Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Yaşanmış Bir Korku Öyküsü
19 Şubat 2012, Deniz KAVUKÇUOĞLU
, Deniz KAVUKÇUOĞLU

Antalya Kitap Fuarı nedeniyle beş gündür Güneyin bu güzel kentindeyiz. Tatil dönemi olmamasına karşın kentte Avrupanın çeşitli ülkelerinden gelen çoğu yaşlı, kadın-erkek birçok turist var. Kaldığımız otelde ise bir farklılık var; burada konaklayanlar Araplar, kadınların sayısı ise yok denecek kadar az. Danışmadaki görevliye nereden geldiklerini soruyorum, Libyadan”, diyor, 300 kişilik bir grupmuş. Pek turiste benzemiyorlar diyorum, Haklısınız, turist değiller dedikten sonra açıklıyor. Kaddafi güçlerine karşı savaşmış muhalif askerlermiş. Bir bölümü yara almış, bir bölümü ruhsal bunalıma girmiş insanlarmış bunlar, Antalyanın çeşitli hastanelerinde tedavi görüyorlarmış. Ufak bir bölümü de salt dinlence için buraya getirilmiş.

Kimi insan öldürmüş, kimi tank bombalamış, kimi yaralanmış, fakat tümü savaş travmasından henüz kurtulmamış bu insanlarla aynı otelde birkaç günlüğüne de olsa burun buruna yaşamak düşüncesi ürkütüyor beni. Oteldeki ikinci günümde yedinci katta bulunan odama çıkmak için giriş katında asansöre biniyorum, asansör alt kattan dolu geliyor, içi Libyalı dolu. Bana elleriyle gelişareti yapıyorlar. Binmesem ayıp olacak, biniyorum, ama içimi de bir korku kaplıyor. Haksız da sayılmam, çünkü tümünün gözleri üzerimde. Bana niçin öyle baktıklarını yorumlamaya çalışıyorum. Neyse, ikinci ve üçüncü katlarda iniyorlar, rahat bir soluk alıyorum.

Aynı akşam otelin barındaki garsonlardan biri Bunlar tuhaf insanlar diyor, sessiz sakin otururlarken birden kafaları kızıyor, birbirlerine saldırıyorlar…”

Ne olursa olsun, bir daha onlarla aynı asansöre binmemeye karar veriyorum.

***

Düşünüyorum Bunlar, çoğu yoksul çöl insanları. Hiç bilmedikleri, hiç tanımadıkları, tarif dahi edemeyecekleri özgürlük”, demokrasi gibi kavramların büyüsüne kapılıp ayaklanmışlar. Ellerine silahlar tutuşturulmuş, kendilerine gösterilen hedeflere karşı yürümüşler. Düşman diye bellediklerini öldürmüşler, ama aynı zamanda kendi arkadaşlarından öldürülenlerin cesetlerini taşımışlar.

En sonunda NATOnun da silahlı, bombalı desteğiyle Kaddafi rejimi yıkılmış, onlar da savaş kahramanı askerler ilan edilmiş. Bu arada altüst olan ruhsal dengeleri yeniden yerine otursun diye Antalyaya gönderilmişler, psikolojik, psikiyatrik tedavi görüyorlar. Bu halleriyle her an patlamaya hazır serseri mayınlar gibiler. Otelde, otel dışında, kentin sokaklarında başıboş dolaşıyorlar.

Bir turizm cenneti olan Antalya onlar için bambaşka bir dünya. Alkollü içkileri, kadınların giysileri, eğlence yerlerinin renkliliği, konakladıkları, kendi ülkelerinde belki önünden bile geçmedikleri lüks oteller, ilk kez karşılaştıkları bu başka hayat zaten bozuk olan ruhsal dengelerini daha da bozmuş.

Yaşadıkları trajediye yeni boyutlar eklenmiş.

***

Dün, Antalyada, Konyaaltında beş yıldızlı bir otelde düzenlenen düğün töreninde, bir bölük savaş kahramanı askerin çıkardığı rezalete, çağrılıları rehin almalarına, altı kişinin de yaralandığına ilişkin haberleri okumuş ya da ekranlardan izlemişsinizdir.

Bu savaş kahramanı askerler büyük olasılıkla ilk kez Antalyada tanıştıkları alkolün de etkisiyle düğün törenini basmışlar, düğün salonuna büyük bir Libya bayrağı asmak istemişlerdir. Düğün sahiplerinin bu isteği geri çevirmeleri üzerine insanlara saldırmışlar, genç bir çiftin en mutlu gecelerini bir rezalete dönüştürmeyi başarmışlardır. Çiftin şanssızlığı düğün için seçtikleri otelde 121 savaş kahramanı askerinde konaklamakta olmasıdır. Bizim oteldeki kahraman askerler üç gün önce başka otellere nakledildiler, rahatladık. Kabak ne yazık ki o otelin başına patladı.

Libyadaki iç savaşın bitiminden sonra Türkiye tarafından başlatılan, bugüne kadar süregelen bu dönüşümlü rezaletin sorumlusu kimdir? Antalyada şu anda sayısı 700 olan serseri mayını kim denetler? Merak ediyorum.

Sakın ola ki Türkiyenin bu tür insani yardımlarına karşı çıktığım akla gelmesin. Ama bu tür insani yardımları yürütmek bir uzmanlık işidir. Hiçbir ön çalışma yapmadan, sorumluları, denetmenleri belirlenmeden ruhsal dengelerini yitirmiş, üstelik de çok farklı bir kültür ortamından gelen insanlar başıboş bırakılmaz.

Demek istediğim budur!

(Cumhuriyet)

[Bu yazı 1361 kez okundu]
Deniz KAVUKÇUOĞLU

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [29]
[4 Şubat 2013] CHP'ye Saldırmanın Dayanılmaz Hafifliği ... [30 Ocak 2013] Ulusalcılık Milliyetçilik Değildir ... [28 Ocak 2013] Dünden Bugüne CHP Milliyetçiliği ... [3 Aralık 2012] İslam ve Demokrasi ... [21 Kasım 2012] Hasta Toplum, Şiddet ve Terör ... [11 Kasım 2012] Devrimleri ve Devrimcileri Tartışmak ... [7 Kasım 2012] İleri Demokrasi ve Akademik Özgürlük ... [26 Eylül 2012] Yaşlı Değirmenci, Georgi Dimitrov ve Berlin'deki Yargıçlar ... [5 Eylül 2012] PKK Ne İstiyor? ... [1 Ağustos 2012] Çuvallamak ... [29 Temmuz 2012] 'Müslüman Demokratlık' ve AKP ... [25 Temmuz 2012] AKP Müslüman Demokrat Bir Parti Olabilir mi? ... [4 Temmuz 2012] Fıkra Gibi ... [27 Haziran 2012] Kılavuzu Karga Olanın. ... [2 Mayıs 2012] Tencere Yuvarlanıyor Kapağını Buluyor ... [7 Mart 2012] Çokdilli Bir Ülke Olmak ... [4 Mart 2012] 'Özgürlükçü Türkiye' ya da Bir Yandaş Yazar Denemesi ... [29 Şubat 2012] 4+4+4 Üzerine ... [27 Şubat 2012] Kolektif Demokrasi, Uzlaşma Kültürü ... [28 Aralık 2011] Aman, Açılmasın! ... [7 Aralık 2011] Hayat, Bir Balıkçı ve Socrates ... [27 Kasım 2011] Dersim: Kim, Kimden, Ne İçin Özür Dilemelidir? (1) ... [20 Kasım 2011] Biraz Utanma ... [17 Ağustos 2011] Laik Bir Ülkede 'Tahammül Edilenlerden' Olmak ... [3 Temmuz 2011] Ne Yapmalı? ... [30 Mayıs 2011] Rüzgâr Dönüyor ... [25 Mayıs 2011] İçi Boş Lakırdılar ... [4 Nisan 2011] Hava Dönmektedir ... [28 Şubat 2011] Türkiye Büyük Millet Meclisi Gençleşmelidir ...
Deniz KAVUKÇUOĞLU
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™