Yazdırmak için tıklayın Eposta Olarak göndermek için tıklayın Yorum Eklemek için tıklayın
Anılarımızı Çalan Hırsızlar
12 Şubat 2012, Mine KIRIKKANAT
, Mine KIRIKKANAT

08.02.2012

İstanbula ilk kez Haydarpaşa Garında ayak bastım, ben de. Çocuk yüreğim paramparça. Gözlerimi deniz, kulaklarımı martı çığlıkları kamaştırdı. Perona atılan denkte mavi bir yorgan, lacivert bir battaniye, beyaz çarşaflar, kılıflar, havlular, don, fanila, gömlek, çorap, hepsi beyaz... Her parçaya mavi ibrişim ve özenle, 882 numarasını işlemişti, annem. Lacivert üniformam, Beyoğlundan alınacaktı. Haydarpaşaya denk indiren göçmenler arasında, Ankara göçeriydim. Taşı toprağı altın İstanbula ne arsa, ne parsa kapmaya, leyliokumaya gelmiştim.

Tarabyadaki Cumhurbaşkanlığı Köşkü, 90lı yıllara kadar TCnin malı değildi. Tarabya sırtlarına uzanan muhteşem parkın içindeki iki ahşap binadan biri devasa bir köşk, öteki.. bir Katolik kilisesiydi! Küçük bir orman oluşturan parkı tırmanan patikanın dönemeçlerinde küçük nişler içinde mumlar yanar, Hz. İsanın çile yolunda taşıdığı haçı düşürdüğünü anımsatan üç önemli dönemeçteki nişte, Meryem Ananın minik heykelleri dururdu.

Notre Dame de Sion Fransız (Kız) Lisesinin malıydı, Hubert Köşkü namlı, bu muazzam arazi ve binalar. Yatılı öğrenciler, iki yıllık hazırlık sınıflarını burada okuduktan sonra Harbiyedeki okul binasına taşınırlardı. Muhteşem parkında yürüyüşe çıkar, çam ağaçlarının altında biten yaban menekşeleri toplardı daimi yatılıküçük kızlar. NDS mezunlarının yakasına takılan geleneksel menekşe demeti de zaten bu köşkün bahçesinde biten yaban menekşelerine atıftır!

Benim sınıfım, Hubert Köşkünün sonuncu yatılısı oldu. Sadece birinci hazırlık sınıfını orada okuduk. On bir yaşındaydım. Ama bahçesinden menekşe toplayacak ve okulun tavizsiz laik eğitimi dolayısıyla ancak yıllar sonra anlam verebildiğim çile yolupatikasını, Meryem Ana nişlerini hiç unutmayacak biçimde belleğime kazıyacak zamanım oldu.

İlk sınıf fotoğrafımızda yer alan 32 yatılıdan, okulu bırakmadan, sınıfta kalmadan sadece 7 kader arkadaşı Violette, yani mezun olabildik. Ama Hubert Köşkünde, ertesi ders yılı Almanyaya giden Sevgili Güher ve Süher Pekinel ile aynı yatakhaneyi paylaşıyorduk! Bir yılın sonunda aramızdan ayrılanlar arasından, İstanbul Boğazını yüzerek geçen ilk kız yüzücü bile çıktı: Taciser...

Hubert Köşkünde geçen o yıl var ya, o ilk yıl... Analarından, babalarından ve Anadolunun bağrından kopup gelen bizlerin başına gelmedik kalmadı o ders yılı. Belki de bizim başımıza gelenler yüzünden, ertesi yıl NDS yönetimi hazırlık sınıflarını da Harbiyeye taşıdı.

Okul bahçesinde, Sör Sophienin beslediği biri dişi, bir erkek, bekçi olamayacak kadar küçük ve hepimizin sevip oynadığı iki köpek vardı: Vikont ve Leydi. Önce onlar kudurdu. Daha doğrusu kudurduklarını görmedik, hastalanıp öldü hayvancıklar. Ama kuduzdan öldükleri anlaşılmış olacak ki iki hazırlık sınıfındaki 60tan fazla öğrenci, kafileler halinde gün aşırı Tarabyadan Sultanahmete belediye otobüsleriyle kuduz aşısına taşınır olduk. Bizi mum gibi durduran sörler ansızın yumuşayıp birer şefkat abidesine dönüştü. Geceleri, iğnelerden taş kesen karnımıza sıcak suya batırılmış havluyla kompres bile yapıyorlardı! Dersleri falan sermiştik. Aşıların acısı olmasa, epeyce eğleniyor sayılırdık.

Hürriyet gazetesi, her zamanki avamlığıyla manşet attı: Dame de Sionlu kızlar kudurdu!

Ailelerin halini bir düşünün. Cep telefonu yok. Sabit telefon her evde yok. Uçak, ulaşılmaz bir lüks. Mesafeler uzun. Mersinden, Gaziantepten, Kahramanmaraştan çoğu kez büyük fedakârlıklarla İstanbula daimi yatılı gönderdikleri on bir yaşındaki kızlarıyla mektupla haberleşiyor, analar, babalar... Kapıldıkları korkuyu, telaşı gözünüzün önüne getirin. Hubert Köşkündeki biricik duvar telefonu, susmak bilmiyordu.

Sörler belli etmiyordu ama, allak bullak olmuştu NDS yönetimi. Kuduza karşı aşılatılan iki sınıf dolusu öğrenci, okul için tam bir skandaldı. Ne var ki Anadolu, kentleri ve insanlarıyla çok daha uygardı o yıllar. Kızların eğitimine değer verilirdi. Kimse kuduracak diye okuldan almadı, çocuğunu.

Haydarpaşa Garı, yatılıları evlerine götüreceği yarıyıl tatilini bekliyordu ki...

Devamı, pazara...

‘G’ NOKTASI

Başbakan Erdoğan, Bu gençliğin tinerci olmasını mı, büyüklerine isyankâr bir nesil mi, milli manevi değerlerinden kopuk, hiçbir istikameti olmayan, meselesi olmayan bir nesil mi olmasını istiyorsunuzdiye sorgulamış, dindar gençlik yetiştirmek şiarına karşı çıkanları.

Bilmiyorum hiç tinerci bir çocukla görüştü mü? Zavallıların ağzından yemin billah düşmez ve zaten Allahtan başka sığınacakları kalmamıştır, bir...

İkincisi, ister dindar olsun, ister dinsiz, gençlik isyandır ve zaten öyle olmalıdır.

Çocuklar, büyüklerine isyanla birey olmayı, kendilerini ezdirmemeyi ve haklarını aramayı öğrenirler. Büyüklerine sorgulamadan boyun eğen dindar gençliğin isyanı ise en tehlikelisidir. Adama yumurta atmakla yetinmez, tekbir getirip kör bıçakla keser, kanını da alınlarına sürerler.

Benden söylemesi.

İşte Afgan ve Pakistanlı Taliban, işte İranlı mollalar... Acaba hangi türü AKP büyüklerine kıyak geçer?

Bir okul kapısı açan, bir hapishane kapatır.

VICTOR HUGO


12.02.2012

 

Anlattığım yıllarda, göz bebeği kızını özel sınavla kazandığı Notre Dame de Sion (Kız) Lisesine yatılı gönderen tüm ebeveynler, Reşat Nuri Güntekinin Çalıkuşunu hatmetmiş, idealist Ferideler yetiştirdiklerine inanıyorlardı. Zaten çoğunun hayali, bilim insanı, akademisyen, diplomat, sanatçı ve kölemşor evlatlarla fazlasıyla doğrulandı.

Hubert Köşkündeki o tek ders yılı, ailelerinden ilk ayrılığın yürek ağrısına, yedikleri dokuz kuduz aşısının karın ağrısı karışan NDS yatılıları, Haydarpaşa Garından yarıyıl tatiline kalkacak vuslat trenini bekliyordu ki...

İstanbul, korkunç bir soğuk ve geride bıraktığımız 20. yüzyılın en yoğun kar tabakasına gömüldü. Okullar, zamanından önce tatil edildi. Ancak yatılı öğrencileri ülkenin dört bir yanına göndermek kolay değildi. Haydarpaşadan Anadoluya kalkan trenler tıka basa doluydu.

Ama o yıllarda Notre Dame de Sionlu ablam”, şimdi Büyükelçi Feryal Çoturun babası da TCDD genel müdürü, babamın kadim arkadaşı Seyfi amcaydı! Dolayısıyla trene vagon eklendi ve Feryal Çotur liderliğindeki Ankaralı NDS öğrencileri, Haydarpaşadan kalkan son katara bindiler. Kar yüzünden başka tren kalkmayacağı gibi, bizimki de zaten kara saplanacak ve yolda kalacaktı

Hayatımın en eğlenceli yolculuğuydu. Zümrüt yeşili gözleriyle okulun en güzel kızı Feryal abla, Elvis Presley hayranıydı ve tüm şarkılarını ezbere bilirdi. Yarıyolda kara saplanan trende mahsur kaldığımız iki günde, trende yiyecek bitti, müzik bitmedi. Sınıf arkadaşı Remziye ile birlikte, Elvisin tüm repertuvarını seslendirdiler. TCDD yönetimi, içinde kızların olduğu vagonu, ne olur ne olmaz, kilitlemişti. Karnımızı pencereden ekmek ve su veren yardımsever köylüler doyurdu. Sonunda yol açılıp Ankaraya vardığımızda, o trenden mutluluğu ömür boyu sürecek anılarla indim.

***

Nasıl başlarsa öyle sürer ya, Haydarpaşa Garından hep sıradışı yolculuklara çıktım. Bazen, trene bile binmeden Can dostum Memet Baydur, yeni bir oyun yazıyordu. Haydarpaşa Garında hayal ettiği Kadın İstasyonunu ilk kez Haydarpaşa Gar Lokantasında, tren düdüklerinin arasında dinledim, Memetten. Oturduğumuz masayı, beyaz örtü üzerindeki iki kadeh rakıyı, kocaman gözlüklerin ardında muzip gözlerini, çocuksu yüzünü bugün gibi anımsıyorum.

Zaten anılarımızı çalanların, tarihi hoyrat bir iştahla yakan, yıkan, satan, yok etmediğini bile illa ki dönüştürenlerin sorunu bu: Bizim güzel anılarımızın beşiği mekânlar, onların unutmak istediği özgeçmişin, artık inkâr ettiği kimliğin tanıkları. Çıktığı kabuğu beğenmeyen oldumcuka aslını, buldumcuka neslini, bağcıyı kovana dağdan inmişliğini, kentli gibi yapana köylülüğünü anımsatıyorlar.

Haydarpaşa Garına yamalı poturuyla inen yoksul, yağmaladığı İstanbula efendi olur da çulsuzluğunu anımsatan Haydarpaşa Garını korur mu hiç? Aslını inkâr ederken ardında tanık bırakır mı?

Zaten yaktı, elbette yıkacak. Geçmişine tanık olmayan yegâne zenginlik ölçüsüne vuracak, içini boşalttığı tarihi. AVM yapacak, otel konduracak. Haydarpaşayı, kendisini dönüştürdüğü gibi sıradan, zevksiz ve abartılı bir görgüsüzlük abidesine dönüştürecek.

***

Taksim Gezideki ağaçlık alana, onlara çaresiz ve ürkek dolaştıkları beş parasız gençliklerini, belki de utanç duydukları kimi geceleri anımsattığı için ordusu yok edilmiş bir kışla kondurmak istiyor, olamazlar mı?

Emek Sinemasını, çocukluğunda, gençliğinde bu güzel sinemada güzel filmler seyreden, anılar edinen kim gözden çıkarabilir? Elbette kapısından kovulan, bilet parasını denkleştiremeyen, sevgilisiyle el ele tutuşamayanların hıncı satar, yıkar ancak!

Ama işte bunlar, bir kez paralanmayagörsünler

Karısının kızının en küçük çantasına 5 bin TL ödeyip koluna taktığı Chanel, Haydarpaşa Garında çekilen ve milyonlarca dolar harcadığı reklam filmiyle tanıtırken dünyaya, seçkinlik markasını

Haydarpaşa Garını, o trenlerden çarıklı ayakları, yamalı poturlarıyla indiklerini unutmak için yok edenler... Seçkinliğin, kendi talihine yar olmasa da tarihe sahip çıkmak, yani soyluluk olduğunu asla öğrenemeyecekler.

Çünkü soyunu inkârla soylu olunmaz.

Anı hırsızları tarihi soysuz, tarihe saygısız olmak zorunda.

‘G’ NOKTASI

AKP hükümeti, bugüne kadar öpüp başına koyduğu ve baskın, arama, tutuklama, içeri tıkmalarını anaç gözlerle izleyip babaç sözlerle savunduğu haşarı yavrusu, özel yetkili yargının MİTe dokunmasına niye bozuldu, anlayamadım.

MİT Müsteşarını ÖYMden kaçırmak için kişiye özel Hakan Fidan Yasası çıkacak.

MİT Müsteşarı, apoletlerinin yeri henüz soğumamış bir Genelkurmay Başkanından daha yüksek bir devlet katında mıdır? Devlete 139 general ve amiralden daha mı sıkı bağlı, daha mı sadıktır?

Belki de devletten çok hükümete sadakati sorgulanacaktır, MİT Müsteşarının

AKP iktidarını onca teröristve yüzlerce darbeciden bunca koruyup kollayan ÖYMden şimdi korkmak niye? Kendi atadıkları savcılardan daha iyi mi bilecekler kimin terör, kimin darbe peşinde olduğunu?

Her canlı ölümü tadacak!

ÖZEL YETKİLİ MEZARLIK

(Cumhuriyet)

[Bu yazı 2831 kez okundu]
Mine KIRIKKANAT

YAZARIN DİĞER YAZILARI: [340]
[28 Mart 2016] Ne demiştik? ... [10 Şubat 2016] Kimlik inkâr, kişilik nanay ... [3 Şubat 2016] Onlar ceviz, biz badem ... [11 Ocak 2016] Liberal devrim ... [3 Ocak 2016] Yemekten ölmek ... [20 Aralık 2015] Güzel ve küresel bir masal ... [14 Aralık 2015] Hortlaklar uyanırken ... [25 Kasım 2015] Persona Non Grata ... [18 Kasım 2015] Sallanır ama batmaz! ... [15 Kasım 2015] Kamu çiftliğinden sulta sarayına ... [11 Kasım 2015] Çikolata tadında bir suikast ... [8 Kasım 2015] Amerikan koridoru ... [25 Ekim 2015] İstakoz ... [21 Ekim 2015] Kelebeğin dokunuşu ... [19 Ekim 2015] Ölüyoruz işte. ... [14 Ekim 2015] Suçlu bilinmiyor, sorumlu belli! ... [7 Ekim 2015] Diktatör, tiran, despot... ... [30 Eylül 2015] Katalonya'da polisiye ... [30 Ağustos 2015] Darbe mi dediniz? ... [23 Ağustos 2015] İktidar delisinin hatıra defteri ... [19 Ağustos 2015] Belki de ölümdür asıl ihanet. ... [16 Ağustos 2015] Katharsis ... [12 Ağustos 2015] Roman gibi. ... [5 Temmuz 2015] İneklerin meleği! ... [1 Temmuz 2015] Katli vacip bir cevher: Kadın ... [14 Haziran 2015] Hükmeden el, öldüren ayak! ... [10 Mayıs 2015] Boşnak Hıdrellez ... [15 Nisan 2015] Zaman Hızlanırken ... [12 Nisan 2015] El Çantasıyla Sanat Gerdeği ... [29 Mart 2015] Yersen Yemen! ... [18 Mart 2015] Yenen Unutsa Yenilen Unutmaz! ... [1 Mart 2015] Roman Hayatlar ... [18 Şubat 2015] Esmer Faşizm ... [8 Şubat 2015] Hepimiz Lütfü, Türkiye Karantina ... [4 Şubat 2015] İstanbul'a Niçin Gitmiyorum? ... [1 Şubat 2015] Ziynet İken Cüruf ... [28 Ocak 2015] Umudun Adı SYRİZA ... [18 Ocak 2015] Sansürleyebildiklerimizden misiniz? ... [14 Ocak 2015] Ava Giderken Avlananlar ... [7 Ocak 2015] Karı, Kariyer, Karın... ... [4 Ocak 2015] Fuzuliyle İştigal ... [24 Aralık 2014] Şer'in Hayrı, Cehaletin Yararı! ... [21 Aralık 2014] Hicri Takvim de İsterük! ... [17 Aralık 2014] Koltuklara Karşı Bir Kaltak ... [19 Kasım 2014] El İnsaf of America ... [12 Kasım 2014] Bir Basın Emekçisinin Çile Güncesi ... [9 Kasım 2014] Pazar Pazar ... [5 Kasım 2014] Liberal İhanet* ... [2 Kasım 2014] Sarayların Dili Olsa. ... [15 Ekim 2014] Cehalet Salgınında Ebola ... [12 Ekim 2014] Hoppa Coğrafya, Hortlak Harita ... [1 Ekim 2014] Çeteleştiğin Kadar Varsın! ... [28 Eylül 2014] Yuvarlaktır, Döner! ... [24 Eylül 2014] Gerilemekte Bile Geri ... [21 Eylül 2014] Dörtnala Bir Derebeylik ... [17 Eylül 2014] Halifelik Neden Kaldırıldı? ... [20 Ağustos 2014] Tek Adam, Yek Kalem ... [13 Ağustos 2014] Arjantin'e Bak, Türkiye'yi Gör ... [10 Ağustos 2014] Eşek Partili, Keçi Partizan! ... [6 Ağustos 2014] Çılgın ve Özgür ... [30 Temmuz 2014] Yumurta Mucizedir ... [27 Temmuz 2014] Manşeti Yıkın! ... [13 Temmuz 2014] Al Birini Vur Ötekine! ... [2 Temmuz 2014] Düşman Kardeşlik ... [25 Haziran 2014] Kayıp Sicil ... [22 Haziran 2014] Sokrates, Jeguaka, Işıtan ve Ötekiler ... [18 Haziran 2014] Ekmeleddin Çelebi ... [15 Haziran 2014] 'Ben Yazmıştım' Sendromu ... [4 Haziran 2014] Güdük İken Düdük Olmak! ... [1 Haziran 2014] GDO Çocukları ... [28 Mayıs 2014] Sınırdayız Sınırda. ... [25 Mayıs 2014] Niye Bana, Deme Sakın! ... [21 Mayıs 2014] Amansız ve Yamansız Yargı ... [11 Mayıs 2014] Hava Kurşun Gibi Ağır... ... [4 Mayıs 2014] Kelle Büyük, Baş Küçük. ... [30 Nisan 2014] Bir ve Öteki Mayıs ... [20 Nisan 2014] İyileştirme Sanatı ... [16 Nisan 2014] Ortaya Karışık Düşünceler ... [13 Nisan 2014] İradenin Dayanılmaz Ağırlığı ... [9 Nisan 2014] Savaşın Meşum Kökleri ... [6 Nisan 2014] Kütük Bile Değilsiniz, Kütük! ... [2 Nisan 2014] Eğrinin Doğrusu Olmaz! ... [30 Mart 2014] Sallanırken... ... [19 Mart 2014] Akıntı Yön Değiştirirken ... [12 Mart 2014] Mart Mucizesi ... [9 Mart 2014] Kurt Var, Kurt Var... ... [5 Mart 2014] Hırslı ve Budala! ... [26 Şubat 2014] Geriye Saran Tarih: Ukrayna ... [24 Şubat 2014] Bastır, Bastır ki Patlasın! ... [19 Şubat 2014] Er Mektubu Görülmüştür ... [16 Şubat 2014] O Namus Sizde Yok! ... [12 Şubat 2014] İki Zahit, Bir Ahit ... [9 Şubat 2014] İnşallah İnsan, Maşallah Motor! ... [5 Şubat 2014] Soğuk Savaş Kurbanı Ülke ... [2 Şubat 2014] Üçüncü François Dönemi ... [30 Ocak 2014] Had Sıfır, İhtiras Tavan ... [26 Ocak 2014] Uğur'lar Olsun... ... [22 Ocak 2014] Kan Parası ... [19 Ocak 2014] Aşk ve Ayrılık ... [15 Ocak 2014] Suç ve Gerçek ... [12 Ocak 2014] Nasıl Yıkılır? ... [8 Ocak 2014] Hanginiz Devlet, Kim İktidar? ... [5 Ocak 2014] Ayakların Küçükbaşı ... [29 Aralık 2013] Giden Babalar, Biten Oğullar ... [25 Aralık 2013] Paralanma Sırası. ... [22 Aralık 2013] Dur Bakalım... ... [18 Aralık 2013] Almanya Öyle, Türkiye Böyle! ... [15 Aralık 2013] Devrik Putun Öfkesi ... [11 Aralık 2013] Altı da Bir, Üstü de Birdir, Belin! ... [8 Aralık 2013] Küçükbaşın Kof Yumurtası ... [4 Aralık 2013] Vatanı Sattık Bir Pula ... [2 Aralık 2013] Sol Yanımda Yarem Var. ... [27 Kasım 2013] Kafa Devrimi ... [20 Kasım 2013] İki Cihanın Bekçisi ... [17 Kasım 2013] Kılavuzu Küçükbaş Olanın. ... [13 Kasım 2013] Bir Erkek, İki Baş. ... [10 Kasım 2013] Ötekiler ... [6 Kasım 2013] Örtüsüz Tutsaklık! ... [3 Kasım 2013] Kesik Ucun Esrarı ... [16 Ekim 2013] İki Serdar, bir Sencer ve Diğerleri. ... [13 Ekim 2013] Taze ve Bayat İnsanlık ... [9 Ekim 2013] Portakal Şimdilik Özgür, Ya Yarın? ... [6 Ekim 2013] Açıla Saçıla Kapanan Demokrasi... ... [2 Ekim 2013] Venüs'ün Altın Portakalı ... [29 Eylül 2013] Gizli Tanıdık, Açıkımsı Tanık ... [25 Eylül 2013] Siyasal Skatoloji ... [22 Eylül 2013] Mal Bu, Malzeme Bu! ... [15 Eylül 2013] Despotik Yargıda Merak Esası ... [11 Eylül 2013] Ey Olimpiyat Ruhu, Geldiysen Palanı Salla! ... [8 Eylül 2013] Müneccim! ... [4 Eylül 2013] Suriyeli Bir Muhalif ... [1 Eylül 2013] Sizi Gidi Darbeciler Sizi! ... [28 Ağustos 2013] Yersen, Yerseniz,Yerseler! ... [25 Ağustos 2013] CEO Şimdi Mahpus! ... [21 Ağustos 2013] Yok Kozmik, Var Kozmonot? ... [18 Ağustos 2013] Aymazlıktan Caymazlığa Deprem... ... [14 Ağustos 2013] Ya Zurnanın Zırtı!.. ... [11 Ağustos 2013] İzan Kalmadı, İman Verelim! ... [7 Ağustos 2013] İşgal Altında Adalet ... [28 Temmuz 2013] Aşk Belki de Bir Adadır ... [24 Temmuz 2013] Dünya Yalan, Narkoz Şirketten! ... [21 Temmuz 2013] Komplo Nedir, Komplocu Kimdir? ... [17 Temmuz 2013] Türkiye'den Bir Dost Geçti ... [14 Temmuz 2013] Cambazı Bırak, Balyoz'a Bak ... [10 Temmuz 2013] Doğurgan Yalan ... [7 Temmuz 2013] Olağan Bir Tecavüz ... [3 Temmuz 2013] Adına Mustafa Dedim ... [30 Haziran 2013] Celladın Ekmeği ... [26 Haziran 2013] Suçta Sebat ... [23 Haziran 2013] Asıl, Azılı Komplo! ... [12 Haziran 2013] Kötülüğü Gördüm! ... [9 Haziran 2013] Yangına Körükle Gitmek ... [5 Haziran 2013] Varlık, Yokluk ... [2 Haziran 2013] Ulusun Başbakan'a Seslenişidir ... [29 Mayıs 2013] Hatemi, Hatemi'ye Karşı ... [26 Mayıs 2013] Aşka Âşıktı, Moustaki... ... [22 Mayıs 2013] Barolar Birliği'nde Dönemeç ... [19 Mayıs 2013] Aziz Nesin Yaşasaydı Ne Derdi? ... [15 Mayıs 2013] Aziz Nesin Yaşasaydı... ... [12 Mayıs 2013] Her Canlı GDO'yu Tadacak! ... [8 Mayıs 2013] Kardak'ta Kahraman, Hasdal'da Esir ... [5 Mayıs 2013] Bir Dünya Zararlısı ... [1 Mayıs 2013] Görenek Yoksunluğu ... [28 Nisan 2013] Düşmanı İyi Tanıyın! ... [24 Nisan 2013] Türk Olmak ... [21 Nisan 2013] Dominyon! ... [17 Nisan 2013] İslami Engizisyona Cuş* Zamanı ... [14 Nisan 2013] Tarihin Deltasına Yolculuk* ... [10 Nisan 2013] Hanlıkta İmam, Ayılıkta İman ... [7 Nisan 2013] Ev Kadınlığında Sanayi Devrimi ... [3 Nisan 2013] Mektup ... [31 Mart 2013] Cüce İnsanlık ... [27 Mart 2013] Demokrasi İleri, Barış İvedi! ... [24 Mart 2013] Türkiş 'Globally' Yoğurt! ... [20 Mart 2013] Ne Şeriatın Şekeri, Ne Suudi'nin Parası! ... [17 Mart 2013] Kapital Zemberek, Hayatımız Zehir ... [13 Mart 2013] İffetten Fuhuşa Yasak Dopingi ... [10 Mart 2013] Şirk ve Şerait ... [6 Mart 2013] Şer Cephesinde Yeni Bir Şey Yok! ... [3 Mart 2013] Savaşın Kaynağı ... [20 Şubat 2013] 'G' NOKTASI Yazar Namusu ... [17 Şubat 2013] Açık Görüş ... [13 Şubat 2013] Demokrasi Kalmadı Otokrasi Verelim ... [10 Şubat 2013] İtalyan Usulü Kentsel Dönüşüm ... [6 Şubat 2013] Gündem Olamayanlar ... [3 Şubat 2013] Dışarda Sebil, İçerde Kerbela ... [30 Ocak 2013] Şanghay'ın Altıncı Süvarisi ... [27 Ocak 2013] İçimizden Bir Fazlası ... [23 Ocak 2013] Muşmula ... [20 Ocak 2013] Babanın Oğlusun, Öyleyse Suçlusun! ... [16 Ocak 2013] Lafayette Sokağı Katliamı ... [13 Ocak 2013] Katil Elektrik Süpürgesi Çıktı! ... [9 Ocak 2013] İsmail Hakkı Karadayı'ya Açık Mektup?"Sayın Komutanım; ... [6 Ocak 2013] Uçan ve Düşen Melekler ... [2 Ocak 2013] Umut Bitince Başlar Kurtuluş ... [30 Aralık 2012] 2013 Mucize, 2013 Müjde ... [26 Aralık 2012] Acı ve Acı ... [23 Aralık 2012] Uydu Medyanın Şambabası ... [19 Aralık 2012] İngiltere'n Güzel mi? ... [16 Aralık 2012] İyi İnsanlar Oradaydı! ... [12 Aralık 2012] Ajan Yamağının Acemilikle İmtihanı ... [9 Aralık 2012] Osmanlı'nın En Ünlü İçoğlanı ... [5 Aralık 2012] Güldal'ın İçinden Geçen Zaman ... [2 Aralık 2012] Savaşta ve Barışta Mertlik ... [28 Kasım 2012] Bir Centilmenlik Kılavuzu: İlhan Abi ... [25 Kasım 2012] Ekonomi Öldü, Ortaklık Ayrılıyor ... [21 Kasım 2012] Abdullah'a Şükürler Olsun ki... ... [18 Kasım 2012] Ceza Tamam da, Ödül ne? ... [14 Kasım 2012] Yalan, Dolan ve Efsane ... [11 Kasım 2012] Haksızlığın Dayanılmaz Ağırlığı ... [7 Kasım 2012] Fransızın Plevne Seferi ... [4 Kasım 2012] Aldırma Gönül, Ergeç Çiçeklenir Umut ... [31 Ekim 2012] Özgürlük, Eşitlik, Demokrasi ... [28 Ekim 2012] Jön Türkler ve Komplo Teorileri ... [24 Ekim 2012] Taassup Cephesinde Yeni Bir Şey Yok ... [21 Ekim 2012] Tahakküm Altında Taassup ... [17 Ekim 2012] Peri Tozu, Altın Portakal ... [7 Ekim 2012] Yok Hatır, Var Satır! ... [3 Ekim 2012] Hayaldi Gerçek Oldu, İşte Anarşi! ... [30 Eylül 2012] Asıl Örgüt Kim? ... [26 Eylül 2012] Adaletin 'Şirpençe'sinde ... [23 Eylül 2012] Ekonomi Liberal, Politika Kartel! ... [19 Eylül 2012] Balyoz İnecek İçinize Sinecek.. mi? ... [16 Eylül 2012] Yüksek Düzeyli İşbirlikleri ... [12 Eylül 2012] As, Kes, Baas! ... [9 Eylül 2012] Malta'dan Silivri'ye, Vatan ... [5 Eylül 2012] Bir Oğul Öldü Diyeler... ... [2 Eylül 2012] Kalkan'da Kaldı Gönül Gözü ... [29 Ağustos 2012] İslami Türklerde 'Pan'cılık ... [19 Ağustos 2012] Topraklar Üvey, Evlatlar Öz. ... [15 Ağustos 2012] Milli Savunma Suçunun Cezası: Balyoz ... [12 Ağustos 2012] İslamcılıkta Türk Modası ... [8 Ağustos 2012] İkinci Sonda Birinci Perde ... [5 Ağustos 2012] Makinenin 'M'si ... [22 Temmuz 2012] Sıra Kimde? ... [18 Temmuz 2012] Türk Halkına Açık Mektup ... [15 Temmuz 2012] Teori Hikmet, Pratik Kısmet! ... [11 Temmuz 2012] Kiralık Türkiye. ... [8 Temmuz 2012] Türkiye'de Kilitlenen Özgürlükler ... [4 Temmuz 2012] Kemal'in Türkiye'si ... [1 Temmuz 2012] Kehanetten Kıyamet ... [27 Haziran 2012] Mazlumdan Doğma Zalimler ... [24 Haziran 2012] Anne Hiç Canım Acımadı. ... [20 Haziran 2012] Nüfus Sıkıntı, Kürtaj Takıntı ... [17 Haziran 2012] Kıskanç Kadın, Çaresiz İktidar ... [13 Haziran 2012] Efser ile Suna'nın Kutlu Doğum Haftası ... [10 Haziran 2012] Fransız Usulü Aşk: Yurt ile Yurttaş ... [6 Haziran 2012] Çadırlardaki Korkusuz Silivri ... [3 Haziran 2012] Son Sığınak ... [30 Mayıs 2012] Yok Paha, Var Mezbaha ... [27 Mayıs 2012] Ne Kadar Kadın,O Kadar Demokrasi ... [23 Mayıs 2012] 'Cherchez la femme!' ... [20 Mayıs 2012] Kimine Şart, Kimine Kart: Ahlak ... [16 Mayıs 2012] Küresel Hayallerden Hücresel Gerçeklere ... [13 Mayıs 2012] Siyasal İrtifa, Zirveden Zırvaya ... [9 Mayıs 2012] Aşk ve İktidar ... [6 Mayıs 2012] Ahlat Kaymakamı ... [2 Mayıs 2012] Bir Ankara Siyasiyesi: Bülent B. ... [29 Nisan 2012] İslamın Sağı Solu ... [25 Nisan 2012] Onuncu Gün, Samizdat ... [22 Nisan 2012] İki Sandık Bir Koltuk ... [18 Nisan 2012] Hüseyin'in Işığı, Aslanın Baş'ı ... [15 Nisan 2012] Yaşam Pazarında Yasak Pazar ... [11 Nisan 2012] Sol Cephe'de Yeni Bir Şey Var ... [8 Nisan 2012] Pembe Umut, Pul Biber, Kizil Bahar ... [25 Mart 2012] Hayatlarımızı Çalanlar ... [21 Mart 2012] Beşir'den Beşşar'a Sıfır İstikrar ... [18 Mart 2012] Kaldırım Kafalar ... [14 Mart 2012] Biçer Döver, Seven Boğar ... [11 Mart 2012] Gönül Ege'de Kalmalıdır ... [7 Mart 2012] Hepimiz Kadınız, Hepimiz Kurban ... [4 Mart 2012] Erkeğin Tahtı Hiddet, Kadının Bahtı Şiddet ... [29 Şubat 2012] Hoyratça Gelip Geçenler ... [26 Şubat 2012] Hangisi Büyük Türkiye? ... [22 Şubat 2012] Soykırımdan Soykırıma Giden Yollar ... [19 Şubat 2012] Yöresel Şöhret Olarak: Kaşar ... [15 Şubat 2012] AKP Erki, Susurluk Çarkı ... [5 Şubat 2012] Âleme Verir Talkını, Kendi Yutar Halkını ... [1 Şubat 2012] Kan Lekesi, Vicdan Kiri ... [29 Ocak 2012] Hangi Türkiye'ye İnanılır? ... [25 Ocak 2012] Zenne: Olmak İçin Ölmek ... [22 Ocak 2012] Sehven Yeter mi? ... [18 Ocak 2012] Oğlan Niyet, Kız Kısmet ... [15 Ocak 2012] Yorumsuz Müebbet ... [11 Ocak 2012] Akıl, Fikir, Patates ... [8 Ocak 2012] Sehven Hukuk, Kerhen Adalet ... [4 Ocak 2012] Millete Tırpan Vekiline Zam ... [1 Ocak 2012] Büyük İkramiye Devekuşu! ... [28 Aralık 2011] Bağış ... [25 Aralık 2011] Misillemeye Evet, Saçmalığa Hayır! ... [21 Aralık 2011] Her Şeye Rağmen Başkan, İstemeden Kahraman ... [18 Aralık 2011] Hâlâ Özgürlük Varsa Eğer ... [14 Aralık 2011] Türk Bakan Görmez, Arap Bakan Görür! ... [11 Aralık 2011] Paralı Basının Korku Dağları ... [7 Aralık 2011] 1000 Deprem ... [4 Aralık 2011] Cesur Bir Hasmın Ardından ... [30 Kasım 2011] Küresel Komplo ... [27 Kasım 2011] Hangi Dersim'den Özür Dileniyor? ... [23 Kasım 2011] Bitmek Bilmeyen Dizi: Hatırla Sevgili ... [20 Kasım 2011] Sanatçının Şerefi ... [16 Kasım 2011] Ekonomi Serbest, Demokrasi Tutuklu! ... [6 Kasım 2011] Rus Gelince Aşka, Pisi Aşkı Başka! ... [30 Ekim 2011] Utanmak Zamanı ... [26 Ekim 2011] İrticanın Deprem Güncesi ... [23 Ekim 2011] Barış Telef, Suriye Hedef ... [19 Ekim 2011] Türk Güzü, Arap Baharı ... [16 Ekim 2011] İlelebet Emperyalizm ... [12 Ekim 2011] Doğru Sol, Doğrudan Demokrasi ... [9 Ekim 2011] Uğurlar Olsun Büyük Türk. ... [5 Ekim 2011] Altıncı Irk ... [2 Ekim 2011] Adalet Hayal, Hukuk Kâbus ... [28 Eylül 2011] Aymazlık Güncesi ... [25 Eylül 2011] Haç, Hilal ve PKK ... [21 Eylül 2011] Sahne Işıkları ... [19 Eylül 2011] Tepetaklak ... [28 Ağustos 2011] Amerika'nın Sesi, Türkiye'nin Nefesi ... [21 Ağustos 2011] Sadakatten İhanete, Politika ... [17 Ağustos 2011] Cinden Cinnete Çeyrek Var ... [10 Ağustos 2011] 40. Paralel ... [7 Ağustos 2011] Sokağı Özgür Bırak ! ... [3 Ağustos 2011] Efsaneden Hazineye ... [31 Temmuz 2011] Sır Bahane, Ganimet Şahane ... [17 Temmuz 2011] Kurtulacak ve Kurtaracak Kaldı mı? ... [13 Temmuz 2011] Vicdan Sakat ama Sakatat Rahat ... [3 Temmuz 2011] Meşruiyet Aranıyor ... [29 Haziran 2011] Hayatımız Vizyonda ... [26 Haziran 2011] Halvetten Helale, Araftakiler ... [22 Haziran 2011] Devrimin Beyaz Tavşanları ... [15 Haziran 2011] Aritmetik Sıfır, Matematik Kıvırır ... [5 Haziran 2011] Mezbahaya Rap Rap ... [1 Haziran 2011] Benim Demokrasim Seni Döver ... [29 Mayıs 2011] Gecekondu Demokrasi ... [25 Mayıs 2011] Çağdaş Demokrasi, Çoğulcu Pornografi ... [22 Mayıs 2011] Yalakalıktan Dönekliğe Çapsızlık ... [15 Mayıs 2011] Germania'dan İstanbul'a Sıyırtmak. ... [11 Mayıs 2011] Yanardağın Üstünde ... [8 Mayıs 2011] Gâvur İzmir, Gurur İzmir ... [4 Mayıs 2011] Arkadan Gelen İstimler ... [1 Mayıs 2011] K'anal İstanbul ... [24 Nisan 2011] Vetodan Vizeye Siyaset ...
Mine KIRIKKANAT
BU SITENIN ÖNCELIKLI AMACI Ülkede evrensel, çagdas ve toplumcu bir hukuk ve yönetim anlayisini egemen kilmak üzere,
HUKUKÇULAR VE SORUMLULUK DUYAN HERKES ortak akil üretebilecekleri, ortak tutum belirleyebilecekleri bir iletisim, paylasim ve tartisma ortaminda BULUSTURMAKTIR.
Yeni Yaklasimlar, ortak çalisma ürünüdür. Sitede yer alan yazilardan yazari sorumludur. Kaynak gösterilerek alinti yapilabilir.
Websitesi ile lgili sorulariniz için buraya tiklayin. Diger konularla ilgili sorulariniz için iletisim sayfasindan ilgili kisi ile irtibata geçebilirsiniz.
Yeni Yaklasimlar © 2016 - [ARENA YAZILIM] - E-Müvekkil Pro™