Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Kıyakçı Cumhurbaşkanı Nasıl Gitti?
19 Şubat 2012, Nilgün CERRAHOĞLU
, Nilgün CERRAHOĞLU

Alman Cumhurbaşkanı Christian Wulff sonunda istifa etti.

İstifaya gerekçe teşkil eden nedenler, Türk standartlarına göre aslında incir kabuğunu doldurmayacak şeyler; eşten dosttan düşük faizle kredi almak, varlıklı dostlar tarafından lüks oteller/mekânlardaağırlanmak”, ekonomi bileti ile uçakta beleştenbirinci sınıfa atlamak gibi leblebi çekirdek işler….

Bunların gerçek anlamda yolsuzluk”, “rüşvetilişkileri sayılıp sayılmadığını, Cumhurbaşkanının dokunulmazlığının kaldırılmasını isteyen Hannover savcılığı araştıracak.

Ortada henüz güçlü kanıtlara dayanan biryolsuzluk dosyasıyok. Kuşkular var sadece. Alman Cumhurbaşkanının nüfuz ticaretiyaptığına ilişkin kuşkular ve belki karineler var….

Wulffun işadamı dostlarının kendisine temin ettiğikıyaklara-al gülüm ver gülüm kontenjanından- bulunduğu konum itibarıyla ayrıcalıklarlakarşılık verip vermediğini yargı kanıtlayacak.

Sabık Cumhurbaşkanının basına bu süreçte gözdağı vermesi ve Bildgenel yayın yönetmenineDaha fazla üstelerseniz sizi yakarım!anlamına gelen sözlü tehditler savurması ortadaki en ele dişe gelir skandal. Ama bu da doğrusu -içinde bulunduğumuz aşamada!- Watergateboyutlarına ulaşan bir skandal değil.

‘Yasa önünde herkes eşit!’

Ancak böyle de olsa savcılık, Alman Cumhurbaşkanının dokunulmazlığının kaldırılmasını istediği an her şey bitti. Wulffun cumhurbaşkanlığı koltuğunu bırakmasına bu kadarı yetti!

Savcılık talebi önünde Wulff, dokunulmazlık zırhının er geç parlamento tarafından kaldırılacağını biliyordu. Koltuğa yapışıp kaldığı sürece yargılanması mümkün olamayacağından, İsrail Devlet Başkanı Katsavın geçmişte yaptığı gibi, istifasını vermek zorunda kaldı.

Çünkü, Başbakan Erdoğanın küçümsediği İsrail demokrasisinde olduğu gibi Almanyada da hukuk devleti tıkır tıkır işliyor...

Wulffun istifası ardından Merkelin üzerinde durduğu ilk nokta nitekim bu oldu. Alman şansölyesi hangi pozisyonda olursa olsun tüm yurttaşların Almanyada yasa karşısında eşit olduğunavurgu yaptı.

Hukuk devletinin temelindeki güçler ayrılığıAlmanyada mükemmel çalıştı. Yargı ve medyadenge-fren mekanizmalarıiçinde görevlerini tam yaptılar.

Cumhurbaşkanı karşısında basın hiç geri adım atmadı; en ağır ve ciddi gazetelerden, sansasyon medyasına dek bu olayı sistemli, düzenli bir fikri takipiçinde sonuna dek kovaladılar.

Wulff-gatein gözler önüne serdiği ilk dersler bunlar

Tahammül götürmez itibar kaybı

Hukukun üstünlüğü ilkesini içeren bu derslerin yanı sıra, bu öyküde Alman halkına özgü çok çarpıcı başka özellikler, başka dersler de var.

Alman basınının önde gelen yorumcuları, Cumhurbaşkanlarının istifasını, dev birrüşvet ve yolsuzluk skandalındançok, bir yetersizlik”, “onursuzluk”, “zavallılık öyküsü olarak değerlendirmek eğiliminde

Der Spiegelden Dirk Kurbjuweit örneğin, Skandal burada önemsiz gibi görünen ufak tefek çok şeyin bir araya gelerek bardağı taşırmasındadiyor ve özetle şöyle devam ediyor:

Ortaya çıkan Wulff portresi, kıyak ve ayrıcalıklar peşinde koşarken bulunduğu konuma saygı göstermeyen bir adamın portresiUcuzluk kralı Wulffiçin... beleşçilik sabit fikir sanki Sürekli ondan bundan indirim bekleyen biri; konumu kadar kendi kişisel vakarını da ayak altına alıyor demektir!

Onur”, “vakar”, “haysiyet”, “şeref”, “itibar”…

Bunların Almanyada çok ciddiye alınan anahtar değerler olduğu anlaşılıyor.

Almanlar; cumhurbaşkanlığı konumunda bulunan birinden, soyluduruş talep ediyorlar.

Bal tutan parmak yalamak şerefsizlik

Tüm Alman toplumunun imajıyla özdeşleşen bir kişide, özenti davranışlar”, “ucuzculuk”, “beleşçilik”, “kıyakçılıkgibi tarz ve irtifa kayıpları anlamına gelen davranışlara tahammül edemiyorlar

Yolsuzluktan ziyade Alman yorumcular ısrarla Wulffun mini minnacık bir adamolmasından şikâyetçiler.

Spiegelden bir başka yazar Roland Nelles; “Geride kalan…. büyük olmak isteyipde bulunduğu konum için ziyadesiyle küçük kalan bir adamın imajıdiyor: Almanyanın cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturan kişinin sonuçta bir devlet adamı değil, siyasi bir irtifaperver/sonradan görme olduğunu anladık. Wulffu kendi vasatlığı öldürdü!

Tüm bunlardan Almanyada Bal tutan parmağını yalar!duruşunun; özür götürmeyen büyük bir şerefsizlik olarak algılandığını çıkarıyoruz.

Wulff fiilen savcılığın harekete geçmesi yüzünden istifa etmiş olsa da kamuoyundaki itibarve inandırıcılıkkaybını bu yüzden yaşadı.

(Cumhuriyet)

[Bu yazı 1521 kez okundu]
Nilgün CERRAHOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [74]
[7 Şubat 2015] 'Baskı Türkiye'de Olur, Bizde Olmaz!' ... [19 Ağustos 2014] Şok. Şok. Şok. 'Başkan Baba Erdoğan' ... [27 Temmuz 2014] Büyükada'da Üç İstila: Erdoğan, Araplar, Martılar ... [19 Temmuz 2014] 'Yeni Türkiye'nin Vizyonu: 'Seçici Olma!' ... [14 Haziran 2014] Tereyağından Kıl Çeker Gibi. ... [9 Ocak 2014] İspanya'nın 'Hukuk Devleti' Farkı ... [15 Kasım 2013] Yeni bir Müslüman burjuvazi: Süslüman ... [5 Kasım 2013] Türban Dinin Emri mi? ... [31 Ekim 2013] Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın Hünkârımız! ... [26 Ekim 2013] Batı Demokrasileri '007 Demokrasisi' Oldu ... [20 Ekim 2013] 'Türkiye'yi Obama Kaybetti' (4) ... [18 Ekim 2013] Türkiye Nereye Gidiyor?(2) ... [10 Ağustos 2013] Ergenekon'un Bir Benzeri Yok ... [8 Ağustos 2013] Ergenekon Çarpıtmaları... ... [16 Temmuz 2013] Demokrasinin Tükenişi ... [16 Nisan 2013] 'Süreç' Körün Fil Tarifi Olunca ... [11 Nisan 2013] Süreç ve Kamuoyu: 'Müslümana Haramdır!' ... [9 Mart 2013] Laiklik Kadın Demektir ... [9 Şubat 2013] 'Sol, Bütünlüğü Savunmalı' ... [6 Ocak 2013] Ayşe Hür: 'Beni Pat Diye Bıraktılar!' ... [22 Aralık 2012] Anayasa 'Ana' Olduğunda!.. ... [8 Aralık 2012] Liberallerin Tarihi Yanılgısı ... [1 Aralık 2012] Üniformanın Dönüşü. ... [25 Kasım 2012] Medyaya Zulümde Cehennemin Taşları. ... [20 Kasım 2012] 'Türkiye İran olursa...' ... [11 Kasım 2012] Obama'nın Gözyaşları ... [30 Ekim 2012] Tarihe Kalan Görüntüler ... [18 Ekim 2012] Vicdansızlık ... [16 Ekim 2012] Ve AB Raporu Çöpe Gitti! ... [6 Ekim 2012] Enver Paşa Tuzağı ... [27 Eylül 2012] Demokrasi, Hukuk Devleti, Balyoz ... [25 Eylül 2012] Carrillo ve Balyoz... ... [9 Ağustos 2012] Erdoğan'ın 'Çöl Demokrasisi' ... [7 Ağustos 2012] Devremülk Çankaya... ... [24 Temmuz 2012] 'Erdoğan Değişti' Geyiği... ... [28 Haziran 2012] Akıllar Neredeydi? ... [27 Mayıs 2012] Postsekülarizm Safsatası ... [22 Mayıs 2012] 'Türkiye Çoğunluk Diktasına Yöneliyor' ... [10 Mayıs 2012] Başkanlık, Çarlık, Sultanlık.. ... [26 Nisan 2012] Le Pen Avrupası'nda Irkçılık ... [17 Nisan 2012] İntikam Türkiyesi ... [15 Nisan 2012] Çevik Bir Deyince. ... [12 Nisan 2012] Bermuda Üçgeni: Türkiye İran Suriye ... [27 Mart 2012] Kapatılan Bir Gazetenin Düşündürdükleri ... [20 Mart 2012] Erdoğan'ın 'Ödül Skandalı' ... [3 Mart 2012] İran'ın İleri Demokrasi Seçimleri ... [28 Şubat 2012] Avrupa Solu Hollande'ı Bekliyor ... [23 Şubat 2012] 'Bu ülkeyi İslamlaştıracağız!' ... [16 Şubat 2012] İranlaşmak ... [5 Şubat 2012] Saldırı, Yaptırım Kıskacında İran ... [29 Ocak 2012] Yirmi Yıl Sonra Temiz Eller ... [24 Ocak 2012] 'Bayan Yanı', Helal Otobüs ... [5 Ocak 2012] Macar Örneğinden Çıkarılacak Ders ... [8 Aralık 2011] Putin -Medvedev Modeline İsyan ... [24 Kasım 2011] Demokrasi Şampiyonluğunun Mumu. ... [13 Kasım 2011] Bir Entelektüel Olarak Atatürk ... [3 Kasım 2011] Arap Baharı ve 'Karşıt Devrim' ... [29 Ekim 2011] Şili'de Demokrasi ve Deprem Bilinci ... [25 Ekim 2011] '7.4 Yetmedimi?' Kültürü ... [18 Ekim 2011] 'Öfkeliler Henüz Olgunlaşmadı!' ... [6 Ekim 2011] Bir Zamanlar Avrupa Birliği ... [24 Eylül 2011] 'Dizi' gibi dış politika ... [17 Eylül 2011] Arap Baharına 'Törkiş Laiklik' Açılımı ... [10 Eylül 2011] Emperyalizmin Dünü. Bugünü ... [6 Ağustos 2011] Şark Usulü Demokrasiye Geçişin Resmi ... [4 Ağustos 2011] Demokrasinin Resmi... ... [14 Temmuz 2011] Seçilmiş Tiranlık ve 'Teslim Ol' Söylemi ... [5 Temmuz 2011] Düğünden Defileye İslamcı Şov... ... [25 Haziran 2011] Ahmedinejad 'Topal Ördek' mi? ... [7 Haziran 2011] 'Kız mıdır, Kadın mıdır?'ın Açılımı ... [23 Nisan 2011] Avrupa 'da Hortlayan 'Faşizm Dalgası' ... [12 Nisan 2011] Sümeyye Tiyatroda ... [5 Şubat 2011] Obama, Mısır ve 'Tarihin Doğru Yanı' ... [1 Şubat 2011] Batı'da 'Mübarek Gidiyor' Paniği. ...
Nilgün CERRAHOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™