve halkın kaderini ilgilendiren bu derece önemli bir politik yayında yazıyorsun, daha ciddi olamaz mısın?’ diye kendime ettiğim küfür, azarlama ve lanetleri alt alta yazsam dört kitabı doldururdu!

‘İlkin iğneyi kendine batır’ misali bu uzun girişe sığınarak artık başlayabilirim:

Madem iğneyi ilkinkendime batırdım, bari kendimi bir parçası saydığım soL’a da batırayım! Bir durum ya da konu haberleştirilirken ‘haber dili’ hayati önem taşır. Gerçeklikle yoğrulmuş bir dil olmalıdır. Yoksa haber içindeki gerçekliği tutamazsın, ıslak sabun gibi kayar ve nereye kaçacağı belli olmaz. Magazine de kaçar, yalana da, gerçeği sulandırmaya, bulandırmaya da...

Uludere Katliamı’nın olduğu ve “Devlet Uludere’ye gidebilir, gidemez” diye tartışıldığı, BDP’nin “Gelmesinler, güvence veremeyiz” diye uyardığı, öfkeli halkın bölgeye giden Kaymakam’ı tartakladığı günlerde, (31.12.2011) soL’da çıkan bir haberle örnekleyelim:

“Başbakan Yardımcısı Beşir Atalay, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanı M. Eker ile Kalkınma BakanıCevdet Yılmaz, Şırnak'ın Uludere ilçesine bağlı Gülyazı köyüne gitiler. Beşir Atalay yaptığı açıklamada olayla ilgili adli ve idari soruşturmanın başlatıldığını belirterek, ''Gereğinin yapılacağından hiç kimsenin tereddütü olmasın'' dedi. Atalay'ın evini ziyaret ettiği Alihan Özhan, vatandaşların kaçakçılık için değil ailesini geçindirmek amacıyla sınır dışına çıktığını söyledi. Köylülerin bir bidon mazot için katırların sırtında Zaho'ya gittiğini söyleyen Özhan, "Buradaki kadınlardan bir tanesi hastalanırsa onları tedavi edecek kadar bile paramız yok. Bu olayın da bir daha olmaması için araştırılıp sonuçlandırılmasını bekliyoruz." dedi. Saldırıya uğrayan Uludere Kaymakamı Naif Yavuz'u, beraberindeki bakanlarla birlikte Şırnak Asker Hastanesinde ziyaret eden Atalay, burada yaptığı açıklamada da yaşanan olayı değerlendirdi. Saldırının provokatif bir eylem olduğunu belirten Atalay, Kaymakam Yavuz'un sağlık durumunun iyi olduğunu söyleyerek, "Hamdolsun gayet iyi. Başında bir sıyrık var o kanama oradan olmuş. Ama ne kafasında, ne vücudunun herhangi bir yerinde rahatsızlık yok. Şu anda o yüzeysel sıyırığı tedavi ediyorlar. Durumu gayet iyi" dedi.”

Belli ki, haber devletin resmi ajansından aynen kopya! Zaten yandaş basında da bu dille yer aldı. Gerçek bu haberdeki gibi mi, yoksa, devlet erkanı sırf medya şovu ve zevahiri kurtarmak için yüzlerce koruma ile, olay mahalline uzak veaskerlerce çevrilmiş ve halkın yaklaşması yasak bir eve helikopterle göstermelik olarak, korku ve panik içinde, yangından mal kaçırma telaşı ve hesabıyla, koşar adım inip kaçar adımla uzaklaşmış olmaları mı? Bu derece önemli bir olay ve onunla ilgili haber bizzat bölgeden bir muhabirle izlenemez miydi? Hadi bu olmadı, devlet erkanının ‘Uludere ziyareti’nin nasıl bir aldatmaya dayalı senaryo olduğu bizzat bölgedeki BDP'li arkadaşlara, Hasip Kaplan’a falan anlattırılamaz mıydı? Ulaşmak çok mu zordu? Kısacası: Uludere ile ilgili, ‘gerçeğin sabunlaştığı’ bu haber dili, soL’luk değildir.

Kimi haber dili, esası değil detayı haber yapar. Söz gelimi: (sanırım geçtiğimiz yıldı) manken Naomi Campbell Türkiye’ye geldi. Haber, medyada “Ünlü mankel Naomi, hayranı olduğu Emine Erdoğan’ı ziyarete geldi!” diye duyurulup, “Birlikte Gazze’ye nasıl yardım edeceklerini görüştüler!” diliyle işlendi. Oysa bu mankenin geliş nedeni, mahkumiyetti! Evindeki yardımcı temizlikçi kadını öldüresiye dövdüğü için mahkemece kendisine verilen ‘sosyal bir yardım yapma cezası’nı çekmeye gelmişti! Ne Emine Erdoğan’a hayranlık ve ziyaret, ne de Ortadoğu yoksullarına yardım gönüllüsüydü!

Kimi haber dili yalan üretir, gerçeği çarpıtır, törpüler, gizler. Kimi haber dili kışkırtır. Kimi haber dili derine inmez, sığda gezer. Yanıltır. ‘Kimi’ diye sıraladım ama, bugün medyada başat olan haber dili budur: Yalan, sahtekarlık, çarpıtma, magazinleştirme, yanıltma...

Haber dilinde devrimci tavır, derinliği ve kökleriyle gerçeği yoğurmaktır. Hani, (kim olduğunun yine anımsayamadığım) bir büyük önderin “Gerçek devrimcidir!” türünden bir sözü var ya, öyle.

70'li yıllardaki muhabirlik günlerimden bir anıdır: Gazetelerde “Başbakan Demirel Viranşehir’de sulama kanalının açılışını yaptı!” diye bir haber çıkmıştı. Öldürülen bir devrimcinin ailesiyle röportaj yapmak için gittiğim Urfa’dan yeni dönmüştüm. Haberden pirelendiğim için Viranşehirli bir öğretmen arkadaşımı aradım. Pirelenmemde haklı çıktım. Tekrar Urfa’nın yolunu tuttum. Haberin üstüne gittim. Propaganda için senaryolanmış bir haber olduğu bilgisine (yani gerçeğe) ulaştım. Habere ilişkin fotoğraf altında kurak toprağa akan suyun, “sulama kanalından geldiği’ söylense de, fotoğrafta görülmeyen bir itfaiye aracından boşaltılan suydu! Ben de suyu boşaltan itfaiye aracınının peşine düştüm! Resmini Demirel’le yan yana koymak için!

‘Heber dili’ olur da, haberin ‘resim dili’ olmaz mı? Yine iğneyi kendimize batırarak örnekleyeyim: Geçenlerde, gedikli dönek H. Uluengin, “Horozun, güneş kendi öttüğü için doğuyormuş sanması” misali, yine ötmüş ve bu kez de Engels’e küfür etmiş! soL ağzının payını verdi. Verdi de, haber ve yorum dilinde verdi. Keşke haberi tamamlamak için kullanılan ‘resim dili’nde de vermiş olsaydı. Engels’in o yanardağ alınlı görüntüsüyle aynı karede yan yana Hadi’nin ‘artistik’ görüntüsü, açıkçası ‘Hadi ordan!’ dedirtecek cinstendi! O ‘fotoğraf dili’ içimi acıttı. İlla ki Hadi görüntüsü koymak istiyorsan, hiç olmazsa Hadi kafalı bir kene koy! Ya da kişiliğindeki dejenarosyona uygun düşecek bir deformasyonu da görüntüsüne uygula! Ciddi biriyle ilgili haber olsa o ‘görüntü dili’ ni anlarım. Ama bir hainlik soytarısının histerisiyle ilgili! Açıkcası, her şey aklıma gelirdi de, günün birinde Engels’e acıyacağım gelmezdi! Hani Küba’da “Devrim kahramanlarını koruma yasası” var ya, böyle yasalar demek ki çoğaltılmalı! Sözgelimi ‘Ustaların, kahramanların anı ve görüntülerini kirletmeme yasası’ falan gibi! Diyelim ki biri getirip Engels’in en güzel görüntüsünü halk düşmanı bir soytarının artistik pozuna iliştirdi, bu yasayı hemen ona uygulayacaksın!

Dilerim, ne derece fadakârca ve içtenlikle çalıştıklarını bildiğim soL’daki arkadaşlarım bu eleştirilere alınmazlar. Diğer sol yayınlara gelince: tümünde haber ve resim dilindeki tutarsızlığın feriştahı var. Fakat ‘çuvaldız’la değil ‘iğne’yle başlayıp onlardan örneklemedim. Çünkü, ‘örgütlü saldırganlık’ diye ve gerçek dışı bir haber diliyle yorumlanmayacağı garantisi yok! İşte, insanın içini acıtan bir gerçek daha. Üstüne gidilip sökülmedikçe köklenen!

(SolHaber)

[Bu yazı 2251 kez okundu]
Nihat BEHRAM

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [186]
[4 Mart 2016] Yurt Gazetesi patronunun hali tam bir 'Yavuz hırsız' misali.... ... [4 Ekim 2015] Doğu Perinçek'in 'vatan' anlayışı... ... [12 Mart 2015] Yobazlığı Karacaoğlan'la süpürmek! ... [20 Şubat 2015] Diren, ulaşırsın! ... [5 Ocak 2015] Giden yıla lânet, gelen yıla umut tazelemesi ... [24 Kasım 2014] Türbanın zulası ... [16 Nisan 2014] Ayrılığa dipnot ... [13 Nisan 2014] 30 Mart'ın 'artçı sarsıntıları' ... [9 Nisan 2014] Umut hırsızlığı ... [6 Nisan 2014] Faşizmin 'tamiri' olmaz, yıkımı gerekir! ... [2 Nisan 2014] Ülkenin 'zulüm sever' ahalisi ... [30 Mart 2014] Kızıldere'yi Anarken / Katil kim? ... [27 Mart 2014] Ne zengin memleketmiş! ... [19 Mart 2014] 'Guinness Rekorları'ndaki Eksiklerimiz ... [16 Mart 2014] Bari sus be adam! ... [12 Mart 2014] Faşizm, Sokak, Sandık ... [9 Mart 2014] Sanatçının Topluma Namus Borcu ... [5 Mart 2014] Sol Yelpaze ... [2 Mart 2014] Dindar mı, Sahtekâr mı? ... [26 Şubat 2014] AKP'nin Sanat ve Kültürü 'Kutulama' Hesabı: TÜSAK ... [19 Şubat 2014] Tutsaklığı Özgürlük Şarkılarıyla Göğüsleyenler ... [12 Şubat 2014] Omuz ver, Çamlıca Tepesi'ni kurtaralım! ... [9 Şubat 2014] Toplumda Hafıza Kaybının Kürekçileri ... [5 Şubat 2014] Yerel Seçimler ve Sol Cephe ... [3 Şubat 2014] Yasak Çiğneme Zamanı ... [29 Ocak 2014] Arsızlığın Bir Türü: 'Liberal Yanılmazlık' ... [27 Ocak 2014] İnsan mı, Hangi İnsan? ... [22 Ocak 2014] Solda cepheleşmek devrimcilerin acil ve tarihi görevidir ... [19 Ocak 2014] Herkesin Şeytanı Kendine ... [15 Ocak 2014] Olasılık - Kesinlik ... [12 Ocak 2014] Özgürlüğün 'Anlamsızlık' Boyutu! ... [8 Ocak 2014] 'Taylan Tanay'ların kollarındaki zincir ... [5 Ocak 2014] Geçen Yılın 'En'lerinden, Yeni Yılın 'Yön'lerine. ... [3 Ocak 2014] Çamlıca Tepesi insanlığı yardıma çağırıyor ... [2 Ocak 2014] Çamlıca Tepesi insanlığı yardıma çağırıyor ... [29 Aralık 2013] Yalaka ölçer ... [25 Aralık 2013] Şimdilik 'cin' çarptı, sırada 'halay çarpması' var! ... [22 Aralık 2013] Hayatın aynasında: 'Ya Tayyip... Men dakka dukka!' ... [18 Aralık 2013] Sol Cephe' duyarlılığı, 'Haziran İsyanı'nın çiçeğidir ... [15 Aralık 2013] Mülkümü sordular, 'Yurdum' dedim! ... [12 Aralık 2013] 'Başbakan'ın suç işleme özgürlüğü mü var? ... [8 Aralık 2013] 'Allah'ı alet etmedikleri konu kalmadı! ... [4 Aralık 2013] Sedat Selim Ay 'işkenceci' değilmiş! ... [2 Aralık 2013] İğrençsiniz! ... [28 Kasım 2013] Yöneticiden utanç duymak ... [24 Kasım 2013] Felâket senaryosu, komplo teorisi, suni gündem ... [13 Kasım 2013] İkili Oynamak ... [6 Kasım 2013] Türkiye Solunun 'Yurtseverlik' Sınavı ... [30 Ekim 2013] 'Hukuk Komedisi' değil, 'Hukuk Cinayeti' ... [27 Ekim 2013] Zindan Mektuplarından Kıvılcımlar ... [23 Ekim 2013] Pişkinlik ... [16 Ekim 2013] 'AK Terfi' dedikleri bu olmalı!.. ... [13 Ekim 2013] "Bu ülke hepimizin" diyene bak! ... [9 Ekim 2013] AK Hacılar Dönemi'nin popüler seviye simgeleri ... [2 Ekim 2013] Kendi kendini sansür, onura kelepçedir ... [29 Eylül 2013] Yobazlığın 'Ahmet Hakan'cası! ... [22 Eylül 2013] Derin' Devlete 'Derin' Hizmet! ... [18 Eylül 2013] Siyaset siyaset olarak kalmalıdır, din din olarak ... [15 Eylül 2013] Acil görev 'Yurtsever Halk Cephesi'ni oluşturmaktır ... [11 Eylül 2013] Savaş çalgısına barış akordu ... [9 Eylül 2013] AKP'den beklentinin Kürt siyasetçilerde doğurduğu zikzaklar ... [4 Eylül 2013] Alçaklık ve seviyesizliğin dibinde olmak ... [1 Eylül 2013] AK Vampirler ... [28 Ağustos 2013] Ölümcül hastaları zindanda zincirlemek insanlık mı? ... [25 Ağustos 2013] Merdan Yanardağ'a mektup ... [21 Ağustos 2013] Şiir kir tutar mı? ... [11 Ağustos 2013] Hayatın da bir yargısı var! ... [31 Temmuz 2013] AKP'nin darbe karşıtlığı da sahte! ... [29 Temmuz 2013] "Simit sat onurunla yaşa!" ... [24 Temmuz 2013] 'İktidar gasbı'nın 'darbe'den farkı ne? ... [17 Temmuz 2013] Affın sınırı ne? ... [10 Temmuz 2013] Acı çeşitlemesi ... [8 Temmuz 2013] Vergiyi haram etme hakkı ... [30 Haziran 2013] Altan Tan denen şu şeriatçı yobaza bak! ... [27 Haziran 2013] Yurdun pazarlamacısı ve halk gerçekliği ... [24 Haziran 2013] Gül'ün yorumuna gel de gülme! ... [19 Haziran 2013] Faşist barbarlığın mazereti mi olurmuş! ... [12 Haziran 2013] Zalimlerden zulümlerinin hesabı bir bir sorulacak ... [9 Haziran 2013] Diktatör ve piyonları ... [5 Haziran 2013] Dinci faşist diktacılar defolup gidecektir ... [26 Mayıs 2013] Ülkeyi haramilerden kurtarmak için Yurtsever Halk Cephesi ... [6 Mayıs 2013] DENİZLER korkutmaya devam ediyor! ... [24 Nisan 2013] 'Açılım'ın kapısı ... [17 Nisan 2013] "İleri demokrat"lık virüsü ... [10 Nisan 2013] Neruda'nın kemikleri ... [27 Mart 2013] Toplumsal aptallaşma ... [18 Mart 2013] Sanatçı saflaşması ... [10 Mart 2013] Kalemini de al git! ... [6 Mart 2013] Cinayet, cinnet çağı! ... [3 Mart 2013] Zehrin besin değeri! ... [27 Şubat 2013] Ektiğini biçersin ... [25 Şubat 2013] Faşizmin "zaman ayarlı" operasyonları ... [21 Şubat 2013] Hasta ziyaretine cenaze levazımatıyla gitmek ... [17 Şubat 2013] Aydın olmanın mayası ... [14 Şubat 2013] Yurt'un "Gökçek'e Çakma Ödül" öfkesi ... [10 Şubat 2013] Yalanın İktidarı ... [6 Şubat 2013] Halk düşmanlığı: "Kültür Operasyonları" ... [27 Ocak 2013] "Entelektüel" Yobazlar ... [23 Ocak 2013] Ülke zindan, bunlar zindancıbaşı! ... [20 Ocak 2013] Faşizmin köpürüşü! ... [9 Ocak 2013] Hocaefendi'nin 'Şair, Şiir Hutbesi' ve Necip Fazıl ... [6 Ocak 2013] Büyük Buluşma, Levent Kırca ve küçük adamlar ... [2 Ocak 2013] Yunus'un, Kaygusuz'un yanında Padişah neyin nesi? ... [31 Aralık 2012] "Keşke"li yeni yıl dilekleri ... [27 Aralık 2012] Suça iştirak ... [24 Aralık 2012] "Karanlık Zamanlarda" ... [9 Aralık 2012] "Sesimiz sesinizle buluşsun!" ... [27 Kasım 2012] Yoksa Aleviler 'korkunun ecele faydası'na mı inanıyor? ... [15 Kasım 2012] Hainler Sıralaması ... [12 Kasım 2012] Darbeleri Araştırma Komisyonu'nun darbe yerleştirme misyonu! ... [7 Kasım 2012] Bir yanda canlarını dişleyerek direnenler, bir yanda 'Hak katı'nın Çöpçübaşı ... [4 Kasım 2012] Kılıçdaroğlu ne söylediğini biliyor mu? ... [28 Ekim 2012] Cumhuriyet mi kalmış ki 'bayramı' olsun? ... [22 Ekim 2012] Sosyalistlerin Meclisi 'Toplantı Bildirgesi'ni okurken ... [17 Ekim 2012] MHP: İktidarın emniyet sibobu! ... [16 Ekim 2012] Bir bu eksikti: 'Çocuk tecavüzcüsü'ne 'şehit'lik! ... [12 Ekim 2012] Kavramlara 'yeni anlamlar' yüklenirken ... [8 Ekim 2012] Başbakan'ın "Yavuz" iştahı ve Aleviler ... [3 Ekim 2012] "Ulemâ-yı bâtın" uluması! ... [30 Eylül 2012] Bu da 'İleri Demokrasi'nin cenaze gaspı! ... [26 Eylül 2012] 'Adalet' buysa, 'adaletsizlik' acaba ne? ... [24 Eylül 2012] 'Kelleci Santrafor'un 'Refleksiz Kaleci'si ... [19 Eylül 2012] Eleştiriye tahammülsüz Polis yasa tanır mı? ... [17 Eylül 2012] Halkın polisi mi, hükümet milisi mi? ... [11 Eylül 2012] Yoksa çete reisi ben miyim? ... [5 Eylül 2012] İnsanın varlık nedenine saldırı ... [29 Ağustos 2012] Başbakan'ın Arkadaşları ... [23 Ağustos 2012] İmamın cetveli! ... [8 Ağustos 2012] Olmayan şeyi tanımak! ... [1 Ağustos 2012] "Zihinsel şiddete uğramak!" ve Prof. Büşra Ersanlı ... [29 Temmuz 2012] "Gelmiş geçmiş en demokratik hükümet" miş! ... [25 Temmuz 2012] Ölümle değil, imamla belalıyım! ... [18 Temmuz 2012] Cezaevlerine duyarsızlık ... [15 Temmuz 2012] Başınıza Mor Gabriel Manastırı kadar taş düşsün! ... [12 Temmuz 2012] Gel de anla! ... [8 Temmuz 2012] Aydın kavramı ve boşa edilen küfür ... [2 Temmuz 2012] Yangını söndürecek güç ... [27 Haziran 2012] Suç ve ceza ... [24 Haziran 2012] "Demokratik" Faşizm ... [20 Haziran 2012] Edip Akbayram'la "Mayıs" ta kucaklaşmak ... [13 Haziran 2012] Umut Odakları ... [13 Haziran 2012] Bu ne hâl Adalet Hanım? ... [6 Haziran 2012] BDP mi kalleş, AKP mi? ... [30 Mayıs 2012] "HES" diye hırlayanı "Höst!" diye hoştlamalı! ... [23 Mayıs 2012] Savaş kışkırtıcılığı, barış militanlığı ... [14 Mayıs 2012] Cüreti cehaletten mi azametten mi? ... [10 Mayıs 2012] Alçaklığın bu derecesi kan dondurur! ... [8 Mayıs 2012] 12 Eylül Darbesi'nin 'COO'su kim, 'CEO'su kim? ... [2 Mayıs 2012] Bulandırılmış muhalif kimlik ... [26 Nisan 2012] Eyvah, Kültür Bakanı yine 'sahne'de! ... [18 Nisan 2012] El insaf Ahmet Altan! ... [4 Nisan 2012] Yaşasın hayat! ... [1 Nisan 2012] AKP'nin Prof. Dr. 'Hoca'ları ... [22 Mart 2012] Sahtekârlık sınırsız ... [19 Mart 2012] "Ilımlı İslam" yumurtasının "Uyumlu İslam" civcivi ... [15 Mart 2012] Sonunda AKP bize terörü sevdirecek! ... [12 Mart 2012] "Kürt Açılımı"ndan rekor çıktı! ... [10 Mart 2012] Zor günler ... [7 Mart 2012] Ya 'devrimci örgüte üye'lik, ya 'sürgit güve'lik ... [4 Mart 2012] İktidar yandaşı muhalefet ... [29 Şubat 2012] "Terörün arka bahçesi"nde olmak ... [19 Şubat 2012] Arap Buharı ... [12 Şubat 2012] Düşüş... ... [8 Şubat 2012] Halk düşmanları halkların kardeşliğine hizmet eder mi? ... [8 Şubat 2012] Kendi Coğrafyası Kendine Zindan, Halkının Sesi Bir Ozan: Mahmud Derviş ... [25 Ocak 2012] Bu gün acımasızlığım tuttu! ... [17 Ocak 2012] "Gurur" gurultusu ... [11 Ocak 2012] 'Şiirden anlamam!' sözünün anlamını anlayan var mı? ... [28 Aralık 2011] Dersim'i Unutma ... [14 Aralık 2011] Köklerden kopukluk 'vazo kültürü'dür! ... [30 Kasım 2011] Seni.... CHE ... [2 Kasım 2011] Acı Sargısı ... [19 Ekim 2011] Örgütsüz aydının örgütlenme çağrısı! ... [5 Ekim 2011] Bunlar kendilerini ne sanıyor? ... [21 Eylül 2011] İnsan hâlleri, insani hâller ... [7 Eylül 2011] Hayata Düşmanlık Yelpazesi ... [24 Ağustos 2011] Yobazlık jandarması Ramazan magandaları ... [10 Ağustos 2011] Sistemin Kirletme ve Körletme Aygıtı ... [28 Temmuz 2011] Sonuçta bu işi kim çözecek, uzaylılar mı? ... [13 Temmuz 2011] Ölüm de çiçek açar... Ve ölümsüzlük o çiçeğin balıdır ... [29 Haziran 2011] "Şu 500 bin meselesi..!" ... [15 Haziran 2011] Sarıdır, ama sararmamıştır... ... [1 Haziran 2011] Düzenin batağında barajı aşmak mı, ırmak yatağında selleşip taşmak mı? ... [19 Mayıs 2011] "Davutoğlu'nun Mevlâna Çıkışı"na Giriş! ... [4 Mayıs 2011] İmamın domuzu ... [7 Nisan 2010] Bataklıklı Yolda Tepeye Doğru Yürürken ...
Nihat BEHRAM
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™