Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
MİT KRİZİNDE KORKUTUCU SENARYO
20 Şubat 2012, Mehmet TEZKAN
, Mehmet TEZKAN

Valla olmuyor, ne kadar istesem de olmuyor..   Pazar günleri farklı denizlere yelken açmak istiyorum, siyasi ortam izin vermiyor..
Bu aralar olmuyor..
Günlük meselelerden uzak pazar keyfi yaşanamıyor!.. Yine böyle bir haftadayız..
MİT krizi konusunda birçok senaryo yazıldı.. İçlerinde akla mantığa sığan da vardı, akıllara ziyan olan da..
Haa.. Belki de, ‘akıllara ziyan’ dediğimiz, olan biteni en iyi anlatan senaryodur!
O kadarını bilemem..
*
İlk yorumlar şöyleydi..
Bu iktidarla Gülen cemaatinin savaşıdır.. Köprüler atıldı, kılıçlar çekildi.. Cemaate yakın duran savcı ve emniyetçiler, iktidara yakın duran MİT’çilere operasyon yapmaya kalktı..
İlk günler hararetle konuşulan bu senaryodan birkaç gün içinde vazgeçildi..
Kimi, hayır böyle bir şey yok dedi..
Kimi, çatışma vardı ama yatıştırıldı. Taraflar pozisyonlarını bozmasa bile sakinleşti  tezini savundu..
Muhafazakâr kesim, bu senaryonun muhaliflerin en büyük hayali olduğunda birleşti..
*
Bu değilse neydi?
Askeri vesayetin yerini yargı vesayetinin alma çabasıydı.. Seçilmişleri vesayet altına almak isteyen atanmışların oyunuydu..
MİT Müsteşarı üzerinden Başbakan’a uzanılacak, hükümetin ‘Kürt politikası’ sorgulanacak, siyaset vesayet altına alınacaktı..
Bir başka senaryo da buydu..
İlk bakışta mantıklı geliyor.. Bu minvalde manşetler de atıldı ama sağlam dayanağı yoktu..
Niye mi?
Atanmışlar dedikleri kimdi?
Savcılar ve polisler mi? Onların üzerinden mi seçilmişler vesayet altına alınmak istendi?
Olamazdı..
Çünkü, kriz çıkınca seçilmişler ‘atanmışları’ anında görevden aldı..
Alamayabilirdi!..
Alamasa, vesayetin daniskası olurdu.. (Geçmişte olduğu gibi!)
*
MİT’in KCK’yı yönlendirdiği, MİT elemanlarının bazı eylemlere katıldığı, öncülük ettiği, İmralı’dan Kandil’e mektup taşıdığı iddiaları da var..
O MİT’çiler kimdir, hangi eylemlere katılmışlardır, KCK içindeki sayıları, önemleri, rolleri nedir bilmiyoruz ama savcılık tarafından dillendiriliyor..
Bunun üzerinden de birtakım senaryolar üretiliyor..
Emniyet bilerek bu işi çok büyütüp mesele haline getirmiş..
Niye yapmış?
MİT’i yıpratmak için..
Neden yapmış?
Efendim istihbarat tek elde toplanıyor ya.. Patron, MİT Müsteşarı oldu, bütün istihbarat birimleri ona bağlanacak.. Biliyorsunuz, 1 Ocak’ta Gölbaşı’ndaki Genelkurmay’ın elektronik dinleme üssü MİT’e devredildi..
Arkasında anten tarlası varmış, bütün dinlemeler buradan yapılıyormuş..
Bu bilgi üzerine bina edilen senaryo şu..
Emniyet istihbarat, MİT’in patron olmasını içine sindiremiyormuş.. MİT elemanlarının bazı hukuk dışı hareketlerini abartarak Hakan Fidan’a yüklenmek için malzeme yapmış.. 
Meselenin aslı astarı buymuş..
*
Gelelim son senaryoya..
Benim korkutucu bulduğuma..
Fidan’ı ‘şüpheli’ sıfatıyla ifadeye çağırmak MİT’in Ortadoğu ülkelerindeki etkinliğini kırmak için içimize sızan MOSSAD ajanlarının tezgâhıymış..
Yok artık demeyin..
Muhafazakâr medyanın üzerinde hemfikir olduğu konu bu..
Dış güçlerin oyunuymuş; Fidan’ı dolayısıyla MİT’i etkisizleştirme, itibarsızlaştırma operasyonuymuş..
Hatta diyorlar ki;
Peki, MİT bu MOSSAD ajanlarını temizlemeye kalkarsa ne olur? Misilleme yaparsa!.
O kadarını bilemem..
*
Bildiğim şu.. Türkiye için en kötü durum son senaryonun doğru çıkmasıdır.. Bütün bu olan biteni içimize sızan CIA, MOSSAD ajanlarının tertiplemiş olmasıdır..
Bir ülke için bundan daha feci bir durum olamaz..
Sızdıkları yere bakar mısınız?
Emniyet istihbarata, terörle mücadele birimlerine, özel yetkili savcıların, hâkimlerin içine..
Ürkütücü !.. 
Korkutucu!..
Oraya bile sızabilen yabancı ajanlar her yere sızar.. Bırakın her yeri oraya sızmaları yeter de artar bile..
*
Bu senaryolardan biri doğru, ama hangisi?..
Sizce!
Bakan Suat Kılıç demiş ki; ‘Türkiye hukuk devletidir. Bu kadar senaryoyu hukuk kaldırmaz.”
Haklı.. Hukuk taşıyamıyor..

(Milliyet)

[Bu yazı 1499 kez okundu]
Mehmet TEZKAN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [52]
[25 Eylül 2013] Koalisyon çıktı Almanya yandı mı? ... [18 Temmuz 2013] GÜNEYDOĞU'DA Bİ ŞEYLER OLUYOR ... [6 Mayıs 2013] GENEL SEÇİM YEREL SEÇİMLE ... [12 Nisan 2013] BARIŞ SÜRECİNE İLK SABOTAJ! ... [10 Nisan 2013] BARO DOSYASINA SEHVEN KAZMA!.. ... [21 Şubat 2013] YENİ TÜRKİYE BU MU? ... [15 Şubat 2013] ISLAK İMZALI DARBE ZİRVESİ ... [8 Şubat 2013] TÜRKİYE 2015'TE BÖYLE YÖNETİLECEK ... [3 Aralık 2012] 'Yetmez ama evet'çiler gibi olmayalım!.. ... [20 Kasım 2012] BAŞBAKAN KARARLI SİSTEM DEĞİŞECEK ... [15 Kasım 2012] MUHAFAZAKAR İKLİM KALICIDIR ... [13 Kasım 2012] Cuma Günü Mühim Bir Duruşma Var ... [30 Ekim 2012] BARİYERLERİ AŞTIK ANITKABİR'E VARDIK ... [18 Ekim 2012] MÜSLÜMANLARIN İKİ BÜYÜK ZAAFI ... [24 Eylül 2012] İKTİDARDA BÜYÜK KAVGA ... [21 Eylül 2012] ÖLÜM BU KADAR YAKIN OLMAMIŞTI ... [27 Ağustos 2012] CHP'DEN Bİ ŞEY OLMAZ YAZISI ... [17 Ağustos 2012] ALÇAK BASINÇ ATMOSFERİ ... [14 Ağustos 2012] Doğu'lu vekillere gözdağı ... [29 Temmuz 2012] İBADETİ ÖĞRENMİŞ AHLAKTAN HABERİ YOK ... [27 Temmuz 2012] DEMOKRASİ BİRAZ ZOR! ... [13 Temmuz 2012] SSCB GİBİ OLUYORUZ.. ... [4 Temmuz 2012] ŞİKE KARARI EMSAL OLUR ... [2 Temmuz 2012] OTORİTER DEVLETİN AYAK SESLERİ ... [29 Haziran 2012] İMAM HATİP DÜZENİ KURULDU ... [25 Haziran 2012] SAVAŞA MI GİRİYORUZ? ... [19 Haziran 2012] 'AT İÇERİ' NİN SONUCU ... [17 Haziran 2012] KÖŞK'ÜN YARISI TAVA YARISI IZGARA OLDU ... [10 Haziran 2012] KUTSAL İTTİFAK ÇÖKTÜ; EVLİLİK BİTTİ ... [7 Haziran 2012] AYAR ÇEKEREK SİSTEM KURULMAZ ... [4 Mayıs 2012] BU NE KİNDİR BU NE NEFRET ... [22 Nisan 2012] AKILLI TAHTAYA DEĞİL SONUCA BAK ... [8 Nisan 2012] ORASI ÜNİVERSİTE O BİLİM İNSANI!.. ... [6 Nisan 2012] 12 EYLÜL DEĞİL, İKİ DARBECİ YARGILANIYOR ... [1 Nisan 2012] Önemli olan tarihin nasıl yazacağıdır! ... [23 Mart 2012] DARBECİ EVREN'İN RANTINI YİYENLER ... [7 Mart 2012] YÜZDE 50 BU MU DEMEK? ... [1 Mart 2012] FIŞKIRAN CESETLER VE MEDYANIN HALİ ... [20 Şubat 2012] 'KORKU TOPLUMU YARATILMAKTA' ... [19 Ocak 2012] VİCDAN NE YANA DÜŞER USTA!.. ... [12 Ocak 2012] JURİSTOKRASİ ... [6 Ocak 2012] AKP DE TÜRKİYE DE YOL AYRIMINDA ... [25 Aralık 2011] HER MUSİBETTEN BİR İYİLİK DOĞAR ... [14 Aralık 2011] UZUN TUTUKLULUK.. ASIL SEBEP.. ... [25 Kasım 2011] MEŞGULİYETLE OYALAMA YÖNTEMİ ... [11 Kasım 2011] LALE GİBİ SEÇECEĞİZ AMA NE ZAMAN? ... [9 Kasım 2011] 2011 MODEL DEMOKRATLIK ... [17 Ekim 2011] ZAMMI TEĞET GEÇİRME TAKTİĞİ ... [9 Ağustos 2011] MAHKEME 10 GÜN NEDEN BEKLEDİ? ... [25 Temmuz 2011] 1993'ÜN YÖNTEMİ 2011'E UYAR MI? ... [22 Haziran 2011] YÜZDE 50 İŞTE BÖYLE OLDU ... [7 Ocak 2011] 'EVET'LE 'HAYIR'IN EĞİTİMLE İLİŞKİSİ.. ...
Mehmet TEZKAN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™