Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Hükümetin son krize habersiz yakalanması olağan mı?
17 Şubat 2012, Sedat ERGİN
, Sedat ERGİN

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan’ın yakın çalışma arkadaşı olan MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın şüpheli olarak Adliye’ye çağrılması girişimine verdiği tepkinin gerisinde ne yatıyor?

Bütün işaretler, Başbakan’ın bu hazırlıklardan habersiz olduğunu ve öğrendiğinde bir şaşkınlık yaşadığını gösteriyor.

Hükümet, polis-yargı işbirliğinden kaynaklanan bu hamleye oldukça sert bir karşılık verdi. İstanbul Emniyeti’nin istihbarat ve terörle mücadele birimlerindeki bazı kilit yöneticiler iki ayrı dalga halinde görevlerinden alındı.

POLİS SAVCIYA BAĞLI ÇALIŞMAK ZORUNDA


Polisin rolünü büyüteç altına yatırmadan önce soruşturmayı Özel Yetkili Savcılığın yürüttüğüne dikkat çekmeliyiz. Savcılar siyasal iktidardan bağımsız hareket etmek durumunda. Bu olayda Savcı Sadrettin Sarıkaya’nın gerçekten hükümetten bağımsız hareket ettiği konusunda herhalde kimsenin şüphesi yoktur.
Polise gelince...

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 164’üncü maddesinin 2’inci fıkrasında “Soruşturma işlemleri, Cumhuriyet savcısının emir ve talimatları doğrultusunda öncelikle adli kolluğa yaptırılır. Adli kolluk görevlileri, Cumhuriyet savcısının adli görevlere ilişkin emirlerini yerine getirir” deniliyor.
Krize yol açan soruşturmayı yürüten İstanbul Emniyeti’nin istihbarat ve terörle mücadele birimlerindeki görevliler de bu yasa çerçevesinde “adli kolluk” olarak savcıya bağlı çalışıyordu.

AMA SİCİL AMİRİ EMNİYET MÜDÜRÜ


Ama adli kolluk söz konusu olduğunda madalyonun bir de diğer yüzü var.

Birincisi, her ne kadar savcıya tabi olsa da adli kolluğun soruşturmalarda önemli bir hareket serbestisine, hatta belirleyiciliğe sahip olduğu ortada. Sahada işi yürüten, bütün istihbari çalışmayı yapan, şüphelileri izleyen, yakalayan, fezlekeleri yazan polis birimleri... Savcıların doğru dürüst bir sekretaryası bile yok. Bazı durumlarda savcının şüphelilere yönelteceği soruların bile polis tarafından hazırlandığı biliniyor. Keza, iddianamelerde polis fezlekelerinin cümle cümle aktarıldığı durumlarla da sıkça karşılaşılıyor.

Asıl çelişki, savcıya bağlı çalışan polis görevlilerinin idari olarak Emniyet Genel Müdürlüğü’ne bağlı olması. Örneğin MİT Müsteşarı’na odaklanan hazırlığı yürüten polislerin birinci derecedeki sicil amiri İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın, ikinci derecede sicil amiri ise İstanbul Valisi Hüseyin Avni Mutlu’dan başkası değil.

MÜDÜRÜNE BİLGİ VERMEK ZORUNDA MI?


Burada yanıt aranması gereken soru şudur: Bu ölçüde hassas bir soruşturmayı yürüten polis görevlilerinin hangi aşamada sicil amirlerini bilgilendirmeleri gerekir? Ayrıca bilgilendirmeleri gerekir mi? Yasal bir zorunluluk var mı?

CMK 164’üncü maddenin 3’üncü fıkrası “Adli kolluk, adli görevlerin haricindeki hizmetlerde, üstlerinin emrindedir” diyor. Yani, “adli görev” yaparken, üstlerinin yani Emniyet Müdürü’nün emrinde olmadığını söylüyor.

1 Haziran 2005 tarihli 25832 sayılı Adli Kolluk Yönetmeliği’nin 5’inci maddesinde “Adli kolluk görevlilerine, adli görevi bulunmayan üstleri tarafından yürütülen soruşturma ile ilgili emir ve talimat verilemez” deniliyor.

Görüleceği gibi, Emniyet Müdürü ya da Vali’nin soruşturma esnasında maiyetlerindeki polise emir verme yetkisi yok. Ama yasa ve yönetmelikte adli kolluk olarak polisin amirine bilgi vermesine engel bir hüküm de yok.

Geçmişte pek çok hassas operasyonda adli kolluğun bu bilgilendirmeyi yaptığı, hükümetin de böylece “karanlıkta kalmadığı” bilinen bir gerçek.

İÇİŞLERİ BAKANI’NIN HABERİ OLDU MU?

 Buna karşılık son kriz, bu bilgilendirme mekanizmasının çalışmadığını, süreçte rol oynayan polislerin İstanbul Emniyet Müdürü Hüseyin Çapkın’ı bilgilendirmeklerine işaret ediyor.

Meselenin ilginç bir boyutu daha var. Bu çalışmayı yürüten istihbarat ve terörle mücadele şube birimlerinin aynı zamanda Ankara’daki Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesindeki Terörle Mücadele ve İstihbarat Daire Başkanlıklarıyla da bağlantılı çalışmaları gerekiyor.

Bu çerçevede MİT üst yönetiminin sorgulanması hazırlıkları hakkında Ankara’ya dönük bir bilgilendirmenin olup olmadığı bilinmiyor. Ama Emniyet Genel Müdürlüğü’ne ulaşmış bir bilgi olsaydı, bunun İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin’e de aktarılmış olması gerekmez miydi?

Ancak İçişleri Bakanı’nın da İstanbul Emniyeti’nde yürütülen bu hazırlıktan haberdar olmadığı anlaşılıyor.

Sonuçta, Türkiye’yi kilitleyen son krizin adli kolluk sisteminin işleyişiyle ilgili ilginç bir tartışmayı beraberinde getireceğini söyleyebiliriz.  

(Hürriyet)

[Bu yazı 1742 kez okundu]
Sedat ERGİN

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [91]
[16 Temmuz 2013] Biber gazı atılırken doktor hazır bulunsun ... [2 Temmuz 2013] AİHM kararları 12 Eylül yasasını geçersiz kıldı ... [3 Mayıs 2013] Tarihin akışı uçurumun kenarından nasıl döndü? ... [23 Nisan 2013] AİHM içtihatları ışığında Fazıl Say kararı ... [18 Nisan 2013] Tazminat komisyonu İtalya'da yürümedi, ya Türkiye'de? ... [16 Nisan 2013] AİHM'ye başvuru hakkı engelleniyor mu? ... [9 Nisan 2013] Kerry gezisinin dökümü ... [30 Mart 2013] 2023 için insani gelişme hedefleri gerekiyor ... [15 Mart 2013] DÖRDÜNCÜ YARGI PAKETİ (II) Tasarının TBMM'de iyileştirilmesi gerekiyor ... [9 Şubat 2013] Ergin Saygun ve vicdanların paslanması ... [1 Şubat 2013] Oramiral Güner istifası ile ne mesaj verdi? ... [25 Ocak 2013] Avukat tutuklamanın ufukta beliren maliyeti ... [3 Ocak 2013] Erdoğan hangi vesayeti kastediyor? ... [26 Aralık 2012] Yargısız infazlar ve çekimser demokrasi ... [8 Aralık 2012] Erdoğan'ın AİHM karşısındaki zor tercihi ... [5 Aralık 2012] AİHM kararı ışığında Başdenetçi tartışması ... [27 Kasım 2012] AİHM'deki Türk yargıç: 'Durumumuz parlak değil' ... [21 Kasım 2012] Erdoğan Obama'ya da kafa tutuyor ... [16 Ekim 2012] Yargıda daha çok reform bekleniyor ... [12 Ekim 2012] AB İLERLEME RAPORU ... [5 Eylül 2012] Yargıtay Başkanı'nın gözünden otoriterleşme ... [4 Eylül 2012] Suriye konusundaki büyük yalnızlığımız ... [30 Ağustos 2012] SURİYE POLİTİKASININ MUHASEBESİ (2): Evdeki hesap çarşıya uymayınca ... [22 Ağustos 2012] Erdoğan ve tarihe adil bakabilmek ... [31 Temmuz 2012] Ortadoğu'nun siyasi coğrafyası çözülürken ... [13 Temmuz 2012] Erdoğan ve Alevilerin horlanması meselesi ... [7 Temmuz 2012] YARGI REFORMU (3): Özgürlüğe yeni güvence Özgürlükler Hâkimi ... [6 Temmuz 2012] YARGI REFORMU (2): DGM'lerden ÖYM'lere ÖYM'lerden TMM'lere ... [5 Temmuz 2012] Yargı reformu-1: Özel yetkili mahkemelerin en büyük başarısı nedir? ... [23 Haziran 2012] Bağımsız insan hakları kurumu bir hayalmiş ... [21 Haziran 2012] Vatandaşa işkence sokağa taşınca ... [20 Haziran 2012] Dağlıca baskınının düşündürdükleri ... [14 Haziran 2012] HSYK'dan savcı açıklaması ... [9 Haziran 2012] Erdoğan'dan özel yetkili mahkemelere yeni bakış ... [30 Mayıs 2012] Amerika da basın özgürlüğü sorunlu diyor ... [18 Mayıs 2012] Uludere faciası ve erdemli devlet olmak ... [27 Nisan 2012] Hükümetin yargı reformundaki iradesine ne oldu? ... [10 Nisan 2012] Balyoz'da nasıl delil atlanır? ... [6 Nisan 2012] Haşim Kılıç ne demek istedi? ... [31 Mart 2012] Avrupa'nın eleştirel bakışı kuvvetleniyor ... [17 Mart 2012] Letonya'daki bir katliamdan Madımak yangınına ... [15 Mart 2012] Türk usulü demokraside "filibuster" olur mu? ... [10 Mart 2012] Basının eleştiri hakkı ne kadar geniş? ... [7 Mart 2012] Ortaokulların kapısı imam hatiplere açılıyor ... [28 Şubat 2012] AB ile diyalogda Nuray Mert meselesi ... [21 Şubat 2012] Avrupa'dan yargı reformuna hem destek hem eleştiri ... [18 Şubat 2012] AİHM'nin Tuncay Özkan kararının muhasebesi ... [9 Şubat 2012] Önce eğitimin kalitesine bakalım ... [27 Ocak 2012] Yargı Reformu ... [12 Ocak 2012] Avrupa'dan hâkim ve savcılara ağır eleştiriler ... [10 Ocak 2012] Başbuğ nerede yargılanmalı? ... [4 Ocak 2012] Uludere faciasında istihbarat soruları ... [22 Aralık 2011] Gırtlak kanseri bir mahkûmun ölümü ... [8 Aralık 2011] Şike yasası krizinin anatomisi ... [3 Aralık 2011] Avrupa'ya verilen sözler ne zaman tutulacak? ... [19 Kasım 2011] Ankara'da Suriye'ye dönük iki askeri senaryo ... [12 Kasım 2011] Genç değil, Meclis kürsüsü yara aldı ... [9 Kasım 2011] Ekonomide G20'deyiz insani gelişmede 92'nci ... [14 Ekim 2011] AB'ye göre basın özgürlüğü ihlalleri ciddi ... [14 Eylül 2011] HSYK Başkanvekili'nden mesaj var ... [10 Eylül 2011] HSYK şikâyetler karşısında adil mi? ... [9 Eylül 2011] Deniz Feneri'nde hatayı kim yaptı? ... [6 Eylül 2011] Hükümet tutukluluk süresinde kendisini bağladı ... [1 Eylül 2011] Adalet duygusu neden zedeleniyor? ... [24 Ağustos 2011] Libya dersleri ... [6 Ağustos 2011] ABD ve İngiltere'den Balyoz'a katılmak ... [3 Ağustos 2011] Balyoz'da ucu açık bir sürece doğru ... [29 Temmuz 2011] Yolsuzlukla mücadelede dünya liginde neredeyiz? ... [21 Temmuz 2011] Öcalan'ın oyun planı ... [17 Temmuz 2011] Türk yargısı hiç böyle eleştirilmemişti ... [12 Temmuz 2011] Rota yeniden AB'ye mi çevriliyor? ... [8 Temmuz 2011] Yemin kriziyle bölgesel güç olunabilir mi? ... [7 Temmuz 2011] Yeni kabinede dikkat çeken yönelişler ... [28 Haziran 2011] Adalet duygusu kaybolunca ... [7 Haziran 2011] Basın özgürlüğünde sıkıntılı bir döneme doğru ... [28 Mayıs 2011] Kasetler konusunda muhtelif teoriler ... [10 Mayıs 2011] AB'den tutuklu gazetecilere mesaj ... [4 Mayıs 2011] Yargıtay'da önemli bir içtihat değişikliği ... [3 Mayıs 2011] Özel yetkili mahkemelere barolardan önemli çıkış ... [27 Nisan 2011] Kopartılan yalnızca heykelin kafası mı? ... [14 Nisan 2011] Sosyalist olmanın ağır bedeli ... [9 Nisan 2011] Savcılar lehte delilleri tutabilir mi? ... [5 Nisan 2011] TBMM tarihi bir hata yapmak üzere ... [31 Mart 2011] Ergenekon'da envanter çıkartmak ... [30 Mart 2011] Bireysel başvuru hakkına veda mı? ... [9 Mart 2011] Şener ve Şık hangi delillerle tutuklandı? ... [16 Şubat 2011] Balyoz davasında tutuklama kriterleri ... [2 Şubat 2011] Amerikan modeli Erdoğan'ı mutsuz edebilir ... [22 Ocak 2011] Balyoz'da adli emanet bilmecesi ... [7 Ocak 2011] Yargıtay Başkanı: 'Bize haksızlık yaptınız' ... [13 Kasım 2010] Türkiye'nin yolsuzluk karnesi tekerrürden mi ibarettir ...
Sedat ERGİN
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™